meyve veren ağaç taşlanır diye bir laf vardır, kendilerine cuk oturuyor... herkesi mutlu edemezler, herkes de beğenmek zorunda değil kendilerinin yaptığı
işi..
çoğu insan unutuyor ama youtube yayıncılığı/kanalcılığı bir iş aynı zamanda, belli bir kitleyi geçtikten sonra. amme hizmeti değil bu... her maç önü-sonu izlediğiniz şeyler bir prodüksiyon ve masraflı işler... bunun ön kabulünü yaparak takip etmeli herkes. "ama bu işten para kazaniyürlar, gs tayfayı duygusal olarak manipüle ediyürlar" gibi bence havada kalan eleştiri soslu taşlamalar klasik türk tipi çekememezliği çağrıştırıyor...
gerek konvansiyonel medyadaki medya patronları ve genel yayın yönetmenleri, gerek dijital medyadaki yayın yönetmenleri arasında bir elin parmakları kadar bile galatasaraylı yok... bunun getirisi olarak başka takım taraftarı olarak davranan, yayın yapan, içerik üreten tonlarca gazete-dergi-kanal-yorumcu varken
hakikaten galatasaray konuşan iki bilemediniz üç tane merciimiz var kendilerinin niyetinden çok da şüphe edilmeyen konu galatasaray olunca. o yüzden bence daha da kıymetliler.
eleştiri adı arkasına saklanarak insanları
töhmet altında bırakacak şeyler söylemek eleştiri değil
iftira atmaktır... çıktıkları yolda bunlar da olacak, canlarını sıkmasınlar hiç... yürüyedursunlar