1351
eren sanırım bizim sosyal medya ekibiyle çok içli dışlı. çok seviyor böyle şeyler yapmayı. çoğu karede var, hep bi eğleniyor, hep mutlu, sürekli takım otobüsünde, arka planda kameraların önünde. başarılıyken bunlar hep göze hoş geliyor. galatasaray’da hemen alışmış bu ilgiye, sosyal medyaya. yamal’a madara oluşunu anlatır tabii gülerek çünkü hep bi kameralara oynama modu var eren’de.
saçını yaptırmasına asla ses etmiyorum, yaptırsın tabii. dünyanın en büyük sahnesine çıkıyorsun. ama o zaman o performansı göstereceksin.
daha önce de yazdım görüşüm değişmedi. kazımcan’ın gidişi eren’i ve jakobs’u çok bozdu. aralarında bi forma rekabeti yok, kimin hangi maçta oynayacağı belli.
eren’in saha içinde verdiği şey çok belli. bütün oynadığı maçlara bakabilirsiniz, özellikle hak mahrumiyeti aldıktan sonra. kısa kısa adımlarla kanadı takip ediyor ve rakip orta yapacağı zaman ayağını kaldırıyor. oyun kurulumunda ya barış’ın koşacağı alan varsa oraya doğru pas atıyor, ceza sahasına kadar geldiyse dönüp torriera ve ya sara’ya veriyor topu. bak her şeyi bu kadar eren’in. yaptıkları bunlar. orta bile açmıyor.
uğurcan’a dediler bro bize ayağı temiz oyun kurucak kaleci lazım, 3 ay sadece buna çalıştı ve şampiyonlar ligi maçlarında muhteşem oyun kurmaya başladı. eren geldiğinden beri hiç ortalarını geliştirmedi. ya insan en azından içeride osimhen var ben sürekli ona ortalayayım bana asist yazsın, osimhen’i izleyen scoutlar benim asistlerimi de görsün hep demez mi. kazımcan kadar forma şansı bulamasaydı vücudu sizce kazımcan’ın övüldüğü kadar hazır olabilir miydi?
ben açıkcası kazımcan’ı eren’e her gün tercih ederim. kazımcan’ın satılmasına da çok karşıyım. söylediklerim yanlış anlaşılmasın eren’i severim ama özellikle ligde kazımcan’ın taçlarını, asistlerini eren’in hızına tercih ederim. ayrıca sallai dışında takımdaki herkes çok temiz futbol oynuyor. sadece sallai ve kazımcan gerektiğinde rakiple kapışıyor, bağırıyor itiyor. öyle insanlara da ihtiyaç var takımda.
benim gözümde formayı kazımcan’a kaptırdı bile, umarım okan hoca da kazımcan’a aynı güveni duyar. umarım eren de şapkasını önüne koyar, oyununu geliştirir.
saçını yaptırmasına asla ses etmiyorum, yaptırsın tabii. dünyanın en büyük sahnesine çıkıyorsun. ama o zaman o performansı göstereceksin.
daha önce de yazdım görüşüm değişmedi. kazımcan’ın gidişi eren’i ve jakobs’u çok bozdu. aralarında bi forma rekabeti yok, kimin hangi maçta oynayacağı belli.
eren’in saha içinde verdiği şey çok belli. bütün oynadığı maçlara bakabilirsiniz, özellikle hak mahrumiyeti aldıktan sonra. kısa kısa adımlarla kanadı takip ediyor ve rakip orta yapacağı zaman ayağını kaldırıyor. oyun kurulumunda ya barış’ın koşacağı alan varsa oraya doğru pas atıyor, ceza sahasına kadar geldiyse dönüp torriera ve ya sara’ya veriyor topu. bak her şeyi bu kadar eren’in. yaptıkları bunlar. orta bile açmıyor.
uğurcan’a dediler bro bize ayağı temiz oyun kurucak kaleci lazım, 3 ay sadece buna çalıştı ve şampiyonlar ligi maçlarında muhteşem oyun kurmaya başladı. eren geldiğinden beri hiç ortalarını geliştirmedi. ya insan en azından içeride osimhen var ben sürekli ona ortalayayım bana asist yazsın, osimhen’i izleyen scoutlar benim asistlerimi de görsün hep demez mi. kazımcan kadar forma şansı bulamasaydı vücudu sizce kazımcan’ın övüldüğü kadar hazır olabilir miydi?
ben açıkcası kazımcan’ı eren’e her gün tercih ederim. kazımcan’ın satılmasına da çok karşıyım. söylediklerim yanlış anlaşılmasın eren’i severim ama özellikle ligde kazımcan’ın taçlarını, asistlerini eren’in hızına tercih ederim. ayrıca sallai dışında takımdaki herkes çok temiz futbol oynuyor. sadece sallai ve kazımcan gerektiğinde rakiple kapışıyor, bağırıyor itiyor. öyle insanlara da ihtiyaç var takımda.
benim gözümde formayı kazımcan’a kaptırdı bile, umarım okan hoca da kazımcan’a aynı güveni duyar. umarım eren de şapkasını önüne koyar, oyununu geliştirir.


