• 8
    --- alıntı ---

    ayrıca unutmayın, futbolda kendi başımıza değiliz. tıpkı insan hakları alanında olduğu gibi, futbolda da avrupa kuralları var. futbolumuzu kirden arındırmayı gerçekten, samimiyetle istiyorsak, yürekli ve ilkeli davranmak zorundayız. tersi, çıkmaz sokaktır.

    yine futbolumuzun halleri... aklım almıyor. diyorsun ki:
    “ben temizim ama küme düşme cezası kalksın!”
    temizsen, kirli bir işe bulaşmadıysan, korkacak neyin var?
    ceza seni neden korkutsun ki?
    eğer şike yapmadıysan...
    teşvik primi vermediysen...
    şikeye teşebbüs de etmediysen...
    teşvik primine dair herhangi bir niyet beyanın da olmamışsa...
    çekindiğin nedir?
    bazı fenerli dostlara göre, fenerbahçe’ye karşı bir komplo kurulmuş durumda...
    bu komployu ‘fethullahçılığa kadar’ götürebilenlere rastlanıyor.
    ve deniyor ki:
    “bir komplo yüzünden küme düşürme cezası vermek, yalnız fenerbahçe’ye değil, türk futboluna da çok büyük darbe olur, özellikle maddi bakımdan...”
    n’olacak bu durumda?
    “biz kötü bir şey yapmadık ama yargı kötü ellerde...”
    öyle mi?
    eğer öyleyse ve yarın aynı ‘komplo’ fenerbahçe’nin değil de, ‘çemişkezekspor’un başına gelirse, ne olacak?
    onlar da derse ki, “bu bir komplodur, bizim bir günahımız yok!” onlar da futbol federasyonu’ndan ‘bir defaya mahsus af’ isterse...
    olmuyor.
    ne adalete, ne vicdana sığıyor.
    önce şike yasası apar topar değiştirildi mecliste. cezalar aşırı bulundu, indirildi.
    şimdi de, küme düşürme kaldırılarak bir ceza iskontosuna daha gidilmek isteniyor.
    futbol federasyonu genel kurulu 26 ocak’ta olağanüstü toplantıya çağrıldı.
    öyle anlaşılıyor ki, şike halinde küme düşürme cezasını öngören ‘58. madde’nin ‘bir defaya mahsus’ olmak üzere değiştirilmesi gündemde...
    inanılır gibi değil.
    futbol böyle temizlenmez.
    türk futboluna bulaşmış olan kir yeni değil, uzun yıllar öncesine gidiyor.
    geçen sezon da bundan payını aldı.
    bu işlerin içinde olup da bu acı gerçekleri bilmeyen ya da inkar eden de yok.
    ama bunu bile bile, “bir defacık bunu affedelim, yoksa futbol batar!” mantığı sakat bir mantıktır.
    asıl böylesine bir mantık, türk futbolunu iyiliğe değil, kötülüğe götürür.
    yazıktır.
    ben bir futbolseverim.
    çocukluğumdan beri iyi ki futbol var diyen bir insanım.
    ama futbolun ‘derin kulisi’ni fazla bilmem.
    fakat, bu derin kuliste yazılmış bir ‘mizansen’ sanki şu sıralar sahneleniyor gibi bir hissiyat içindeyim.
    öyle ki:
    bu mizansende herkes kendine düşen ‘rol’ neyse oynamaya soyunmuş durumda. kimi nalına kimi mıhına konuşuyor, kimi ‘yan cebime’ demekle yetiniyor.
    böylesine mizansenlerle türk futbolu temizlenmez, türk futbolu daha beter kaybeder.
    ayrıca unutmayın.
    kendi başımıza değiliz.
    bir de uefa var.
    yunanistan’da futbol federasyonu, şike yapan kulübü kümeden düşürmeyince, uefa derhal cezanın ucunu göstermişti:
    5 yıl boyunca avrupa kupalarından men!
    bunun üzerine yunan federasyonu geri basmış, amatör kümeye düşürme cezasında karar kılmıştı.
    evet yineliyorum.
    futbolda kendi başımıza değiliz. tıpkı demokraside, hukukta, insan haklarında, olduğu gibi, futbolda da avrupa kuralları var.
    futbolumuzu kirden arındırmayı gerçekten, samimiyetle istiyorsak, yürekli ve ilkeli davranmak zorundayız.
    tersi, çıkmaz sokaktır.
    ipe un sermek olmaz.
    kimse de bunu yemez.

    --- alıntı ---

    30 aralık 2011 tarihli yukarıdaki yazıyı da yazmış siyaset yazarı büyük galatasaraylı. onun da bu şike mevzuuna eğilmesi, içime nedense müthiş bir güven ve umut aşıladı.