857
bu sezon dişli olması beklenen anadolu takımları geçtiğimiz sezona göre düşüşte görünüyor. kasımpaşa,amedspor, kocaeli ve gençlerbirliği iyi başladı ancak bu dört takımdan en az ikisi düşmeme mücadelesi verecektir.
üç sezonda oldukça iyi performans gösterip avrupa'da iyi temsil eden samsun dağılmış durumda.
ligin iyi kadrolarından biri olan başakşehir kadro kalitesine nazaran korkunç başladı.
üç senedir belli bir oyun ve yabancı yatırımcı ile dişli bir takım olan, yüksek bedelle oyuncu satıp ligin hep ilk yarısında yüksek başlayıp sonlara doğru düşen göztepe berbat gidiyor.
geçen sene burak yılmaz ile çok iyi bir dönem geçiren antep 5 haftada hoca değiştirdi.
erzurum ve eyüp kötü kadrolarla mücadele ediyor muhtemelen bir sürpriz olmazsa düşecek takım adayları arasında ve herkes 6 yazıyor.
kadrosu kötü olmayan konya ilk galibiyetini ve puanlarını bu hafta aldı.
rize fena takım değil ama klasik 8-12 arası takımı. recep uçar iyi hoca belki 5-8 arasına atabilir takımı.
çorum, amed ve alanya dışında sezon genelini belirli bir standartta geçirecek, büyüklerden sürpriz puan alabilecek takımlar az görünüyor.
bu ligin aslında dünya liglerinin temel mantığı "tanımlanabilir oyun" ,"gol yükü çekecek golcü" "az bireysel hata yapan takım" ve "yetenek düzeyi vasat üzeri birkaç adam"
bu üçe sahip olan takım sayısı çok az. trabzonspor bile tüm maddeleri karşılamıyor.
örneğin amed orban ve dia saba ile toplayabildiği kadar puan topluyor. kasımpaşa bence lig için biçilmiş kaftan nefis bir golcü aldı geçen seneden beri sırtlıyor. golcünün yanına kerem ve güven gibi yeteneği kabul edilebilir büyük takım geçmişi olan oyunculari var. çorum iyi bir hoca takımı olmuş. yunan oyuncuları iyi. cengiz gibi büyük takımdan düşme ama yaşlı olmayan eskilerin yusuf erdoğan'ı erkan zengin 'i olabilecek oyuncuları var. kocaeli'nin yetenek seti çok düşük ama tanımlanabilir bir oyuna sahip. rize için de benzeri söylenebilir. ligi bilen ali şişe, ahmet ve laçi iyi üçlü. alanya iyi bir organizasyon. yaşlı bir takım ama aynı hoca ile tanımlanabilir bir oyun oynuyor.
süper lig sertlik olarak, zorluk olarak yukarıda bir lig. ancak bu zorluk ne yazık ki kulüp organizasyonları, oyunları, kadro kalitesi sebebiyle değil. liginin üç büyükler dışındaki takımları abuk sabuk takımlara bütçeleri rakiplerinin 3-4 katıyken elenebiliyor. hocalar 3-4 haftada değişiyor. rezil hakem yönetimleri, çay ocağında bile daha çok bilgisi olan adam bulacağın yol yordam bilmeyen federasyonu, korkunç seyirci sayıları ve zeminleri ile satın alınması mümkün görünmeyen bir lig. galatasaray dışında ligde satılabilir bir şey yok. bundesliga 2 bile temposu, zemini, tribünleri ile daha çekici gelebiliyor.
şöyle düşünmek lazım. galatasaray, fenerbahçe ya da beşiktaş bir anadolu deplasmanına gittiğinde rakipten önce iklim ve saha zemininden sonra da hakemden çekiniyor. şu erzurum maçını düşünün. hepimiz iyi ki kışın gitmedik dedik. bunu yağmurlu rizesi sıcak alanyasi var. hangisinde tanımlanabilir oyun, tehdit oluşturacak oyuncu grubu ya da hoca var. avrupa dönüşü yorgun takım ya da bu oyun dışı faktörlerden başka zorlayan hiçbir şey yok. şehir takımları 10 bin altı seyirciye oynuyor ki çoğunun stadyumu modern. adamlar ikinci ligden çıkacak takımı süper lig'e çıkmış halinden daha çok destekliyor. bunun haricinde anadolu kulüpleri zaten maddi manevi büyük takımların güdümünde. biz ve beşiktaş bundan bir tık gerideyiz ama safiport ya da koç holding sponsorluklari, kulüp başkanlarının başka takımların üyesi olması gibi rezillikler kaç ülkede var.
üç sezonda oldukça iyi performans gösterip avrupa'da iyi temsil eden samsun dağılmış durumda.
ligin iyi kadrolarından biri olan başakşehir kadro kalitesine nazaran korkunç başladı.
üç senedir belli bir oyun ve yabancı yatırımcı ile dişli bir takım olan, yüksek bedelle oyuncu satıp ligin hep ilk yarısında yüksek başlayıp sonlara doğru düşen göztepe berbat gidiyor.
geçen sene burak yılmaz ile çok iyi bir dönem geçiren antep 5 haftada hoca değiştirdi.
erzurum ve eyüp kötü kadrolarla mücadele ediyor muhtemelen bir sürpriz olmazsa düşecek takım adayları arasında ve herkes 6 yazıyor.
kadrosu kötü olmayan konya ilk galibiyetini ve puanlarını bu hafta aldı.
rize fena takım değil ama klasik 8-12 arası takımı. recep uçar iyi hoca belki 5-8 arasına atabilir takımı.
çorum, amed ve alanya dışında sezon genelini belirli bir standartta geçirecek, büyüklerden sürpriz puan alabilecek takımlar az görünüyor.
bu ligin aslında dünya liglerinin temel mantığı "tanımlanabilir oyun" ,"gol yükü çekecek golcü" "az bireysel hata yapan takım" ve "yetenek düzeyi vasat üzeri birkaç adam"
bu üçe sahip olan takım sayısı çok az. trabzonspor bile tüm maddeleri karşılamıyor.
örneğin amed orban ve dia saba ile toplayabildiği kadar puan topluyor. kasımpaşa bence lig için biçilmiş kaftan nefis bir golcü aldı geçen seneden beri sırtlıyor. golcünün yanına kerem ve güven gibi yeteneği kabul edilebilir büyük takım geçmişi olan oyunculari var. çorum iyi bir hoca takımı olmuş. yunan oyuncuları iyi. cengiz gibi büyük takımdan düşme ama yaşlı olmayan eskilerin yusuf erdoğan'ı erkan zengin 'i olabilecek oyuncuları var. kocaeli'nin yetenek seti çok düşük ama tanımlanabilir bir oyuna sahip. rize için de benzeri söylenebilir. ligi bilen ali şişe, ahmet ve laçi iyi üçlü. alanya iyi bir organizasyon. yaşlı bir takım ama aynı hoca ile tanımlanabilir bir oyun oynuyor.
süper lig sertlik olarak, zorluk olarak yukarıda bir lig. ancak bu zorluk ne yazık ki kulüp organizasyonları, oyunları, kadro kalitesi sebebiyle değil. liginin üç büyükler dışındaki takımları abuk sabuk takımlara bütçeleri rakiplerinin 3-4 katıyken elenebiliyor. hocalar 3-4 haftada değişiyor. rezil hakem yönetimleri, çay ocağında bile daha çok bilgisi olan adam bulacağın yol yordam bilmeyen federasyonu, korkunç seyirci sayıları ve zeminleri ile satın alınması mümkün görünmeyen bir lig. galatasaray dışında ligde satılabilir bir şey yok. bundesliga 2 bile temposu, zemini, tribünleri ile daha çekici gelebiliyor.
şöyle düşünmek lazım. galatasaray, fenerbahçe ya da beşiktaş bir anadolu deplasmanına gittiğinde rakipten önce iklim ve saha zemininden sonra da hakemden çekiniyor. şu erzurum maçını düşünün. hepimiz iyi ki kışın gitmedik dedik. bunu yağmurlu rizesi sıcak alanyasi var. hangisinde tanımlanabilir oyun, tehdit oluşturacak oyuncu grubu ya da hoca var. avrupa dönüşü yorgun takım ya da bu oyun dışı faktörlerden başka zorlayan hiçbir şey yok. şehir takımları 10 bin altı seyirciye oynuyor ki çoğunun stadyumu modern. adamlar ikinci ligden çıkacak takımı süper lig'e çıkmış halinden daha çok destekliyor. bunun haricinde anadolu kulüpleri zaten maddi manevi büyük takımların güdümünde. biz ve beşiktaş bundan bir tık gerideyiz ama safiport ya da koç holding sponsorluklari, kulüp başkanlarının başka takımların üyesi olması gibi rezillikler kaç ülkede var.

