• 1562
    cas'tadaki davalarını geri çekecekleri söyleniyor. belki yalan haber olabilir, ama şu ana kadar da bir yalanlama gelmedi. eğer haber gerçek ise; yavaş, yavaş taraflarına bu sonuça alıştırıyor ve taraftarın nabzını yoklamak için gündem oluşturuyor, olabilirler. ama şu bir gerçek ki, uefa başkanın son açıklamaları; tutuşan götlerini üfleyerek söndüremeyecekleri gerçeğini yüzlerine tekrar çarpıyor. yazık vallahi(!) ne diyeyim. bu davaya o kadar çok güvenen, bu davadan kendileri lehine olum kadar çıkacağına inanan o kadar çok fenerli eş-dost, arkadaş vardı ki, say say bitmez.

    http://www.htspor.com/...r/727510-sartli-evet
  • 1595
    buldugum ve fenerbahçeninşikeyi nasıl yaptıgı ve kanıtları ile belgelervar ayrıca fenerbahçenin medyayı nasıl etkilediği ve nasıl kendi istediklerini yazdırdığı görünmektedir.

    uyarı : bunları okurken yanınızda poşet bulundurmanız rica olunur.benim bu kadar pislikten miğdem bulandı.

    http://img19.imageshack.us/.../aqemd99cqaa2sy2.jpg fenerbahçe idari menejerine emenike yarın oynamayacak diye mesaj geliyor

    http://img824.imageshack.us/.../aqejoitciaalpdh.jpg aziz yıldırım ve basbakan tff baskanını blirliyor..oy kullanmadan kafadan

    http://img88.imageshack.us/img88/4678/sporx.jpg sporx genel müdürü medyayı yalan haber için kullanıyor fener yönetimi istiyor

    http://g1204.hizliresim.com/w/l/4lrn7.jpg manuel fernandes'in ve volkan demirelin tamamen aynı hareketleri yapmasına rağmen sadece fernandese ceza veriliyor

    http://img528.imageshack.us/...21/aqenilkciaaej.jpg işçiler kart görebiliyormus .aziz yıldırım inşaat işçisi için kart hakkında konusuyor.

    http://g1204.hizliresim.com/w/l/4lrf6.jpg fenerbahce içinden yönetici fenerbahcenin emenikeyi maçtan önce ön sozlesme yaptırdıgının itiraf ediyor.

    http://img855.imageshack.us/.../aqetqc1caaasdwp.jpg inşaat işçileri tarla sürenlerden sonra köylüler de geldi

    http://img804.imageshack.us/...1/aqjmxorcmaix2d.jpg kolluk ifadesinde 3 ayrı tanık 3ü de aynı seyler için farklı seyler söylüyor

    ayrıca

    http://img836.imageshack.us/.../aqjogh9ciaadnma.jpg

    http://img94.imageshack.us/img94/7325/belgev.jpg
  • 1599
    milyonlarca insanın oluşturduğu bir topluluk.

    toplumların genel bir eğilimleri olduğuna inanmadım hiçbir zaman. bir toplumun içinde iyiler vardır, kötüler vardır; ahlaklılar vardır, ahlaksızlar vardır; zekiler vardır, aptallar vardır; güzeller vardır, çirkinler vardır... her toplum için böyledir bu. ''bu ingilizler hep böyle!'', ''fransızlar da zaten hep burnu havada!'', ''türkler çok asil bir millet azizim!'' kafasını anlamlandıramadım hiç. evet, belli bir coğrafyada bir arada yaşayan insanların ortak bir kültürleri, geliştirdikleri ortak bir eğilim olabilir. ancak ''iyilik'', ''kötülük'', ''ahlaklılık'', ''ahlaksızlık'' ölçütünde değildir bunlar.

    ancak bu fenerbahçe toplumu, bu düşüncelerimi temelinden sarsıyor her defasında. bir oluşumun, üstelik milyonlarca insanın ortaya çıkarttığı bir oluşumun her üyesi nasıl aynı ezik bakış açısıyla bakabilir dünyaya? en mutlu oldukları anlarda bile, kendi sevinçlerini yaşamak yerine, başka taraflara gönderme yapmaya çalışmak, kendi sevincinle coşmak yerine, başkalarının hüznünden beslenmek, kendi başarınla övünmek dururken, başkasının başarısızlığıyla dalga geçmek... koskoca bir camianın her bireyi mi kendisini bir başkası üzerinden tanımlar?

    işte son örneği:

    http://www.sabah.com.tr/.../arenada-cis-kavgasi

    derbide ezeli rakibini deplasmanda yenmişsin. son yıllarda zaten her dalda rakibine sağladığın büyük bir üstünlük var. bunların gururunu yaşamak varken, bu maymunluk ne, bu eziklik ne? çirkefliğin de bu kadarı, vallahi pes...

    biliyorsunuz değil mi hepiniz? türkiye sınırları içerisinde yarattığınız sahte krallığın parıltıları, sınırlarımızın dışına çıktığında toz bulutuna dönüşüveriyor. asla galatasaray'ın oralarda bıraktığı ize, oralara diktiği bayrağa erişemeyecek olmanın sıkıntısı var içinizde. yeniden ayağa kalktığımızı görüyorsunuz. sadece futbolda değil, her alanda elimizi taşın altına sokmaya başladığımızı; unuttuğumuz, terkettiğimiz, boşladığımız branşları da yeniden önemsemeye başladığımızın farkındasınız. ''sporun beşiği'' yeniden sallanmaya başlandı. türkiye'ye sporun her dalını öğreten eğitim yuvasının kapıları yeniden açılıyor adeta... bu mu sizi delirten? bu kadar bilinçli misiniz gerçekten? yoksa sadece psikolojisi bozuk bir sürüden mi ibaretsiniz?

    vallahi ben sizi anlayamadım. ama kafalarınızdaki bu bağa, bu ortak düşünebilme kabiliyetine de hayran kaldığımı belirtmeden geçemeyeceğim. bu sinerjiyi olumlu şeyler için kullansanız, belki biraz da olsa adam olurdunuz be!
  • 1603
    7 nisan 2012 tarihli hürriyet gazetesi kaynaklı haber;

    --- alıntı ---

    yapılan görüşmelerde sona gelindiği belirtilirken, açıklamanın önümüzdeki hafta başında yapılması bekleniyor. hem tff, hem uefa, hem de fenerbahçe eş zamanlı açıklama yapacarak konuyu tatlıya bağlayacak.

    şimdi ne olacak?
    1- f.bahçe’nin cas’taki davasını çekmesi, 45 milyon euro’luk tazminat isteğinden de feragat ettiği anlamına geliyor.
    2- fenerbahçe yönetimi bu hamlesiyle kulübün daha fazla ceza almasının önüne geçecek.
    3- uefa, fenerbahçe’ye 1 yıl daha avrupa kupalarına katılmama dışında başka bir ceza vermeyecek. bu konuda hem tff’ye, hem de fenerbahçe’ye yazılı bildirim yapılacak.
    4- kulüp daha fazla ceza almaktan kurtulacak. buna karşılık kişilere ceza verilecek.

    1 eylül'de dava açtı

    5- geçen sezon yok sayılacak ve şampiyonluk kupası hiçbir takıma verilmeyecek.
    6- o dönem kulüplerin başarıları sonucu yapılan ödemeler taksitlendirilecek, bir kısmı geri alınacak.
    7- yapılan görüşmeler sonrası vergi affı gibi tff affı da gündeme getirilecek

    --- alıntı ---

    http://habervitrini.com/...an-cekiliyor-596872/

    oynadığınız tiyatroyu s*keyim...
  • 1621
    futbol takımının şike yaptığını kendi kendine doğrulayan dünyanın en yüce camiası. elbette bir akıllı ben değilim ama dile getirmiş olalım. şöyle ki;

    önce fenerbahçe futbol takımı şike iddiası sebebiyle şampiyonlar ligine alınmaz.

    sonra fenerbahçe bu olay ile haklarının yendiğini iddia ederek cas'a başvurur ve dava açar.

    en son da niyeyse davadan vazgeçer... hem de yüce tff hazretleri tarafından aklandığı halde...

    pek bonkörmüşsünüz kardeşler, gönlünüz zenginmiş :( siz tertemiz olduğunuz halde tff veya uefa artık her ne boksa sizin kazara hakkınızı-45 milyon euro kadarcık-yemiş ama siz erdemli camia büyüklük yaparak davayı geri çekmişsiniz, sonuçta sana taş atana ekmek at hesabı, bravo :((

    fair play ödülüne aday gösterelim kendilerini...

    arasanıza olm hakkınızı? hayır kurumu musunuz siz? mani olan bir şey mi var? yoksa... yoksa!!! yoksa, şey mi var?

    http://tekmessa.files.wordpress.com/...2010/04/100_6708.jpg
  • 1628
    http://www.hurriyet.com.tr/...sporlar/20487276.asp

    arkadaş bi yerde de şike yapmayın.

    haber metni özeti;

    fenerbahçe’nin, hırvatistan’da katıldığı uluslararası yarışta başka kulüplerin lisanslı sporcusu olan iki kürekçiyi, sarı- lacivertli formayla yarıştırıp madalya kazandığı ortaya çıktı. konu ile ilgili fenerbahçe kulübü'nün bir açıklama yapması bekliyor.
  • 1671
    yaptıkları açıklama ile iyice komik duruma düşen kulüptür.

    http://www.fenerbahce.org/....asp?ContentID=29252

    --- alıntı ---

    bu süreçte, camiamızın attığı adımları an be an takip edip, ’isim vermeme’ perdesinin arkasında gizlenerek açıklamalar yapan galatasaray spor kulübü, "ahlak bekçiliği" sıfatının yanına, aynaya bakma ihtiyacı duymaksızın fair – play savunuculuğunu da eklemiştir.

    şampiyonluk sevincini ilk dakikadan itibaren ’fenerbahçe’ye küfür ve başkanı’na ağır hakaret’ ekseninde kutlayan futbolcularını görmezden gelen galatasaray yönetimi, biber gazından etkilenen taraftarlarımızın sahada tedavi görmekte olduğunu bilmesine rağmen, seremoninin sahada yapılması konusunda ısrarcı davranmıştır.

    hangi ahlak bekçiliğinin içinde holiganlık, hangi fair-play ruhunun içinde yangına körükle gitmek vardır?

    aysal’ın, benzer şekilde, yaşanan olaylara dair en ufak bir fikri olmamasına rağmen, taraftarımız hakkında ’holigan’ ve benzeri çirkin söylemlerde bulunması asla kabul edilemez. daha önce de taraftarımız hakkında haddini aşan açıklamalarda bulunan sayın aysal, bu açıklamasının akabinde çeşitli düzeltmeler yapma gereği duymuştu.

    aysal’ın aynı programdaki, kupayı kazanmalarının türk futbolu’nu temizlediği yönündeki ifadeleri, şahsi bilgisizliği nedeniyle camiaları kutuplaştırmaktadır ki, bu da her iki kelimesinden biri fair-play olan bir kulüp başkanına hiç yakışmamaktadır.

    aysal, şampiyonluklarını, türk futbolu’nun temizlenmesi şeklinde yorumlamıştır. kendilerini iyilik savaşçısı ilan ederek, iyilerin kazandığını ima eden aysal’ın, ülkemizde yaşanan süreçten ne kadar uzak olduğu, kupa kazanmalarını adeta bir çocuk filmini anlatır edasında aktarmasından da bellidir. sonuç olarak, galatasaray başkanı’nın ve yönetiminin bu tavrı, kupanın önüne geçerek tarihe not edilecektir.

    tüm bu fair-play karşıtı tutum, spor yöneticisi ağırlığı ve ahlakından uzak yaklaşımlarına karşın, galatasaray’ı bir kez daha kutluyor, şampiyonlar ligi’nde başarılar diliyoruz.

    --- alıntı ---

    *
  • 1684
    gerçek başkanı hapiste olan, işlediği suçlar nedeniyle amatör kümeye düşmesi gereken kulüp.

    --- alıntı ---

    türkiye futbol federasyonu’nda şike ve teşvik soruşturmasıyla ilgili süren disiplin soruşturmasındaki son rezaletleri yaklaşık bir haftadır bu köşeden sizlerle paylaşıyorum. bugün, iplerin koptuğu, sürecin nasıl tersine döndüğü, kimlerin bu dönemde aktör olarak olayların perde arkasında yer aldığıyla ilgili notları aktaracağım.

    türkiye futbol federasyonu’nda şike ve teşvik soruşturmasıyla ilgili süren disiplin soruşturmasındaki son rezaletleri yaklaşık bir haftadır bu köşeden sizlerle paylaşıyorum. bugün, iplerin koptuğu, sürecin nasıl tersine döndüğü, kimlerin bu dönemde aktör olarak olayların perde arkasında yer aldığıyla ilgili notları aktaracağım.

    kamuoyu sürecin mehmet ali aydınlar’ın istifasıyla tersine döndüğünü düşünüyor. aslında, şikecileri ve teşvikçileri aklama süreci 4 ocak 2012 tarihinde başladı. etik kurulu’nun hazırladığı ve 12 maçta şike ve teşvik yapıldığının belirlendiği rapor bu tarihte eski disiplin kurulu’nun önüne geldi. disiplin kurulu hemen çalışmalarına başladı. tüm şüphelilere 20 günlük ifade süresi verdi. avukatların ek süre talep etmesi üzerine de tutuklulara artı 20 gün, tutuksuz şüphelilere artı 10 gün ek süre tanındı.

    kurul bu süreçte tüm çalışmalarını yapmış, dosyaları incelemiş şike yapılan maçları belirlemişti. yedi kişilik kurulda, şikecileri kurtarmak isteyen tek isim başkan halit fahri gültekin’di. gültekin, fenerbahçeli olmasının yanı sıra aynı zamanda kongre üyesiydi. üyelerle yaptığı toplantılarda şikenin sahaya yansımadığını sık sık söylüyor, onları etki altına almak istiyordu. ancak başkan haricindeki diğer üyelerin tümü (buna fenerbahçeli olan üyeler de dâhil), belgelerde şike ve teşvikin net olduğunu, 19 ocaktaki genelkurul’da 58. madde’nin değişmemesi durumunda üç kulübün (fenerbahçe, sivas, giresun) kesin küme düşmesi gerektiğini düşünüyorlardı. kararları bu yöndeydi. manisaspor’un küme düşüp düşmemesiyle ilgili ise kararlarını net verememişlerdi.

    disiplin kurulu’nun başkan haricindeki altı üyesinin belgeleri incelemesinin ardından yaptıkları toplantıda verdikleri karar buydu. şike ve teşvik yapılmıştı, kulüpler küme düşmeliydi. kurul üyelerinden prof. dr. hamide zafer, 24 sayfalık bir makale de hazırlamıştı. zafer, iyi bir ceza hukuku profesörüydü. makalenin konusu ise şike-teşvik nedir? hukuk kriterleri açısından şike ve teşvikin bilimsel olarak incelenmesi…

    soruşturmayı kapatmak isteyen “çete”, bu bilimsel makaleden de haberdar oldular. bu makaleyle çetenin “sahaya yansımıştır, yansımamıştır” tezi de çökecekti.

    disiplin kurulu’nun çalışmaları ve tavrının ortaya çıkmasının ardından, düğmeye basıldı. fenerbahçe kulübü yöneticisi nihat özdemir ve ntv spor yorumcusu rıdvan dilmen bu süreçte etkin rol alan isimlerin başında yer aldılar. beşiktaş kulübü başkanı yıldırım demirören, tff başkan vekili göksel gümüşdağ da çalışma yapan diğer isimlerdi.

    ilk amaç genel kurul’dan 58. madde’yle ilgili düzenlemenin geçmemesi ve yönetimi istifaya davet etmekti. bu başarıldı. rıdvan dilmen bu süreçte perde arkasında önemli çalışmalar yaptı.

    dilmen, güntekin onay’la yaptığı programda, önce mehmet ali aydınlar’ı, ardından disiplin kurulu’nu hedefe koydu. ikili, kurulunu yıpratmak için programlarında ağır eleştiriler yapmaya başladılar. dilmen, aynı süreçte başbakan erdoğan’ın kardeşi mustafa erdoğan’la ilişkisini kullanıp, yukarıyla temaslarını sıklaştırdı. erdoğan’la yaptığı görüşmelerde, mehmet ali aydınlar’ı eleştirip, erdoğan’a “kişiler ayrı, kulüpler ayrı, şike sahaya yansımamıştır, gerekirse avrupa kupalarına gitmeyiz” fikrini ince ince işledi. kulüpten, özellikle ali koç ve nihat özdemir’den aldığı talimatları bir bir yerine getirdi. en büyük destekçisi ise göksel gümüşdağ ve başbakan’ın kardeşi mustafa erdoğan’dı.

    bu süreçte aydınlar, başbakan erdoğan’la biraraya gelmiş, erdoğan kendisine kulüplerin ve kişilerin ayrı tutulması gerektiğini belirtmişti. aydınlar bu isteği içselleştiremedi. ardından da baskılar ve yapılan eleştiriler sonucu istifa etti.

    aydınlar ve yönetiminin istifasının ardından yıldırım demirören, bu ekip tarafından aday gösterildi. gümüşdağ, kendisinin elinden tutup, başbakan’la fotoğraf vermesini sağladı. demirören, aday olduktan sonra yaptığı açıklamada, başkan olması durumunda kurullara dokunmayacağı garantisi verdi. ancak göreve gelir gelmez ilk iş olarak disiplin kurulu’nda küme düşme kararı verecek olan altı ismi değiştirdi. ardından da tahkim kurulu’nun tüm üyelerini değiştirdi.

    “şike sahaya yansımamıştır” diyen başkanın haricindeki tüm disiplin kurulu üyeleri değiştirildi. yerlerine ise rıdvan dilmen’in işaret ettiği isimler seçildi. bunlardan biri de disiplin kurulu başkan vekilliği’ne seçilen avukat serdar ölmez’di. ölmez, dilmen’in resmî avukatıydı. dilmen, bu süreçte fenerbahçe adına tahkim kurulu’na da el attı. erdoğan’ın kardeşiyle olan ilişkisini kullanıp, yakın arkadaşı engin tuzcuoğlu’nu tahkim kurulu başkanlığı’na getirdi. dilmen, tuzcuoğlu çok yakın arkadaşlardı ve geçtiğimiz günlerde ikili dilmen’in bir rahatsızlığından dolayı da biraraya gelmişlerdi. tuzcuoğlu, dilmen’in kendisine attığı mesaj ve cevapsız çağrının ardından tüm işlerini bırakarak, dilmen’le biraraya gelmişti. tuzcuoğlu aynı zamanda şekip mosturoğlu’nun da çok yakın arkadaşlarından biri.

    işte tüm bu süreçlerin perde ardındaki isim dilmen, fenerbahçe kulübü’yle de sık sık istişare yapmış, süreç adım adım, planlı bir şekilde hayata geçirilmişti.

    etik kurulu hariç, tüm kurullar rıdvan dilmen ve fenerbahçe kulübü’nün istediği gibi oluşturulmuş, başbakan erdoğan’a gerekli açıklamalar yaptırılmış, (kişiler ayrı- kulüpler ayrı, avrupa’ya birkaç yıl gitmesek bir şey olmaz gibi)“şeytan” da işini yapmanın mutluluğuyla köşesine çekilmişti. bu kurullara seçilen bazı isimlerin metris cezaevini sık sık ziyaret etmeleri notunu da düşeyim.

    “şeytan”ın ipiyle kuyuya inen başbakan erdoğan, bu süreçte ciddi hatalar yaptı. tüzel kişi- gerçek kişi söylemiyle fenerbahçe haricindeki tüm kulüplerin taraftarlarının tepkisini çekti. kongre üyesi olduğu takımının taraftarlarını üzmeyeyim derken, milyonların hakkını yediğinin farkına varamadı. destek olduğu yol haritasıyla, trabzonspor, galatasaray, beşiktaş ve diğer kulüplerin taraftarlarını aşağıladı. ve de cezalandırdı.

    başbakan erdoğan’ın, avrupa birliği görüşmelerindeki şu söylemini sanırım hatırlatmak gerekli. hatırlanacağı gibi erdoğan, yıllar önce ab’ye şu çıkışı yapmıştı: “maç başlamışken, kural değiştirilmez.” ancak maç devam ederken, başbakan erdoğan kural değiştirdi. önce spor yasası meclis’ten geçti, ardından da yeni yönetim ve 58. madde başta olmak üzere çeşitli değişiklikler yapıldı. adalet ve kalkınma partisi’nin birinci kelimesi “adalet”, kurucuları ve genel başkanı tarafından büyük yara aldı.

    son bir haftadır taraftarlardan binlerce mail ve yüzlerce telefon alıyorum. bu durumu bir yerlere not ettiklerini söylüyorlar ve şunu belirtiyorlar. “futbolu siyasete alet ettiler ve biz de taraftarlar olarak seçim günü siyasetin futbola alet edildiğini unutmayacağız ve o gün sporu siyasete alet edeceğiz. bunu ‘adalet’ kavramını unutanlar, bir yere not etsinler.”
    “mehmet, senin heykelini kulübün önüne dikmeli”

    şike soruşturmasını yürüten savcı mehmet berk’in çok yakın bir arkadaşından şu bilgiyi aldım. hatırlarsanız, fenerbahçe kulübü başkan vekili nihat özdemir aylar önce savcı mehmet berk’i tek başına ziyaret etmiş ve çayını içmişti. işte o görüşmede özdemir, savcı berk’e şunları söylemiş: “mehmet berk, sen çok haklısın yaptıklarında. aklı başındaki fenerbahçeliler senin heykelini kulübün önüne dikmeliler.” savcı berk, bu görüşmenin ardından özdemir’in söylediklerini yakın arkadaşıyla paylamış. o arkadaş da benimle paylaştı.
    tahkim kurulu nasıl bir karar verir?

    disiplin kurulu’nun komedi kararlarının ardından tahkim kurulu’nun nasıl bir karar vereceği merak ediliyor. kararları onanacak diyenlerin yanı sıra başka görüşler de tartışılıyor. benim fikrim ise şu; tahkim kurulu bazı kişilerin cezalarında indirim yapacak. şekip mosturoğlu’nun cezası ise kaldırılabilir. neden mi? cevap yukarıdaki yazımda saklı.

    mehmet baransu

    taraf

    http://www.guncel61.com/...sikede-gizlidir.html

    --- alıntı ---
App Store'dan indirin Google Play'den alın