• 2
    (bkz: #2996049)

    nicelik ve nitelik olarak mükemmel bir entry giren yazar.

    o dönemki maçları star tv'de canlı izleyen bizim neslin anılarını da canlandırmış sağolsun. inzaghi'nin bize attığı vole golü, juve'ye son dakikada attığımız golden sonra yan hakeme bakıp bakıp sevinen futbolcularımız ve son olarak kuffor'un final maçından sonra çimleri yumruklaması geldi aklıma.
  • 4
    tribünleri doldurmak ve takımı desteklemek konusunda sonuna kadar hak verdiğim yazar. bu takım evet sistem konusunda sıkıntı yaşıyor, yeni, hazır değil vesaire. fakat bu takımın en çok coşkuya, özgüvene ihtiyacı var. evimizdeki bir maçta şu günde o desteği ve özgüveni hissedip coşkulu oynasalar, devamını getirirler zaten.

    inanmayan daha önceki dönemlere bakabilir.
  • 5
    kendi başlığıma ilk kez yazıyorum..çünkü yazma gereği oluştu.

    ınancli olusum yillardir eleştirildi.*

    2006'da fenerbahçe'ye karsi şampiyon olacağımizi soyluyordum. kadikoyde 4 yedikten sonra bile. şampiyon olduk.*
    (bkz: 2005-2006 sezonu)
    (bkz: denizli faciası)

    chelsea'den 5 yediğimizin sabahı okulda ağır dalga malzemesi. bende iddaali konuşmalar. ** o kadar da inanmamıştım halbuki.*
    (bkz: 1999-2000 sezonu)

    1998 juventuslu grupta çıkacağımizi israrla söyledim.*
    (bkz: şampiyonlar ligi 1998-1999 sezonu/#2996049)

    fener şampiyonlar liginde çeyrek final oynarken lig bizim diye ısrarla inatlastim inandim.*
    (bkz: 2007-2008 sezonu şampiyonu galatasaray)

    prandelli ve hamzali sezon 4'er gollu mağlubiyetler hatta trabzonspor'dan da 3 gollu ic saha mağlubiyeti aldıktan sonra 4.yildizi takan biz oluruz diye israrla konuştum.*
    kombinede önümde oturan 3 yaşlı amca montlarindaki armaya 4.yildizi diktirmislerdi daha sezon ortasında.*

    2011/12, 2017/18, 2018/19 hangi sezon hangi duruma düşsek bizim şampiyon olacağımizi israrla inandim ve söyledim.

    bu sezon bizim şampiyon olacağımizi düşünmüyorum.* ınancim sampiyonluga degil zaten. hatta şampiyonlugu önemsemiyorum bile. seneye oluruz sonra oluruz zaten sürekli oluyoruz bir kac yil içinde. olmadığımız sey değil. benim sozlukte israrla optimist inancim takima olan uzun vadedeki inancım.

    bize şampiyonluk lazim bu doğru ama avrupasiz yaşanmıyor siz de biliyorsunuz. avrupa için bir devrim deyin değişim diyin bir yola çıktık. bu değişimde mutlaka canlar sıkılacak mağlubiyetler kötü oyunlar olacak. ancak destekle gelen istikrar bizi gerçekten arzu ettiğimiz başarılı galatasaray'a kavuşturacaktır.

    ayrica inancıma vesile olan kisiler elbette var ama asıl inancın kaynağı belli;
    (bkz: aslolan galatasaray)

    (bkz: sana söz yine baharlar gelecek)
  • 6
    adam, ortalık yangın yeriyken, galatasaray taraftarının yazıp çizdiği platformda*, muhtelif başlıklarda, taraftarı takıma destek olmaya çağırıyor, kendince bir motivasyon ve inanç oluşturma çabası gösteriyor ve bunu geçmişten çeşitli örnekler göstererek yapıyor ve sonucunda suçlanıyor.

    inanılmaz.

    adam diyor ki, “prandelli döneminde, gelenin geçenin 4 attığı zamanda, statta 9.000 kişiydik, o gün de şampiyonluğa inanıyordum ve maça gittim.”, adama deniliyor ki, “sen fatih terim’le kafayı bozmuşsun.”

    adam diyor ki, “herkes maça gelsin, takımına destek olsun.”, adama deniliyor ki, “40.000 kişinin gazıyla oynayacaksa o takım hiç oynamasın.”

    adam diyor ki, “en kötü gün bugün değil ama bugün olsa dahi yine de galatasaray.”, adama deniliyor ki, “senin bilincin tıkanmış.”.

    gerçekten inanılmaz.

    yahu adam takımı destekleyelim dedi diye adamın başlığına girip ilginç ilginç şeyler yazılıyor. ondan sonra, “bu eleştiri değil, linç.” dediğimizde fikirler hür, vicdanlar hür, biat miat falan filan… “göztepe maçına kimse gitmesin, giden olursa hocasından topçusuna alayını ıslık manyağı yapalım, 4 tribüne ‘formayı çıkarın siktirin gidin’ pankartları asalım” falan demesi mi bekleniyor? galatasaray taraftarı, “galatasaray’ı destekleyelim” dedi diye abartılı optimistlikle, bilinç tıkanıklığıyla falan itham ediliyor.

    hakikaten inanılmaz.
  • 7
    (bkz: #3253930)

    çok doğru bir entry girmiş yazar. altına imzamı atıyorum. kendisine de tebriklerimi iletiyorum.
    günümüzde, konu fark etmeksizin, en çok yaşadığımız sorunlardan biri insanların kendi üzerine düşenleri yapmadan başkalarını kolayca eleştirmeleri. evlilikler bu sebeple bitiyor, arkadaşlıklar bu sebeple son buluyor, kardeş kardeşine bu sebeple küsüyor, sevgililer bu yüzden ayrılıyor.

    evet, ayrılıklar da sevdaya dahil ancak ayrılmayı da bilmeli insan. sille tokat olmuyor bu işler.
  • 8
    15.09.1996 günü 1 hafta önce ezeli rakibinden dört gol yemiş daha önce kulüp takımlarında başarı yaşamamış bir hoca ile sarıyer maçına çıktık ali sami yen stadyumunda. 13 yaşında bir gençken o gün inandım şampiyon olacağımıza. sebebi de yazar arkadaşımızın bugün istediği desteğin o gün verilmiş olmasıydı.

    hocanın galatasaray'a zarar verdiğini düşünüyorum. bu kulübün bir yönetimi var ve bu konuda tasarruf onlara ait. eleştirip, kızabiliriz. bu konuda problem yok. ama taraftarlığın ana fikri taraf olmak, tarafında olmaktır.

    kenetlenin. destekleyin. başka galatasaray yok.
  • 11
    (bkz: #3254698)

    yazdığı uzun yazıdaki emeği için teşekkür ederim ama maalesef ki kendisine katılamayacağım çünkü eğer hedef avrupa’da başarı temelli ise, mali olarak her türlü imkanlara sahip avrupa takımları ile başa çıkmanın modern yolu bu oyun sistemi değil. bahsettiği oyunu oynamak için takımdaki her oyuncunun bu oyuna uygun niteliklere sahip olması gerekiyor ve biz bunu yapabilecek güce sahip değiliz, hiçbir zaman da olamayacağız. nitelik her zaman istenilen seviyenin altında kalmaya mecbur olacak, bu yüzden avrupa’da bu oyunu oynamaya çalıştığımızda rakipler baskı yaparak, alan kapatarak bize karşı çok rahat hücum edeceklerdir. çok iyi oynadığımız söylenen 18 eylül 2021 galatasaray lazio maçında bile lazio’nun hızlı çıkışları ve arkaya attığı toplarla bir sürü pozisyon verdik. bir tanesi gol olsa maçın senaryosu çok başka olabilirdi. lazio maçında takımın yüksek eforla oynaması daha belirleyici nokta idi.

    galatasaray ve bu seviyedeki takımların avrupa’da başarı sağlayabilmesi için yüksek eforla oynayıp hızlı geçiş oyununu oynaması lazım. şu ana kadar underdog durumda olup da başarıya ulaşan hemen her takım bu şekilde oynamıştır.
  • 12
    (bkz: #3254698)

    hocanın oynatmak istediği oyunu çok iyi anlatmış tebrik ederim. ama bu oyun bize göre değil bu takımla ne kadar fazla antreaman da yapsak, pratik de yapsak bu oyunu mükemmel hale getiremeyiz. elimizde ayağı iyi bir kaleci yok. taylan desen 'first touch' olayına tepki olarak doğmuş. en önemlisi ilk 11 den biri eksilirse yerine koyacak yedek oyuncumuz yok. bu takımı 23 kişi pas oyunu oynayacak hale getirmek için 2-3 transfer dönemi daha iyi paralar harcamamız lazım. o kadar paramız da yok zaten.