• 1
    anlamak çok güçtür. forvet gol kaçırırsa maça küser. kaptan olan futbolcunun verimliliği %100 artar vb. gibi futbolda psikolojinin ne kadar önemli olduğunu gösteren çok açık kanıtları vardır. bir örnek daha vermek gerekirse geçen sezonun ilk yarısında beşiktaş maçı öncesi lincoln e ve hakan şükür e verilen kadro dışı bırakma cezası lincoln ü nasıl etkilemişti? ancak psikolojik açıdan güçlü olan hakan şükür bir kaç hafta içerisinde çıkıp futbolunu oynamaya başlamıştı.
  • 2
    performansa ve kişiye göre değişiklik gösterir. kimi futbolcu vardır; brezilya'ya karşı takımını öne geçiren golü atar ve sakince arkadaşlarının tebriğini kabul eder. kimi futbolcu vardır manchester united'a farkı 2'ye indiren golü atar ve old trafford'a sus işareti yapar. kimi futbolcu vardır sıradan bir gol atmasına rağmen tombala çeker... ne enteresan şeyler bunlar, di mi sayın üründül?
  • 4
    daha önce benzer bir başlık altında, bu konuya paralel olan fikirlerimi yazmıştım; (bkz: futbolcu karakteri)

    bugün, görüyorum ve artırıyorum.
    (bkz: sokarım öyle psikolojiye)

    sen kalk, senede bilmem kaç milyon dolar para kazan,
    sonra iki ıslık duyunca, başarısızlığını ve yeteneksizliğini taraftara mal etmeye çalış.
    siktirin gidin.

    neymiş, taraftar her şartta takımına destek olmalıymış,
    futbolcu psikolojisi çok önemliymiş,
    etkileniyormuş abiler...

    lan oğlum, neyine etkileniyorlar lan, biri bana anlatsın?

    forvet diye oynayan kazma iki topa dokunamasın,
    saçma sapan top kayıpları yapsın,
    ayağına gelen topla kaleye bile dönemesin,
    ama taraftar alkışlasın...
    bak sen.

    2 yıldır kıçını kaldıramayan, eskinin iyisi ama şimdinin rezili bir topçu,
    3 metre yanındaki adama pas veremesin,
    orta sahada en ufak bir katkısı olmasın oyuna,
    ama taraftar destek olsun,
    bak bak bak...

    siz, kötü gün taraftarı kavramını yanlış anlamışsınız abiler...
    derdimiz başarı değil;
    ama derdimiz o formanın hakkının verilmesi.

    hani 2000 yılı kadrosu gibi olur da canla başla oynarlar, anlarım protestonun dozajının düşük olması gerektiğini kötü geçen maçlarda.
    ama neredeyse 8-9 maçtır, afedersiniz yarrrrrrrak gibi top oynuyor abiler,
    ama taraftar protesto etmesin.

    başarılar gelir geçer, asaletin de bize yeter...
    ama burada bahsedilen kavram galatasaray; ruhsuz topçular değil.

    ne güzel psikolojiniz varmış lan, stattan çıkınca benim kadar dert ediyor musunuz hiç biriniz?
    aldığın paranın hakkını vermiyorsan, burnundan gelsin hepsi tek tek...

    taraftar ona destek olsun,
    taraftar buna destek olsun...

    taraftara kim destek olacak lan?!
  • 5
    saha içinde verilen tepkiler, röportaj yapılırken söylenen özlü sözler falan çoğu faso fiso.

    oyuncu maç kaybedince bir nebze üzülür ama taraftar gibi üzülmez, gol kaçırınca isyan eder ama taraftar gibi gerçekçi değildir.

    futbolcular psikolojiden iyi anlayan adamlardır. iki büyük hedefi vardır.

    1- para kazanmak.
    2- taraftarın gözüne girmek.

    taraftarın gözüne girmenin en kolay yolu psikolojik oyunlardır. ulan gol kaçırdım yerleri yumruklayayım iki çığlık atayımda taraftar laf etmesin. genelde de işe yarar.

    bu söylediklerim her futbolcu için değildir ancak %90 lık bir kesim benim için böyledir.

    elmander, melo, metin oktay, alex vb futbolculardır %10' luk kesimde bulunanlar.

    kadromuza dönüp bakınca takımı taraftarı sahiplenen kaç oyuncumuz var. sayarken zorlanabilirsiniz ben yardımcı olayım.

    (bkz: fernando muslera)