274
kasım ayından önce kocaelispor'a ne sempatim ne de antipatim vardı. 90'lı yıllarda lige renk getirmiş. piyasaya yeni futbolcular çıkarmış bi' ekipti. kendileriyle defalarca karşı karşıya gelmişizdir. yenildiğimiz dönemler de olmuştu. üzülüp geçmiştik. o dönemlerdeki başkanları da sefa sirmen'di. beyefendi bi' insandı, aynı zamana da siyasetçiydi yanılmıyorsam. sonra 2000'li yıllarla ortadan kayboldular, uzun süre alt liglerde siftindiler. sonra bu sezonun başında bi' baktık ki geri dönmüşler. kulübün tekrar buralara dönmesindeki ana sebep elbette maddi kaynak sağlamaları. buraya bakıldığında da safi holding'i görüyoruz. bu holdingin sahibinin kim olduğunu anlatmaya gerek yok. son yıllarda meydana çıkmış, semirmiş türedi zenginlerden. kulübe kaynakları sağlayan, kulüpte sözü geçen, perde ardında yöneten kişi hakan safi'dir. ancak elbette başkan olarak görünen kişi recep durul adlı biri. galatasaray maçları haricinde hemen hiç ekranda, haberlerde görünmeyen, adı geçmeyen biri. kendisini deli saçması denebilecek türden bir biriyle bağlantısız şeyleri, neopotizm, bahis, adalet, ajax'tan iyi takımız gibi oldukça tutarsız ve saçma şeyleri bir birlerine bağlayarak saçma bile olmayacak derecede tuhaf açıklamalarıyla tanıyoruz. dediğim gibi bu kişi oldukça düşük profilli ve safi'nin kulüpte vekilharçlığını yapan biri. oradaki gerçek güç, hakan safi. ancak kocaelispor başkanlığını açıktan yapmak yerine kendi reklamını daha iyi yapacağı ve bir taşla iki kuş vuracağı için fb yöneticiliği ya da buna benzer rollere soyunmuş biri. mesela, oyuncu hibe ediyor fb'ye ama öte yandan kocaelispor'u da kontrol ediyor.
öyle ya da böyle türk futbolunda ses getirmiş, belirli iz bırakmış bi' kulübün kısa vadeli maddi çıkarları doğrultusunda kendisini şu duruma düşürmesi, taşeronluk yapması orta ve uzun vadede mutlaka kendi aleyhine kesin olarak berbat sonuçlar verecektir. türk futbolu adına utanç verici bi' durum ama öylesine kirli ağlar var ki adamı milli takım soyunma odasına alıyorlar.
öyle ya da böyle türk futbolunda ses getirmiş, belirli iz bırakmış bi' kulübün kısa vadeli maddi çıkarları doğrultusunda kendisini şu duruma düşürmesi, taşeronluk yapması orta ve uzun vadede mutlaka kendi aleyhine kesin olarak berbat sonuçlar verecektir. türk futbolu adına utanç verici bi' durum ama öylesine kirli ağlar var ki adamı milli takım soyunma odasına alıyorlar.

