• 524
    çanlar onlar için çalıyor olabilir. mevcut anlaşma 2026-2027 sezonuyla birlikte sona eriyor ve önümüzde yeni bir yayın hakları dönemi var.

    lakin birileri gelen gideni aratır diye boşuna dememiş. hele türkiye de yaşadığımız olaylarda her geçen gün bu deyimin örnekleri daha da artıyor.

    bein’in özellikle son yıllarda yayıncılık tarafında eleştirilecek çok şeyi vardı. stüdyo programları vasatlaştı yorumcuları futbolsevere hiç bir şey katmıyor, maç önü ve maç sonu yayınlarının eski tadı kalmadı. spiker desen kalitesi tartışılmayacak bir yalçın ağabey var diğerleri hep tartışılan kişiler.

    lig dışında sundukları spor içeriği de hatırlayanların çok iyi bildiği lig tv döneminin çok gerisinde. ne güzel taraftar programları, maç önü ve maç sonrasını anlatan yapımlar vardı lig tv zamanlarında.

    bu platformun benim açımdan varlık sebebi neredeyse tamamen süper lig yayınları. beni turksattan bu platforma çekecek tek bir gerekçe yok.

    ama tüketici tarafında garip bir avantajları da vardı bu arkadaşların

    "pazarlık"

    adamlar “pazarlık sünnettir” kavramının suyunu çıkarmış durumdaydı. paket fiyatına bakıyorsun başka. iptal edeceğim diyorsun başka. biraz diretince başka.

    bir noktadan sonra iptv ücretine yaklaşan rakamlara süper lig izleyebiliyordun. saçma bir fiyatlandırma politikasıydı ama sistemin nasıl çalıştığını öğrendiğinizde en azından fiyatı belli ölçüde aşağı çekebiliyordunuz.

    şimdi yeni yayıncı geldiğinde benim asıl merak ettiğim konu bu. adam bize ne fiyat çekecek?

    aylık 1.500-2.000 liradan kapıyı açıp “ister al ister alma” mı diyecek? yıllık paket dışında seçenek bırakmayacak mı? tek maç satın alma olacak mı? internet yayını ayrı mı ücretlendirilecek? aynı anda kaç cihazdan izlenebilecek?

    çünkü yayın ihalesinde taraftar açısından önemli olan yalnızca “kim kazandı?” sorusu değil. o yayıncı tüketiciye nasıl davranacak?

    işte bütün bu durumlar bir taraftar olarak beni endişelendiriyor. evet galatasarayım daha çok kazansın yayıncı kuruluş kulübümü sömürmesin fakat yeni yayıncı ihale için çok yüksek bir bedel öderse bunun önemli bölümünü aboneden çıkarmaya çalışması da gayet mümkün. bi zahmet beni de sömürmesin.

    o zaman bugün burun kıvırdığımız bein fiyatlarını mumla arayabiliriz. işin başka bir tarafı da var.

    bein malum katar sermayesi. siyasi ilişkileri de hesaba katınca “katar sermayesi tamam artık türkiye’den çıktı, bir daha dönmez” şeklinde düşünmek bana erken geliyor. birde dediğim gibi bu adamların varlık sebebi maç yayınları maç olmadığı müddetçe turksat dan caydıracak hiç bir avantajları yok.

    belki giderler. belki tekrar kazanırlar. belki bambaşka bir platform gelir. ama benim tüketici olarak baktığım yer biraz farklı.

    bein’den memnun muydum?

    elbette hayır.

    ama en azından ekonomik olarak baktığımda onları iyi tanıyoruz. müşteri hizmetlerini biliyoruz. pazarlığını biliyoruz. uygulamasını biliyoruz standartlarını biliyoruz.

    hangi numarayı yaptığında hangi fiyatın geleceğini bile öğrenmiş durumdayız.

    yeni yayıncı ise tamamen kapalı kutu. o yüzden bein giderse arkasından ağıt yakmam. ama “nihayet kurtulduk” diye de havaya zıplamam.

    önce yerine gelene bakarım. çünkü türkiye’de tüketici olarak tecrübem bana şunu öğretti:

    bazen kötü hizmetin alternatifi iyi hizmet olmuyor. daha pahalı kötü hizmet oluyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın