• 9806
    havaya düşen ilk cemre gibi sezonun daha ilk maçındaki kararlardan sonra koşarak açıklama yayınlamış kulüp.

    mealini ben size çevireyim hemen:

    bizim takımdan bi halt olmaz, gördük yani. bu sezon bizim şampiyonluk imkansız. taraftarı ilk haftadan bile o var bu var diyip kandırmamız lazım yoksa mağazacılık ve stad geliri olmadığı için borç alıp yürüyecek.

    şunu yazamayacakları için yine yapıdan başlamışlar. allah sabır versin daha çok izlersiniz bizi.
  • 4062
    akp gibi spor kulübüdür.

    hüsran --> mazeret --> mazeretin çok geçerli olduğuna dair basına pompalanan şişirme haberler --> şişirme haberler arkasında suni gündem oluşturma çabası --> suni gündem oluşturarak mevcut durumu gizlemek--> anlamsız şovlar ve hareketler ile süperiz mesajları--> hüsran.

    her daim "biz ve onlar" ayrımı ve mağdur edebiyatı ile spora yaklaşan bir kulüp olan fenerbahçe'nin standart döngüsü budur. döngünün her aşamada "biz ve onlar" ayrımı ve mağdur edebiyatı vardır.

    aziz yıldırım dönemi fenerbahçe'sinin özeti yukarıdadır. aziz yıldırım sonrası dönem ise bugün tarihe not düşüyorum kaos, felaket ve öngörülemeyecek derecede karanlıktır.

    futboldan başlayalım. hep fenerbahçe mağdur, hep fenerbahçe ezilen. bariz elle gol atan kendisi değilmiş gibi iki hafta sonra bizim veya bir başka rakibinin maçında yapılan hatada "hakemler kolluyor" diye çıkacak kadar arsız, şike yaptığı tescil edilmesine rağmen tamamen usulsüz dinleme nedeniyle ceza almaması gündemde olan; "şike yapmadım" diyemeyen, savunması "türkiye'ye şikeyi galatasaray getirdi" olan , taraftarın bu suni ve fiktif gündeme inandığı ve "şike yapmadık işte" diyerek destek verdiği insanlarca yönetilen fenerbahçe.

    yapan arkadaşlar bilir; yapacak olanlar öğrenecektir; askerlikte "mazeret göt gibidir; herkeste bir tane bulunur" diye bir laf vardır. işte fenerbahçe'nin öngörülebilir başarısızlıklarını örten mazeretleri dinlediğimde aklıma ilk bu laf gelir.

    futbol dedik. yıllardır bize "fakirler, alın para görsün gözünüz" diye dalga geçen fenerbahçe'nin maddi durumu bizden kötü; malvarlığı ise bizden azdır. özetle, fenerbahçe bizden kötü durumdadır. geçen sene, stadın 10 yıllık isim hakkı, "olmasa idi olmayacaklardı" diyebileceğimiz ülker'e satılmış ve "şahane yapılanma" adı altında anlamsız oyunculara anlamsız paralar verilmiş, başa ise teknik direktör dahi olmayan slim fit reyiz getirilerek yüz yılın kumarı oynanmıştır. geçen sene bu kumar tutmamış ve fenerbahçe zor durumda kalmıştır. bu sene doğru düzgün transfer yapılamamasının sebebi ne slim fit reyiz'e olan güvensizlik, ne de başka bir şeydir. fenerbahçe'nin artık harcayacak parası y o k t u r.

    elbette bu yaşanan öngörülebilir başarısızlık, tıpkı daha önce zico, aykut, ersun ile başlayan süreçte (ismaili saymıyorum) slim fit reyiz ile devam etmiş, herife alenen mobbing yapılmış ve adam kovulmuştur. enteresan olay, bu mobbing iddiaları basındaki paralı yazarlar tarafından yalanlanmamış, bilakis "fenerbahçe yönetiminin slim fit reyizi kaçırması" adlı küçük bir başarı öyküsü olarak kaleme alınmış; hatta tazminatsız gönderildiğini iddia edenler dahi olmuştur. slim fit reyiz ise, her mantıklı insanın yapacağı gibi alacaklarının tahsili amacıyla davayı yapıştırmıştır. mobbing olayını öven aynı insanlar bugün, advocaat sonrası laktik asit birikim, kondisyon raporları vb. ile fenerbahçe'nin slim fit reyizin açtığı davayı kazanacaklarını iddia etmektedirler.

    bakın, son 1.5 yıldan başladığımız senaryoda hüsran, mazeret ve basında mazeretin geçerli olduğuna dair haberler döngüsüne ulaştık. sırada ne var? hah. anlamsız şovlar ve her şey şahane mesajları. parasızlıktan anlamsız şovlar henüz yapılamasa da (yürüyüşler, gövde gösterileri) aziz katıldığı televizyon programındaki akla mantığa sığmaz ithamları ile bu kısmı atlatmıştır. slim fit reyiz yerine gelen dick advocaat (allah uzun ömürler versin) bir anda johan cryuff sonrasında hollanda futbolunun yetiştirdiği en muazzam teknik adam ilan edilmiş, fenerbahçe şahane oyunu ile üst sıraları zorlamaya başlamıştır. ha, 7 puanın 6'sı, başka bir entry'de de belirttiğim gibi mevcut durumlarında dramatik bir değişiklik olmadığı sürece ligi 17 ve 18. bitirecek takımlara karşı kazanılan maçlarla alınmıştır ama en ufak bir kıvılcımdan kamp ateşi çıkarmak basının görevidir. sene sonu ise beklenen döngü tamamlanacak ve yaşanacak hüsran sonucunda advocaat -yine başarılı bir hamle ile- kovulacaktır.

    bu döngünün temel amacı yönetenin başarısız ve kifayetsizliğini gizlemek, örtbas etmektir. enteresan ki fenerbahçe taraftarı yıllardır süregelen bu döngüye rağmen "çizilen" iyi tabloya inanmaya o kadar heveslidir ki, bugün seçim olsa aziz yine %88 oyla falan başkan seçilir. bir kimse de genel kurulda çıkıp "ya ağalar, geçen sene 137 m tl harcadık futbola; fiko bu parayla kiralık miralık şampiyon oldu, şampiyon olabilecek kapasitede takım kurdu; galatasaray desen bitti derken 4 m euro harcayıp taş gibi takım kurdu biz neden yapamıyoruz?" demez; diyemez.

    basın da buna çanak tutmaz, bu haberleri vermez. misal; bence döneme göre haklı eleştiri yaptığımız tolga ciğerci'ye ödenen 3 m euro'ya "almanlar bile şaşırdı" denirken, tolga'nın bonservisi ile 3 yıllık alacağının ozan tufan denen yetersizin neredeyse bonservisi ve bir senelik maaşına denk geldiğini kimse söylemez. josef gelir "melo'dan iyi" olur. burada biraz alakasız duracak ama kap'a yapılan bildirimlere baktığımızda sow'un ilk geldiğinde 1.6 m euro yıllık maaş ile oynadığını görüyoruz ki bu rakamın reel rakam olmasının mümkün olduğunu da düşünmüyorum. madem aziz her şey araştırılsın istiyor, bu adamlara verilen paralar da açıklansın. zaten biz ve beşiktaş sıçmaya giderken kap bildirimi yaparken fenerin nasıl olup da transferlerinin yarısını kap'a bildirmeden yaptığını yatıp kalkıp düşünüyorum yine de işin içinden çıkamıyorum.

    futbol branşında aziz sağ olsun "alıcam eşeği vurucam kırbacı, vurucam kırbacı" mantığı ile transfer yapıldığı, başa gelen hoca da "işine karışılabilecek" adamlar arasından seçildiği için başarısızlığa mahkum, bu zihniyet değişmediği (ki değişmesin) sürece uzun vadeli herhangi bir başarısı olamayacak futbol branşı. yerli piyasa mı? "gs bjk kime sulanıyov vevelim 2-3 m fazla, alalım" mantığı ile yönetilmesinden mutluluk duyuyorum.

    basketbol'a gelelim. euroleague deniyor; fenerbahçe'nin f4 başarısı inanılmaz bir iş olarak gösteriliyor. basketboldan futbol kadar anlamam ama benim bildiğim bir maç sırasında her takımda 12 oyuncu olur.

    http://freeagentsports.com/...-the-euroleague.html

    bu listeye bakıyorum; eğer yanlış saymıyorsam 2015 yılında euroleague'in en çok kazanan 50 oyuncusunun 8 tanesi fenerbahçe'de. yani 12 oyuncusunun 8'i avrupa'nın en pahalı oyuncuları arasında. avrupa'nın en iyisi olduğu iddia edilen (istatistikler onu gösteriyor) coach'unun asgari maaş + yol + yemek ile takım çalıştırmayacağı kabulü ile muhtemelen fenerbahçe euroleague'in en pahalı takımı zaten. kazanması veya final four'a kalması değil, kazanamaması veya f4'a kalamamasının haber değeri var. buna rağmen basın öyle bir yazıyor ki sanırsın bir şekilde olmuş ve wild card ile şampiyonlar ligine katılan port vale final oynuyor.

    fenerbahçe'nin iyi yapabildiği tek şey kaostan beslenmek. kaos çıkartarak rakip takımları demotive, kendi oyuncularını ise motive etmek. en azından böyle idi. bir dönem bu senaryolar işe yarıyordu ama artık o kadar doyduk ki kimse iplemiyor. son 2-3 senede ortaya çıkan bu iplenmeme durumu da fenerbahçe'nin başarısız olmasına, aziz korkusu ile eleştiri yapamayan fenerli yazar ve progam yorumcularının meczup gibi durmasına sebep oluyor.

    bugün mahmut uslu'nun yaptığı açıklamalar da yine başarısız ve "he de geç" minvalinde açıklamalar.

    ciddiye dahi alınmamaları lazım.

    edit: imla.
  • 9952
    portekizli bir soytarı tarafından 15 ay içinde tarihe geçecek şekilde dolandırılan camia. en kral dolandırıcılık hikayelerinde göremezsiniz böyle senaryo. adam 15 ayda 40 milyon vurdu, bütün derbilerde kepaze etti, teneke bile alamadı, gitti berbat bir benfica'ya elendi ve sonra da gitti benfica'nın başına geçti.

    dünyanın en gerizekalı, en mal, en ahlaksız insanının başına bunlar gelse bir yerde ''ulan demek ki biz bir yerde yanlış yapıyoruz. bir şeylerin acısı çıkıyor. dönelim bu yoldan.'' derdi. bunlar binlerce beyin birlikte hala ''skrinar dirsek yedi'' diyordu 3 gün önce. bunlar 3 gün sonra ali koç'u tekrar başkan seçer.

    artık ne gülüyorum ne acıyorum. fenerbahçe benim için uzay boşluğunda bir yerde. saha içi/dışı her türlü rezilliği kanıksamış, zaytung'a içerik çıkartmaya çalışan bir kurum gibi. ciddiyetini kaybedeli çok oldu.
  • 6070
    dilerim bu simarik ve asagilik kompleksi olan camiaya yakisir baskanlari, taraftarlari ve futbolculariyla bu sene de tramvatik bir son yasarlar ve yaptiklari "sansasyonel" transferlerle birlikte ekonomik olarak tamamen cokerler sonrada tarihten yavas yavas silinip giderler. bu kadar kompleks bence artik cok fazla. her olayda, transferde galatasaraya gonderme yapmak, olur olmadik zamanlarda bir sekilde bize sallamak falan artik cok sikici bir hal aldi. yillardir kadro planlamalasi rakip takimin teknik direktorunun kopyasi seklinde olan ama orijinali kopyalayarak basari saglayamacagini ogrenemeyen adamlar benim gozumde artik rakip falan degillerdir. tamam bjk de rezil, aglak, kollanan (uzar gider) bir klüp ama hic yoktan bir yanlari ozgun kalmis ve tek gayeleri galatasaray kompleksiyle galatasarayi bir sekilde baltalayip basarisiz olmasina vesile olup orgazm olan bir yapida degiller. hey allahim rakiplere bak ya.
  • 6297
    atatürk'e suikast düzenlediği iddia edilen* eski başkanları doktor nazım da aslında bu yönüyle devlet düşmanı gibi görünüyor olsa da aslında fenerbahçe spor kulübü başkanlığı yaptığı dönemde fiilen iktidarda olan ittihat ve terakki camiyeti'nin önemli isimlerindendir. her zaman siyasiler ile arası iyi olmuştur bu takımın ve kendilerine efsane dedikleri çoğu şampiyonluk bu zamanlarda gelmiştir. 80 darbesinden sonra değişen konjonktürde artık iktidar tarafından kollanmayan fenerbahçe'nin özellikle 86 senesinden sonra düştüğü durum aşikardır.
  • 9539
    morinyo okan hoca'nın burnunu sıktığında tazminatsız gönderme şansları vardı. bunu bile göremediler. bir de bu rezilliğin arkasında durdular. içine düştükleri duruma en ufak üzülmüyorum ama rakibin bile akıllısı lazım. biz her sene bu ligin içinden geçersek, lig ikincisi bile bu durumda olursa, ligin seviyesi magmada kalırsa, nasıl oyuncu getireceğiz nasıl avrupada var olacağız asıl problem bu.
  • 8046
    futbol oynamak dışında ne yaparlarsa yapsınlar şampiyon olamayacaklarını öğrenmedikleri sürece kendilerinden bir cacık olmayacak spor kulübü.

    bi sene full transfer yaparlar tutmaz başka sene sadece teknik direktör kovalarlar olmaz, tüm tuşlara basıp en yakın rakibini sponsorlukla bağlayıp hakeminden çalışanına tüm tffyi satın alırlar ama ilahi adalet tecelli eder.

    olum başımızda erden timur gibi düzgün bi insan var, adamın şirketinin adı nef:nefes, size nefes aldırır mı lan?! koruyolar olum işte adamı *
  • 8663
    geriden oyun kurmada sorun yasayan takim. adam gibi pres yapan her takim bunlara ciddi sorun yaşatır. ancak hucumda dzeko ve tadic muazzam top tutuyor. sakladıkları toplari geriden dripling yapan ferdi, osayi, fred, szmanski gibi oyunculara güzel aktarıyorlar. topu atacak yer bulamazlarsa da ters kanata güzel oynuyorlar, orada da irfan var, kalitesiyle top kontrolu ve calimi güzel yapıyor. aslında tek taktikleri de bu. 35 ve 37 yaşında iki hucumcuyla efektif bir pres yapma şansları yok zaten.
    bekleri çok fazla ileri ciktigi icin geride inanılmaz bosluklar vermeleri de normal. şampiyonluk maçında normal şartlarda çok şansları yok çünkü galatasaray seyircinin de destegiyle deli gibi pres yapacak. muhtemelen fenerbahce geri çekilecek ve kontradan gol arayacaktir. tadic ferdi - tadic -szemanski ve tadic-irfan baglantisini kestiğinizde yapacakları fazla birsey de kalmiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın