1
eğer dursun özbek ve yönetimi bu kadar rahatsa kendilerinin de sorumluluğu vardır. 2019'da yönetimin transfer yetkisini durdurma talebinde bulunan bu güruh şimdi sessiz kalıyorsa başkan da elbet ben seçilirim kafasında olur. olan da gariban taraftara oluyor. yazık.
2
fazla konuşmamaları yeğdir.
malum konuştuklarında kimisi galatasaray'ı şike yapmakla itham ediyor, kimisi şarap fiyatına takılıyor, kimisi transferde usulsüzlük yaptığımızı iddia ediyor, beşiktaşlı olduğunu açıklayan üyeleri de erden timur'a sallıyor.
velhasıl az konuşmaları hatta hiç konuşmamaları kulübün hayrına.
3
“kuvvetler ayrılığı” kavramının en doğru işlediği yapıdır.
keşke ülkemiz galatasaray gibi yönetilse derim çoğu zaman.
bu tarz yapılar en büyük gücünü muhalefetinden alır.
bazı hatalardan çabuk dönülüyorsa, başa geçenin kıçı başı oynamaya başladığında cezası kesiliyorsa bu yüzdendir.
bugün seçimlerde dursun-erden gelsin diyoruz ama muhalefet olmasa bu ikili de “ben yaptım oldu” moduna girebilir. galatasaray’ın gücü buna izin vermemesinden gelir.
başka camialara veya şöyle bir ülkeye baktıkça bunu daha iyi anlarız.
4
ölü durumdadır. perişan ve sönük bir yönetim var seçime 4-5 ay kalmış 1 tane başkan adayı çıkaramadılar.
5
maalesef galatasaray'ın dönüşüm sürecinde pasifize edildiler. kim basini kaldırırsa daö gerekeni yapacak ve galatasaray ile ilgisi olmayan sebeplerle başı ağrıyacaktır(!)
kulüp işgal altında. bunu anlamadan kabul etmeden mevcut halimizi tahlil edemeyiz.
6
2024 yılındaki seçimlerde süheyl batum yüzde 10 oy aldı. yüzde 35-40 alsa yönetim bugün bu rahatlığı bulamayacakfı, taraftarla alay edemeyecekti.
hâlâ 80’ini devirmiş ünal aysal’dan medet uman bir değişik organizasyon.