• 7252
    bir yıldır emeklilik hayatı yaşayan babamın "bilgisayarda fonu mavi bir yazışma programı kullanıyorsun hep, ne o?" diye sorguya çekmesine sebep olan, bir asır sürecek yalnızlığımı paylaşan canım sözlük. zaten renk tanımlama fukarası babamın gri rengi "toz mavisi" diye isimlendirip bir de yazışma programı lafını kullanması ile iyice çıkmaza sürüklenirken "e hani hep açık işte, kiminle yazışıyon orda" demesiyle olay açıklığa kavuşmuştur. "sözlük işte" deyince "nasıl sözlük lan" diye cevap verdi ki; açıklayana kadar akla karayı seçtim...

    hayat böyle zalimdir işte ey dostlar. bilmem kaç tane entry gir, sözlük selebritisi ol; evde konu açığa çıksa derdini anlatacağın kimse olmaz...
  • 7254
    yazarlar tarafından oyuncuların ilk geldiği zaman yapılan yorumlar ve sonra yapılan yorumlar. en son 2si belki hala kabul görmüyo olabilir ama durum budur benim açımdan.

    muslere: elleri küçük(u: bu platformda elleri küçük muhabbeti ciddi olarak dönmedi ama ilk maçlar sonrası o da asıldı, itin götüne sokuldu sözlükçe) - anlatmaya gerek yok sanırım.

    eboue: * bu ney ya, iyi olsa arsenal bırakır mı? - özellikle ilk sene resmen ders niteliğinde oynadı.sağ kanadı otobana çevirdi.

    melo: bidon - anlatmaya gerek yok sanırım nando gibi.

    burak: gol mol atamaz bütün trabzon ona oynuyordu da attı o kadar - gol kralı oldu. cl de 8 attı.

    engin: piskopat, takımda ne işi var - ilk sene şampiyonluğun çeyreğini bu adama yazarım ben. cüneyt çakır kıyana kadar engin'e takımda fark yaratan oyuncuların başında geliyordu.

    gökhan zan: cam adam - daha çok profesyonel adam bence.

    umut: trabzonlu arkadaşlarımın başında saç kalmadı - geldiğinde her maç gol attı ve görev verildiğinde hep etkili oldu, elinden geleni yaptı.

    son2. varan1. hamit altıntop: çok ağır. gol atamıyor. böyle kanat mı olur? elimizde patladı. keşke fener alsaydı - her zaman takım savunmasına muazzam katkı, mükemmel bi pozisyon bilgisi ve ne kadar eleştiri alsa da her zaman sorumluluk almaya çalışması. hücum bölgesinde bazıları takımı yavaşlatıyor dese de takımı ileri taşıması ve ayağında topu tutarak takımın yayılmasına süre sağlaması. hamit çok kötü takım mükemmeldi. (bkz: son 8 maç)

    varan2. wesley sneijder: eski sneijder değil yaa. juve maçında da sorumluluk almadı tüü kaka - her maç en kötü dendiği maç dahi beni mest eden bi oyun. anlam veremediğim bi zeka. abartma denebilir, diyen çok arkadaşım var ama bu böyle benim için. formsuz burak değerlendiremedi maalesef yoksa kafadan 3 asisti vardı son 2 haftada. bu adam her zaman böyle oynadı her zaman da böyle oynayacak. dün gece ki maç * mesela adam bizim takımda oynadığı gibi oynadı gayet. anormal hızlı ayağından top çıkarması, her zaman seri bi oyun. attığı 3-4 derin top. arkadaşım dün ofsayt olan bi pozisyonda fenerli olmasına rağmen: "kaçan adamı ben görmedim" demişti. yakındır takım bi otursun iyice ve mancini ile yeni sistem o zaman gevşek gevşek sırıtarak herkes izleyecek sneijder'i benim gibi.

    edit: harry kewell the wizard of oza teşekkürler. muslera'nın yıldızlı bakınızının sebebi sensin müdür eyvallah.
  • 7255
    memleket olarak kelimenin tam tabiriyle "sik gibi" bir insan profiline sahibiz. dolayısıyla bundan bu platform veya daha geniş perspektiften bakacak olursak galatasaray taraftarı da nasibini alıyor. gerçekten "siz-biz" konulu tartışma sahaları yaratmak için fırsat kolluyoruz, çok ilginç bir psikoloji. her iki tarafın da suçlu veya suçsuz, haklı veya haksız olabileceği, bir tarafın diğerine yeğ tutulmaması gerekebileceği durumların olma ihtimali dahi gelmiyor hiç kimsenin aklına. gelenler de zaten bu fırtınanın içerisine çekilmeye çalışılıyor. en yakın örnek size; fatih terim'in gönderilişi mevzusu. anında iki kamp oluştu. bir taraf ünal aysal ve galatasaray yönetimi başlıkları altında methiyeler düzüyor, diğer tarafsa lanetler yağdırıyor. bazıları sportif başarısını, vizyonunu ve misyonunu beğendiği kişilerin başlığının altına "fatih terim'den çok daha şöyle, böyle" yazarken, diğerleri ünal aysal için aziz yıldırım benzetmesi yapıyor. gerçekten anlamak güç.

    sanırım bazı şeyleri liste halinde buraya yazıp hatırlatmakta fayda var:

    1) galatasaray'ı iş adamları yönetiyor. dolayısıyla siyasi baskı karşısında ilk yılacak olan grubun iki dudağının arasından çıkacaklar kulüp üzerinde belirleyici. bu durumu kabul edin.
    2) fatih terim; metin oktay'ı izleyememiş nesil için ona en yakın olan figür. tabir-i caizse "yaşayan efsane". dolayısıyla kulübün çıkarları aleyhine takınacağı tutumlar, atacağı adımlar, söyleyeceği veya söylemeyeceği sözler henüz adı galatasaray ile üç-beş yıldır anılan bir başkandan daha çok tepki çeker. çekmelidir de.
    3) her şeye rağmen ünal aysal görevinin başında, görevi de galatasaray'ın başarısı. aslolan galatasaray ise şayet; destek görmelidir. hatalarının üstü örtülmelidir demiyorum bakın, destek görmelidir.

    aslında söylemek, dile getirmek istediğim çok fazla konu var ama ne bunların hepsi bu başlığın konusu, ne de benim zihnim hepsini tek metinde toplayacak kadar berrak. o nedenle bir kısmını erteliyorum. tek söyleyeceğim; takım başarısızken burası okumak için heveslenilen, burada yazma fırsatına sahip olanlara ise imrenilen bir yerdi. şimdi ise; bana pek de öyle gelmiyor ve işin üzücü tarafı burada yazabilme fırsatına erişmem ile bu durumun bir alakası olmadığı konusunda oldukça eminim.
  • 7256
    öncelikle bayramını en içten dilekle...
    neyse, hayırlı bayramlar sözlüğüm.

    görüyorum ki bir endişe, bir telaş, bir sıkıntı içindesin.
    nedeniyse futbol takımının sana verdiği bu dert.

    son 2 senede gördüğün başarılar, seni yeterince mutlu etti ama doymuyorsun.
    çünkü insanlardan oluşan bir platformsun.

    şu anda başında italyan futbolunun son 20 yılının en gelecek vaadeden adamı var. sen burun kıvırıyorsun.
    neden? çünkü o'nu özleyeceğinin farkındasın.

    çünkü o sana en kötü zamanında gelip elini uzattı ve seni büyük bir uçurumun kenarından ayağın kaydığı anda çekti kurtardı.
    bazen rastlıyorsundur sen de gs tv'de serem tan şişkosundan fırsat bulduğundaki eski maçlara.
    hatırlamıyorsan hatırlatayım.

    pino stancu culio'dan
    selçuk sneijder drogba'ya geçtik.

    zapata'dan muslera'ya geçtik lan. bmw'ye biniyoruz artık yok öyle renault 19'lar, kartal'a binmeler yok.

    çok iyi anlıyorum sözlük seni ama şunu unutuyorsun. hiçbir kimse, hiçbir takım daima başarılı olamaz.
    spor neden var? kaybetmenin acısını tatmak, kazanmanın keyfini sürmek için değil, yarışmak için var.

    hangi spor yarışma içermiyor ki? koşuyorsan bile az önce koştuğundan daha hızlı koşmaya çalışıyor, kendinle yarışıyorsun.

    galatasaray şu an pek iyi yolda değil farkındayım. en azından 2 sene öncekinden iyi, bu da iyi bir durum.

    hepimiz aynı düşüncedeyiz aslında. özlüyoruz elmander'in preslerini, dünya yıldızı olmadan başarıyı özlüyoruz.

    ama şu anki yönetim tamamen ciks bir anlayışla bizi bu hale getirdiyse bırak keyfini sür.

    çünkü kimsede;

    hollanda milli takımı'nın 10 numarası,
    uruguay milli takımın kalecisi,
    kamerun'un 2 stoperi,
    türk milli takımın stoperi orta sahası ve 2 forveti,
    afrika'nın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu falan yok.

    keyfini sür...

    ha bülent tulun mu? onun ben de...
  • 7265
    2 haftadır bu yazım http://gss.gs/1319802 en iyi yazılara giriyor. bu da beni çok mutlu ediyor.
    çünkü ben bu yazıyı yazmadan önce çok daraldım çok bunaldım. "bir tek ben mi böyle düşünüyorum" dedim.
    yalnız değilmişim. teşekkürler...

    galatasaray tv bizim evimizde en uzun süre açık olan kanal.
    zaten televizyonu sadece galatasaray maçı izlemek için kullanan ben, kumandayı elime aldığımda tuşladığım tek kanal 75, yani galatasaray tv.
    böyleyken kanalımda saçma sapan programlar, tipler, muhabbetler görmek canımı sıkıyor.

    biz de galatasaray sözlük olarak gerekirse bir kampanya başlatıp, şu saçmalığa son verme adına çalışma yapmalıyız.
    destekçim olursa, ben hazırım.
  • 7266
    yazdıklarımın olumsuz oy alması çok önemli değil. tam tersi olması herkesi elbette memnun eder ama önemli olan düşündüğünüzün arkasında durmanız. bu entryi ben değil başka birisi de yazsaydı aynı şeyleri söylerdim, bundan emin olabilirsiniz. bu entrynin (bkz: #1323762), bundan (bkz: #1323393) daha fazla olumsuz oy olması, ya uzun yazıları okumayı 'sevmeyen' ya da ciddi derecede fatih terim antipatisine sahip kitlenin var olduğuna delildir. ikisinin de elle tutulur bir yanı yok.
  • 7268
    çoğunluğu şikeciliği ve ırkçılık gibi spor ahlakına aykırı şeyleri savunmadıkça utanmayacağım sözlük. niye utanayım ki? en fazla katılmam, kendi görüşümü yazarım, olur biter. galatasaraylılar, diğer tüm takım taraftarları gibi, çeşit çeşit insanlardır, çeşit çeşit fikirleri vardır. burası da, kimi zaman eleştirsek de, demokratik bir ortamdır. fatih terim'in gönderilmesinden, arda turan meselesine, harry kewell'ın performansından, ayhan akman'a kadar değişik konularda birbirine tamamen zıt görüşler savunulabilmektedir. bundan da doğal bir şey yoktur.
  • 7273
    arada sırada sabah yatağın ters tarafından kalkıp diğer yazarlara atarlanan yazarlara sahip sözlük. olur öyle vakalar. arkadaş belki turizmcidir çalışıyordur*. fatih terim'e yapılanlar ayıptır ancak ben iki tarafın da masum olduğuna inanmıyorum. vefasızlık taraftarda olabilir, yönetimde olabilir peki şikecinin, şikeciyi koruyanın, galatasaray'a kupa verirken yüzlerini ekşitenlerin, sırf galatasaray makası açmasın diye futbol tarihinde ilk defa yabancı sayısını azaltanların, melo'nun suçlu olmasına değil masum olmasına yeterli delil bulamayıp meirelless'in sinsiliğine hakemlerin raporlarını sallamayanların milli takımına sırf tayyip istedi diye giden, bunu da milli duygular kılıfıyla yapanda hiç mi kabahat yok? var güzel kardeşim var. kızsan da var bize saydırsan da var.
  • 7274
    bundan sonra, adminleri hakkında en ufak olumsuz eleştiri yapmamaya karar verdiğim sözlük.
    işin açığı bir kaç gündür fenerbahçe sözlük takipçisi oldum, nedeni yorumları çok fazla merak ettiğimden falan değil. bizim sözlüğümüzdeki yaran entryler sayfasını düşün sözlük, şimdi de sırf bu başlık gibi koskoca bir sözlüğün olduğunu düşün.*

    işin ilginç tarafı ise burada yazan bu komik entrylerin çoğunun galatasaray'lıların, hatta benim görüşümü soracak olursanız galatasaray sözlük yazarları'nın yazması.*
    mevzu bahis fenerbahçe ve onların sitesinde inceden galatasaray'ı öven entryler görmek doğal olarak insana keyif veriyor, fakat benim daha çok etkileyen ise böyle bir durumun bizim sözlüğümüzde olmaması. bizim içimizde de yokmudur illaki vardır fakat azınlık oldukları, hiç dikkat çekemediklerinden belli.

    işin özü, adminlerimizi tek tek tebrik ediyorum gerçekten zor iş.

    son olarak da buradan harry kewell the wizard of oz*'a sesleniyorum ; sil kardeşim hepsini sil, yeter ki sana bişey olmasın.*
  • 7275
    salt burası için değil, sosyal medyada yazışmanın kötü bir tarafı var.

    normalde burada yazılan bir cümleyi ele alalım;

    - xxx çok da sevmediğim bir futbolcu. şu maçta oldukça berbat oynadı. halbuki öncesinde artık düzeleceğini söylemişti.

    arkasından sen de bunu o futbolcuyu çok sevdiğinden ötürü hırsla okuyup sinirle cevap içeren entry'i giriyorsun;

    - berbat oynadığı iddia edilen futbolcu. size yyy'ler layık halbuki. daha önce dediklerine bakıyorsunuz da niye ondan önce dediğine bakmıyorsunuz.

    şimdi bu iki kişinin bir yerde galatasaray formasıyla oturup maç izlediğini, muhabbet ettiğini düşün. o ara bu konunun konuşulduğunu hayal et. sence böyle mi geçer konu? bence şöyle geçer;

    - ya abi niye bu kadar kötü oynuyor bu adam ya. geçen hafta da böyleydi.

    - haklısın abi de düzelir yakında ya sabretmek lazım.

    - aynen sen de haklısın.

    aradaki nüansı fark ettin mi? aslında yüz yüze konuşunca birbirimizi haklı konumuna koyup gülerek bahsedeceğimiz konuları burda birbirimize girerek konuşuyoruz. hatta emin ol, burada en nefret ettiğin, fikirlerinden dolayı gidip de boğmak istediğin adamla bu konuları yüz yüze aynı ortamda konuşsanız ikiniz de birbirinizi aklı bulup gülerek çıkarsınız o ortamdan. olaya biraz da bu açıdan bakıp ona göre birbirimizi kıracak sözler söylemezsek daha hoş olur diye düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın