• "buraya gelene kadar dört-beş tane kulüp başkanı beni aradı dedilerki yarın basın toplantısı yap biz arkandayız."
    "geçen sene rize'deki senaryo kaldigi yerden devam ediyor"
    "bu iş burada bitmeyecek"

    dun akşamki maçtan sonra bu açıklamaları yaptı erol bedir. konuşan erol bedir'di de konuşturan kimdi peki?

    dört-beş kulüp başkanıyla başlayalım, ali koç, fikret orman, goksel gümüşdağ ve rize başkanının ilk 4'u garanti. besinci var mı, varsa kim direk fikir yürütemiyorum.
    kazandığımız ve maçtaki kararların çoğunun doğru olduğu, ofsayt çizgilerinin tartışmalı olduğu, 2 golumuzun bu şekilde iptal edildiği maçtan hemen sonra bu adamlar ne için arıyor kayseri başkanını? uzun uzun anlatmama gerek yok bunu hepimiz sebebini biliyoruz.

    gelelim rize'deki senaryoya. ne oldu rize'de? lehimize 2 penaltı verildi ve takip 10 kişi kaldı. ilk penaltı top oyunda değilken olan aksiyondan kaynaklı olmadığından ötürü penaltı olmamalı, emre'nin ayağının kırıldığı pozisyonda da kırmızı kart verilmemeli. 2 majör hata var. böyle söyleyince haklı görünüyor. peki adama sormazlar mı "ulan bedir içerideki konya maçında son dakikada alehimize uydurulan penaltıdan sonra hepiniz bildiri imzaladınız, sen de çıkıp ben arkasındayim bildirinin dedin, şimdi neden hakemin arkasında değilsin de arayan dört-beş kulüp başkanı abinin tetikçiligini yapıyorsun" diye. geçen sezon alehimize yapılan hataların yanında lehimize yapılanlar devede kulaktir kulak.

    son olarak gelelim "bu iş burada bitmeyecek" kısmına.
    bu adamın çapı ne de böyle bir açıklama yapıp koskoca galatasaray camiasını tehdit ediyor? sana bunu kim söyletiyor, yardımcılığını yaptığın fikret mi, hükümete yakın gümüşdağ mi yoksa alenen galatasaray düşmanlığı yapan, tek vasfi zengin bir ailenin çocuğu olan koç mu? bu cümlenin hesabı mutlaka sorulmalı.

    özetle, sevgili galatasaraylı kardeşlerim, neredeyse bütün spor camiası etrafımızı çevirmiş düşmanlık ediyor. evet sahada oynanan oyun tatmin etmiyor, evet bir falcao krizi oluştu ama 2 sene şampiyon yapan hoca, ki bu hoca terim, binbir zorlukla uğraşan, kulübün her kuruşunu harcarken dikkat eden, doğrusu yanlışından kesinlikle fazla olan cengiz yönetimini su konjekturde koşulsuz desteklemeyeceksek ne zaman destekleyeceğiz?

    birlik olmak, tek yumruk olmak için yarın çok geç kalabiliriz. biz galatasaray'iz, galatasaray taraftarıyız.
    zafere, zaferlere en çok biz inanırız, en çok da biz kazanırız.
  • --- alıntı ---

    buraya gelene kadar dört-beş tane kulüp başkanı beni aradı dediler ki yarın basın toplantısı yap biz arkandayız.

    --- alıntı ---

    yukarıdaki beyanın sahibi olan kişi. o kulüp başkanlarını az çok tahmin ediyoruz isimlerini açıklamak kendisinin yüreğine kalmış. kendisinin şu beyanı bile 2019-2020 sezonunda nasıl bir senaryolar ile karşı karşıya kalacağımızın habercisi.
  • --- alıntı ---
    kayserispor kulübü başkanı ve kulüpler birliği vakfı başkan vekili erol bedir, vakfın şu ana kadar yabancı oyuncu sayısı konusunda hiçbir çalışması ya da türkiye futbol federasyonuna (tff) hiçbir tavsiyesi olmadığını söyledi.

    aa muhabirinin sorularını yanıtlayan erol bedir, tff başkan vekili ali dürüst'ün, "kulüpler birliği ile görüşerek sezon sonunda yabancı kuralını revize edeceğiz." açıklamasıyla ilgili olarak şöyle konuştu:

    "şu ana kadar kulüpler birliğinin yabancı sayısı konusunda hiçbir rakam üzerinde çalışması ya da federasyona tavsiyesi yok. dövizdeki kur artışından takımlarımızın zarar görmesi ve dövizlerin dışarıya gitmemesi konusunda hemfikiriz ama 'yabancı sayısı kaç olsun?' diye sorulursa ben cevap vermem. türk futbolunun sorunu yabancı sayısı değil. bunu konuşmak esas problemi perdelemeye çalışmaktır. herkesin önce borçlarını ödemesi gerekiyor. kendi içinde serbest piyasa ekonomisi uygulanmalı. türk futbolcudan daha iyisini daha ucuza alacaksam yabancıyı alırım. sırf kamuoyu tatmin olsun diye yabancı sayısını düşürürsek, üç ay sonra birisi de çıkar 'yabancı sayısını tekrar yükseltelim.' der. kısır bir döngü içinde kalırız."

    "federasyonun asıl fikir alması gereken konu yabancı sayısı değildir." diyen bedir, türk futbolunun kurtuluşu için ekonomik tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

    kulüplere bütçe konusunda bir kısıtlama getirilmesinin kaçınılmaz olduğunun altını çizen erol bedir, şu ifadeleri kullandı:

    "bir mevzuat ile bu sağlanabilir. kulüpler fazla para harcayamayacağına göre, yabancı futbolcular da bu şartlarda türkiye'ye gelmeyeceğine göre, yerli oyunculara daha fazla şans doğacaktır. ya da ucuz yabancılara kapı açacağız. yabancı sayısını düşürmek demek, yerli oyuncuların fiyatını arttırmak anlamına gelir. türk futboluna katkı sağlamaz. çin ve katar ile birlikte yabancılara 2-3 kat para ödüyoruz. kazanmadığımız paraları ödüyoruz. bütçemizi daraltıp, kendi içimizde denk bütçeler oluşturmalıyız. bütçemizin önemli bir kısmını borçlarımızı ödemeye ayırmalıyız. bunları uyguladığınız zaman mecburen insanlar altyapılara yönelecek ve gereksiz pahalı futbolcu getirmeyecek. bu şartlarda otomatik olarak yabancı sayısının düşeceğini düşünüyorum."

    kulüplerin sportif başarılarla büyük gelirler elde etmesi durumunda bile borçlarını ödeyemediğini savunan bedir, "beşiktaş iki sene şampiyon oldu. şampiyonlar ligi'nde gruptan çıktı, 50'şer milyon avro aldı, kombine sattı, forma satış rekorları kırdı ama son iki senede borcu arttı. şampiyon olsanız da bu sistemde borcunuzu ödeyemiyorsunuz. süper lig kulüplerine şirket olarak bakarsanız hepsi batık durumda. biz bu derdimizi bırakmışız, yabancı sayısını konuşuyoruz. radikal önlemler almamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

    "futbolda ileri ülkeler ne yapıyor onlara bakmamız gerekiyor"

    yabancı oyuncu sayısının 14'e çıkma kararının alındığı döneme de değinen erol bedir, şunları kaydetti:

    "yabancı sayısı nasıl arttı? o dönem milli takım teknik direktörü olan fatih hoca bir gece çıktı, 'yabancı sayısı 14'e çıksın.' dedi. bununla ilgili hiçbir kulübün, üniversitenin ya da bu işe emek verenlerin görüşü alınmadı. birden 14'e çıktı. şimdi aynı mantıkla '14 çok.' derseniz olmaz. o zaman ben de '5 yabancı iyidir.' diyeyim. bunun bir gerekçesi yok. süper lig birliğinin kurulup, federasyondaki bazı yetkilerin bu kuruma bırakılması gerekiyor. futbolda ileri ülkeler ne yapıyor onlara bakmamız gerekiyor. o ülkelerde bu işleri kurulan birlikler yapıyor. federasyonun yetkili olduğu ülkeler ise futbolun geri olduğu ülkeler."
    beşiktaş teknik direktörü şenol güneş'in "yabancı sayısı fazla." açıklamasını da değerlendiren bedir, "ben bu açıklamalara tebessüm ediyorum. böyle bir şey olabilir mi? herkes kendi takımının durumuna göre yabancı sayısı fazla ya da az diyemez. herkes kendi fikrini söyleyebilir, saygı duyarım ama bunun oturulup bir masa etrafında paydaşlarla birlikte, gerçekçi bir şekilde tartışılması gerekiyor." yorumunda bulundu.

    "yabancı sayısı 4'e düşse de sıkıntıya düşmem"

    yabancı oyuncu sayısı yönünden sıkıntısı olmadığı halde türk futbolunun sorununun yabancı sayısı olmadığını ısrarla ortaya koyduğunu aktaran erol bedir, "şu anda ligde en az yabancı ile oynayan takım benim. ayrıca önümüzdeki sezon yabancı sayısı düşürülürse en hazırlıklı takım da benim. sezon sonunda kiralık ve sözleşmesi bitenlerden sonra 4 yabancı oyuncum kalıyor. yabancı sayısı 4'e düşse de sıkıntıya düşmem ama bu çözüm değil." şeklinde konuştu.
    kulüplerin gelirlerinin de "şişirilmiş" olduğunu savunan erol bedir, sözlerini şöyle tamamladı:

    "şu anda gelirlerimiz de şişirme. bütçelerimiz de gerçekçi değil. yapılması gereken, örneğin gelirin 40 milyon lira. 'bunun yarısını borç için ayıracaksın.' denilecek. 20 milyonla ne yaparsan yap. o zaman 500 bin avroyu bir oyuncuya verirken elim ayağım titreyecek. o zaman yabancı sayısı 3'e de 4'e de düşer. sen hala bana borçlanma yetkisi verirsen, sadece yabancı sayısı düşecek dersen 1 milyonluk yabancı değil de 3 milyonluk yabancı alırım, yine aynı parayı harcarım. yerli futbolcuların parası artar, istanbul kulüpleri iyi futbolcuları anadolu'dan toplar gider. süper lig yine istanbul kulüplerinin anadolu'ya egemen olduğu bir hale gelir

    --- alıntı ---
  • bu adamı seviyorum ya. daha önce de yazmıştım. bu adamda vizyon var, yani diğer kulüp yöneticilerine kıyasla oldukça yukarıda.

    zaten yabancı oyuncu sayısı konusundaki olumlu açıklamaları da bunu kanıtlar nitelikte. yoksa "deniz türüç 10 m euro len mq" söylemi klasik kayseri pazarlığı konusu. kayseriliden alış veriş yapmaya tırsarım :(
  • hasan kartal'dan çok daha kaliteli bir beyefendi. pek bilinmez ama kendisi tıp doktoru. diğer kulüp başkanları gibi baba parasıyla iş yapan veya iş adamı kisvesiyle gezen birisi değil, kamuda sağlık alanında birçok görev almış birisi.

    ayrıca başkanlığından bu yana birçok konuda da lafını esirgemeden söylüyor. bazı konularda fikirleri ters düşse de genel manada beğendiğim bir kulüp başkanı.

    deniz türüç konusunda tabii ki kulübünün menfaatlerini gözeterek hareket edip, yeri geldiğinde demeçler verecek.

    kaldı ki kayseri şehri ve insanı tüccarlığıyla bilinir, sanırım erol bey erzurumlu ama uzun yıllardır kayseri'de yaşıyor. illaki bulaşmıştır o meşhur ticari bakış açısı.

    zaten en son "galatasaray ve fenerbahçe yaklaşık aynı rakamları verdi ve biz tercihi deniz'e bıraktık" diyerek topu deniz'e atmıştır. pek ortalığı karıştırmaya çalışır gibi hava sezmedim ben demeçlerinden.

    hasan kartal ise fanatik fenerbahçeli klasik bir rizeli.

    tabii ki biz taraftarlar rize, alanya, sivas gibi fanatik fenerli başkanı olan kulüplerin yaptıklarından sonra yoğurdu üfleyerek yiyoruz ama kayseri camiası ile ezelden bu yana aramız iyidir.

    anadolu'da kayseri gibi dostluklar kurmak önemli. şampiyonluk hikayelerimizde bu şehirlerin her daim yeri olmuştur.
  • (bkz: #2504656)

    yine söylenmeyeni söylemiş, yine son derece dobra konuşmuş canım başkanım, atatürk'ten sonraki en büyük lider. mustafa cengiz başkan'dan sonra kulübün geleceği için gereken adımları şimdiden atmalı, yapabiliyorsak kulübe kaydını yaptırmalıyız. sonra da başkan seçip direksiyonu bu adama bırakmalıyız.

    geçen seneden beri benim hatırladığım: telefonla bağlanıp aspor'a* tarihi ayar vermişti canlı yayında, davetli hiç bir kulüp başkanının iştirak etmediği gs müzesi açılışına işini gücünü bırakıp gelmiş, davete icabet etmişti, kimsenin doğru dürüst tanımadığı romanya'nın en potansiyelli hocasını kayseri'ye getirip güzel transferler yapmıştı, şimdi de bu yabancı sınırı ile ilgili açıklamaları... gerçek bir kral bu adam, hala değeri anlaşılamadı...
  • dursun özbek zamanı bizim ile arası çok iyiydi. galatasaray müzesine gelip fotoğraf bile çektirmişti. sanırım galatasaray en başarılı kulübümüz neden gelmeyeyim gibi cümleler kullanmıştı ama bu da dönmeye başladı. 3 kenafir gözlü vizyonsuz (siz kimler olduğunu biliyorsunuz) anadolu kulüplerinin başkanlarına toplantılar da sağlam ekmek vermiş. bu o kadar belli ki. her ucu ucuna ve hakem kaosu tarafından kaybedilen maçta hemen çıkıyor şerefsizler gündem değiştiriyor. allahınızdan bulun. mayıs sonu şampiyonluğu olmasın sadece, allah tepetaklak etsin hepinizi. tiksinti geldi artık.

    bizim kibar yönetimin medyaya çıkıp ortalığı ayağa kaldırması gerekirken, adamlar algının kralını yapıyor. dilencisi, tinercisi, bankamatikçisi hepsi bir arada. fatih hoca ve sosyal medya da biz olmasak ne olacaktı bilemiyorum. allah daima yar ve yardımcımız olsun. allahın cidden bizi bu şerefsizlere karşı koruduğunu düşünüyorum. korumaya devam eder inşallah.
  • "artık yeter, orta oyununa son" adlı bir açıklama yapmışlar. http://kayserispor.org.tr/...er-orta-oyununa-son/

    açıklamanın bir bölümünde geçen sezon 20 nisanda oynanan maça da değinmişler. o günde yine bizle oynamış ve maçı 3-1 kaybetmişlerdi*

    inanamıyorum ya, gerçekten inanamıyorum. koskoca 1.5 yılın hesabını, hakem hatalarını sadece 2 maçla aramışlar ve o 2 maçta bizimle oynadıkları maç. fatih terim'in de dediği gibi;

    "geçen sene organize ama amatör kötülükler yapıyorlar demiştim, amatör lafına alındılar sanırım bu sene profesyonelce yapmaya başladılar."

    şştttt erol, geçen sene kulüpler birliğinin bildirisine sırıta sırıta imza atmadın mı? "ligimizde her daim hakem hataları olmuştur ve olacaktır. çünkü insanın var olduğu her yerde hata da işin bir parçasıdır." demediniz mi? ortada yönetilen ve aslında en çok bizim doğrandığımız bir maçta* bile mağduriyet kasıp algı yaratıyorsunuz. konu galatasaray olunca gülüp geçenler, kendilerine bile uğramayan hakem hatalarından yakınıyorlar ya vallahi beliniz doğrulmasın.

    ha bu arada erol ne demişler? "dün yediğin hurmalar, bugün ......tırmalar."
  • --- alıntı ---

    beşiktaş teknik direktörü şenol güneş'in "yabancı sayısı fazla." açıklamasını da değerlendiren bedir, "ben bu açıklamalara tebessüm ediyorum. böyle bir şey olabilir mi?

    --- alıntı ---

    gayet mantıklı, tutarlı ve açık konuşmuş kayserispor başkanı. ancak kendisi söylem benzerliği ile birlikte "yabancı oyuncu sayısı" polemiğinde "kk"* işlevi görecekmiş gibime geliyor. bu açıklamanın çok daha sert bir versiyonunu kulübümüz yapmış olmalıydı.

    ayrıca 2000 doğumlu oyuncuların tek çatı altında florya'da toplanıyor olması vesilesiyle hocamın çok da üzerine düşünmediği konular bence.

    edit: imla.