resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 2626
    eğer bize gelmeyecekse, ki şu an için bence kesin bir haber değil bu, bu kadar üzülüp karalar bağlamamak için yeteri kadar sebebimiz olduğunu düşünüyorum.

    - bonservis 7m€ ve yıllık ücreti bonuslar dahil 3.5m€ (indirimli hali minimum budur bence) olacak şekilde piyasada ön libero vardır. takıma alışmışlık, ahenk vs. diyeceksiniz, haklısınız ama sonraki madde lütfen,

    - takım mükemmel giderken riera'yı odaya kapatıp döven * bu adamın seneye de amrabat'ı dövmeyeceğini kim garanti edebilir? kimse pişmanlık falan demesin, melo dengesiz, bunu biliyoruz. bu ihtimal sıradan bir adamın amrabat'ı dövme ihtimalinden fazla en azından. eğer böyle bir olay olursa, hem fatih hoca, hem de yönetim ne durumda kalacak düşünün. 5 para etmez adamların diline düşecekler, taraftar "ulan göz göre göre o kadar para verdiniz, hadi buyrun" diyecek, bir anda 11-12 sezonu ilk maçında * ibb'li oyuncuya kafa attığı ama hakemin görmediği pozisyondan tut, olcan'ın bileğine bastığı * pozisyonlardan vs. oluşan videolar düşecek internete falan da filan... yönetim böyle bir riski almak için fazla cesur olmalı, hatta yaradana sığınmalı belki, o yüzden onları da anlamak lazım.

    - fatih terim'in bu konuda son söz sahibi olduğunu biliyoruz, alınacaksa bir şekilde aldırır ancak kendisinin geçen seneki kavgadan sonra söylediği bir söz halen kulaklarımda; "galatasaray, melo'yu kiralayarak ne kadar akıllı bir iş yaptığını göstermiştir." üzerine fazla bir şey söylemeye gerek yok sanırım.

    - bir de son olarak, ben de bazı oyunculara duygusal bakıp sözlükte "romantik" sıfatıyla değerlendirilebilirim; ancak şu "futbolcuyu kulübün önüne çıkarma" olayı hakkaten can sıkıcı. melo gelir de sıkıntı yaratmadan geçen seneki gibi oynarsa eyvallah. ama olmazsa da olmaz yani. kimsenin olmazsa olmaz olmadığı gibi.

    edit: anlatım bozukluğu
  • 2628
    galatasaray orta sahası için alınacak en iyi oyuncudur.

    öncelikle şunu belirtmek gerekirki, amrabat için kayserispor'a 8 milyon euro veriyorsanız eğer (kesinlikle eleştirmek için söylemiyorum. hoca istedisye bütçe zorlanıp verilir. sadece bütçe genişliğini örneklemek istiyorum) paranız var demektir ve 2 aydır melo'yu almıyorsanız, sorunun melo'nun istediği sözleşme bedelinden kaynaklandığına inanmam.

    melo, galatasaray için çok önemli. çünkü melo sadece ön libero değil. melo gerektiğinde dribling yapapilen, adam eksilten çıkışlar yapabilen çok teknik bir ön libero.
    herşeyin ötesinde melo'yu çok özel kılan bir teknik özelliği varki, bir ön liberoda bunu bulabilmek çok zordur.
    melo çok iyi bir pasör. özellikle fatih terim'in sisteminde çok büyük rol oynayan uzun mesafeli ters topları kusursuz atıyor melo. bu da taktiksel anlamda galatasaray'ı çok rahatlatıyor. en başta selçuk'u rahatlatıyor. selçuk'u top çıkarırken gereksiz şekilde yormamış oluyoruz.
    geçen sezon yaratıcı oyuncumuz olmadığı halde skor üretmekte zorlanmamamızın temel nedeni topu hücumda sürekli boş bölgede oynamamız ve topu boş bölgelere iyi yönlendirmemizdi. bunun da 2 sebebi iyi alan daraltarak etkili presle topu rakip kaleye yakın bölgede çalmamız, ve bu çaldığımız topların yönünü çok etkili ve hızlı şekilde değiştirmemiz.
    melo hem o etkili pres aşamasında hem de kazanılan topu iyi kullanma anlamında galatasaray'ın elini çok rahatlattı. çok iyi top kullanan bir savunmaya sahip olmasak da pres yediğimizde pek zorlanmadık. melo bunları düşünülerek mi transfer edildi bilinmez. ancak fatih terim melo'yu çok kolay tanıdı ve ondan maksimum verimi aldı.
    melo için adı geçen oyunculara bakıyorum, hepsi belki iyi oyuncular. ancak hiç biri melo'nun muadili değil.
    taktiksel anlamda melo'nun boşluğunu doldurabilecek oyuncular arasında benim aklıma ilk etapte gelen gökhan inler.
    ama takımı tanıyan, daha da önemlisi melo'yu çok iyi tanıyan bir takım varken böylesine bir riski almak bana çok doğru gelmiyor.
    gökhan inler transfer listesinde muhtemelen yok. olsa bile maliyeti melo'dan fazla olur ve gelmesi zordur.
    belki gökhan inler ve bir yabancı sol bek hamlesi kademe atlatırdı ama aksi taktirde melo'yu göndererek takım kalite seviyesini yukarıya taşımak pek mümkün gözükmüyor.
  • 2631
    transferin 3 boyutu var.

    galatasaray boyutu: melo bu takımın bel kemiklerinden birisi. yokluğu büyük sorunlara yol açar. sadece oynadığı futbol değil taraftara olan sevgisi ve takımı sahiplenmesi de büyük bir artı. ağustos ayında da melo'dan daha iyisini bulamazsın. galatasaray melo'yu istiyor.

    juventus boyutu: juventus melo'yu istemiyor. zaten zamanında sağlam kazık yemişler. galatasaray'dan başka melo'nun talibi yok. olsa da melo'nun kolay kolay gideceğini sanmıyorum. yine juventus'ta kalacak. hem bonservis kazanmak hem de yıllık ücretten kurtulmak için galatasaray son şansları.

    felipe melo: galatasaray'dan başka bir yerde bu kadar iyi oynayamaz. biz de gayet iyi para teklif etmişiz. başka yerde bu parayı da bulamaz. galatasaraylı olmazsa ya juventus'un 3. yedeği olacak, ya brezilya'ya geri dönecek ya da seneye futbol oynamayacak. bak transfer dönemi bitiyor, kamplar bitiyor, ligler başlıyor.
  • 2632
    galatasaray yönetiminin açıklama yapması gereken konudur felipe melo konusu. açık açık istenen parayı taraftarla paylaşmalıdır. bak el-alem seni ateşe atmayı pekala biliyor. sen de at. ne ödemeyi reddediyormuşuz bilelim. bırakın da transfer beklemeden 40000 kombine satın almış, 3 günde 50000 forma satın almış taraftar bazı bilgiler üzerinde hak iddia edebilsin. ha bir de biz armayı seviyoruz tayfası var ki onlarla sonra hesaplaşacağım.
  • 2634
    bir taraflarımıza rahat battığından almadığımız, almak istemediğimiz futbolcu. şimdi taraftar baskısından çekinen yönetim medyaya haber de servis ettirir melo yıllık 5 milyon euro istedi diye. taraftar inanmayacak mı sanki? dakikasında atlayacak bakın melo parayı ön plana çıkarmış diye. ama ispanyol çingenesi yıllık 2.9 milyon euroyu atsın cebe hadi bir şans daha verelim yazıktır. hem kadroda en az bir adet ispanyol dursun ki şeklimiz olur.

    her şeyi geçtim, rakibin orta sahasının bombok olduğu bir sezon senin tabanca gibi bir orta sahan olacak ama sen bu fırsatı elinin tersiyle itiyorsun resmen. selçuk inan birebir kendi ağzıyla söylemişti. 4-4-2 iyi güzel ama üstümüze çok yük biniyor diye. melo varken bunu demişti adam. şimdi melo da yok peki kim alacak bu yükü? hamit mi? güldürmeyin adamı.

