• 144
    artık saatleri saymaya başladığımız müsabaka.

    ilk maçın ardından kız arkadaşıma yaşadığım duyguyu anlatırken en son buna benzer bir aşamayı galatasaray'ın 13 sene önce gördüğünü söylediğimde kendim bile inanamadım. genç, lise çağında, bambaşka bir dünyada aynı duygularla takip ettiğimiz o günlerin üzerinden tam 13 sene geçmişti gerçekten. ondan 13 sene öncesine kadarki arada ise yine bu aşamaları görememiş, zorluklarla geçmiş bir galatasaray vardı.

    bu maç belki de bizim için makus talihimizi kırma yolunda attığımız dev bir adım olacak. galatasaray, avrupa'da kupa kazanmış tek türk takımı olsa da genel duruma baktığımızda istikrarlı bir avrupa ekolü olduğunu söylemek kesinlikle kendimizi kandırmak olur. 2000 yılında uefa ve süper kupa zaferini takiben 2001 yılında şampiyonlar ligi çeyrek finali, ardından zorluklarla geçen 13 sene; 2013 yılında tecrübe ettiğimiz şampiyonlar ligi çeyrek finali, takip eden sezondaki son 16 başarısı, ardından acılarla geçen yıllar ve bugün yine bir kez daha çeyrek finalin kapısındayız.

    bugünkü futbol o günlere göre çok farklı. hatta öyle ki; 2000 ile 2013 yılları arasındaki futbol birbirine 2013 ile bugüne nazaran çok daha yakındır. futbol birden çok değişti, makas birden çok açıldı, bugün bu başarıyı yakalamak geçmişe nazaran çok daha zor bir hal aldı fakat inancım o ki bugün buraya gelen ekip ve yapılanma bir öncekinden çok çok daha farklı. bu ekipten, bu yapıdan çıkan koku 2013 değil, 2000 gibi. birlikte oynama alışkanlığı olan kemikleşmiş kadro, istikrarlı yönetim, tribünlerin ateşi ve hepsinden öte üstüne koya koya giden, genç, hırslı bir teknik adam.

    liverpool her zaman eşleşmek istenilmeyecek bir rakip. 5 sene daha bu aşamaya gelsek yine de eşleşmekten çekineceğimiz sayılı ekiplerden biri olmaya devam edecektir. fakat bu sene 180 dakika oynadık, hepsinde de müthiş bir mücadele ortaya koyduk, gol yemedik, iki maçı da kazanarak atlattık. 18 mart 2026'nın bu sezonki diğer iki örnekten en temel farkı; sami yen'de olmayacak olmamız.

    bir dönem deplasmanı fobi edinen, bir dönem de iç sahada daha zorlanan kulübümüz bu sene avrupa'da cehennem lafının altını belki 26 sene sonra ilk defa bu denli sağlam şekilde doldurdu. iç sahada iki kez devirdiğimiz rakibin sahasına, hele ki yerel liginde artık neredeyse bir hedefi kalmamış haldeyken ve bu maça ölüm kalım maçı gözüyle bakarken çıkmak gerçekten olan sınavı çok daha zorlaştırıyor.

    bu sezonki galatasaray için ilk defa şunu söyleyebiliriz: avrupa'da fiziksel olarak eşleşemeyeceğimiz, rahatsız edemeyeceğimiz, ezileceğimiz bir takım yok. herkesle kafa kafaya oynayabilmemizin, her maça bir ümit taşıyarak çıkabilmemizin yegane sebebi bu. dezavantajımız, kötü skorlarımızın en önemli sebebi ise bu aşamalardaki tecrübesizliğimiz. ne yazık ki türk kulüpleri içerisinde tüm rakiplerimizin toplamından fazla bir avrupa deneyimimiz olsa da işler bizim için dahi avrupa'da hala zor. bazı refleksler orada düzenli bulunmakla ediniliyor, bunu en güzel juventus gösterdi ve sonu tatlı da bitse acı bir deneyimi bize yaşattılar.

    ben sonucu ne olursa olsun, farklı yenilsek de turu geçsek de sonsuz minnetimi tüm emeği geçenler için buradan haykırmak istiyorum. çok arzuladık, çok özledik ve bugün 4 sene üst üste şampiyonluğa koşan, şampiyonlar liginde hangi aşamada macerası sona ererse ersin yıllar boyu gururla hatırlayacağımız bir serüveni bizlere yaşatan bu ekibin her bir parçasına sonsuz teşekkürler.

    kaybetmemek için sahaya çıkmak bize uyan bir şey değil. otobüsü çekeceğimizi ise hiç düşünmüyorum. çok çok önemli hücum silahlarımız var ve tüm takım halinde savunmayı en ileriden başlattığımız anlar en parladığımız anlar. okan hocamızın da bu zihniyetle sahaya takımını süreceğini hiç zannetmiyorum. ayağımıza fırsat gelecektir kesinlikle. bu kez talihimizi, bence bu ayağımıza gelen fırsatları ne oranda değerlendirdiğimiz belirleyecek. son tercihler belirleyecek, soğukkanlılık belirleyecek, sahaya koyacağımız karakter belirleyecek. biz basit hata yapmadıkça, her geçen dakika lehimize işledikçe hata sırası ne kadar dünya devi olursa olsun rakibe geçecek.

    umuyorum ve dua ediyorum ki skor ne olursa olsun konsantrasyonumuzu yitirmeden saha içinde kalabilelim. çok tehlikeli bir ekibiz. bizimle eşleşen tüm rakiplerimiz en az bizim onlardan çekindiğimiz kadar bizden çekiniyorlar. ve gerçekten bayram arefesinde çifte bayram yaşamaya, bu serüveni bir adım daha ileri götürmeye çok ihtiyacımız var. vurduğumuz gol olsun, yediğimiz ofsayt olsun, sonu tarihimize işleyeceğimiz büyük bir destan olsun. gurur duyuyoruz, gururdan uyuyamayalım inşallah.
App Store'dan indirin Google Play'den alın