• 1
    gastronomide bir söz var: "şef, son tabağa kadar şeftir" diye. müdavimi olduğunuz bir restorana 99 defa gidip gayet memnun kalırken son deneyiminizde yemeğinizden memnun kalmazsanız bir daha oraya gidip gitmeme konusunda kararsız kalabilirsiniz. hayatın içinde de vardır bu yaklaşım: aynı anne-babadan doğan iki kardeş, yaşları 40-50 olduğunda belki incir çekirdeğini doldurmayacak nedenlerle 40-50 senelik kardeşliği, anıları, yaşanmışlıkları bir tarafa koyup birbirleriyle iletişimi kesiyorlar. ne yazık ki sporda da benzer düşünceler var. bugün sosyal medyaya bakıyorum; beşiktaşlısı, fenerbahçelisi liverpool maçına atıfla bizimle dalga geçiyorlar. birisi konferans ligi ön elemesinden elenmiş, bir diğeri avrupa ligi'nde rezil olmuş ama galatasaray dünya futbolundaki en kaliteli organizasyonda dünya devlerine karşı kafa tutmuş, gidebileceği yere kadar gitmiş. fakat büyük denilen takımlar arasında son elenen galatasaray olduğu için akılda kalan da bu elenme oluyor. şimdi sezon bitene kadar gündeme hep liverpool maçı ve gerrard'ın saçma-sapan sözü gelecek. bir kişi bile çıkıp da demeyecek ki "bir sezonda liverpool'u iki defa yendiniz hatta eleme maçının ilk ayağında barış'a çalınan ofsayt ile iptal edilen golde hakkınız yendi. belki 2-0 ile gidilseydi başka bir karşılaşma olurdu v.s"

    başka takım taraftarını hadi bir tarafa koyalım, onların bu tarz yorumlar yapmasının ardında kıskanma da var ama galatasaray taraftarının malum maçtan sonraki yorumlarını hayretle okuyorum. şu sözlükteki oyuncuların başlıklarına bakıyorum, uğurcan hariç nerdeyse bütün takım çöp ilan edilmiş. daha bir hafta önce abdülkerim mükemmel defanstı, liverpool maçı sonrası bütün olumlu özellikleri sıfıra indirildi. torreira-lemina orta sahası harikaydı, liverpool maçı sonrası ikisiyle de gelecek sezon vedalaşalım yorumları yapılıyor. singo muazzamdı, liverpool maçı sonrası defanstan anlamadığı düşünülüyor. kırık koluyla bir devre oynayan adam bile maç esnasında eleştiriliyordu. eleştiride sorun yok, herkes eleştirilebilir ama eskilerin "ifrat ve tefrit arasında" dediği gibi yani bu kadar uçlarda yorumlar yapılmasını hiç anlayamıyorum. ne bekliyordunuz yani, gücümüz bu kadar. son 16'ya kalan takımlar arasında en düşük bütçeli 15. takımız. ruhla, özveri ile bir yere kadar gidilebiliyor, sonrasında gerçeklerle yüzleşiyoruz. bugün galatasaray futbol takımının ilk 11'ine türkiye'deki hangi takımdan hangi oyuncuyu istersiniz? ben başta fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor olmak üzere hiçbir oyuncunun galatasaray 11'inde oynayabilecek kalitede olduğunu düşünmüyorum. ha, oynasa sırıtmayacak isimler vardır mutlaka ama şu mevkideki eksikliği şununla tamamlayalım diyeceğimiz kimse yok. peki galatasaray'dan hangi oyuncu liverpool 11'inde yer alabilir? belki osimhen ve son maçlardaki performansı ile uğurcan diyebiliriz ki bu iki isim bile kesin kadroda olur diyemeyiz. ama liverpool'un neredeyse tüm oyuncuları galatasaray'da 11 oynar. böyle bir gerçeklik varken sadece bir maç üzerinden hem de ne yazık ki aynı klasmanda olmadığımız bir takımla yapılan maç üzerinden teknik kadroyu gömmenin anlamı yok.
App Store'dan indirin Google Play'den alın