    yok arkadaş. eğer yönetim bu adamı polat'ın keita'ya yaptığı gibi itibarsızlaştırmaya devam ederse ve ispanyol çingenesine bizimle dalga geçer gibi yıllık 2.9 milyon euro verirse forma morma almıyorum.
  • 2636
    takım günlerdir birlikte çalışıyor amafelipe melo kusura bakmayın tatiline devam ediyor. yaşanan bu süreçte galatasaray yönetiminin cimriliğinin yanı sıra melo'nun menajerlik şirketinin de çingene tavırları olduğunu düşünüyorum. ulan dünya kadar para kazanıyorsunuz ha yılda 8 trilyon almışsın ha 7 trilyon, ne yapıcaksın o kadar parayı. kesinlikle paragöz bir futbolcudur.

    açıkcası melo bizim geçen sene oynadığımız futbol için vazgeçilmez oyuncuydu fakat bu sene eğer alınırsa kesinlikle geçen sene sergilediği performansı sergileyeceğini düşünmüyorum. melo oynadığı her kulübünde istatistiklere göre 2. senesinde hep kötü futbol sergilemiş, ilk sezonunun gölgesinde kalmış. yapı olarak buna zaten müsait.

    tahminimce felipe melo gelmeyecek, çilek gelecek. işte bütün soru işaretleri o zaman doğacaktır. acaba çilek melo'nun verdiği katkıyı takıma verebilecek mi? bana kalırsa veremeyecek. ama inanın anlaşabilseydik bu sene felipe melo'da veremeyecekti.
  • 2638
    gecen sene korkunc bir orta sahamizin olusmasinda basrolu oynayan 2 adamdan biri. bu sene o ortasaha bir seviye daha atlayacak kendisi gelirse.

    fakat su adam ustunden yonetime sallamanin bir manasi yok. kanimca yonetimden detayli bir aciklama gelmeden yonetimi linc etmek tam bir transfer taraftarligi. rahat olun diyorum, kimse galatasaray'dan buyuk degildir. ucuza kapatmaya yonelik strateji izlendigini dusunuyorum yonetim tarafindan.
  • 2639
    kendisi son 10 sezonumuza baktığımızda, takıma katkı sağlayan en iyi ön liberodur.

    olay melo'nun takıma katkısını konuşmak değil zaten. sezon bittiğinde kendisi hakkında düşüncelerim %80 kalsın %20 gitsin şeklindeydi. %80 kalsını açıklamaya gerek yok ama düşündüğüm %20 'lik kısım ise :

    1-saatli bomba kıvamında davranması. maç içinde olur olmadık yerde yaptığı hareketler, kendine olan aşırı güveni başımızı ağrıtacak cinstendi.

    2- riera kavgası. tartışmaları falan değil derdim. elbet böyle şeyler olacaktır normal ama bunu şampiyonluğun en keskin virajında yapınca ben anlayış gösteremem maalsef. olası şampiyonluğu kaybetme durumunda ilk kime şut çekecekti bu taraftar ? melo'ya !

    3- her fırsatta taraftarı yanına alması. böyle oyuncular nedense bana hep soğuk gelmiştir. lincoolnn lincolnnn. heri herii kivııııllll. milan baaaaross milan baaaross. diye diye bir hal olduk zaten. şimdi de melo. çok çabuk kanıyoruz böyle adamlara. ee onlar da zeki adamlar şimdi allah var. çok iyi değerlendiriyorlar bu konuları.

    gelelim şu anki duruma. düşüncem %80 gelmesein %20 gelsin. %20 geçen sezonun hatrına.

    takım kampta. yeni gelen oyuncular ve yeni bir takım anlayışı olacak ama melo bey her gün tatil fotoğraflarıyla twitter aleminde. melo değil de aynısını engin baytar yapsaydı aman sabahlar olmasın dedikten sonra başlardık saydırmaya.(engin baytar kiralık değil ki diye gelmeyin)

    yönetime yine sallamalar başladı. parası neyse verilsinler ; yok melo olmazsa olmazlar vs. bu yönetime 15 gün önce sallayanlar yoksa aynı kişiler mi? hamit, burak, amrabat konusunda hala akıllanmadılar mı? her gün gazetelerde yok hamit fenerbahçe'de yok burak için şöyle böyle haberlerini okuyup saydıranlar niye yönetime teşekkür etmedi? niye özür dileriz demedi? şimdi sıra melo konusunda mı?

    olayın iç yüzünü %95 imiz bilmiyor. konuşulan paralar ne, şartlar ne bilmiyoruz ama konuşuyoruz. kendimce melo'ya yıllık 3.25'den fazla vermek bonservisine de en fazla 6-7 vermek lazım. öyle yıllık 4.25 falan nedir ne değildir? muhasebeci taraftar değilim ama ederinden fazla vermek ve buna göz yummak ahmaklıktır. melo 4.25 istiyorsa, bunun 1 milyonu taraftarın "melo abi taşaklarını yiyeyim abi" anlayışındandır.

    oktay mahmuti olayında da, hamit olayında da hep yönetimi destekledim. bu yönetimin içindeki insanlar salak değil.kör değil. aklı başında adamlar. taraftarı karşısına almak hele hele bu kalkınma döneminde istemezler. yönetim hiç mi düşünmüyor melo konusunu ? melo kalsın anlayışıyla niye zarara uğratalım kulübü?

    melo kalır ya da gider. giderse yaptıkları için içten teşekkürlerimi sunarım. aldığı her kuruşun hakkını verdi inkar edilemez.(yanlışları oldu o ayı) ama kalırsa da içimde hep bir kuşku olacak. aynı melo'yu göreceğime nedense inanmıyorum. ilk devre oynar. sonra 2,5 -3 sene yatar gibi geliyor. umarım yanılan ben olurum.iyi bir ücret karşılığında orta yol bulunur ve kalır. geçen seneki gibi de oyununa devam eder.
  • 2641
    yönetimin de felipe melo' nun da bizi şu an timsaha yatırdığını düşünüyorum, hepsi juventus' tan biraz daha indirim alabilmek için...

    bir hafta içinde felipe melo istanbul' a gelir takımla çalışmalara başlar.

    diyelim ki bu transfer gerçekleşmedi, bizim kadar bu takımı düşünen başka insanlar vardır elbette *.

    bekleyip görmek lazım hemen gider yapmanın manası yok...

    ayrıca felipe melo' yu acayip sevmeme ve mutlaka transfer edilmesi gerektiğine inansam da, gelmezse takıma küsecek değilim, arar mıyız kendisini? çok ararız ama kimse de galatasaray' dan büyük değildir.
  • 2642
    --- alıntı ---

    transferinde her türlü parametrenin fazlasıyla yanlış değerlendirildiği brezilyalı orta saha oyuncusu. her açıya bakmak lazım ama ilk önce şu para meselesini netleştirelim.

    öncelikle bu adamın geçen sene bonuslarla birlikte galatasaray'dan 5 milyon € civarı bir para aldığını biliyoruz. o kontrat ilk yapıldığında "riva'dan da 10 dönüm yer verseydiniz" dedik, suçlu biz olduk. galatasaray için böyle kontratlar abesle iştigaldir, matematiği belli bu işlerin. beşiktaş'ın mali yapıdan ceza aldığı ortamda "muhasebeci taraftar ehihi" diyeceklere uefa yetkilileri bilanço defterini itinayla monte ediyormuş, haber vereyim. ha yine de bugün itibariyle gelen haberler doğrultusunda kontratı taraftarca konuşulmaya başlandı, taraftar bölündü ama fark etmez; galatasaray albert riera'dan da kurtulup(geçen yıl bonuslarla birlikte 4.1 kazanan adam o da) hamit altıntop'un kontratını üst sınır olarak fikslemek zorunda. o da çok da, neyse, girmeyelim o topa. toparlamak gerekirse hikaye şu; böyle şişmiş kontratları bir kere verirsen, adamlar tepene biner, inmezler, sen de böyle kıvranırsın. dikkatli olmak gerek.

    işin ikinci tarafı oyuncu boyutu. melo başka bir model önlibero; muadili lassana diarra değil kesinlikle. felipe melo'nun en faydalı olduğu kısım hava hakimiyeti ve toplu çıkışları. bunları lassana diarra'dan veya adı alınacaklar listesinde geçen(mevcutlardan bahsediyorum) diğer oyuncularda bulamazsınız. bölge oyunu oynuyorlar çoğunlukla bu isimler. melo'nun mevcut yapı için ana parçalardan biri olduğu da su götürmez. bunu da yazalım kenara.

    adam problemli. her açıdan. form durumu konusunda garanti veremiyoruz, saha içinde ne yaptığı belli olmuyor bazen, düşerken rakibine tekme atmayı ihmal etmiyor, arkadaşına saldırıyor, vs. adamın karnesi zayıf dolu. saatli bomba alıyorsunuz kısacası ve kontratının düşürülmeye çalışılması abes değil. hele ki melo'ya hiçbir talibin olmadığı bir ortamda. galatasaray 2.5 milyon+maç başı da verse bunun üzerine çıkabilecek kulüpler katar ve rusya'da var. dahası toplam kontratı 15 milyon €'yu aşacak bir oyuncuda menajerler de kabarır. mevcut komisyon meselesi de kimse ilgilenmese de bir sorundur. bazen masadan kalkmak en iyisidir bu işlerde; geçen yıl emmanuel eboue'de, daha öncesinde cassio lincoln transferlerinde de benzer stratejiler güdüldü, sonuç alındı. alalım bunu da kenara.

    türkiye'de futbol takip eden insanların en büyük sorunu şu; 70 binden fazla profesyonel futbolcunun olduğu bir dünyada, yeni futbolcuları sadece transfer haberlerinden öğrenmeleri. melo'dan başka oyuncular da var, fazlasını verebilecek oyuncular da var, daha ucuzu da var, pahalısı da var, var oğlu var. aynı isimlere takılıyorsunuz, adını da "takıma alışmış" koyuyorsunuz, dünya para verip 657'li yapıyorsunuz adamı. sonra milan baros başına kalıyor işte. en gerekli yerde olmuyor, çalışmadığı, kendisine bakmadığı için sürekli sakatlanıyor. ama armayı öpüyor, ondan kıymetlisi yok. uyanın artık; hayrına oynamıyor bu adamlar. gereksiz anlamlar yüklemekten vazgeçin. gheorghe hagi de çok kazanırdı ama herkesten fazla çalışırdı, bacağı kopana kadar da sahada olurdu. ayrımını yapın şunların. tek sezonda oyuncuları kahraman yapmaktan vazgeçin.

    toplayalım; melo geçen yıl da bu paraları kazanıyordu, bunun üzerinden kimse argüman üretmesin. yönetimin aptallığıdır bu, eleştirilmesi gereken de onlardır konuyla ilgili. melo sistemin önemli parçasıdır, onun modelinde oyuncu bulamazsak değişiklikler yapmamız gerekir ama bu bizi öldürmez; pek tabii melo'nun kalması takımın hazırlıkları açısından çok daha iyi olur. melo'nun genel durumunu düşünecek olursak yönetimin stratejileri doğrudur. dünya üzerinde melo'dan başka oyuncular da vardır.

    ben melo'nun gelecek sezon galatasaray'da oynayacağını düşünüyorum hala. yalandan biraz başkalarıyla görüşülür, talibi çıkmayan melo da biraz adım atar, hep beraber ortayı buluruz. hamit altıntop ve burak yılmaz transferlerinde olduğu gibi saatlerce süren anlamsız goygoyumuzla kalırız. bu işlerden asıl öğrenmemiz gereken şeyler başka da, onu beceremiyoruz hiçbir şekilde. belki bir gün diye umut etmeye devam...

    --- alıntı ---

    (u: ekşi sözlük'ten "dreams to hope for" nickli kullanıcının yazısı) *
  • 2643
    mario jardel, frank ribery, abdulkader keita ve son olarak, felipe melo... bu dört adam, yalnızca 1 yıl terletebildi galatasaray formasını. istatistik olarak baktığınızda en başarılısı mario jardel idi. en yeteneklisi, en ''kim lan bu adam'' dedirteni, ''hagi getirtiyorsa bir bildiği vardır artık napalım .s .s'' denileni; frank ribery. geldiğinde, bizde, jardel'den sonra en büyük heyecan yaratanı, en göze hoş gelen futbol oynayanı, en tekniği, ve o göze hjoş gelen futboluyla en çok sevileni abdulkader keita'ydı. onu da çok sevmiştik. o da ''disiplinsiz'', ''deplasmanlarda top oynamıyor'', ''frank rijkaard istemiyor, yoksa başımızın üstünde yeri var da hoca istemiyor, napalım :( '' denilerek gönderildi.

    en son felipe melo. belki yıllar sonra ilk defa taraftarı bu kadar gaza getiren, oyunuyla, tavrıyla, hırsıyla. sahada, sanki ben mücadele ediyorum, sanki ben oynuyorum, ''ulan sahada ben olsam böyle oynarım'' dedirteniydi o. yıllar sonra gördüğümüz en sorunsuz 10 numara'ydı. defansı topluyor, ileriye yardım ediyor, yardım ederken 12 gol atıyor. var mı böyle bir oyuncu. kaç tane sayabilirsiniz dünyada. kaç tane orta saha oyuncusu var, 3.stoper larak savunmanın göbeğine girdiğinde, çıkıp gol atan. ulan, hepsini geçtim kaç tane futbolcu var, fenerbahçe'ye sikiyle gol atan. defansif orta saha adına gördüğüm en iyi futbolcu (galatasaray forması altında) felipe melo'dur. dünyada da kaç tane var, bu kadar başarılı bilemiyorum. barcelona'nın ön liberosu; sergio busquets? ofansif olarak çok yetersiz. real madrid'in ön liberosu; xabi alonso? olabilir. belki de ön libero olarak efsanedir. chelsea; frank lampard? formda değil. liverpool; steven gerrard? bir efsane, ancak son 3-4 yıldır pek bir numarasını göremiyorum. takımı başarıya taşımak açısından. as roma; de rossi? melo'nun boşluğunu onunla doldurabiliriz. uyum ve katkı açısından sorun yaşar. bir de pirlo falan var zaten. onlara bir şey demiyorum.

    melo-selçuk gibi bir ikiliyi bozmak, çok büyük risktir. bakın, başarısızlık getirir, demiyorum. ancak, çok büyük risktir, 2011-2012 sezonunda kurduğunuz, başarılı yapıyı bozmak demektir. çok büyük tehlikedir. burada bir-iki lafım da galatasaray yönetimi'ne ve ona laf söylemek bize dülmez ama, biraz da fatih hoca'ya * olacak. biraz da galatasaray taraftarı'na hatta kendime bile. bütün bu saydığım yapılar ve kişiler, mayıs 2012'den beri, ''melo gelsin, melo kalmalı, ne istiyorsa yapılsın, parası neyse alınsın.'' dediler, dedik, dedim. hatta #melosuzolmaz dedik de bir kaç kişi frenledi bizi, sağolsunlar. fatih terim; melo'yu istiyorum, bekliyorum dedi. yönetimden abdürrahim albayrak aynı şekilde.

