• 1
    her gün her saat eleştirdiğimiz güzide kanalımıza yeni projeler hakkında belki yeni fikirler beyan edebileceğimiz yer.

    sonuç itibariyle bu sözlükte hem kanalda çalışıp hem burada yazar olan güzel abilerimiz var. aynı zamanda bu işlerle* uğraşan güzel yazar arkadaşlarımız var. eğer biz güzel görüşlerimizi buradan belirtirsek onlara yeni fikirler verebiliriz. onlarda bunları kanala sunabilirler belki.

    eğer yeni ve farklı bir şeyler içersin istiyorsak ve içinde buram buram sarı kırmızı olsun istiyorsak; ilk öneri benden gelsin. mesela marşlarımızdan oluşan top 10 tarzı bir program neden olmasın? internet üzerinden en çok dinlenen veya indirilen galatasaray marşları? şu tarihte şu marş şu amaçla çıkmıştı diye güzel enstantaneler içeredebilir program. statta çalınması gereken marşlar mesela. burada tartışılıyor bunlar canlı yayında da tartışılabilir. hatta bu marşların yazarları bestecileri bu programa çıkartılabilir. evet belki kısa süreli dönemlik bir program olur ama en azından zevkle takip edilebilecek, taraftarın ilgisini çekebilecek bir program olur.

    devamı gelir inşallah..
  • 3
    çok sayıda spor branşımız ve bu branşlarda mücadele eden çok sayıda sporcumuz mevcut. bu sporcuların birbirleri ile iletişim kurması farklı ve ilgi çekici olacaktır. örneğin lo bianco, selçuk inan, carlos arroyo ve ismail ar bir sohbet programında bir araya gelse hoş olmaz mı ? aynı şekilde sedat incesu, imparator ve ergin ataman bir sonraki hafta buluşsa. sonuçta kulübümüzdeki sporcu sayısı bu programı bir sezon boyunca yapabilecek sayı yeterliliğine sahip.
  • 6
    her bölümde türkiye'den rastgele bir gsstore mağazasına gidip oradaki ürünlerin satış durumlarını inceleyen ve o çevredeki store'dan alışveriş yapan insanlarla konuşulan bir program olabilir. ürünlerin ayrı ayrı tanıtıldığı bir store programı yapılabilir. çünkü yeni ürünleri tanıtmada mağazalarımız da çok iyi değil.bu yüzden iş birliği yapılabilir. ayrıca fbtv'de gördüm.* sporcularla yapılan özel röportajları mağazalarında yapıyorlar. böyle bir değişiklik de olabilir.
  • 8
    programları spikerler değil sporcular sunsun.mesela haftanın iki günü floryadan yayın yapılsın 1 saatlik.her programda başka bir futbolcu alsın eline mikrofonu gezsin kafasına göre.bunu diğer branşlar içinde yaptığımızda bol bol program olacaktır elimizde.ayrıca floryada çalışan ama bizim görmediğimiz emektar insanlarla röportajlar yapılsın.o uyuz tipler karşımızda tıkıncağına floryadaki aşçılar takım için neler hazırlıyor onu görelim.eski sporcular gelsin uyuz muhabirler olmadan kafalarına göre anılarını anlatsınlar ben saatlerce dinlerim valla.unutulmayan maçlar hakkında ayrı bir program hazırlansın ama maç maç olsun.mesela leeds maçının programında hakan şükür o golünü anlatsın,ercan taner o anki duygularını anlatsın.bu fikirler benden çıkanlar bu başlıkta yazan çok daha iyileri var biri akıl etsede okusa keşke.nurettin bey bir aralar okuyordu buraları keşke başkanı falan çekse yanınada anlatsa mevzuyu.futbol takımının yengeleri fulya terim öncülüğünde altın günü yapsanlar onu izlemek bile şu ankinden zevkli olur.
  • 12
    oncelikle 7-24 yayin yapmalarina gerek yok. internet sitesi ve televizyondan devamli yayin yapmak yerine, bir youtube kanali araciligiyla klipler halinde onemli gelismeleri bize aktarabilirler. yani kim gstv'yi devamli acik tutuyor ki allahaskina? hanginizin eve gelince ilk yaptigi is gstv'yi acmak? bu youtube kanalinda da sunlar paylasilmali nacizane fikrim; antrenman raporlari, musabaka sonuclari ve ozetler (haberler diyelim), sporcularla ve yoneticilerle her turlu roportaj (sadece sporla ilgili degil, gunluk hayatlariyla da alakali, florya'dan ozel goruntuler mesela), herhangi bir branstaki rakiplerimizin degerlendirmesi, mumkunse kulubun herhangi bir bransina emek vermis sporcularimizin yapacagi (ordan buradan gazeteci, duyumcu adamlarin degil) musabaka analizleri, unutulmayan maclar (butun branslarda) ve a2-genc takimlarimizin (mumkun oldugu kadar) maclari. bunun disinda gstv calisanlarinin kendi aralarinda laylaylom takildiklari, yok yemek yapilan, kuluple dogrudan baglantisi olmayan butun programlar kaldirilmali ve melih sendil gibi berbat espri ve gereksiz laf oyunlari yapmak yasaklanmali.

    duzeltme: ya da soyle birsey de yapilabilir. bu yukarida saydigim butun seyler, galatasaray.org'a eklenebilir. mesela florya gunlugu'nun altina koy antrenman videosunu, sampiyonlar ligi'nde gruplar belli oldugunda o takimlarla daha once yaptigimiz maclarin ozetlerin ve rakiplerin degerlendirmelerini video halinde koy oraya. bu tarz seyler olabilir. a2 maci sonucu verilirken macin ozeti ya da tamami mumkunse o sayfada verilebilir. bunun disindaki seyleri de ver youtube kanalindan, resmi sitede kalabalik yapma, isteyen izlesin oradan.
  • 14
    kesinlikle ve kesinlikle düzenli olarak unutulmaz maçları, uefa ve süper kupa finallerini, "denizli-kayseri" şampiyonluk maçını, nonda'nın gol attığı ve 1-0 kazandığımız fenerbahçe maçını-örnekler çoğaltılabilir-, kısacası; gözleri dolduran, tüyleri ürperten eski maçları vermeliler. açalım kanalımızı, kapatamayalım; yemek programını, 6 yıl önceki manisa maçını boşverin, milan, juventus maçını verin.
  • 15
    bir daha ki dönem havuz mavuz dinlemeyip, kendi maçlarimizi kendimiz yayinlayalim. hatta ali ferahbot anlatsin.

    efsane maç görüntülerini yayinlasinlar bütün gün yeter. ama sadece özet $eklinde.

    ha bir de sirf güzel ve daha estetikler diye bayan eleman almasinlar kanala.

    1. çirkinler.
    2. yeteneksizler.

    son olarak ta, eski televole gibi mizah magazin türü bir progam hazirlayabilirler.

    birileri çikip fikra anlatsin, falan, fi$man..
  • 21
    öncelikle ekran yüzlerinin en az %70'i yenilenmeli. yenilenen yüzlerin de medyatik olmaktan ve taraftara atar yapmaktan kaçınması gerekecek.

    yayın akışında bolca galatasaray olmalı, yemek programı, vs. yayın akışının ücra köşelerinde kalmalı, ya da hiç olmamalı. sanırım hiç olmaması çok daha iyi.

    galatasaray'a dair, galatasaraylılar'a dair onlarca, yüzlerce belgesel var. bunlar bir şekilde yayınlanmalı.

    program aralarında eski maçlardan küçüçük, tadımlık enstantaneler verilmeli. reklama girdin mesela, reklamı böl ikiye, gir enstantaneyi.

    maç günleri daha maç öncesi ve sonrası yapılan yayının kalitesi arttırılmalı.

    taraftarlarla bir açık oturum yapılmalı mesela her pazar sabahı... taraftarın kanalı yaşatması, birliktelik kurulması sağlanmalı. şu hali ile kanal 3-5 elitin elinde gibi gözüküyor, taraftar hiç yok.

    belirlenen belirli saatlerde çizgi film dahi yayınlanabilir, çocukların galatasaray tv'yi izlemesi sağlanabilir. yemek programlarına ayırılan vaktin 3'te 1'i bile ayrılsa yeter.

    yarışma programları düzenlenebilir, ödül olarak taraftarlara maç bileti, forma, vs. hediye edilebilir. (ufak bir program var ama yetersiz.)

    ekranda sürekli aynı yüzlerin gözükmesi engellenmelidir, bunun da tek yolu gs tv'yi canlı tutmak ve taraftara açmaktan geçer.

    daha bir çok öneri getirilebilir, ilk aklıma gelenler şimdilik böyle. eklemeler devam edecektir muhakkak tarafımdan ve diğer arkadaşlar tarafından.

    her şey daha izlenebilir bir galatasaray tv için.

    fikri hür, vicdani hür, irfanı hür bir galatasaraylı.
  • 22
    üniversite için evimde çok vakit geçiremiyorum sözlük. her tatil dönüşü otobüsten iner inmez eve gelince ilk işim gstv'yi açmak olurdu "bir zamanlar". büyük bir hevesle açar izlerdim. galatasaray klipleri döner. yengelerle röportajlar çıkar. galatasaraylı ünlülerle güzel sohbetler olurdu. sarı kırmızı yarışmaları izlerdim. aynı bölümleri dönüp dönüp izlerdim ne yalan söyleyeyim. ama şimdi son bir senedir durum o kadar kötü ki ben 2-3 aydır tatildeyim ve günün 16 saati uyanıksam 1 dakika bile açıp izlemiyorum kanalı. niye? çünkü moralim bozuluyor, sarı kırmızıyla hiç alakası olmayan saçma yemek programlarını yine alakasız insanlar sunuyor. galatasaray'a internette küfür saydıran adamlar boyunlarında atkıyla sarı kırmızı stüdyoda oturuyorlar. inanır mısın zapping yaparken bile fbtv'de daha çok takılır oldum. lan adamlar ne güzel ürünlerini tanıtıyorlar. adamlar ne güzel maçları yorumluyorlar. ne güzel marşlarını çalıyorlar. falan diye.

    bu konuda belki de eleştiriden çok fikir üretmeliyiz. belki bizi duymayacaklar ama okuyacaklar. belki kulak vermeyecekler ama reytingler düşecek. ne bileyim bir umut. galatasaray'ın olduğu her yerde umut vardır.

    ben bu başlığı açarken bile bu kadar dikkat çekeceğini düşünmemiştim. ama yazar arkadaşlar harika seçenekler sunuyor, sözlüğünde en çok bu yönünü seviyorum sanırım; aşırı derecede üretici bir topluluk. galatasaray diyince her şey duruyor.

    aklıma gelen yeni bir öneriyi de paylaşmak istiyorum. taraftarların gruplar halinde katılıp yarışabileceği galatasaray ile ilgili bilgi yarışmaları yapılsın. eğer çok magazin isteniyorsa oyuncuların evleri gezilsin. onlarla bir hafta sonu geçirilsin. bu bir ara yapılıyordu kanalda. değişik illerle değişik köylerde çok güzel sarı kırmızı mekanlar var, bunlar gezilsin tanıtılsın. galatasaray muhabbetlerinin geçtiği küçük skeçler bile hazırlanabilir, tadımlık. başkanla, başkan yardımcılarıyla daha çok bir araya gelinip sohbet edilsin. müzelerimiz gezilsin. florya'ya, müzelere, derneklere nasıl ulaşılabileceğini anlatan küçük tanıtım filmleri yapılsın. kanalda sunucu olan kimselerin sadece üstleri galatasaray ürünü olmasın, kalpleri galatasaray'a aşık olsun. muhabirler taraftarlarla maça gitsin, stat ortamını tvye taşısınlar. köfte ekmek yesinler maçlarda. omuz omuza "saldır cimbombom" desinler.

    çok mu şey istiyoruz, hiç bilmiyorum.