121
eğer "saf futbol bilgisi" kastediliyorsa oldukça saçma olan, ancak ve ancak "bir takım idare etme" anlamında söyleniliyorsa haklılık payı olan söylem. o yüzden bu söylemi kullanırken ne anlamda kullanıldığının açıklanması gerektiğini düşünüyorum. evet, muhtemelen futbolu okan buruk'tan iyi bilmiyoruz, futbol teknik direktörlüğünün ne olduğunu kesinlikle daha iyi bilmiyoruz, ama sahada, o gün oynanan futbolun ne olduğunu daha iyi biliyor olabiliriz.
şu sözlükte saf futbolu okan buruk'tan iyi bilen minimum 20 kişi bulunur. bu insanları dün her şeyin ideal olduğu bir ortamda 60. dakikada sahaya indirsek, belki o golü yemezdik. ama futbol bu değil zaten. mustafa denizli "sana maçı getirecek adamı gözünden anlarsın" derdi. futbol teknik direktörlüğü günümüzde artık bir futbolcu idaresi ve biraz da en iyi olduğun sistemi kurup bozulmaması için dua etme. yoksa bunlardan ikincisi bozulunca guardiola gibi bir adam dahi rodri'nin sakatlığı ile dağılıp gitti, galatasaray'ın şu anda osimhen sonrası durumu buna çok benziyor. city galibiyet alamıyordu doğru dürüst. biz de 3 maç yaptık işte, 1 galibiyet alabildik, onda da janderson topa ayağıyla vurmak yerine yuvarlanarak vursa onu da alamıyorduk. dolayısıyla futbol teknik adamlığı biraz böyle. geçmişinde futbolculuk da varsa, kapılar açılıyor. zaten antrenmanlar sonrası çok bir işin olmuyor, kariyer sonunda alıyorsun lisansları boş zamanında. sonra etrafına topluyorsun iyi yardımcıları, bir camianın desteğini de arkana alınca geliyorsun bir yerlere. okan buruk, bu camianın en çok kupa kazanan futbolcularından birisi ve hükümet destekli, maddi sorunu zerre olmayan bir kulübe tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşattı. artık o andan sonra kapılar açılır. e o da işi bu olduğu için dersine çalıştı ve kariyerine yeni kupalar eklemeye devam etti. bu çok normal.
fakat işte eğer, futbol bilgisinin dışındaki karar verme yetilerin, kadro adaleti, yardımcılarının desteği, disiplin, antrenman gibi konularda formun düşerse elinde bir şey kalmıyor. hele bir de takımının en büyük kozu o kadrodan çıkarsa, inanılmaz kırılgan bir takım elinde kalıyor ve tabii bu formsuzlukla ve sınırlı "saf futbol bilginle" toparlayamıyorsun. aslında okan buruk'un oyun planları var, fakat bunlar iflas etmiş durumda, zira oyuncular o planları ya isteyerek uygulamıyor, ya da deneyip uygulayamıyor. her ikisi de bu sezonun son 5 hafta özelinde çözülemez. ilkinde zaten futbolcuların artık inancı yok, ikincisinde de çözüm bulmak için süre yok. tek çaren, kaybettiğin yıldız oyuncunun dönmesi.
şu sözlükte saf futbolu okan buruk'tan iyi bilen minimum 20 kişi bulunur. bu insanları dün her şeyin ideal olduğu bir ortamda 60. dakikada sahaya indirsek, belki o golü yemezdik. ama futbol bu değil zaten. mustafa denizli "sana maçı getirecek adamı gözünden anlarsın" derdi. futbol teknik direktörlüğü günümüzde artık bir futbolcu idaresi ve biraz da en iyi olduğun sistemi kurup bozulmaması için dua etme. yoksa bunlardan ikincisi bozulunca guardiola gibi bir adam dahi rodri'nin sakatlığı ile dağılıp gitti, galatasaray'ın şu anda osimhen sonrası durumu buna çok benziyor. city galibiyet alamıyordu doğru dürüst. biz de 3 maç yaptık işte, 1 galibiyet alabildik, onda da janderson topa ayağıyla vurmak yerine yuvarlanarak vursa onu da alamıyorduk. dolayısıyla futbol teknik adamlığı biraz böyle. geçmişinde futbolculuk da varsa, kapılar açılıyor. zaten antrenmanlar sonrası çok bir işin olmuyor, kariyer sonunda alıyorsun lisansları boş zamanında. sonra etrafına topluyorsun iyi yardımcıları, bir camianın desteğini de arkana alınca geliyorsun bir yerlere. okan buruk, bu camianın en çok kupa kazanan futbolcularından birisi ve hükümet destekli, maddi sorunu zerre olmayan bir kulübe tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşattı. artık o andan sonra kapılar açılır. e o da işi bu olduğu için dersine çalıştı ve kariyerine yeni kupalar eklemeye devam etti. bu çok normal.
fakat işte eğer, futbol bilgisinin dışındaki karar verme yetilerin, kadro adaleti, yardımcılarının desteği, disiplin, antrenman gibi konularda formun düşerse elinde bir şey kalmıyor. hele bir de takımının en büyük kozu o kadrodan çıkarsa, inanılmaz kırılgan bir takım elinde kalıyor ve tabii bu formsuzlukla ve sınırlı "saf futbol bilginle" toparlayamıyorsun. aslında okan buruk'un oyun planları var, fakat bunlar iflas etmiş durumda, zira oyuncular o planları ya isteyerek uygulamıyor, ya da deneyip uygulayamıyor. her ikisi de bu sezonun son 5 hafta özelinde çözülemez. ilkinde zaten futbolcuların artık inancı yok, ikincisinde de çözüm bulmak için süre yok. tek çaren, kaybettiğin yıldız oyuncunun dönmesi.

