856
maç biteli 12 saat oldu ama ağızda bırakan buruk tat hala taze.
lizbon gibi bir deplasmanda ilk yarının tamamında rakibine top göstermediğin, adamların bırak kalene gelmeyi, yarı sahayı bile toplu biçimde geçemediği bir maç oyna ama 90 dakika sonunda tabeladaki skor 3-1 olsun.
akıl alır gibi değil...
birçok kişinin beklediğinin aksine çok akıllı ve toplu oynadık aslında. her topa saldırdık, torreira çok iyi bir maç çıkardı, temaslı oyundan kaçınmadan ve sinmeden mücadele ettik. maçın 1-0 gittiği bölümde o karambol golünü yemesek (topun lizbonlunun önünde kalması bir şans, onun rastgele vurduğu topun köşeye gitmesi ayrı şans) ve bulduğumuz şanslarda da bu kadar cömert davranmasak şu an zafer gecesini konuşuyor olabilirdik.
ama lizbon'u tehlikeli yapan nokta da buydu işte: aldıkları toplarda çok hızlı hücuma çıkmaları.
bakın ilk gole, bakın 2. gole.
adamlar 3 topla kalemize geldiler resmen ve maalesef savunamadık.
bizim adımıza bence düzeltmemiz gereken hususlar:
osimhen yokken barış'ı forvet oynatmaktan vazgeçmeliyiz, hemen bugün.
kadronda 10 milyon euro yatırım yaptığın net bir santrafor olan deniz gül var, bu adamı kullanmak zorundayız. barış'ın 3-5 maçta forvet çıkıp da iyi oynamış olması, onun bir forvet rotasyonu olduğu anlamına gelmemeli!
leao'yu oyuna almak için mesela neden bu kadar beklediğimizi bence okan hoca ve teknik heyet düşünmeli. skor 1-1 giderken yaratıcılığımız azalmış ve tekrara düşmeye başlamıştık. o bölümde oyuna müdahale etmek için illa gol mü yememiz gerekiyordu? başakşehir maçından ders almadık mı?
ben artık oyuncu değişikliğini gol yedikten sonra yaptığımızı görmek istemiyorum.
ki leao girdikten sonra sane'nin veya barış'ın maç boyu yaptığı katkının kat kat fazlasını kısacık bölümde yaptı. aldığı her topta rakibi sürklase etti ve hücuma katkı verdi. leao'yu bu maçta daha fazla kullanabilirdik, hem de osimhen'den hiç faydalanamamışken...
oyun çok üzmese de skor maalesef üzdü.
tüm oyuncularımız var gücüyle mücadele etti, en azından bundan eminim.
hakemin net 2 kararı ise maçı bizden alıp lizbon'a verdi.
biri batrakov'a müdahalede verilmeyen net kırmızı kart (belki art niyet sezmediği için vermemiştir), diğeri de luis suarez'e verilen penaltı. ben orada suarez'e en ufak temas bile görmüyorum. var'da incelenip de hakemin izlemeye çağrılmaması büyük skandal.
lizbon gibi bir deplasmanda ilk yarının tamamında rakibine top göstermediğin, adamların bırak kalene gelmeyi, yarı sahayı bile toplu biçimde geçemediği bir maç oyna ama 90 dakika sonunda tabeladaki skor 3-1 olsun.
akıl alır gibi değil...
birçok kişinin beklediğinin aksine çok akıllı ve toplu oynadık aslında. her topa saldırdık, torreira çok iyi bir maç çıkardı, temaslı oyundan kaçınmadan ve sinmeden mücadele ettik. maçın 1-0 gittiği bölümde o karambol golünü yemesek (topun lizbonlunun önünde kalması bir şans, onun rastgele vurduğu topun köşeye gitmesi ayrı şans) ve bulduğumuz şanslarda da bu kadar cömert davranmasak şu an zafer gecesini konuşuyor olabilirdik.
ama lizbon'u tehlikeli yapan nokta da buydu işte: aldıkları toplarda çok hızlı hücuma çıkmaları.
bakın ilk gole, bakın 2. gole.
adamlar 3 topla kalemize geldiler resmen ve maalesef savunamadık.
bizim adımıza bence düzeltmemiz gereken hususlar:
osimhen yokken barış'ı forvet oynatmaktan vazgeçmeliyiz, hemen bugün.
kadronda 10 milyon euro yatırım yaptığın net bir santrafor olan deniz gül var, bu adamı kullanmak zorundayız. barış'ın 3-5 maçta forvet çıkıp da iyi oynamış olması, onun bir forvet rotasyonu olduğu anlamına gelmemeli!
leao'yu oyuna almak için mesela neden bu kadar beklediğimizi bence okan hoca ve teknik heyet düşünmeli. skor 1-1 giderken yaratıcılığımız azalmış ve tekrara düşmeye başlamıştık. o bölümde oyuna müdahale etmek için illa gol mü yememiz gerekiyordu? başakşehir maçından ders almadık mı?
ben artık oyuncu değişikliğini gol yedikten sonra yaptığımızı görmek istemiyorum.
ki leao girdikten sonra sane'nin veya barış'ın maç boyu yaptığı katkının kat kat fazlasını kısacık bölümde yaptı. aldığı her topta rakibi sürklase etti ve hücuma katkı verdi. leao'yu bu maçta daha fazla kullanabilirdik, hem de osimhen'den hiç faydalanamamışken...
oyun çok üzmese de skor maalesef üzdü.
tüm oyuncularımız var gücüyle mücadele etti, en azından bundan eminim.
hakemin net 2 kararı ise maçı bizden alıp lizbon'a verdi.
biri batrakov'a müdahalede verilmeyen net kırmızı kart (belki art niyet sezmediği için vermemiştir), diğeri de luis suarez'e verilen penaltı. ben orada suarez'e en ufak temas bile görmüyorum. var'da incelenip de hakemin izlemeye çağrılmaması büyük skandal.

