3661
on edit: bu kadar uzun yazı olacağını beklemiyordum ama oldu işte :(
neyse, ben kendisine fazla anlam yüklendiğini düşünüyorum. gurbetçi oyuncudan, türkiye’de doğup büyümemiş adamdan öyle galatasaray’a, fener’e, beşiktaş’a aidiyet duymasını beklememek lazım bence. ki türkiye’de doğup büyüyenleri de görüyoruz ama o başka bir yazının konusu. kendisinin avukatlığını üstlenmedim, yanlış anlaşılmasın. kendisi zaten milan’ı bırakıp inter’e gitmiş bir oyuncu. o yüzden biz galatasaray onun için ne kadar sadakat meselesi olabiliriz ki?
benim anlatmak istediğim, mesut, nuri, ilkay, hamit vs. eminim çocukken tuttuğu bir türk takımı vardır ama bu oyuncular gerek kariyerlerinin gidişatı, gerek de maddi zorluklarla bir yere gelmeye çalışan ailelerinin maddi beklentileri yüzünden çocukken galatasaray’lıydım der, ama bir iki milyon fazla teklif gelince hemen bir gün herkes fenerbahçeli olacak yazılı şapkayı kafasına takar. bize gelen hamit bile sezonun yarısını sakat geçirir, sonra da rızık rızık diye gezerdi. hatırlayın.
o yüzden gurbetçilerimiz avrupa’da kariyerini yapıp yaş 32-33’e gelince, seçenek olarak sadece türkiye kalınca o konuda ailelerine, özellikle babalarına tamamen güvenip onların verdiği kararı uyguluyorlar. hakan da, eğer fener ile gerçekten anlaşmışsa, diğer gurbetçiler gibi buraya emekliliğe gelir. zaten artık ofansif orta saha yerine defansif orta sahaya evrildi. ee orada da ghendouzi var, kante için daha yeni siyaset devreye girdi. fred var. on numara oynatmak istersen, orada da asensio var. o yüzden gelişi forveti olmayan bir takıma alex’in yanına tümer almak gibi kalır. yani lüks. iki sene bile işlemez. ertesi sezonun devre arası karşılıklı olarak sözleşme feshedilir veya yallah başakşehir’e. ama fener bu, galatasaray istedi diye salça oluyorlar, zaten o yüzden yanlış transfer politikaları yüzünden 12 yıldır şampiyon olamadılar.
ben hakan çalhanoğlu transferini geçen sene bile istemiyordum. bence biz gabriel sara’ya yatırım yaparsak çok daha kârlı çıkarız. hakan çalhanoğlu’nun kariyerine kimsenin lafı olmaz. ama kullanım kılavuzu çok zor bir oyuncu. tam et mi, balık mı, tavuk mu anlaşılamayan ama korner, frikik ve penaltı atma yeteneği olan bir orta saha. hani mesut geldi, ilkay geldi, bu adamların mevkisi vesaire belliydi. hakan hala soru işareti. biz yıllarca bu adamı milli takımda nasıl kullanacağımıza karar veremedik. sonunda inter’in yaptığını yapıp geriye çektik, oradan oyun kurmasıyla hücumu da daha özgür hale getirdik.
o yüzden çok da üzülecek bir oyuncu değil. bizim genç torreira’lar, lemina’lar bulmamız lazım. hep derim bizim şampiyonluğumuzun kilidi kaleci forvet vs. değil, hem pres yapıp top kapan, hem de oyunu iki yönlü oynayabilen 6.5’tan 8’imsi hatta yer yer 10 numara gibi ceza sahasına giren, şut çeken orta sahalar lazım. melo, fernando reges, ve torreira. böyle adamların varken 2-3 sene şampiyon oluyorsun.
neyse, ben kendisine fazla anlam yüklendiğini düşünüyorum. gurbetçi oyuncudan, türkiye’de doğup büyümemiş adamdan öyle galatasaray’a, fener’e, beşiktaş’a aidiyet duymasını beklememek lazım bence. ki türkiye’de doğup büyüyenleri de görüyoruz ama o başka bir yazının konusu. kendisinin avukatlığını üstlenmedim, yanlış anlaşılmasın. kendisi zaten milan’ı bırakıp inter’e gitmiş bir oyuncu. o yüzden biz galatasaray onun için ne kadar sadakat meselesi olabiliriz ki?
benim anlatmak istediğim, mesut, nuri, ilkay, hamit vs. eminim çocukken tuttuğu bir türk takımı vardır ama bu oyuncular gerek kariyerlerinin gidişatı, gerek de maddi zorluklarla bir yere gelmeye çalışan ailelerinin maddi beklentileri yüzünden çocukken galatasaray’lıydım der, ama bir iki milyon fazla teklif gelince hemen bir gün herkes fenerbahçeli olacak yazılı şapkayı kafasına takar. bize gelen hamit bile sezonun yarısını sakat geçirir, sonra da rızık rızık diye gezerdi. hatırlayın.
o yüzden gurbetçilerimiz avrupa’da kariyerini yapıp yaş 32-33’e gelince, seçenek olarak sadece türkiye kalınca o konuda ailelerine, özellikle babalarına tamamen güvenip onların verdiği kararı uyguluyorlar. hakan da, eğer fener ile gerçekten anlaşmışsa, diğer gurbetçiler gibi buraya emekliliğe gelir. zaten artık ofansif orta saha yerine defansif orta sahaya evrildi. ee orada da ghendouzi var, kante için daha yeni siyaset devreye girdi. fred var. on numara oynatmak istersen, orada da asensio var. o yüzden gelişi forveti olmayan bir takıma alex’in yanına tümer almak gibi kalır. yani lüks. iki sene bile işlemez. ertesi sezonun devre arası karşılıklı olarak sözleşme feshedilir veya yallah başakşehir’e. ama fener bu, galatasaray istedi diye salça oluyorlar, zaten o yüzden yanlış transfer politikaları yüzünden 12 yıldır şampiyon olamadılar.
ben hakan çalhanoğlu transferini geçen sene bile istemiyordum. bence biz gabriel sara’ya yatırım yaparsak çok daha kârlı çıkarız. hakan çalhanoğlu’nun kariyerine kimsenin lafı olmaz. ama kullanım kılavuzu çok zor bir oyuncu. tam et mi, balık mı, tavuk mu anlaşılamayan ama korner, frikik ve penaltı atma yeteneği olan bir orta saha. hani mesut geldi, ilkay geldi, bu adamların mevkisi vesaire belliydi. hakan hala soru işareti. biz yıllarca bu adamı milli takımda nasıl kullanacağımıza karar veremedik. sonunda inter’in yaptığını yapıp geriye çektik, oradan oyun kurmasıyla hücumu da daha özgür hale getirdik.
o yüzden çok da üzülecek bir oyuncu değil. bizim genç torreira’lar, lemina’lar bulmamız lazım. hep derim bizim şampiyonluğumuzun kilidi kaleci forvet vs. değil, hem pres yapıp top kapan, hem de oyunu iki yönlü oynayabilen 6.5’tan 8’imsi hatta yer yer 10 numara gibi ceza sahasına giren, şut çeken orta sahalar lazım. melo, fernando reges, ve torreira. böyle adamların varken 2-3 sene şampiyon oluyorsun.


