Türkiye Süper Lig 31. Hafta Karşılaşması
20:00 Şükrü Saracoğlu Stadyumu
Yayın: Lig TV
2 - 2
  • 93
    fenerbahçe tarihinin bugüne kadarki en önemli maçı.

    ne aradaki puan farkının git gide açılması, ne şampiyonluk yarışı; hiçbir şey değiştirmeyecekti bu gerçeği. geçen yaz patlayan şike soruşturmasından beri suyun karşı tarafının taraftarları gözleri kara bir şekilde etraflarına saldırmakta. bakın biz hala en güçlüyüz, dimdik ayaktayız diyebilmek için aylardır bekliyorlar. iç sahada yalandan futbol oynayıp genellikle kazanan takımları, neredeyse her deplasmanda dağılıyor, geri düştüğü maçlarda reaksiyon gösteremiyor, karakter koyamıyor ortaya. artık onlar için bu sezonun tek bir anlamı var; galatasaray'ı yenmek. melih şabanoğlu'nun geçenlerde fenerbahçe'nin tarihi boyunca galatasaray'ı yenmeyi baz aldığını anlatan bir yazısı vardı, bilen bilir. herhangi bir galatasaray maçını ölüm kalı maçı olarak gören çubuklular, bu maçı ölüm kalım meselesinden de ötede görüyorlar. elbette şaşırmadık. ertesi gün küme düştükleri bile açıklansa, yıllarca bu maçla övüneceklerine adım gibi eminim. taraftarlar, takımları, hapisteki başkanları, yöneticileri ve hatta medya bu maça bambaşka bir boyutta bileniyor. kaybettikleri an, hepsinin üzerine sifon çekilmiş etkisi oluşması kaçınılmaz.

    galatasaray tarafına gelirsek, bu maça 9 puan farkla önde girileceği düşünüldüğünde, kaybedilse bile büyük sorunlar yaratmayacak bir normal sezon maçı olarak görülebilir. elbette taraftarın %99'u bu durumda yakalamışken, balyozu indirip işi bitirelimi geçiriyor aklından. ancak burada değindiğim unsur; yıllardır medyanın gazıyla her kadıköy'deki maça kazanmak zorundaymış gibi çıkan galatasaray, bu sefer kazanmak zorunda değil. aksine, fenerbahçe kazanmak zorunda. bu sefer baskı unsuru tamamen onların üzerinde.

    bütün bunlara artı olarak, son yıllarda galatasaray'ın kaybederse gerçekten kötü oynadığı için, kazanırsa gerçekten iyi oynadığı için kazanacağı ilk fenerbahçe deplasmanı olacak. yıllarca buraya büyük mental kusurları olan takımlarla çıktık. daha sahada ısınırken o atmosferden etkilenen, birbirini etkileyen yerli oyuncular ve onlara ayak uyduran yabancılar. bu kez ise sahada olacak takımın büyük çoğunluğu ilk kez galatasaray formasıyla çıkacak oraya. bu maç son dönemde bizim için ilk kez "yıllardır kazanamadığımız fener deplasmanı" değil, şampiyonluk yolundaki bir büyük maç olacak. onlar dış etkenlerle ve baskıyla boğuşurken, biz hedefe kitlenmiş ve tamamen konsantre bir şekilde çıkıp oynayacağız bu maçı. arada çok fark var.

    şampiyonluk şarkısı düşmesin dillerden.
    (bkz: together we stand divided we fall)