• 100
    2013-2014 sezonu için konuşacak olursak son derece umut vaadeden bir transfer politikasıdır.

    açıkcası ne yalan söyleyeyim mancini'ye bir türlü ısınamıyorum. en büyük sebebi fatih terimin gönderilip onun yerine getirilmesi ve başarılarının çok tartışmaya açık olması.

    ama eğer bu sezon yaptığımız transferler kendisinin isteği doğrultusunda yapılıyorsa gerçekten helal olsun. kendisi ilk geldiğinde en büyük eleştirilerden birisi yaptığı büyük bütçeli transferlerdi ama şu anda görüyoruz ki kendisi illa dünya yıldızı alalım diye diretmiyo. ki zaten takımda 2 tane dünya yıldızı, dünyanın en iyi 10 kalecisinden birisi, ortasaha'da melo gibi brezilya milli takımında oynamış ve hala milli takıma gitmesi gerektiği konusunda fikir beyan eden bir çok kişinin bulunduğu bir oyuncu, sazı eline aldığında harikalar yaratan bir selçuk inan ayrıca son 2 sezonun gol kralı ve bu sezonun gol krallığının en büyük adaylarından burak yılmaz var.

    3. bir dünya yıldızının alınmasına tabiki kimse hayır demez ancak memleketteki saçma sapan yabancı sınırlaması yüzünden genç ve yabancı kaynaklı oyuncuların takıma toplanması şu anda yapılacak en mantıklı hareket. çünkü maalesef ki türkiyede altyapı diye bir şey yok.

    inşallah yeni gelen gençler yiğit gökoğlan, furkan özçal gibi değil de semih kaya gibi olurlar.
  • 173
    ilk 11 omurgasının her zaman çok detaylı incelenip plana sadık kalınarak transferlerin yapılması gereken politikadır.

    kalede muslera var ama yaşlandı iyi bir kaleci lazım.

    stoperler nelsson harikaydı ama satılacak yerine aynı onun tarzında soğukkanlı bir kardeşim lazım.
    abdülkerim de gayet iyiydi onunla rekabet için solak stoper lazım.

    defansif orta sahada cengaver topçu lazım torreira son haftalarda gayet formda ama yedeği yok. yedek lazım.

    oliviera çok istikrarsız ve temposuz topçu maalesef tutmadı onun yerine ciddi para verip hem tempolu hem zeki hem de yetenekli bir topçu lazım. hatta yedek de lazım.

    santrfor icardi kral kesinlikle kalmalı ama yedeği de onu sürekli formda tutacak kaliteli bir golcü lazım.

    bu omurga güzel şekilde oturtulduğu sürece sağ bek, sol bek veya kanat topçuları o kadar da ön planda olmasına gerek yok. yani bu mevkiler gençlere bırakılmalı.
  • 25
    uefa'nın 2012 mâli kriterleri öncesinde değişmek zorunda kalmış olan politikadır. ayrıca avrupa kulüpleri de bu yıl transfere çok az bütçeler ayırıyor, hem ekonomik krizin hem de uefa kriterlerinin etkisiyle. bu durumda bizim paralar saçmamız çok mantıklı değil. doğal olarak pahalı transferler yapamıyoruz, önüzmüdeki yıl daha da zor olabilir her şey mali açıdan. o yüzden geleceği parlak görünen altyapı oyuncuları güvenilir hocaları olan takımlara kiraya vermek, ya da bir şekilde rotasyona dahil etmek gerek. özellikle kaliteli yerli oyuncular inanılmaz değerli artık. bu durumda biz toplam 2 milyon euro'ya 5 yerli oyuncu aldık ki bu çok önemli. aldığımız yabancıların da yaşları 30'a yakın bile değil. alacaklarımız da öyle olacak. yalnız ortasahamız, özellikle yerli rotasyonu konusunda sıkıntıya açık hâlâ... veli kavlak ile yasin pehlivan seçenekleri üzerinde düşünülmeli.
  • 169
    seçim öncesi bir yıllığına baskıyla sabit tutulan kur politikası bizi yanıltmasın. bu yıl gerek yıllık ücretlerde yaşanan sert yükselişler, gerek geri dönüşü olmayacak şekilde tecrübeli oyunculara yapılan yatırımlar ile kabuk değişimi açısından faydasını gördüğümüz; ancak süreklilik kazanması halinde ekonomik olarak zorlanacağımız bir politika izledik.

    evet geçen yıl başarısız geçti; ancak baktığımızda morutan, muhammed, boey, nelsson gibi isimlerden gelecek bonservis gelirleriyle yeni hamlelerden bahsediyoruz. bu yıl her ne kadar düşük bir ücrete gitse de marcao'nun bonservis geliri nefes aldırdı. cicaldau noktasında ödenen rakamın karşılığını alamasak da totalde genç oyunculara dönük hamlemiz başarılı bir yatırım olmuş. her transfer tutacak diye bir şey yok.

    o yüzden önümüzdeki yıl tekrar scouting odaklı bir politikaya dönüş yapmak durumundayız. mayıs ayından sonra hükümetin değişmemesi halinde dolar / euro bu seviyelerde kalmayacaktır. olası bir seçim sonrası faiz artışında ise resesyon başlangıcı olur ve tüketim kalemlerindeki azalma haliyle kulübü de etkiler. bu nedenle kendi içinde sürdürülebilirliğini sağlayacak bir yöntemimiz olmalı.
  • 9
    psikolojik etkisi bakımından deginilmesi gereklidir. daha onceki transfer politikamiza baktigimizda "bi tane super yabanci bul, takimi sirtlasin" seklindeydi, bunun modern futbolda yeri yoktur falan gibi teknik kismini gectikten sonra psikolojik kismi cok onemli. bu tarz transferlerde gelen oyuncu bi hagi, bi zidane falan degilse 3 mac sonra "ben mi kurtaracam bu takımı" modunu giriyor, sorun ustune sorunlar basliyordu. su ana kadar yaptigimiz transferler kalitede birbirleriyle yarisir seviyede ve takimda hem kalmak, hem forma sansi bulmak oyuncular icin inanilmaz bi keyif olmaya basladi.

    simdi galatasaray'a yeni transfer olan dos santos, eminim butun yabancilarimizi ezbere biliyordur. geldigi andan itibaren kendini burada kral olarak degil forma icin savasan biri olarak gorecektir. daha once besiktasin bu adami alip "10" numara oynatacagini falan okumustuk gazetelerde, simdi bu yastaki topcuya sen banko forma sansi + 10 numara verirsen, bu adam sahada futbolu birakir baska seylerle ugrasir. arda'nin bile bi donem bocaladigi oldu neyse ki o ucuz atlatti. dos santos'un olmasi gereken ortam budur. kendinin bile hayran oldugu futbolcularin icinde kendini gostermek icin cildiracagi bi ortam. baska bir ornek elano; simdi elano'nun takimda tek yuzune bakilan yabanci oldugunu dusunun, inanin bu adam lincoln'den 10 kat fazla sorun cikartirdi ama su anda sesini cikaramiyor, niye yerine oynayacak her adamla katkisi tartisilirda ondan. kendi kendine bile benim hakkim yeniyor diyemez.

    umarim bu bilincli surdurulen bi politikadir ve arkasi gelir, tek yabanci sakatlandiginda "bu hafta ne yapacaz" stresi artik ortadan kalkti gibi gozukuyor. bu politikanin organize ve bilincli yapildigina dair cok buyuk inancim var, herseyden once rijkaard gibi bi adam getirilerek takimin marka degeri cok yukarilara cekildi, arkasindan transferler yagmur gibi geldi.

    ben artik mac sonuclarina bakmiyorum bile, kafa olarak cok dogru yoldayiz. hatta o kadar dogru yoldayiz ki kimsenin dikkat etmedigi bi detayi paylasiyim; su anda avrupada butun unlu markalarin vitrinleri mor, ogrendigime gore bu senin moda rengi mormus. yani araya bizim mor formayi katsam cayir cayir gider. simdi ben ilk basta tesaduf denk geldi demistim ama artik bunu bile hesaplayan bi yonetim oldugunu dusunuyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın