resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 12508
    yerini bilal kısayla doldurmaya çalıştığımız, dursun özbek ve the vasat secici hamza hamzaoğlunun bize attığı en büyük zararlardan biri. diğeri de, burak yılmaz küsmesin diye forvet almamaktı. burak gitti, biz umut buluta muhtaç kaldık. sneijderin alkol problemlerinin başlaması da bu döneme denk gelir, forvet olmadığı için kederden alkole vurdu adam kendini.
  • 11401
    https://www.instagram.com/p/BcKQaVQgb1w/

    beşiktaş'a karşı 7 galibiyeti 3 beraberliği bulunan aslan parçası. hani büyük maç kazanamıyoruz diyoruz ya şimdi, zamanında ne konumdaymışız bir görelim isterseniz. o gitti beşiktaş taraftarı atiba diyebildi. o gitti 37 yaşındaki emre bu ligin en iyi orta sahası olabildi. yani o yokken ancak bunlar değer görebildi. ne paylaşsa ne söylese bu adamın hakkıdır. domine etti zamanında bu ligi resmen.
  • 11446
    türkiye'de tekrar çalışmak istiyor desem bu kadar ileri gitmez, söylediği küfürlerin anlamını biliyordur herhalde. sen nasıl bir adamsın be melo, nasıl bir sahiplenme bu.

    senin çeyreğin kadar galatasarayımızı sahiplenemeyen yerliler var şu takımda. mevkiinde bu ülkeye gelmiş en büyük yıldızsın ve hagi'yle birlikte galatasaray'da en çok sevilen yabancı futbolcusun şüphesiz.
  • 12308
    atiba'nın halen etkili oynadığı ligde kendisi de uzun yıllar oynayabilirdi. oyun tipleri farklı ama melo çok zeki biri. kaldı ki geçen sene geçirdiği ağır sakatlığı rağmen, brezilya'da 2700 dakikadan fazla forma şansı bulmuştur. yetmez gibi kırık bileği kısa sürede iyileşmiş ve güney amerika'nın en büyük kupasını kazanmıştır. keşke hiç gitmeseydin be melo. varlığı bile rakipleri rahatsız ediyordu.
  • 4982
    geçen yaz yaşananlardan herhangi bir ders çıkarmadığımızı görmek üzücü, bir o kadar da umut kırıcı ilerisi için. elde edilen başarıların, analiz yeteneğimizi köreltmesi genetik rahatsızlıklarımızdan birisi ve belki de kalıcı/sürekli başarılar elde etmemizdeki en büyük engel.

    bu sezon kadro yapılanmasında izlenen, kervan yolda düzülür politikasının ne derece hatalı bir yaklaşım olduğunun ortaya çıkması için, illaki grup sonuncusu olmak, şampiyonluğu da fener'e mi kaptırmak gerekiyor?

    geçen yaz, selçuk-melo ikilisini öncelikle korumak, sonra da takviye etmek noktasında yapılan hatalar için hiç bir bedel ödememiş olmak, doğru bir politika izlediğimiz anlamına falan gelmiyor. ağustos ortalarına kadar karpuz gibi yatan melo'nun kendine gelmesi için geçen aylarda cl'ye ve lige havlu atmadıysak bunu, koca ilk devrede 30 puan toplayabilen fenerbahçe ile grup kuralarını çeken mübarek adama borçluyuz.

    ölüm grubuna düşmekten falan bahsetmiyorum, ortalama bir cl grubunda yer almış olsak ve fenerbahçe de uzun yıllar ortalamasına yakın bir performans ortaya koysa, kasımda avrupa'ya, ocakta da lige veda etmemiz işten bile değildi belki de.

    ligi mantıken ilk yarıda, matematik olarak 7 maç kala bitiren, çeyrek ve yarı finalde juve ve barca'yı gol bile yemeden eleyen, yaklaşık 50 resmi maçta 150 civarı gol atan bayern bile takımını takviye ediyor, her şeyden önemlisi de zamanında ediyor. üç kuruş az ödesem kar hesabıyla, ağustos ortalarına kadar süründürerek değil, mayıs gelmeden bitiriyor işini. biz ise nisan sonu dolan opsiyonu kullanmayıp, işi yine yaz aylarına bırakıyoruz. şaşırmamak lazım aslında, malum galatasaray'da transfer bitmez...

    tıpkı geçen sene olduğu gibi, yine bu takımın orta sahasının öncelikle korunması, sonra da takviye edilmesine ihtiyaç var. alper potuk gibi transferler de ancak bu kurgu içerisinde mantıklı. bu noktada, iki sezondur merkez orta sahayı ayakta tutan, hatta ayakta tutmanın da çok ötesinde performans gösteren melo - selçuk ikilisini -bu sene ikili gibi oynamasalar da- korumak son derece kritik. özellikle hamit üzerinden takviye edilmesi gereken, rotasyonunun güçlendirilmesi ise allah'ın emri durumunda olan bir orta saha kurgusunda, melo konusundaki bu rahatlığı anlamak gerçekten kolay değil.

    melo'nun yokluğunda ön liberoya koyduğumuz yekta'yı, sneijder olmadığında da forvet arkasında oynatıyoruz. işin ilginç tarafı ise, her iki pozisyonun da yekta'nın asıl mevkisi olmayışı. ancak, rotasyondaki diğer isimler o derece allahlık adamlar ki, yekta'nın esas pozisyonunu falan düşünecek durumda değiliz. doğru dürüst bir alternatif oyuncusu olmayan, altyapının üst yaş grupları tamamıyla çöp olan bir takım için, ideal kadronun kilit oyuncularından bir konusunda, bu kadar rahat hareket edebilmek değişik bir özgüven gerçekten.

    stratejimizi anlamaya çalıştıkça iş, ortada aslında hiç bir hesabın kitabın, politikanın falan olmadığı noktasına doğru gidiyor.

    yabancı sınırlaması düşünülerek, hani bir yerli alternatif ile yeri doldurulacak desek mümkün değil, zira öyle bir yerli yok. bir ihtimal gökhan inler olur belki ama o da gelir mi gelmez mi, gelse kaç paraya gelir, hadi parasını verdin diyelim uyar mı uymaz mı, tam bir belirsizlik, belki melo’nun iki misli para harcanacak büyük bir kumar. alper potuk diyenlere ise gülüyor ve başka bir spor dalı ile ilgilenmelerini tavsiye ediyorum, zira futboldan anlıyor olmaları ihtimal dahilinde değil. alper kötü oyuncu ya da alınmasın değil kesinlikle olay. alper belki de zaman içerisinde bir selçuk inan olma potansiyeline sahip ama adamın melo ile alakası yok.

    yabancı alternatifi bulundu da, melo’yu sallıyoruz desen, öyle bir alternatif de yok. yani var da yok. melo’dan iyi adam çok da, öyle beleşe, kelepir orta saha pek yok piyasada. melo’ya vermediğin 6m euronun altında kimi bulup da alacaksın? xabi alonso, vidal, matuidi, essien, yaya toure, hangisi? hadi parası neyse verelim de bunlardan birini alalım desen bile, değer mi? zaten takımının en iyi olduğu pozisyonlardan biri için, mevcudu korumak varken neden dünya para harcayasın?

    ekonomik açıdan çözmeye çalışıyorum yapılanı ama orada da işin içinden çıkmak imkansız. iki sene önce, 1.5m euro kiralama bedeli ödeyerek 13m euro opsiyon ile kiraladık, bu sezon kiralama bedeli 1.75m euroya çıkarken, opsiyon 6.5m euroya indi. geçen yaz, 5-6m euro civarında bir rakama juventus ile anlaşılmış ancak melo’nun menajeri ile ilgili sorunlar yüzünden transferin askıya alındığı açıklanmıştı. o günlerde verdiğimiz rakamı, şimdi niye verip opsiyonu kullanmadık, ya da madem bugün de vermiyoruz, o zaman neden verdik? iki senede sadece kirasına 3.25m euro ödediğin adamın, bu sefer tapusu için 6.5m euro vermemek nasıl bir matematiktir ya da tapusuna 6.5m vermediğin adama, neden iki senede sadece kira olarak 3.25m ödersin, bunlar hep cevapsız kalan sorular...

    melo özelinden genele bakarak, kadro planlamasında ters giden şeyler olduğunu görmek mümkün. bu sene bu kaosu, bir çok farklı faktörün hep bizden yana çalışması ile hasarsız atlattık ama her sene böyle olması imkansız. en basitinden, 3.5 forvetle girmeyi tercih ettiğimiz bir sezonda, imdada çinliler yetişti, önce gidip adamı ingiltere’den aldılar, sonra da parasını ödemeyip serbest kalmasına fırsat tanıdılar. dizide/filmde falan görsen böyle senaryo mu olur amk dersin ama oldu işte. oldu ama oldu diye de, her hikayenin böyle mutlu sonla biteceğini sanmaya devam edersek, sonumuz üç kulvarda gidiyoruz deyip üçün birini alanlara benzeyebilir. yok, aşağı kalmayalım biz de görelim ebemizin amsterdam’ını diyorsak, o başka tabi…
  • 10171
    takımda pek fazla sevilmediği için gitmiş bu da mantıklı gözüküyor. çünkü inter'de burada aldığı parayı almasının imkanı yok, inter roberto mancini önderliğinde yeni bir yapılanmaya gitti meyvesini almak nereden baksanız 2 seneyi alır melo'nun yaş 32 yani meyvelerini yemek için pek fazla vakti yok. burada 11 garantisi var orada yok. italya'da kötü bir ünü var burada futboldan anlamayan tayfa harici arkasında olabilecek en güçlü destek var.

    onu sevmeyenleri* az çok tahmin edebiliyorum, kendince haklı sebepleride vardır. melo çünlü arkadaş olmak için ideal bir adam gibi durmuyor. bizim takımdakilere gerek büyüdüğü çevre, gerek davranış olarak uzak bir tip . instagram'a baktığımda bir fotoğraf atıyor arkadaşlarıyla zannedersin rio da janeiro hapishanesinden ekip kaçmış gibi. hepsi zamanında torbacılık veya bir çatışmaya karışmış tipler gibi duruyor. bizim takımda muslera tertemiz çocuk, şıno desen türk mahallesinde büyümüş ama hollanda neticede refah düzeyi kıyaslanmaz, selçuk iskenderun ama ortanın üstünde bir ailenin çocuğu, burak desen babası belli bunlar takımın ağır abileri bir arkadaş çevresi şekillenecekse bunlar etrafından şekilleniyor şimdilik. melo'nun ise takımdaki son böyle kanka olduğu adam colin kazım richards eğlenceli, dünya sikime minare götüme tarzında dünyayı pek sallamayan eğlence düşkünü yine hafif sorunlu bir arkadaş.

    gelmek istediğim nokta şu melo takım içinde pek sevilmediğini sezdiği için gitti. para uyum falan olması baştada yazdığım gibi saçma. geçen seneki şampiyonlukta her ne kadar o gelmeden önce takım 10 maç üst üste gol yemiş o geldikten sonra 6 hafta üst üste gol yememiş olsa da bundan en ufak bir pay almadı konuşulmadı. bende kendisinin direk etkisiyle olduğunu düşünmüyorum. biraz şans, biraz iyi takım savunması neticesinde gerçekleşti. taraftar gözünde takımın birinci futbolcusu apoletini wesley'e kaptırdı. takımdaki en sevdiği abisi abdürrahim görev bıraktırıldı. kısaca melo'nun gitmesi için her türlü ortam oluştu. basının üzerine oynamasına pek aldırdığını sanmıyorum. onlarla psikolojik olarak her türlü savaşır ve ayakta kalırdı, daha önce yaptı sonunda hep kupayı kaldıran o oldu.

    onun için önemli olan takım içiydi, 32 yaşında bir adamdan kazanılacak en fazla parayı kazandırıp gitti. daha onsuz ilk maçtada* onun eksikliği gün gibi ortaya çıktı. ligin ciddi anlamda zayıf ekibi mersin orta sahayı orta yaşlı adamların halı saha maçlarındaki temposuyla geçti, bir tane adam gibi faul yapılamadı. jose iyi top kaptı ve pas oyunu oynattı ancak sertlik adı altında hiçbir şey gösteremedi. murat ceylan'ın attığı çoğu tekmeye karşılık bile veremedik ve daha önemlisi bunları hakeme gösteremedik. bu tarz hakem kararını verdi oyunu akışına bırak ayakları epl'de geçerli burası türkiye eğer sana tekme atıyorsa üç tekmelik kıvranacaksın çünkü o hakem etki altına girer ev sahibi olarak kolay faulü alırsın takımın tecrübeli abileri bile bunu anlayamadı. selçuk kesinlikle zeki oyuncu ilerisi için olabilir ancak gerisi için sert değil ve temposu yok. melo'nun ilk senesini hatırlayın hem teknik hem takımı atak sıkıştığında verkaçlarla ileri çıkaran hem de orta sahayı tek başına domine eden bir adamdı. ileri çıkıyordu çünkü ligteki bütün adamlardan daha çevikti ve ilerideki forvetlerin topu kaptırmayıp ona duvar olacaklarını biliyordu. defansif anlamda kim ne derse desin son sezonu dahil mükemmelo'ydu. 2012de tüm sezon, 2014'te ise yerli oyuncuların garip formsuzluğuna rağmen tek başına savaştı. o savaşıda inter'e transferini sağladı. 2013-2014'te juventus'a avrupa'nın en komple 3 orta sahasından birine karşı mücadelesi ve stamford bridge'de uyuyan takıma rağmen farkı engelleyişi, yerden 15 cm'lik yükseklikten kafasıyla top çıkarmasını unutmayacağım. selçuk anlaşılan bunu unuttu çünkü bugün hala melo var gibi oynuyordu. sneijder bugün 1e1 hiç kimse olmaksızın 60 metre bir adam kovaladı ve topu kazandı helal olsun çektim ancak bunu sneijder'den ilk defa gördüm. muhtemelen kendiside ilk kez yaptı ama pek sorgulamadı. kimseyi suçlamıyorum 1 adam için o adam melo bile olsa takımın genelinin rahatı bozulamazdı, gitmek istedi ve gitti. bunları kaybedilen maçtan sonra niye satıldı isyanıyla yazmıyorum ve gerçekten iyi bir paraya gitti. ancak galatsaray melo'nun boşluğunu dolduramayacak eğer böyle bir fikri varsa bunu unutsun. melo seviyesinde bir orta saha almak için ciddi fırsatlar gerekiyor. melo bir fırsat transferiydi. galatasaray artık 4 senedir 10+melo'lu sistemi unutmalı ve 3'lüye dönmeli. chedjou yazılıyor chedjou ön libero için yumuşak ve hantal bir adam. topla çıktan stoper olduğu için hemen aklınıza ön libero yapak ya bu chedjou'yu geliyor ancak benim fikrim bu proje üst seviyede rezillikle sonuçlanır. şimdisi için jose, emre çolak ve selçuk üçlüsüyle ayağa pas yapan defansı bile top ayağındayken yapan bir takıma evrilmek gerekiyor. ileride ya çok akıllı ve futbolu bilen forvet bu podolski olabilir veya hücum presi takım oyunun yatkınlığı olan bir forvet gerekiyor elindeki forvet burak kesinlikle bunlardan çok uzak. kanatlar top rakipteyken bekle arasındaki mesafeyi 15 metreden fazla açmamalı araya kaçan her top kanatta kalınan her 2'ye1 hava hakimiyeti zayıf galatasaray için kötü sonuçlanabilir. bu dediklerim şu an nasıl oynadığını bildiğimiz takım için geçerli. melo yokken hala melo var gibi oynamak bize kabus bir sene geçirtir. bu sistemin böyle gitmesi için carole ve denayer sistemi ayakta tutacak piyangolar olmasını bekleriz yoksa şansımız yok. melo diye başladım 12 eylül 2015 galatasaray mersin idman yurdu maçı eleştirisine dönüştü. son söz sana felipe melo kardeşim; arkandan ne söylenirse söylensin kim sevmiyorsa sevmesin seni kötü hatırlamayacağım ve yarın ki derbinde başarılar pitbull.
  • 12646
    https://streamable.com/a3rc53

    antrenör olarak dön gel be felipe. bu oyunu en üst seviyede oynadın, bu kulübü çok seviyorsun, hırsınla ve alfa karakterinle oyunculara bu kulübün karakterini aşılayabilirsin, orta saha gibi kilit bir pozisyonda hem a takım hem de genç takımlardaki oyunculara katacağın çok şey olacaktır.

    tafi’yi de al gel yoldan. liverpool falan değişiklik oldu, ama yuvaya dönüş zamanı.
  • 12169
    2011-15 arası galatasaray formasını terletmiş efsane futbolcumuz. bir kolaj izledim kendisiyle ilgili ve duygularım, anılarım depreşti. bu adam yürüyen galatasaray'dı resmen. kötü oynadığımız maçlarda bile elinden geldikçe takımı ateşlemeye çalışıyordu. fbjk tayfanın korkulu rüyası olmuştu hepiniz hatırlarsınız. bu adam gittikten sonra takımı ateşleyecek oyuncu ihtiyacımız oluştu sanki. son 2 sezondur muazzam şampiyonluklar alıyoruz, belki de bu sezon da alacağız, üst üste 3. şampiyonluk gelecek ama 3-4 senedir iyi oynadığımız maçlarda genelde tatmin olurken kötü oynadığımız maçları izleyesim gelmiyordu. mesela bu sezon, 2019-20 sezonunun ilk yarısındaki galatasaray. ne yaşadık biz ya?

    çok uzun oldu kısa geç diyenlere; çok ama çok özlenen futbolcudur.
  • 11762
    en benimsediğim eski futbolculardan birisi.

    2018-2019 sezonunda gelirse bize tek artısı antrenmanda bazı umursamaz futbolcularımızı tokatlamak olacaktır zira geldiği ilk maçtan geçmiş tweet'lerinden 12 maç ceza artı 1.5 milyon euro para cezası artı köfte yediği için cezasına ek olarak 3 maç sahalardan men cezası alacaktır. kalan 2 maçın ilkinde hiç konuşmayıp oynayabilirse 10.dakikada melo olmaktan kırımızı kart görüp fatih terim'e 15 yıl men cezası verdirebilir. dikkat etmek lazım.

    imza:
    (bkz: kafayı yiyen sözlük yazarı)
  • 12347
    kendisi üzerinden insanların duygularıyla oynanan büyük futbolcu.

    lütfen eğlenmeyin insanlarla. bak harbi diyorum eğlenmeyin. eğlenmiyorsunuz di mi? lan bi gülmeyin de düzgünce cevaplayın eğleniyor musunuz, eğlenmiyor musunuz? bi durun şöyle hah şimdi anlat geliyor mu? gelmiyor mu? gelmiyorsa gelmiyor deyin hava 38 derece gsstore'a gidiyorum. gelmiyor mu? olm bakan eğlenmeyin insanlarla çoluğum çocuğum var benim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın