• arkadaşlar keyifli pazarlar, bugün oynanan 6 mayıs 2018 akhisarspor galatasaray maçından alnımızın akıyla çıktık çok şükür.

    fatih terim, hasah şaş, ümit davala,abdurrahim albayrak ve futbolcularımızın büyük azmi ile bizler taraftar olarak büyük fedakarlıklarla, lig tarihi boyunca benzeri görülmemiş baskılar, oyunlar ile şampiyonluğa koşuyoruz.

    evet benzeri görülmemiş bir baskı, operasyon mevcut her kurumdan. ancak biz galatasaray'ız ve bu bize daha çok kuvvet verir. bu şekilde rakipler konuştukça galatasaray ezer geçer, en son sözü galatasaray söyler. herşey biter galatasaray güler.
    bu tür oyunlar bizim sadece sinirimizi bozar, daha çok kenetlenmemizi sağlar.

    ancak dursun aydın özbek in nasıl bir başkanlık geçirdiği herkesin malumu, tam kendisine ve başkanlık dönemine yakışır şekilde def edilmesi de herkesin malumu.

    sevgili başkan mustafa cengiz, herkesin gibi benimde gönlümü çeldi, herkes gibi bende sonradan tanıdım ama tanır tanımaz ısındım. eminim hem finansal hem sportif hem politik bir sürü problemle boğuştu boğuşuyor.

    seçime giriyoruz, rezalet bir başkanlık dönemi geçiren dursun aydın özbek tekrar aday ve şuan görünen o ki yarışı önde götürüyor.

    evet arkadaşlar, rezalet bir dönem geçiren adam kulislerde övülüyor, başkan seçilsin diye herkes birleşiyor, başkan olsun diye bütün parçalar birleşiyor.

    neredeyse enkaz devralan mustafa cengiz hem olmayan kaynaktan ödemeler yaratıyor, hem takımını şampiyonluğa yürütüyor hem seçim öncesi hazırlığını yapıyor. bu kadar bizans oyunları ile nasıl yapabilirse o kadar yapıyor.

    arkadaşlar dursun aydın özbek'i başkan seçecekler, hadi bu dursun özbek'i tanıyoruz. türlü şark kurnazlığı ile kazanacağını düşündüğü seçimi kaybetti, 30 milyon galatasaray taraftarının nefreti, taraflı tarafsız kimsenin sevmediği herkesin başarısız kabul ettiği bu adam yeni seçime tekrar aday olabiliyor, kendisi böyle bir insan evet bu insandan böyle bir duruş bekleriz.

    ancak, genel kurul, galatasaray camiası bizlerin dışarıdan gördüğü bu başarısızlığı yakından göremiyor mu bal gibi görüyor.
    evet aynı genel kurul bu adamı tekrardan başkan yapacak, bu adamı tekrardan seçecek, dursun özbek ile başlayan çöküşe son verdiğimiz ve şampiyonluğa yürüdüğümüz allah kaza bela vermez ise şampiyon olduğumuz dönem tekrardan bu adamı seçecek.

    burada başka birşey var benim içimi kemiren, haksızlık, adaletsizlik, bu çirkinlik benim içimi kemiriyor, kaşıntı yapıyor.

    ben mustafa cengiz'i en fazla sizler kadar tanıyorum, şu konjüktürde oy verilecek tek adamdır. kaldı ki hiç tanımasakta zor zamanda göreve soyunması verdiği vermediği demeçler, kısa sürede nakit akışını sağlaması, medyaya olan mesafesi, ve neredeyse hiç skandalı olmaması normal şartlarda galatasaray başkanı olmasını gerektiriyor.

    arkadaşlar dursun özbek baskın seçimi kazanacak olsam 3 yıl daha devam edeceğim dedi. yani genel kurulu, demokrasiyi hiçe saydı.

    mustafa cengiz bu genel kurulu bildiği halde verdiği sözü tuttu. başarılı geçirdiği başkanlık döneminden sonra demokrasiye, galatasaray kültürüne yakışacak şekilde erken seçime gitti.

    uzun bir giriş oldu ancak kusura bakmayın çok doldum.
    şimdi geliyorum sizlerden istediğim konuya,

    ben işim gereği istanbul'da iyi bir yerde post prodüksiyon yapıyorum, iş tanımım, mograph, editing.

    bugüne kadar hiç yapmadığım bir şey yapacağım, ben bunu dursun özbek'e karşı değil genel kurula karşı yapmak istiyorum bütün olanı biteni tüm galatasaraylılar görsün istiyorum.

    seçime daha çok var, ben 20-30 dakikalık bir dursun aydın özbek belgeseli yapmak istiyorum. ayrıca 15'er saniyelik prerolller, 6 saniyelik bumperlar. emin olun sizlere yemin ederim ne mustafa cengiz ne ozan korkut tanırım sadece ve sadece bir şeyler yapmak istediğim için en azından çabaladım diyebilmek için.

    20 dakikalık akıcı, kaliteli, herşeyi anlatacak bir belgesel, ve herkes izleyemez, zaman ayırmaz diyerek twitter'da dönecek preroll yani kısa videolar yapmak istiyorum.

    ancak işim gereği bilenler iyi anlayacaktır, pek vaktim olmuyor.
    sizlerden isteğim, öğrenci kardeşlerim olur, bu iş için bende varım diyen olur malzemeye ihtiyacım var yani; dursun özbek'in skandalları say say bitmez, topla topla bitmez.

    eski başkanın yaptığı her skandal hata, verip tutmadığı sözler, sportif açıklamaları, riva florya ihaleleri, açıklamaları, genel kurulda yaptığı yanlışlar, galasaray'a yüklediği maddi külfetler, galatasaray'ın aleyhine yaptığı yanlışlar. işin aslı galatasaray başındayken yaptığı her hareketini toplamak gerekiyor.

    ben hepsini görsele dökeceğim. yazılarını yazacağım, senaryosunu yazacağım, editini, rengini, sesini, animasyonunu yapacağım.
    bu işte benimle birlikte olabilecek arkadaşlara ihtiyacım var. boş bir şey yapmak istemiyorum, sadece benim bulduğum haberler ile olmayacak, çünkü arayacak vaktim yok, herşeyi bulmamız gerekiyor. üzerinde konuşmamız gerekiyor. biliyorum ki birbiri ile bağlantılı bir sürü olay çıkacaktır.

    bu işe vakit ayırabilecek arkadaşlardan rica ediyorum lütfen yardım edin. sizden bu skandalları, linklerini istiyorum, isterseniz bi' whatsapp grubu kurarız oradan da konuşuruz, sizler fikirlerinizi söylersiniz, konuşuruz bir sürü akıllı, yaratıcı fikirler ortaya sunarız.

    varsa grafiker art direktör benim yapacağım filmlere ek, afiş yapar, poster yapar, seçime kadar twitter'da herkese ulaşırız.
    burada amaç bu filmler, bu görseller ile seçimi kazanmak değil, belki dursun özbek bunlara rağmen başkan olacak ama biliyorum ki çok fazla galatasaray taraftarı neler olduğunu anlaycak çok fazla galatasaray taraftarı neler döndüğünü görecek. burada sadece dursun özbek değil, genel kurulda ne olduğunu da görecekler.

    aklıma gelmeyen bir sürü divan kurulu skandalı da vardı. işte bu yüzden yardımınızı istiyorum. irfan aktar'ıdır, dursun özbek'idir, mehmet özbek'idir, aklınıza gelen her şeyi toparlayalım.

    çok uzun okuyamam diyenler için özet: dursun özbek herşeye rağmen onca skadala rağmen aday oldu ve başkan seçilecek, belki insaf ederler belki vicdanlar sızlar, en kötüsü bu genel kurulu bu üyeleri ulaştırabildiğimiz kadar galatasaray taraftarına ulaştırabilmek için, dursun aydın özbek dönemi ve bugüne kadar gelen tüm skandalları toplayacak bir 20-30 dakikalık belgesel yapmak, herkes ulaşıp izleyemez diye 15'er saniyelik ufak preroller yapmak istiyorum. bu işte bana yardım edecek arkadaşlara ihtiyacım var. editi, rengini, sesini, animasyonunu ben yapacağım. sizlerden istediğim bugüne kadar tüm skandallarını bir araya toparlayabilmek, üzerinde gerekirse konuşmak.

    herkesin adaleti şaşar ancak allahın adaleti şaşmaz.
  • sevgili sözlük yazarları, lütfen sosyal medya linki ya da başka herhangi bir link koyarken, eğer içerik müsaitse alıntılayarak haberin/bilginin içeriğini entrynize koyun. hepimiz her an evimizden sözlüğe giremiyoruz. iş yerlerinin bir çoğunda sosyal medya siteleri ya da bazı siteler yasaklı olduğundan entryleriniz bizim için yarım kalıyor. naçizane bir ricadır. umarım dikkate alınır.
  • yazacaklarım, umarım ukalalık olarak algılanmaz.
    önemli olduğunu düşündüğüm bir hususu belirtmek istedim.
    şimdi söyleyeceklerim, asla sözlük yazarlarımızdan birine veya bir bölümüne karşı yazılacak olan şeyler değildir.
    entry'lerimizi yazarken kullandığımız bazı ifadelere dikkat etmemizi istirham ediyorum.
    dünyamızda 10000000'larca, ülkemizde de milyonlarca engelli insan yaşıyor.
    engelli insanlarımız, görme, işitme açısından, zihinsel veya bedensel açıdan birtakım sıkıntılara sahip olabiliyor.
    bazı engellere ilişkin ifadeler de deyimlerimize veya atasözlerimize giriyor ve ister istemez dilimize yerleşiyor.
    "kör topal gidiyoruz.", "körler sağırlar birbirini ağırlar.", "duymuyor musun, sağır mısın?", "kör göze parmak", "kör olanlar bile görüyor ki şu mevkide sorunumuz var", "körle yatan şaşı kalkar", şimdi yazacağımdan utanıyorum "sakat herhalde", "bunu görmemek için kör olmak lazım", şimdi yazacağımdan da hiç haz etmiyorum "geri zekalı" gibi pek çok ifade günlük konuşma dilinde ve yazı dilinde kullanılabiliyor.
    ben, görme engelli bir insan ve sözlük yazarı olarak bu durumu açıkçası çok umursamıyorum. kendimle barışık bir insan olduğumu düşünüyorum.
    ama hassasiyetimin nedeni şu:
    bu sözlüğü engelli yurttaşlarımız da hiç şüphesiz ki okuyor. hatta yazarlarımız da olabilir veya bundan sonra engelli yazarlarımız olacaktır.
    asla yazarlarımıza tepki gösterme amacım yok. türk insanımız, ilgili ifadeler her daim kullanıldığı için ister istemez bu tip sözleri kullanabiliyor.
    ancak, sözünü ettiğimiz engelli kardeşlerimiz veya büyüklerimiz, belki dillendirmek istemeseler de bu ifadelerden rahatsızlık duyabilirler.
    ya da haklı olarak alınganlık gösterebilirler.
    istisnasız her sözlük yazarımızın amacı, kullandıkları bu ifadelerle yazılarını dil açısından zenginleştirmektir. bunun da farkındayım. herkes yazacaklarında, hakaret içermedikçe özgürdür.
    kimsenin yazı konseptine de müdahale etmeye çalışmak haddim değildir. bunu da biliyorum.
    sadece engelli vatandaşlarımızın üzülmemeleri için bu görüşlerimi siz çok değerli sözlük yazarlarıyla paylaşmak istedim.
    kırdığım, üzdüğüm sözlük yazarlarımız varsa hepsinden özür diliyorum.
    yanlış anlaşıldıysam, şimdiden bir kez daha özür diliyorum.
    sözlüğümüzü, yazarlarımızı çok seviyorum. iyi ki varsınız.
    ortak sevdamız ve ortak çabamızın adı her zaman galatasaray olmaya devam edecek.
  • son kötü oylanan entryleri fasilitesinin geri gelmesi.

    çok nadir ofsayt butonunu kullanan bir sözlük yazarıyım. defalarca entrylerim ofsaytlandı ve bir kere bile bunu problem yapmadım. yapan yazarlara da bir kez bile anlam veremedim. ilk kez bununla ilgili bir şey yazacağım. örneğin "center" başlığının altına "pivot" diye bakınız vermişim. ve bir arkadaşım buna ofsayt vermiş. ne yapayım yani editleyip; "neden bro, neden?" mi demeliyim? onun bu entryyi nasıl yorumladığını nereden bilebilirim ki? isterse haftanın en kötü entrysi seçilsin. kesinlikle üstünde durulacak bir şey değil. ofsaytlar için kimisi ayıp yazıyor, kimisi sözlükten soğutur yazıyor. ne alaka ya?

    bazı entrylerin neden kötülendiğini anlamamak diye bir başlık var mesela. sevgili anlayamayan arkadaşlar; zaten sizin anlam vermediğiniz, başka birinin bakış açısından gelen bir noktası daha olduğu için entryniz kötülenmiştir. nasıl bir egonuz var ki; entrynin kötülenmesine tahammül edemiyor editleme, isyan etme hatta silme boyutuna geçebiliyorsunuz? ofsaytlayan kişi; yazdığınız entryyi beğenmemiş olabilir, yazım yanlışlarınızdan rahatsız olmuş olabilir, kendince formata uygun olmadığını düşünmüş olabilir, sizinle aynı fikirde olmayabilir... hepsini geçtim yanlışlıkla basmış bile olabilir. bunu bu kadar büyütecek ne var anlamıyorum. herkes sizin gibi düşünsün, hayata aynı pencereden baksın mı istiyorsunuz? madem burası özgür bir ortam fikirlerinizin eleştirilmesine de açık olmalısınız. anlam verseniz de, vermeseniz de...

    gece gece öyle gerildim ki... haddim olmadan bazı entryleri incelendim, anlamlar yükledim ve paylaşmak istiyorum.

    -(bkz: #61055) bu entry nin ofsaytlanmasından muzdaripmiş kardeşimiz. kim ofsaytladıysa eline sağlık. galatasaray sözlük, yazarın keyif defteri değilki. herkes yazsın o zaman, "pes 2009 benim bilgisayarımda yüklü" diye. açayım futbol topu başlığını; "evimde 2 tane var." yazayım ya da ne bileyim "fifa 2009'u alsam mı karar veremedim" yazayım. nasıl bir entry bu?

    -(bkz: #49133) bunun entrynin de ofsaytlanması anlamlandırılamamış. açtım entryyi ve bir anlam veremedim gerçekten. eski açık başlığının altında, dergide yayınlanan top 5 şarkıları. isterse dünyanın en güzel ve bilgilendirici entrysi olsun ama bir belirsizlik var. ne yani, "eski açık" galatasaray dergisi'nde bazı şarkıların listelendiği bir bölüm mü? eğer öyleyse üstteki entrylerde bununla ilgili hiçbir tanım girilmemiş olmasına rağmen direk alıntı yapılmış. galatasaray dergisi'ni hiç okumamış biri, başlıkla bir bağlantı kuramayıp ofsayt vermiş olabilir.

    -(bkz: #31609) beylerbeyispor'a yapılan "mahalle takımı" yakıştırması hoşuna gitmemiş olabilir ofsayt verenin...

    -(bkz: #14907) altına "kaynak:vikipedi" yazılmış. adam sırf buna gıcık olduğu için bile ofsayt vermiş olabilir.

    -(bkz: #43815) "inter ve lazio'ya yıllardır hizmet eden..." şeklinde gidiyor entry. nasıl yani? her ikisine de aynı anda mı hizmet etti ve hizmet etmeye devam ediyor? kesinlikle yanlış bir cümle. sonunda da stankovic'e yetenekli yaftası yapıştırılmış. belki ofsaytı basan kişinin nefret ettiği bir futbolcu. ne var buna kızacak?

    -(bkz: #31735) entryyi bir daha oku ve düşün arkadaşım. bakalım bir şey anlayacak mısın? eminim ki; " bu maçtan yaklaşık 72 saat sonra hertha berlin ile uefa kupası b grubu maçı oynanayacağız." yazsaydın ofsaytlanmazdı.

    bu şekilde bir çok örnek verilebilir. örneklerde kullandığım entryler, bireysel yaklaşımlar değil sadece genelleme yapmak içindir. bunun için ofsayt vermediğim, gayet de güzel anladığım entrylere muhalif bir yaklaşım sergiledim. demek istediğim;
    10 numara aldığında nasıl editleyip, "10 numara veren arkadaşa teşekkürler" yazmıyorsan; ofsayt aldığında da buna yüklediğin anlamı entrynin altında paylaşma.

    kurunun yanında yaş da yanmıştır. sözlüğün en eğlenceli yönlerinden olan karma'nın bile anlamsız kalmasına sebebiyet verecek olan "son kötü oylanan entryleri" özelliği geri getirilmelidir. entrylerini editleyip hesap soran arkadaşlara ise moderatörlerce mesaj gönderilip uyarı yapılabilir. eğer yazar davranışında tekrar ederse başka bir işlem uygulanabilir.
  • bilindiği üzere artık her maça maç künyesi geldi entrylerin başına sabit olarak. bu künyeye sadece takımımızın maçları olmak şartıyla tabi, bir de maçın adamı ibaresi koyulsa çok iyi olur. seçimi de yazarlar yapacak ve oylama maç sonrası birkaç saat açık kalacak. her maç kadrodaki her oyuncuyu oylama imkanı olacak falan. bence güzel olur, daha sonra maç başlığına baktığımızda evet şu şu oyuncu bu maçta ne oynamıştı yaa falan diye hatırlarız.
  • link veren verdiği linkin içeriğini yazsın arkadaşım. bu kural olsun.

    yahu arkadaşlar twitter linki veriyorsunuz, içerik yabancı dil. anlamıyoruz biz. yazın türkçe tercümesini de.

    hürriyet ntvspor falan site linkleri veriyorsunuz. yahu altına yazın haberin içeriğini, bunlara boşuna tık kazandırmayalım. sırtıöızdan para kazanıyorlar boşuna. hem de reklam falan herkes vakit kaybediyor.

    valla kusura bakmayın ama bi twitter linki koyuyor arkadaşlar, hmm güzel haber diye de bi not, sonra uğraş dur.

    link verecek arkadaş üste linki koyar, altına içeriğini sonra da kendi yorumunu. herkese rahatlık olur.

    yanlışsa yanlış deyin hacılar. ha benimle misiniz iskoçyalılar?
  • ne dediler başlığına yazılan alıntı sözlerin yazılmadan önce doğruluğunun teyit edilmesi gerektiğini düşünüyorum. sosyal medyada onlarca hayali röportaj dönerken böyle bir ortama da taşınması hoş olmuyor pek. teyit edilmesi gerekir dedim ama yazılanlara şöyle bir bakınca kurgu olduğu da çok belli oluyor bazı sözlerin. nitekim şu tarz ergen muhabbetlerine bile inanan, dahası buraya taşıyan arkadaşlar oluyor bazen.

    --- alıntı ---

    muhabir : hafta sonu derbi var, neler söylemek istersin ?

    gomis: onların amına koyacağız.

    gomisssss adamsınnnn.

    --- alıntı ---

    bir de o "muhabir" kimse hiç adı yazılmaz amk.
  • bazı isimlerin başlıkları ayrılabilir. örneğin mehmet özcan; ekşi sözlük'teki gibi (dizi, kişi vb.) birinin yanına (futbolcu), diğerinin yanına (gazeteci, yorumcu vs.) yazılabilir. nikola kalinic de aynı şekilde, (basketbolcu) & (futbolcu).

    özellikle gerçek isimleriyle tanınmayan futbolcuların başlıklarına da (örneğin brezilyalılar) pratikte bilinen isimleri iliştirilebilir; marcio rafael ferreira de souza (rafinha) gibi. zira hepsi isco kadar şanslı değil yönlendirmesi yapılabilsin. :(

    edit: (bkz: #2892288)
  • bu talebin yeri tam olarak burası mıdır emin değilim fakat sözlükte de bolca aynı hatayı gördüğümden buradan yazmak istedim.
    bildiğiniz üzere 2 hakem ismi medyada bolca tartışılıyor görev almadıkları için.
    bu hakemlerin görev almama sebepleri olarak galatasaray lehine hata yapmaları gösteriliyor.
    işte bu algı operasyonudur.
    bu hakemler galatasaray lehine yönetim gösterdikleri için değil ilgili maçları tarafsız yönettikleri için ceza aldılar.
    bu algıyı degistirmek lazım a dostlar.
  • sözlüğümüz hiç şüphesiz milyonlara seslenen bir platform.
    entry'lerin görüntülenme sayılarına bakarak bunu anlamak mümkün zaten.
    dolayısıyla burayı nasıl ki engeli olmayanlar okuyorsa, engelliler de okuyor.
    entry'lerde paylaşılan görsellerin, grafiklerin, tabloların mümkün olduğunca kısaca açıklanması, bir galatasaray sözlük yazarı olarak beni ve diğer görme engelli sözlük okurlarımızı çok mutlu eder.
    hiç kuşku yok ki, her görseli uzun uzun açıklamak mümkün olmayabilir; fakat en azından açıklanabilecek durumda olanların, imkanlar elverdiğince açıklanması, ben ve benim gibi olanların sözlüğü daha rahat okumasına fırsat tanıyacaktır.
    galatasaray sözlük'ü çok seven ve sözlük yazarlarını ailem gibi gören bir galatasaraylı olarak bu düşüncemi sizle paylaşmak istedim.
  • ne alakaysa dün gece trafikte durup dururken aklıma geldi:

    sözlükte görme engelliler için seslendirme özelliği olsa, göremeyen galatasaray taraftarları sözlüğü okuyabilseler ne güzel olurdu.
    malum sözlüğün içeriği tamamen yazıdan oluşuyor, hazır bir seslendirme script'i sözlüğe entegre edilerek böyle bir hizmet sunulabilir. bazı haber sitelerinde var bu özellik.

    böylece hatta belki görme engelli yazarlarımız da olur. eminim şu dünyada gözleri görmeyen ama senden benden daha galatasaray'lı olan, galatasaray'a bambaşka bir gözle bakan insanlar vardır. hani annesiyle maça giden görme engelli bir çocuk vardı, pozisyonları annesi anlatıyordu ona. ben çok isterim o çocuğun burada yazmasını.
  • galatasaray sözlük moderasyonu ndan bir istirhamım olacaktır. galatasaraylılığı askıya almak bu başlık altında galatasaraylılığını askıya aldığını belirten üyelerin, siz de üyeliklerini askıya alınız. bu sözlük, kalbi iyi günde kötü günde, 7/24 galatasaray aşkıyla çarpanlar içindir. beğenmedikleri hususlar ve başarısızlıklar baş gösterince askılık çığırtkanlığı yapanlar için değil.
  • galatasaray maçının olduğu günlerde aktif olacak, alıntı butonunun yanında yer alacak bir buton.

    muhtemelen önceden talepte bulunulmuştur ancak tekrar dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

    misal, 20 ocak 2019 galatasaray ankaragücü maçı'nı ele alalım. bu maç sonucunda iyi ya da kötü sol panelde yüzlerce entry girilecek. futbolcu başlıklarına, fatih terim başlığına, yönetime ya da (inşallah olursa) yeni transfer(ler)imize vs. şimdi bunların niteliksiz olmaması için 20 ocak 2019 galatasaray ankaragücü maçı bakınızı verilmesi gerekiyor. her entry'de bunu yapmak da zulüm gibi oluyor. yazıyorsun yazıyorsun, sonra bakınız verip maçı yazıyorsun falan. hem zamandan kayıp, hem de sırf bu bakınız unutulduğu için yüzlerce, binlerce entry çöplüğe gönderiliyor.

    halbuki o günlerde buton güncellense, tek bir tuşla yazılanların altına bakınızı otomatik olarak verse, hem telefondan entry girenler için hem de laptoplarından entry girenler için büyük bir kolaylık ve hizmet olacak. düşünsenize, entry döşüyorsunuz, sonra tek tıkla bakınızı da veriyorsunuz, cillop gibi gönder diyorsunuz ve entry niteliksiz olarak kalmıyor.

    bence düşünülsün bu. sabit bir buton olup sadece maç günleri aktif olacak bir buton zor olmasa gerek. kodlaması maksimum 2-3 dakika sürecektir diye düşünüyorum.
  • daha önce yazan yazarlar da oldu, ben de yinelemiş olayım; cezalıları ve/veya pilotları kabaca görebileceğimiz bir sekme, bir tablo fena olmayabilir. detayları (ceza ya da pilotluk sebebi) moderasyonda saklı kalmak kaydıyla "bu yazar şu kadar süre cezalı" şeklinde bir bilgi kaydı herhangi bir şekilde infial de yaratmayacaktır. ha şu anki haliyle büyük bir eksiklik mi söz konusu? bence hayır. böyle bir şey yapılırsa sözlük çağ mı atlar? bence atlamaz ama yine de bi' düşünün derim.

    naçizane öneridir.
  • ben çok uzun zamandır sözlük yazarım.

    ecem diye bir arkadaşım bulaştırdı beni. o zamanlar o uludağ sözlükte yazardı. gel sende dedi ve başladı macera. şimdi yalan yok çok sevdim sözlükleri çünkü çok güzel insanlarla tanıştım. tanışmaya devam ediyorum. asosyal misiniz? diyenlere bir ekşi sözlük zirvesine götürmüştüm dipleri düştü... sene 2012 tabi. o zamanlar insanlar daha açıktı.. böyle "lan götü duvara dayayıp yüreyelim" düşüncesi vardı ama çok daha azdı.

    bugün ise işler biraz değişti.
    zall denen gereksiz bir saatliğine uludağ sözlüğü vodafone sattığında olay çıkaranlardandım.
    itü sözlün, instela olduğunda wondros'a giydirenlerdendim... kanzuk'a "az ye lan" diyenlerdendim.

    tüm sözlüklerin ortak noktası içeriği üreten senin benim gibi insanlardır ve onlara değer vermeyen tüm sözlükler bugün yaşamını devam ettirse de boka batmıştır. burası hariç...

    içeri üreten bizlerin isteklerine saygı gösteren bir yönetimin bazen hata yapsa da doğruyu yapmak için çabaladığını görüyorsun. çok güzel insanlardan oluşan bir topluluk burası. bunun biraz daha özelini biz kendi aramızda kurduk. eski ilişkiler, futbol muhasebesi (gurrpegi'ye yapma diyorum adam pp sunumu ile geliyor sanki bana genel kurul üyesi), nerede o eski oyuncular temalı sohbetler, özel skype zirveleri...

    azmimertcelik ile o grupta samimi olduk. pırıl pırıl bir genç. atatürk'ün zeki, çevik ve ahlaklı diye tanımladıklarından. güzel önerileri ve forma tasarımları var... ama asıl konu nick değişikliği.

    yıllarca uludap, itü ve ekşi buna karşı çıktı. ama sonra hepsi bunu açtı. bir seferliğe mahsus nick değişikliğini serbest bıraktılar. burada da olmalı.. ben yapmam seviyorum nickimi. çok güzel bir nickim var. en güzel nick benim nickim ama değişiklik isteklerini görmezden gelmemek lazım.

    lütfen sessiz kalınmasın bu yakarışa...

    edit : hagi'nin cevabı gecikmedi "biz bilmiyoruz sanki bunu yapmayı az sabret topraaağğaaam!" dedi. adam haklı beyler dağılabiliriz.
  • hazır ortam sakinceyken benim de söyleyeceklerim var:

    lütfen artık yeni gelen yazarlar nick başlıklarının altına "buyrun benim" , "hoşbulduk" , "selamün aleyküm" gibi selamlaşma entryleri ya da "öncelikle hoşbulduk. bla bla bla" şeklinde tanıtıcı mesajlar girmesin. hatta mümkünse; yazarlar zorda kalmadıkça kendi nick başlığının altına entry girmesin. bana da denebilir ki; "bre sütoğlan, sutoglan başlığında da senin iki entryin var." , hak veririm, ben de onları istemeye istemeye yazmak zorunda kaldım ve böyle şeylerden kaçınmak gerekliliği gerçeğini değiştirmez bu.

    mesela hagi başlığının altına " #1 numaralı entrysi ile gönülleri fethetmiş ulu insan." denilmesin. sonuçta oradaki "#" simgesi numara manasına gelmekte. yanlışım yoksa vangobbel örneğin " #1 kodlu entry" diyor, belki bu ifade doğrudur, emin olamıyorum.

    ilk zamanlar benim de düştüğüm bir hata vardı; komik olduğunu düşündüğüm, kendimce şaka yaptığım bir yazının sonunda * koyardım. lütfen siz siz olun, bundan kaçının. siz sanıyor musunuz ki, yazdığınız über komik bir entryyi bizler büyük bir ciddiyetle okuyoruz, cümlenin sonundaki yıldızlı bkz. içindeki swh ifadesini gördükten sonra kopuyoruz, yarılıyoruz? entrylerin alta gülme efekti koyan kalitesiz stand-uplardan ne farkı kalıyor bu şekilde? *

    galatasaray'ın ilk yarısını önde kapattığı bir maçın devre arasında "tecavüz olacak böyle tecavüz" * denilmesin. unutmamak gerekir ki; bizim yazdıklarımızı okuyan ve hayatının bir döneminde o talihsizliği yaşamış kadın veya erkek yazarlar; ya da yazar olmasına da gerek yok, sırf sözlüğü ziyaret eden birisi bile, olabilir. ne gerek var coşkumuzu yaşarken onların galatasaray maçıyla oluşan coşkusunu bölmeye? sevinç cümlelerini "aslan rakibini parçalıyacak" , " pençe atma aslanım; kükresen de yeter " gibi ifadelerle dile getirmek, üstelik daha çok yansıtmaz mı galatasaray'ı ?

    karma tartışmalarından illallah geldi artık. captain my captain, sutoglan'ın karmasına bakıyor; sonra tutunulkeyf'e * özelden mesaj atıp "hehe sütoğlan'a bak, karması yerlerde sürünüyor kerizin." diyorlar. acaba böyle birşey mi zannediliyor karma işi? sağ üst köşede "ben" butonu vardır; ona basılır, karmaya bakılır, eğer yükselmişse şöyle hafif bir sevinç içine girilir, anlarım ben o sevinci. ama karma düşünce sağa sola da suç bulmaya gerek yok ki.

    tanım: şimdilik bu kadar olan istekler.
  • dışarıya gel butonu:

    entry'si beğenilmeyen bir yazara tartışma/kavga davetiyesi yollamaya yarayan buton. söz konusu yazara verdiğiniz onuncu ofun ardından sözlük otomatik olarak sorar:

    bu yazarı linç et?

    seçenekler:

    evet / tabii / kısfmet*

    ardından diğer yazara iki seçenek sunulur:

    gel lan / kabul etmiyorum, fenerbahçeliyim

    kabul durumda sistem bu iki yazar arasında konuşma penceresi açar. yazarlar format kaygısı gütmeden rahatça ayarlaşabilir, küfürleşebilir. böylelikle başlık altı entrylerinde ve -bi umut- niteliksiz yazar sayısında azalma olabilir.