    malum, iletişim çağındayız. herkes, istediği bir çok biligye kolaylıkla ulaşabiliyor. birisinin türkiye'de söylediği, brezilya'da 15 dakika sonra internette, 8-9 saat içinde gazetede haber oluyor. twitter'da, felipe melo'ya, mention'lar atıyoruz. ''bizi bırakma diye, nolur gel'' diye. birisi çıkmış felipe melo dövmesi yaptırmış koluna onu gösteriyor. onu yolluyor melo'ya. felipe melo'ya son mesajımı yarım saat önce, bu entry'ye başlamadan önce attım. utanmadan bi de portekzceye çevirdim google translate'den öyle attım. kim bilir ne anladı? biz bu kadar hüngür hüngür ağlarken, geçen sene ''bidon'' dediğimiz, aslan pitbull'umuzun ardından, biraz da düşünmek gerekiyor. acaba biz mi melo'ya bu özgüveni, bu gücü, bu 4.250 gibi bir parayı reddetme kapasitesini verdik diye. dikkatli düşününce cevap evet oluyor ve felipe melo'yu galatasaray'a yaklaştırmak isterken, nasıl uzaklaştırdığımız da iyice ortaya çıkıyor.

    son olarak melo'cuğum; nolur gitme lan. yönetim senin taşşağını yesin. yıllık 5 milyon'a da olsa gel lan. yine gol at fener'e aynı şekilde. gidiyorsan da yolun açık olsun. şans hep yanında olsun, bize karşı oynamadığın sürece. aslında bize gelemiyorsan fc vaslui'ye git. o da olur. bu sefer kesin olarak son. biliyorum görmeyeceksin. iki tane şarkı yolluyorum sana;

    http://www.youtube.com/watch?v=6elcFcMVZD4

    http://www.youtube.com/watch?v=9oxQn4fuxqM
  • 2644
    transferinin ilk bitirilmesi gereken isim olmasına rağmen bugünlere kadar geldik. hiç yoktan yaz kampını kaçırıyor. fiziği takım arkadaşlarından geride kaldı epey. yönetimimiz işi daha fazla uzatmadan gerekeni yapmalıdır. şu güzel ortamı bozmamalıdır. er ya da geç alınacak bu adam. başka ihtimali yok. geciktiğimiz her gün bizim aleyhimize. 500 bin kurtaracağız diye süper kupadan, prestijden, imajdan olmayalım. ayıptır.
  • 2645
    36 yaşında, doğduğu günden beri fanatik fenerbahçeli olan kuzenimin doğduğu günden beri zorla fenerbahçeli yapmaya çalıştığı, bu yüzden beni bile yanına sokmadığı oğlunu galatasaraylı yapan futbolcudur. kuzenim son 6 aydır kan ağlıyor oğlu galatasaraylı oldu diye. niye diye sorduğumda melo ve pitbull sevincini sevmiş ve galatasaraylı olmuş. nasıl ki çocukken bizlerin cevat prekazi oldugu günlerdeki gibi.
  • 2647
    son bir yılda kaydettiği 12 golün yanlış yorumlandığı kanısında olduğum futbolcudur. şöyle ki galatasaray'a gelmeden önceki 8 futbol sezonunda 28 gol kaydetmiş felipe melo. bu da yıl başına ortalama 3.5 gole denk gelir ki dünya üzerinde herhangi bir defansif orta saha oyuncusu için normal olan bir ortalamadır; çünkü, adı üstünde "defansif" orta sahadır, birinci ve en önemli işi takımı savunma açısından rahatlatmak, yanında oynadığı oyun kurucu görevindeki oyuncunun asıl görevi olan oyunu kurarken daha rahat oynamasını sağlamaktır-bizdeki selçuk-melo örneğindeki gibi-. melo'nun bu sezon kaydettiği 12 gol, onun gerektiğinde hücuma da korkunç bir destek verebileceğini göstermiştir; fakat, bunda melo'nun yeteğinden çok, fatih terim'in katkısının ve galatasaray'ın oyun planının etkisi daha büyük olmalı diye düşünüyorum önceki yıllardaki istatistiğine bakarak.

    sözlükte veya çeşitli internet ortamlarında sık sık karşılaşıldığı gibi alabileceğimiz bir çok potansiyel defansif orta saha oyuncusu, melo ile kıyaslanıyor; melo'nun hücum anlamında çoğundan ne kadar üstün olduğundan falan bahsediliyor ki bu görüşlerin çoğu istatiksel anlamda doğru. örnek vermek gerekirse, önünde cristiano ronaldo, mesut özil, karim benzema,angel di maria gibi dünyada var olan en korkunç hücum takımı olan lassana diarra'dan -oynadığı dönemde- hücum anlamında bir katkı beklemek biraz anlamsız. tabii ki bu yeteneklere sahip olması kötü bir özellik değil; fakat, ondan beklenen takım önde oynarken takıma sigortalık yapmak, top dolaşımında da hata yapmadan ve sakin kalarak gerekli katkıyı sağlamak. geçen yılki galatasaray oyun stiline bakarsak, bırakalım kenar oyuncularını **, forvetlerin bile skora ortalama bir katkısı varken, başka bir oyuncudan gelecek katkı galatasaray'ın şampiyonluğu için çok önemliydi. fatih terim'in de katkılarıyla bu ek güç melo'dan sağlandı ve bir defansif orta saha oyuncusu için inanılmaz olan bir gol istatistiğine ulaştı melo.

    sonuç olarak, geçen yılki ofansif kıtlığı yaptığımız transferlerle- en azından kağıt üstünde- çözmüş görünüyoruz. burak, amrabat, hamit ve umut'tan gelecek katkı, -eğer gelmezse- melo'dan gelecek olana mahkum bırakmayacak bizi. bu yüzden bize öncelikle oyunun iki yönünü değil; tek yönünü harika oynayan bir ön libero lazım diye düşünüyorum. bu demek değil ki top tekniği ve pas yeteneği sıfır olan bir oyuncu da olur. oynadığımız oyun gereği pas sirkülasyonuna gerekli katkıyı sağlayacak, takım presinde gerekli sertliği sağlayacak bir isim lazım. ama öncelikli kriter olarak defansif gücün ön planda olacağını düşünüyorum ki ilgilendiğimiz isimlerde de bu özelliklerin olacağını sanıyorum.

    melo'nun ,basında bahsedilen paraları istiyorsa gerçekten -çoğu abartmadır muhtemelen-, gelmemesini bu sebeplerle büyük bir yıkımla karşılamak anlamsız geliyor bana. takımla uyumu, tribünle olan ilişkisi elbette çok önemli ve başka bir oyuncu gelirse bu uyumun yakalanacağı şüpheli. ama her transferde olduğundan daha fazla değil. böyle dönemlerde -çoğu insan için yapması çok zor nedense- abartılı söylemlerden kaçınmak, sonradan yaşanacak entry silme, içindeki vicdan azabı, gibi durumlarla karşılaşmamak için yararlı olacaktır.

    edit: yazım yanlışı. bomba transfer'e teşekkürler.
  • 2648
    söylendiği gibi transferi yattıysa 4-4-2 sistemini değiştirmek zorunda kalırız ki ozaman ne diye elimizde 6 forvet var sorusu akıllara gelir.* top rakipteyken savunmayı beşleyen, pas kanallarını çok iyi kapatan, topu kaptığımız anda ortashayı selçuk'la birlikte hızlı geçmemizi sağlayan melo olmadan 4-4-2 oynayamayız.

    şu anki mevcut kadrodan ne hamit, ne dany nede başka biri bu mevkide aynı rolü üstlenemezler. melo'suz 4-4-2 demek orta sahamızın yol geçen hanına dönmesi demek. rakip takımların elini kolunu sallaya sallaya defansımızın üzerine rahatça gelmesi demek.

    transferi gerçekleşmezse, fatih terim'in muslera-ujfa-melo-elmander ile oluşturduğu omurganın kırılıp takımın sakat kalacağını görmek bu kadar zor olmasa gerek.
  • 2650
    kurulu yapıyı geliştirmek daha kolay olacaktır bu sebeple alınması taraftarıyım. saha içinde özellikle savunma ve hava toplarında ne kadar yarar sağladığını canlı izleyenler şahit olmuştur herhalde. kendisini olmayışı takım savunması için kolay doldurulamayacak bir aksaklık olacak. yeni alınacak yada o bölgeye devşirilecek olan oyuncunun uyum süreci bizlerden bazı şeyler götürecektir. umarım götürdükleri çok can yakmaz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın