877
şu iğrenç ortamda biraz da futbol konuşmaya çalışalım madem.
fenerbahçe'nin penaltısına kadar geriden oyun kuramayan, önde yeterli presi yapamayan, doldur-boşalt taktiği ile pozisyon bulmaya çalışan bir galatasaray vardır. malum takımın penaltısından sonra rakip demoralize oldu, bizimkilere de bir gaz geldi. zaten maç başında yapılan atamalar vs. belli güçlerin, yapının, maçı kazanmamamız için uğraşacağını onlar da biliyordu. rakibin penaltısı penaltıydı bu arada ama bizim için pastanın üstündeki çilek oldu o kaçırma. ondan sonra malum takımın birkaç karambol topu dışında bir varlığını göremedik hücumda. bizimkiler ise önde baskıyı da daha iyi yapar oldu, birkaç organize atak görebildik ki bizim takımın alameti farikalarından biri değildir bu. daha ne olsun. golü garip bulduk ama gol goldür şu ortamda. uzun taçları eleştirirdim sanki gol atacağız diye, atıyormuşuz meğer *
rakibin penaltısı penaltı. bizim net penaltımız yendi. victor osimhen'in ikinci beklediği penaltıda bir şey yok. yunus akgün'ün sarısı aşırı komik, amatör hakem yapmaz o hatayı. nitekim hakeme karşı da oynamamıza rağmen ilk yarıyı önde kapatmak iyi oldu. takımın morali de üst seviyede, maçı almak için herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. ilk yarı bitti osimhen yere yığıldı mesela, takımca iyi efor sarfettik.
rakip şu an oyun kurmakta da atak yapmakta da hem teknik anlamda hem mental anlamda sorun yaşıyor. muhtemelen hoca ilk önce mentali toparlamaya çalışacak, rakipte bir değişiklik beklemiyorum; ne kadar cesur bir hoca bilmesem de muhtemelen o değişikliği yapmaz ve bir 15 dk. daha yer takımından. rakibin gol atma şansı düşük bu mantıkla. oyuna teknik anlamda etki edecek birini alırlarsa işler değişir; marco asensio gibi. onu aldığında da biraz daha defansif takılabilmek adına gabriel sara'yı alabiliriz. yunus çok ileride basıyor ve çalım yediği an geride eksik kalıyoruz. sara bu konuda daha tedbirli, aşırı bir hızı olmadığından alan kapama ile pres yapıyor. daha temkinli oynarız böylece.
şu an ipler bizim elimizde, hızlı atakla sonuca gidebilecek adamlarımız da var; yeter ki geride boş hatalar ya da boş alanlar bırakmayalım / yapmayalım.
fenerbahçe'nin penaltısına kadar geriden oyun kuramayan, önde yeterli presi yapamayan, doldur-boşalt taktiği ile pozisyon bulmaya çalışan bir galatasaray vardır. malum takımın penaltısından sonra rakip demoralize oldu, bizimkilere de bir gaz geldi. zaten maç başında yapılan atamalar vs. belli güçlerin, yapının, maçı kazanmamamız için uğraşacağını onlar da biliyordu. rakibin penaltısı penaltıydı bu arada ama bizim için pastanın üstündeki çilek oldu o kaçırma. ondan sonra malum takımın birkaç karambol topu dışında bir varlığını göremedik hücumda. bizimkiler ise önde baskıyı da daha iyi yapar oldu, birkaç organize atak görebildik ki bizim takımın alameti farikalarından biri değildir bu. daha ne olsun. golü garip bulduk ama gol goldür şu ortamda. uzun taçları eleştirirdim sanki gol atacağız diye, atıyormuşuz meğer *
rakibin penaltısı penaltı. bizim net penaltımız yendi. victor osimhen'in ikinci beklediği penaltıda bir şey yok. yunus akgün'ün sarısı aşırı komik, amatör hakem yapmaz o hatayı. nitekim hakeme karşı da oynamamıza rağmen ilk yarıyı önde kapatmak iyi oldu. takımın morali de üst seviyede, maçı almak için herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. ilk yarı bitti osimhen yere yığıldı mesela, takımca iyi efor sarfettik.
rakip şu an oyun kurmakta da atak yapmakta da hem teknik anlamda hem mental anlamda sorun yaşıyor. muhtemelen hoca ilk önce mentali toparlamaya çalışacak, rakipte bir değişiklik beklemiyorum; ne kadar cesur bir hoca bilmesem de muhtemelen o değişikliği yapmaz ve bir 15 dk. daha yer takımından. rakibin gol atma şansı düşük bu mantıkla. oyuna teknik anlamda etki edecek birini alırlarsa işler değişir; marco asensio gibi. onu aldığında da biraz daha defansif takılabilmek adına gabriel sara'yı alabiliriz. yunus çok ileride basıyor ve çalım yediği an geride eksik kalıyoruz. sara bu konuda daha tedbirli, aşırı bir hızı olmadığından alan kapama ile pres yapıyor. daha temkinli oynarız böylece.
şu an ipler bizim elimizde, hızlı atakla sonuca gidebilecek adamlarımız da var; yeter ki geride boş hatalar ya da boş alanlar bırakmayalım / yapmayalım.

