resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 22915
    ligdeki seri şampiyonluklar, rekorlar ve özellikle bu sezonki* avrupa performansını kimse göz ardı edemez. lakin hocayı çok seven ve yıllarca kalmasını isteyen biri olarak bazı eleştirilerim olacaktır. acımasız eleştiriler değil, yerinde eleştiriler olacaktır.

    mesela avrupa kupalarında deplasmanda oynadığımız maçlara kafadan mağlubiyet yazıyoruz. son 3 yılda 14 kez deplasmana gittik ve sadece 2 galibiyet alabildik. bu deplasmanların içinde münih, liverpool gibi güçlü takımların yanında malmö, rfs, alkmaar gibi görece düşük-orta seviye takımlar da vardı.
    tamam, yenilelim eyvallah ama ezilmeyelim.
    xg muhabbetlerine girmeyi pek sevmem ama eleştirilerime dayanak olacağı için belirtmek durumundayım. mesela liverpool'un bizi 4-0 yendiği maçta liverpool'un xg değeri 5.02 iken, bizim ki 0.28.
    juventus deplasmanında normal sürede juve'nin xg değeri 4.80, bizimkisi 1.08'di. 40 dakika boyunca 10 kişilik bir rakibe karşı olduğunu da göz ardı etmeyelim. daha geriye gidersek, monaco bile 3.68 xg ile oynadı.
    durumun vehametini şöyle açıklayayım,
    5-0 biten sporting-bodo maçında sporting, 3.78 xg ile oynadı.
    barcelona, 7 gol attığı maçta 4.29 xg ile oynamıştı.

    yani juve, liverpool; hatta monaco maçında bile tarihi bir hezimet yaşayabilirdik. liverpool maçından sonra ekitike 10-0'da bitebilirdi demişti ya, eğer uğurcan gününde olmasaydı cidden o skora yakın bitebilirdi. 7'yi garanti yerdik.
    şimdi hal böyle olunca deplasman maçları eziyetten farksız geçiyor. bu da aslında oyun planındaki yetersizlikten kaynaklı. ikinci eleştirim de bu olacak.

    a planımız, pres-baskı veya yüksek efor iken, b planımız yok.
    osimhen'siz a planı da işlemiyor.
    özellikle avrupa'daki deplasmanlarda ilk birkaç dakika a planını devreye sokmaya çalışıyoruz ama rakibin önlem aldığını görünce hemen siniyoruz ve hiç beceremediğimiz "geri çekilme" formülünü uygulayıp dağılıyoruz. topu rakibe verdiğimiz anda gol yememe ihtimalimiz kalmıyor. e bu da çok ciddi bir eksikliktir.
    osimhen'e atılan uzun toplar veya barış'ın bireysel çabaları olmasa pozisyona bile giremeyeceğiz, çünkü net bir taktiğimiz yok.

    üçüncü ve son eleştirim ise, deplasmana giderken ki korkularıdır.
    geriye çekileyim, fırsatını bulunca kontraya çıkayım diye diye bütün takımlar kalemizi bombardımana tutuyor. halbuki kendi bildiği oyunu oynatmaya devam etse, yine en kötü bunları yaşardık.

    saydığım eleştiriler hep deplasman oyunu üzerine olan eleştirilerdir, çünkü ciddi anlamda eksiğimiz var. ligi her türlü idare edersin ama avrupa'da haşat ederler. ettiler de ama neyse ki şanslıydık da tarihi hezimetler yaşamadık.
    o yüzden artık hocanın ders alması ve bu uğurda neler yapabileceğini düşünmesi gerekiyor. 3 yıllık deplasman performansı artık tecrübe olmuştur diye düşünüyorum. zaten her maçı kazanalım beklentisinde değilim; her maç yenilsek bile en azından fark yemeden, gururlu bir şekilde yenilelim bana yeter.

    yıldan yıla hatalarından ders almasını bilen hocamızın, bu eksikliğini de tamamlayacağını düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın