809
beşiktaş'a pek yakıştıramadığım, trabzonspor'a ise oldukça yakıştırdığım transferin öznesi.
24/25'te geçirdiği ballon d'or seviyesindeki sezonun (34 gol, 23 asist) ardından geçen yıl slot yönetiminde ciddi düşüş yaşadı. hem saha içindeki rolü değişti hem de zaman zaman hocasıyla problemler yaşadı. liverpool'la oynadığımız şampiyonlar ligi eşleşmesinde de özellikle jacobs savunmasında pek varlık gösteremedi. iki ay önce 34 yaşına girdi ama bu hâliyle bile süper lig'de ciddi fark yaratabilecek kalitede olduğunu düşünüyorum.
beşiktaş yerine trabzonspor'a daha çok yakıştırmamın sebebi ise oyun yapısı. beşiktaş, disiplinli bir hocayla yüksek tempolu, yoğun pres isteyen bir futbol oynamaya hazırlanıyor. 34 yaşındaki salah'ın bu oyuna ne kadar uyum sağlayacağı soru işareti. üstelik diğer kanatta da trossard gibi benzer yaş grubunda ve yüksek efor gerektiren bir rol üstlenecek bir oyuncu varken.
trabzonspor ise bana bambaşka bir tablo çiziyor. bu sezon kurdukları kadro, gençlerle tecrübeli isimleri dengeli biçimde harmanlayan 18/19 ajax'ını hatırlatıyor. o takımın en büyük gücü; de ligt, de jong, van de beek ve neres gibi genç yıldızlarla tadić, blind, schöne ve tagliafico gibi deneyimli oyuncuları kusursuz biçimde bir araya getirebilmesiydi. trabzonspor'da da buna benzer bir iskelet görüyorum.
shaquille o'neal kariyerini özetlerken orlando günlerini penny hardaway ile "eğlence", lakers dönemini kobe ile "iş", miami yıllarını ise wade ile "şahsi" olarak tanımlamıştı. salah'ın da artık "iş" ve "şahsi meydan okuma" dönemlerini geride bıraktığını varsayarsak, trabzonspor onun için son derece keyifli ve futbolunu yeniden özgürce oynayabileceği bir kariyer durağı olabilir.
24/25'te geçirdiği ballon d'or seviyesindeki sezonun (34 gol, 23 asist) ardından geçen yıl slot yönetiminde ciddi düşüş yaşadı. hem saha içindeki rolü değişti hem de zaman zaman hocasıyla problemler yaşadı. liverpool'la oynadığımız şampiyonlar ligi eşleşmesinde de özellikle jacobs savunmasında pek varlık gösteremedi. iki ay önce 34 yaşına girdi ama bu hâliyle bile süper lig'de ciddi fark yaratabilecek kalitede olduğunu düşünüyorum.
beşiktaş yerine trabzonspor'a daha çok yakıştırmamın sebebi ise oyun yapısı. beşiktaş, disiplinli bir hocayla yüksek tempolu, yoğun pres isteyen bir futbol oynamaya hazırlanıyor. 34 yaşındaki salah'ın bu oyuna ne kadar uyum sağlayacağı soru işareti. üstelik diğer kanatta da trossard gibi benzer yaş grubunda ve yüksek efor gerektiren bir rol üstlenecek bir oyuncu varken.
trabzonspor ise bana bambaşka bir tablo çiziyor. bu sezon kurdukları kadro, gençlerle tecrübeli isimleri dengeli biçimde harmanlayan 18/19 ajax'ını hatırlatıyor. o takımın en büyük gücü; de ligt, de jong, van de beek ve neres gibi genç yıldızlarla tadić, blind, schöne ve tagliafico gibi deneyimli oyuncuları kusursuz biçimde bir araya getirebilmesiydi. trabzonspor'da da buna benzer bir iskelet görüyorum.
shaquille o'neal kariyerini özetlerken orlando günlerini penny hardaway ile "eğlence", lakers dönemini kobe ile "iş", miami yıllarını ise wade ile "şahsi" olarak tanımlamıştı. salah'ın da artık "iş" ve "şahsi meydan okuma" dönemlerini geride bıraktığını varsayarsak, trabzonspor onun için son derece keyifli ve futbolunu yeniden özgürce oynayabileceği bir kariyer durağı olabilir.


