97
kendimce bir liste çıkarıyorum (bkz: #4036527)
--- alıntı ---
https://x.com/i/status/2035283163736428970
21.03.2026 12:11
oynanan en son liverpool - galatasaray maçının ardından iki takım arasında ciddi bir husumet ortaya çıktı. liverpool benim en sevdiğim, futbol kültürünü en beğendiğim takımlardan bir tanesidir. ancak bu maçın arkasından yaşananlarla birlikte bazı izlenimlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.
anfield, benim yayın yaptığım statlar içerisinde sahaya, gerçekten zeminin en yakın olduğu tribünlere sahip stadyumdu. normalde bize uefa’nın masa getirmesi gerekirken bu karşılaşmada anfield’da masa konulamadığını, sadece yayıncı kuruluşun korner bayrağının orada, tnt’nin bir masa kullandığını söylediler. içeri girince zaten bu yakınlığı çok net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. yedek kulübeleri adeta taraftarın içinde oturuyormuşçasına kurgulanmış.
daha önce de burasıyla, anfield ile ilgili bazı şikayetler oluyor. 2019’da atletico madrid’in bir şikayeti var ve saha zemini aslında 105 metre olması gerekirken en fazla 100-101 metreye getirilmiş. bunun ben garip olduğunu anlamamıştım ancak oyuncuların arka panolara doğru duramadıklarını görünce -ki noa lang’ın pozisyonu da bu- aslında kafamda bu oturmuş oldu.
liverpool kulübünün daha sonra bu konuyla ilgili bir özür dilememesi sakatlıkla ilgili, bu da gerçekten enteresan. bu kadar futbol kültürü üst düzey olan bir takımda bunu beklersiniz. ve taraftar da noa lang çıkana kadar inanılmaz bir alkış sergilediler ve o dakikadan sonra taraftar da agresifliğini birazcık düşürdü. maçın başında veya maça kadar ben hiçbir şey hissetmedim açıkçası. çok güzel bir futbol atmosferi vardı. taraftarın 'you'll never walk alone'u söylemesi, onu da buraya koyarım, tüylerimizi yine diken diken yaptı.
(görüntülerde stadyum atmosferi ve marş sesi duyuluyor)
ama maç başladıktan sonra özellikle arne slot’un, van dijk’ın ve szoboszlai’nin tepkileri taraftarı da birazcık daha içeriye aldı ve çok agresif bir görüntü çizdiler. gerçekten bu üç isim maç boyunca durmadı. maçın başında sadece, maç başlamadan önce stadyumun etrafında liverpool - beşiktaş karşılaşmasının görüntüleri dönüyordu. bu, taraftarın ne kadar bilendiğini, ne kadar belki de bu sezonki iki mağlubiyeti kurtarmak istediğini gösteren bir kanıttı belki de liverpool açısından.
maçın arkasından mcmanaman’ı ve gerrard’ı görüp bir fotoğraf çektirmek istedim, ayaküstü konuştuk. maçın öncesinde de carragher ile konuştum. hepsinin tavrı birazcık yukarıdan bakan bir taraftaydı. belki liverpool kulübünde oynamış isimler olarak haklı olabilirler ama galatasaray’ın çok kötü oynadığını söylediler bir kez daha. ben yayında ne dediklerini duymamıştım, çok da böyle şey tavırları yoktu açıkçası, biraz yukarıdan bakan tavırları vardı. bu izlenimlerimi aktarmak istedim. liverpool’u hala çok seviyorum ancak bu maç gerçekten çok ama çok agresif geçti. yorumlarınızı bekliyorum.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
https://x.com/i/status/2035283163736428970
21.03.2026 12:11
oynanan en son liverpool - galatasaray maçının ardından iki takım arasında ciddi bir husumet ortaya çıktı. liverpool benim en sevdiğim, futbol kültürünü en beğendiğim takımlardan bir tanesidir. ancak bu maçın arkasından yaşananlarla birlikte bazı izlenimlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.
anfield, benim yayın yaptığım statlar içerisinde sahaya, gerçekten zeminin en yakın olduğu tribünlere sahip stadyumdu. normalde bize uefa’nın masa getirmesi gerekirken bu karşılaşmada anfield’da masa konulamadığını, sadece yayıncı kuruluşun korner bayrağının orada, tnt’nin bir masa kullandığını söylediler. içeri girince zaten bu yakınlığı çok net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. yedek kulübeleri adeta taraftarın içinde oturuyormuşçasına kurgulanmış.
daha önce de burasıyla, anfield ile ilgili bazı şikayetler oluyor. 2019’da atletico madrid’in bir şikayeti var ve saha zemini aslında 105 metre olması gerekirken en fazla 100-101 metreye getirilmiş. bunun ben garip olduğunu anlamamıştım ancak oyuncuların arka panolara doğru duramadıklarını görünce -ki noa lang’ın pozisyonu da bu- aslında kafamda bu oturmuş oldu.
liverpool kulübünün daha sonra bu konuyla ilgili bir özür dilememesi sakatlıkla ilgili, bu da gerçekten enteresan. bu kadar futbol kültürü üst düzey olan bir takımda bunu beklersiniz. ve taraftar da noa lang çıkana kadar inanılmaz bir alkış sergilediler ve o dakikadan sonra taraftar da agresifliğini birazcık düşürdü. maçın başında veya maça kadar ben hiçbir şey hissetmedim açıkçası. çok güzel bir futbol atmosferi vardı. taraftarın 'you'll never walk alone'u söylemesi, onu da buraya koyarım, tüylerimizi yine diken diken yaptı.
(görüntülerde stadyum atmosferi ve marş sesi duyuluyor)
ama maç başladıktan sonra özellikle arne slot’un, van dijk’ın ve szoboszlai’nin tepkileri taraftarı da birazcık daha içeriye aldı ve çok agresif bir görüntü çizdiler. gerçekten bu üç isim maç boyunca durmadı. maçın başında sadece, maç başlamadan önce stadyumun etrafında liverpool - beşiktaş karşılaşmasının görüntüleri dönüyordu. bu, taraftarın ne kadar bilendiğini, ne kadar belki de bu sezonki iki mağlubiyeti kurtarmak istediğini gösteren bir kanıttı belki de liverpool açısından.
maçın arkasından mcmanaman’ı ve gerrard’ı görüp bir fotoğraf çektirmek istedim, ayaküstü konuştuk. maçın öncesinde de carragher ile konuştum. hepsinin tavrı birazcık yukarıdan bakan bir taraftaydı. belki liverpool kulübünde oynamış isimler olarak haklı olabilirler ama galatasaray’ın çok kötü oynadığını söylediler bir kez daha. ben yayında ne dediklerini duymamıştım, çok da böyle şey tavırları yoktu açıkçası, biraz yukarıdan bakan tavırları vardı. bu izlenimlerimi aktarmak istedim. liverpool’u hala çok seviyorum ancak bu maç gerçekten çok ama çok agresif geçti. yorumlarınızı bekliyorum.
--- alıntı ---

