resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 22605
    adı ne olursa olsun kritik maçlarda herkesten çok panik yapıyor, soğuk kanlılığını koruyamayıp yanlış hamleler yapıyor.
    bu yeni değil 4 senedir aynı. bazı anlarda gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalıyor, kulübeye çekiliyor sürekli tahta üzerinden bir şeyler oynatıyor. bu stres sahadaki oyuncuya da yansıyor.
    bir oyuncu kötüyse 60. dakikaya kadar onu oyunda tutmak rakibin iştahını da artırır, kendi oyuncunu da çok düşürür. gerekirse 25. dakikada çıkaracaksın. adı bunun takım oyunu oyuncu pohpohlama oyunu değil.
    en kötü bir halı saha maçında eşleştiğin adama karşı 2 kere üstün gelirsen 3. gelişinde seni geçmeye kalkmaz pas vermeye stres anında hata yapmaya başlar. futbol orada da büyük sahada da psikolojik olarak aynı.
    son 4 yılda 3. kez avrupa'da berbat deplasman maçları izledik. her maçın hikayesi farklıydı ama yapılması istenen aynıydı.
    o gün young boys'a deplasmanda oynadığımız oyun neyse, geçen sene az'ye deplasmanda oynadığımız oyun neyse bugün juventus deplasmanında oynadığımız oyun o.
    çekingen, kontrolsüz, başı kesik horoz. kırılgan ve mücadeleyi bırakan bir takım. üstüne yanlış oyuncu tercihleriyle de bunu perçinleyen bir hoca.
    ligi kırıyor, içinden geçiyor, aşağı indirip yukarı kaldırıyor, duvardan duvara vuruyor. hakkını kimse yiyemez ancak bir durup bakmak da lazım.
    burada ben defalarca okan hocanın kellesi istediğinde, bazı kesimler tarafından kalemi kırıldığında ne istiyorsunuz, bu yaşadıklarımız başarı değil mi gibi sorular sordum. istikrarın önemine değindim. yine aynı noktadayım, roma 1 günde inşa edilmedi.
    ancak biraz da hoca şapkasını önüne koyup düşünecek. 4 senedir neden ben avrupa deplasmanlarında oyun olarak eziliyorum, istediğimi kolay alamıyorum diyecek.
    bu sene 5. deplasman ve sadece 1 galibiyet çıkarabildik. diğer deplasmanlar frankfurt 5 yedik, monaco 1 yedik, city 2 yedik ve son olarak juve'den 3 yedik. adamlar hem de 10 kişi oynadığı bölümde 2 gol buldu.
    kimse bize juventus'a neden 3-0 yenildiniz diye sormaz ama 10 kişi kalan rakibe diş geçiremezsen taraftarı karamsarlığa itersin. tamam sivas ile oynamıyorsun ama adamların neleri iyi yaptığını da görüyorsun. 30 milyona aldığın adamı 100 dakika unutuyorsun sonra kulübem zayıf diyorsun.
    rotasyon yapamıyorsun, yedek tanımını kulübün neredeyse tüzüğünden çıkaracaksın ama oyuncuların performansından dem vuruyorsun.
    bir maçta 1 oyuncun hadi 2 oyuncun kötü oynasın. ya da ilk defa buraları oynayan türk oyuncular da kötü olsun 4 oyuncun kötü maç oynasın. deriz ki adamlar mental olarak kaldıramadı, seviyeleri bu kadar. ancak bir takımın en az 9 oyuncusu dökülüyorsa burada plan yanlıştır. demek ki doğru kurguyu yapamamışsın. "takım olarak kötüydük" demek direk hoca hatası demektir.
    ben söylüyorum misal sanchez bireysel hatayı yapmasa ve sonucunda penaltı kazanılmasa juve ilk yarı bize gol atamazdı.
    belki yine 3 yerdik maç sonu ancak bu kadar sıkı ve boğucu geçmezdi maç.
    neyse olan oldu ve biz işin sonunda büyük bir iş başararak son 16 turuna kaldık avrupa'da juve elemek kolay değil. turun favorisi zaten onlardı. iki ayaklı aşamada var böyle şeyler. juve'ye bugün city gitse elini kolunu sallayarak çıkamaz. biz de onlara zorluk çıkarmanın üstüne çıktık ve eledik.
    işte bu bile bir çok soru işaretine gebe. geleceğe dair beklentileri düşürdü bu maç. hocanın artık gelişiminin durduğu, ölünecek maçlarda öldüğü görülmekte.
    önümüzde şampiyonlar ligi haricinde ligimizde de çok kritik deplasmanlar var. 1 mertens bulamadık, takım içinden de çıkaramadık e o zaman sistem değiştirmeli, at fink'e taktiğinden vaz geçmeliyiz.
    hala geç değil çünkü takımın omurgası aynı.
    bir de hocam sen buraları okumazsın ancak belki biri görür kulağına su kaçırır.
    jakops'u ters köşeye taç atmaya gönderme. bitiremediğimiz pozisyonlarda zafiyet yaratıyor, kademe sos veriyor, kalemizde pozisyon görüyoruz.
    her anı planlayıp bunu es geçme.
App Store'dan indirin Google Play'den alın