134
puan farkının 4'e çıkması ile birlikte şampiyonluk maçı olmuştur. kazanmamız durumunda tabii. kazanırsak biz o özgüvenle zaten alır götürürüz, fenerbahçe camiası da kırılır. sonraki gün samsunspor maçında tribünleri bile doldurmazlar. o yüzden fazlasıyla önemli bir maç.
maalesef bize ters gelen bir deplasman 10 senedir. 2016-2022 arasını ayırıyorum, o zamanlar kadro olarak beşiktaş'ın daha güçlü olduğu veya denk olduğumuz dönemlerdi. dolayısıyla beşiktaş'ın kazanması da anormal değildi ancak son 3 yıldır 2 mağlubiyet almamızın, aldığımız tek galibiyetin de gerçekten maçın başında gelen bir şans golüyle olmasının bence en önemli nedeni aradaki devasa motivasyon farkı. biz takım olarak beşiktaş maçlarına ne içerde ne dışarda derbi olarak bakmıyoruz. yani içerde de öyle bir ekstrayla oynamıyoruz, deplasmana da ''bu maç bir derbi deplasmanı, sert geçecek'' kafasıyla çıkmıyoruz. karşıda da tam tersi, son 3 sezondur ''sezonun maçı'' olarak bu maçı gören bir takım var. tribünüyle, takımıyla, yönetimiyle... onlar bu ciddiyetle hazırlanırken biz ''bunları yeneriz ya...'' kafasıyla gidince de takım sahada 2 top yapamıyor. bu noktada okan hocayı da eleştiriyorum. kadıköy'e her seferinde damgasını vuruyor, her seferinde rahat rahat istediğini alıyor ancak beşiktaş maçlarına asla gereken özeni göstermiyor. umarım bu sene artık gereken ciddiyet ve konsantrasyonla hazırlanırız.
beşiktaş son dönemde çıkışta. yeni transferleri, orkun'un performansını artırması derken en azından eli yüzü düzgün bir takıma benzemeye başladılar. santrforları oh çok çalışkan bir futbolcu, ona dikkat etmek lazım çünkü belli ki çok zorlayacak her topu. bir de yaratıcılığın büyük bölümünü hala orkun çekiyor, orkun'u da pek oynatmamak lazım.
günün sonunda hala ciddi bir kalite farkı var. biz eğer liverpool maçını düşünmezsek, bu maça ''şampiyonluk maçı'' ciddiyetiyle hazırlanırsak, o konsantrasyonla oynarsak bu kalite farkını sahaya yansıtırız. yani beşiktaşlılara ''yok abi arada çok ciddi fark var'' dedirtecek bir akşam yaşatırız. yoksa sergen yalçın bu maçlara iyi hazırlanıyor, 1 hafta beşiktaşlıların tantanasını dinleriz. ona göre.
maalesef bize ters gelen bir deplasman 10 senedir. 2016-2022 arasını ayırıyorum, o zamanlar kadro olarak beşiktaş'ın daha güçlü olduğu veya denk olduğumuz dönemlerdi. dolayısıyla beşiktaş'ın kazanması da anormal değildi ancak son 3 yıldır 2 mağlubiyet almamızın, aldığımız tek galibiyetin de gerçekten maçın başında gelen bir şans golüyle olmasının bence en önemli nedeni aradaki devasa motivasyon farkı. biz takım olarak beşiktaş maçlarına ne içerde ne dışarda derbi olarak bakmıyoruz. yani içerde de öyle bir ekstrayla oynamıyoruz, deplasmana da ''bu maç bir derbi deplasmanı, sert geçecek'' kafasıyla çıkmıyoruz. karşıda da tam tersi, son 3 sezondur ''sezonun maçı'' olarak bu maçı gören bir takım var. tribünüyle, takımıyla, yönetimiyle... onlar bu ciddiyetle hazırlanırken biz ''bunları yeneriz ya...'' kafasıyla gidince de takım sahada 2 top yapamıyor. bu noktada okan hocayı da eleştiriyorum. kadıköy'e her seferinde damgasını vuruyor, her seferinde rahat rahat istediğini alıyor ancak beşiktaş maçlarına asla gereken özeni göstermiyor. umarım bu sene artık gereken ciddiyet ve konsantrasyonla hazırlanırız.
beşiktaş son dönemde çıkışta. yeni transferleri, orkun'un performansını artırması derken en azından eli yüzü düzgün bir takıma benzemeye başladılar. santrforları oh çok çalışkan bir futbolcu, ona dikkat etmek lazım çünkü belli ki çok zorlayacak her topu. bir de yaratıcılığın büyük bölümünü hala orkun çekiyor, orkun'u da pek oynatmamak lazım.
günün sonunda hala ciddi bir kalite farkı var. biz eğer liverpool maçını düşünmezsek, bu maça ''şampiyonluk maçı'' ciddiyetiyle hazırlanırsak, o konsantrasyonla oynarsak bu kalite farkını sahaya yansıtırız. yani beşiktaşlılara ''yok abi arada çok ciddi fark var'' dedirtecek bir akşam yaşatırız. yoksa sergen yalçın bu maçlara iyi hazırlanıyor, 1 hafta beşiktaşlıların tantanasını dinleriz. ona göre.


