• 5
    mesela fatih terim de bir galatasaray efsanesidir. bunu kimse inkar edemez. benim merak ettiğim hiç şampiyon olmasa da 10-11 yıl galatasaray forması giyip kaptanlık yapması onu uzun yıllar galatasaray'da oynama ve emekleri kontenjanından galatasaray efsanesi yapıyor mu? bence sanki fatih terim galatasaray'da 4 sene şampiyonluk türlü türlü kupalar ve uefa kupası'nı kazanınca efsane olarak nitelendirildi.
  • 7
    (bkz: arda turan'ı efsane diye ittirme çabaları)

    hakan şükür'ün kariyerindeki bütün başarıları sarı-kırmızı forma altındadır. o başarılı oldukça galatasaray başarılı olmuştur. galatasaray başarılı oldukça o başarılı olmuştur. başarılarını yazmaya çalışsak günlerimizi haftalarımızı ayırmamız gerekir.

    koca kafanın sadece yancının yancısı rolünde olduğu tek bir şampiyonluğu vardır.

    at izi ile it izi birbirine karışmasın !
  • 8
    profesyonel kariyeri devam ederken veya bittiğinde asla ve asla galatasaray aleyhine bir konuşma veya eyleme imza atmamayı gerektirir.
    bu bağlamda, galatasaray sayesinde bulunduğu yerlere gelmiş olanların birçoğu asla ve kat'a galatasaray efsanesi değillerdir.
    galatasaray'a sözle veya davranışları ile zarar verenlerin efsane olduklarını savunanlar da galatasaray'dan çok egolarını seviyorlar demektir.
    bu da ne garip gurup argümanlarla ne de ofsayt yağmurlarıyla inkâr edilebilir.

    galatasaray efsanesi çok çok azdır bu bağlamda.
    ama çorap peşinde durup durup galatasaray'a laf sokanlar, yorumcuyken galatasaray aleyhine konuşmaktan zevk alanlar, yine mesela fb'nin şikeciliği ile ilgili tek kelam etmeyenler, galatasaray düşmanları ile işbirliği yapanlar, herkesin önünde forma atanlar, görevdeyken konuşmayıp biter bitmez atarlananlar galatasaray efsanesi değildir.

    önemli olan galatasaray'dır bekaasıdır.
  • 10
    bazı andavalların çözemediği durumdur. galatasaray efsanesi olmak için kupa değil, formaya yapılan hizmet önemlidir. hakan şükür uefa kupasını aldığı için değil, zor durumlarda para almadan bu formayı aslan gibi terlettiği için, takımı kenetlediği için, taraftar kendisine küfrettiği zaman bile efendiliğini bozmadığı için bu kulübün efsanesidir.

    ideoloji bataklığında boğulanlar göremezler bunu. gözlerinde ki çamuru silmeleri lazım önce.
  • 13
    anladığım üzere kimse galatasaray'ın efsanesi olamayacak.

    her futbolcunun da doğal olarak bir siyasi görüşü var. taraftarların da farklı farklı siyasi görüşleri var. taraftarlar arasında da futbolcular arasında da tek ortak noktamız spor ve galatasaray sevdası.

    ancak taraftar bir futbolcuya efsane demek için kendi siyasi görüşünü benimsemesini bekliyor. bunun sonucunda ortak bir efsane çıkarmak zaten mümkün olmaz. sol görüşlü arkadaşlar metin kurt'u efsane yaptı bile. metin kurt konusunda eleştirmek istemiyorum ama bana öyle geliyor ki metin kurt'un efsane olması için kendi siyasi görüşünden olması yeterliydi bu güruh için.

    belli ki sözlüğümüzde özet olarak sol kesim diyebileceğimiz yazarlar çoğunlukta ve cemaat, akp gibi iyi gözle bakılmadıkları futbolcularımızı siliyorlar. bunu da "fikri hür, vicdanı hür" mottosuyla yapıyorlar.

    biraz daha ılımlı olmak gerektiğini düşünüyorum. siyasi düşünceler futbolcu için bu denli futbolun içine sokulamamalı, kriter yapılmamalı.
  • 14
    bir nesli galatasarayli yapmaktir. insanlari sevincten aglatmaktir. pes etmemeyi ogretmektir. kaybedince hirsindan aglamaktir. seni seven insanlari anlamaktir. mucizelere inandirandir. ruhunu hissettirmektir. asla ama asla kusulemeyendir. koridorlarda, sokaklarda, tribunlerde adini haykirmaktir. futbolcu dogup futbolcu olmektir. sol ayaktir. hagi'dir.
  • 17
    kavram kargaşasına kurban gitmiş olaydır. efsane demek, bir anlamda mit demektir, yani olağanüstü bazı özellikler yüklenmelidir bu tarz kişiliklere ve kulaktan kulağa nesilden nesile aktarılmalıdır. galatasaray efsanesi olabilmek ise çok daha fazla özelliği bünyede barındırmayı gerektirir. galatasaray'ın 500 yıllık kültürüne aykırı hareket etmeyen, vefalı, kadirşinaz, beyefendi, galatasaray ruhunun ete kemiğe bürünmüş hali olmalıdır galatasaray efsanesi dediğimiz. galatasaray ismiyle özdeşleşmelidir, yani o kişinin ismi zikredildiğinde akla ilk gelen şey galatasaray değilse o kişi efsane olamaz. fedakar olmalıdır, galatasaray'ın menfaatini kendi menfaatinden, egosundan, ideallerimden üstün tutmalıdır. yalnızca galatasaray'da sözleşmeli sporcuyken değil, sonrasında da galatasaray kimliğini öncelemeli, bu kimliği hayatı boyunca onurla ve hevesle temsil etmelidir. part time galatasaraylılar bu payeye asla erişemeyecek, isterse bin gol atsın, florya'da doğsun farketmez. galatasaray taraftarının tamamının ittifak etmesi lazım bı konuda , nasıl ki ali sami yen'in , coşkun özarı'nın, turgay şeren'in prekazi'nin, metin oktay'ın, hagi'nin efsaneliği konusunda tam ve tartışmasız bir fikir birliği varsa, diğer kişilerin de bu özelliğe haiz olması gerekmektedir. senin efsanen, benim efsanem diye bir şey olamaz, ha her kişinin kendince efsanesi vardır, misal benim için jardel de efsanedir ama kimseye bunu dayatamam, yukarıda saydığım özelliklerden en az 5 tanesini taşımaz. bu konuda en iyi kararı zaman verecektir, galatasaray sonsuza kadar yürüyecek, şu an nefes alan insanlardan ibaret değiliz, milyonlarca insan daha yaşayacak ileride galatasaraylılığı.
  • 19
    sözlük yazarlarının onayından geçmez. gerçek taraftar yaşananları unutmaz ona göre değerlendirir. gerçek taraftar isimlerin galatasaray'a kazandırdıklarının yanında kaybettirdiklerini unutmaz. gerçek taraftar, gerçek efsane gibi sadece galatasaray adını ağzına alandır. galatasaray doğrularını yaşayandır. gerçek taraftarın gözünde bir yanlış tüm doğruları götürür. çünkü galatasaray'a yanlış yapan efsane o-l-a-m-a-z.
  • 20
    çok uzatıyoruz bu mevzuyu.
    gereğinden fazla tartışıyoruz.

    anlamlandıramıyorum.

    başarılı bir sporcu, bir kulübün efsanesi olmak zorunda değildir.
    ki, bana kalırsa, efsane statüsü de kısmen görecelidir.

    örneğin, hakan şükür, eğer ki çok gol atmış ve birçok rekor kırmış işe,
    ve sırf bundan dolayı kulüp efsanesi ilan edilmiş ise,
    saygı duyarım; ancak bu demek değildir ki, o benim için efsanedir...

    benim için efsanelik statüsü, hem başarı, hem de kişilik ile ilgilidir.

    karşılaştırmalı bir örnek ile anlatayım.
    illa başarılı olmak, efsane statüsü için yeterliyse, uefa şampiyonu kadrodaki emre belözoğlu da efsane midir yani?
    çubuklu tosunu, efsane mi ilan edelim, sırf o kadroya ve futbola emek verdi diye?
    peki arda turan?
    aynı formayı giymek dışında, arada 7 fark bulamazsın emre abisiyle...
    sırf, hagi'nin attığı frikik golü sırasında, arkada sevinen küçük çocuk olduğu için, şikespor'un kankası bu arkadaş, bizim için efsane olmak zorunda mı?
    o, atletico madrid'in efsanesi olabilir ancak, bizim değil...

    siyasete girmek istemiyorum, ancak duruş da efsanelik için önemlidir.
    cenk akyol, gezi'de körleri oynayan ntv'nin mikrofonunu yere attığı andan itibaren benim için bir başkadır.
    herkes o'na düşmanken, sen sahipleneceksin!
    tüm tbf yönetimini ve zamanın milli takım koçunu, kendi düğününe gelmeyecekleri kadar kızdırdığı için bile, benim için ölümsüzdür.

    ama sen sevmeyebilirsin,
    ancak şunu unutmayacaksın,
    bu kuralı ne ben koyarım, ne de sen koyarsın.

    hakan şükür diye, arda turan diye burda birbirimizi yemeyelim.
    onları, efsane diye bana dikte ettiremezsin.

    gel, büyük kaptan bülent korkmaz'da buluşalım.
    suat kaya'yı hatırlayalım.
    arif erdem'i unutmayalım.
    gheorghe hagi, bizi birleştirsin.
    taffarel, henry'nin kafa vuruşunu çizgiden çıkardığı sırada, omuz omuza ağlayalım heyecandan.
    ışıl'ımız bizi hep yanında hissetsin.
    metin kurt, cevad prekazi, metin oktay ve diğerleri...

    ama bana dayatmayın kardeşim.
    acun'un, iktidarın, cemaatlerin kankalarını, bu kulübün efsaneleri diye dayatmayın.
    senin efsanen olabilir onlar, ama benim değiller.

    kulüpteki başarıları ya da başarısızlıkları da, herhangi birilerini efsane yapmaya yetmeyecektir.
    önce başarı, sonra duruş gelmelidir.

    dediğim gibi, bunlar da görecelidir.
    mide ve genişlik meselesidir...
  • 22
    --- alıntı --- nişanyan sözlük

    tarihçe (tespit edilen en eski türkçe kaynak ve diğer örnekler)
    efsāne [ danişmend-name, 1360]
    köken
    farsça afsāne أفسانه "anlatı, destan" sözcüğünden alıntıdır. farsça sözcük avesta (zend) dilinde yazılı örneği bulunmayan *apa-saŋha "(bir şeyden) söz etme" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. bu sözcük avesta (zend) dilinde saŋha "öğreti, anlatı, deyiş" sözcüğünden apa+ önekiyle türetilmiştir. avestaca sözcük avesta (zend) dilinde sāh- "söylemek, demek" fiilinden türetilmiştir.

    --- alıntı --- nişanyan sözlük

    efsane sözcüğü, kavramı yukarıda paylaştığım alıntıdan da görülebileceği üzere "söyleme"yle oluşur. efsane kavramı tamamen halka aittir. halk herhangi bir şeyi çok beğenirse ve onu abartarak, belki kötü özelliklerinden arındırarak anlatırsa ve bu anlatı gitgide büyüyüp gelişirse buna efsane denir. efsaneler homeros gibi ozanlarca ya da firdevsî gibi âlimlerce yazıya dökülseler de onları var eden bu önemli kişiler değil, toplumun ta kendisidir.

    yakın zamanda, özellikle fatih terim ve hakan şükür ile ilgili tartışmalarda yaklaşık şu şekilde, kalıp bir argüman görüyorum:

    "siz x ve y nedenlerden dolayı sevmeseniz de z, galatasaray'ın efsanesidir. çatlasanız da patlasanız da bu takıma k kupasını kazandırmış koskoca z'yi sırf ideolojinize uymuyor ya da sevmediğiniz insanlarla konuşuyor diye efsanelikten silemezsiniz."

    ilk paragrafta da belirttiğim gibi efsaneleri kurumlar değil toplum yaratır. dolayısıyla galatasaray kulübü, kendisine yaptığı üstün hizmetlerden ötürü eski bir çalışanına plaket de verse hediye de verse bu durum, o çalışanı efsane yapamaz. tarihten bir örnek vereyim: osmanlı padişahlarının kimi başarılı kimi başarısız olsa da, fatih sultan mehmed gibileri halkın gözünde efsaneleşmiş olsa da resmi osmanlı yazılarında hepsinden övgüyle bahsedilir. akıl hastası i. mustafa'nın, ittihatçılara kukla olmaktan başka devlet yönetiminde herhangi bir etkisi olmayan v. mehmed reşad'ın; halkın gözünde efsaneleşmiş olan ii. mehmed ile, i. selim ile aynı övgüye mazhar olması düşünülemeyecek olsa da "resmi" anlamda osmanlı için durum budur.

    dolayısıyla "galatasaray efsanesi" olacak kişiler eğer biz çatlayıp patlarsak değişebilir. çünkü efsane olmanın "şu kadar kupa", "şu kadar madalya" gibi kriterleri bulunmamaktadır. şampiyonluk kazanamamış olsa da "sokratesli brezilya"nın bugün hâlâ anılıyor olmasının nedeni insanların aklına yerleşebilmesi, onlarca anlatılarak yaşamasıdır.

    bizim ülkemiz gibi "siyasal görüş" ismi altında hayattan soyutlanmaya çalışan "görüşlerin" sadece ekonomik sistem desteklemekten ibaret olmadığı, yeri geldiğinde katillere destek verip vermemeyi belirlediği bir ülkede siyasal görüşüne uymayan insanlar da gayet tabii efsane olarak görülmeyebilir. bu insanlar galatasaray'ın tarihindeki en büyük başarılardan birinde pay sahibi olsalar da durum değişmez. buna burun kıvırıp "hadi canım sen de!" çekenler ise muhtemelen takıma oldukça katkısı bulunmuş başka futbolcuları sırf rakip takıma gittiler diye efsanelikten men etmektedirler.

    mustafa denizli gibi takımımızı kupa 1'de bugün itibariyle de ulaşmış olduğumuz en yüksek konuma ulaştıran birisi galatasaray'a çok büyük ayıplar yapmadığı hâlde çoğu galatasaray taraftarı tarafından efsane olarak görülmüyorsa -ki ben de buna dahilim- fatih terim gibi bir isim de kimilerince efsane olarak görülmeyebilir. ben metin kurt'u bir galatasaray efsanesi olarak görürken bir başkası "parasını alamasa da bozgunculuk yapmamalıydı." diyerek görmeyebilir.

    sonuç alarak efsane dayatmalar yanlıştır. hele hele "kurumsal efsane" üretip "sen sevmesen de efsanendir." demek daha da yanlıştır. efsane temizdir, hagi'dir, prekazi'dir, boduri'dir, elmander'dir, metin'dir, ergün'dür, taffarel'dir, aslan nihat'tır, celal ibrahim'dir, kimi için hakan değilken arif'tir...