22605
galatasarayımızın başında 4. yılını geçiren hocamız. 4. yıl itibariyle artık avrupa'da başarıyı elde etmiştir. galatasaray için şampiyonlar liginde hedef ilk 24'e girmek, son 16 ise başarıdır. çeyrek final ve sonrası destana girer. okan hoca, topçular, taraftar, yönetim avrupa özelinde bu sezon başarılı olmuştur.
ancak hala avrupa özelinde çıkarmamız gereken dersler var. onlardan birinden bahsetmek istedim.
burada deplasmanlarda skorlardan ziyade iyi-kötü oyundan bahsedeceğim.
grup veya lig aşamalarında deplasmanlarda manchester united, bayern münih, ajax, hatta kaybettiğimiz ajax gibi iyi oynadığımız maçlar varken, berabere kaldığımız az alkmaar, kaybettiğimiz monaco ve frankfurt deplasmanlarının ilk yarıları gibi standart oyunlar ve rfs, malmö kopenhag gibi çok kötü oynadığımız deplasmanlar mevcut. yani kısaca, ister şampiyonlar ligi olsun ister avrupa ligi, deplasmanda lig aşamasında, ,gruplarda bazen iyi bazen kötü bazen normal oynuyoruz. standart bir takım tablosu.
ancak gel gör ki iş eleme aşamasına geldiğinde, iki ayaklı eşleşme olduğunda tablo çok farklılaşıyor. ister ilk maç deplasmanda olsun ister içerde. deplasmanda iki ayaklı maçta kesin kötü oynuyoruz. tek bir istisnası mevcut o.lubjana deplasmanı.
galatasaray okan buruk ile iki ayaklı maç yaptığı tüm avrupa deplasmanlarında çok kötü oyun oynadı. zalgris, molde, sparta prag, young boys, az alkmar ve juventus. tamamı rezalet maçlar.
bunun bir sebebi olmalı. iki ayaklı eşleşmede deplasmanda bir takım 4 yıl boyunca kötü oynuyorsa ve grup ve lig aşamalarında tablo bundan farklıysa bunun sebebi ve çözümü bulunmalı. deplasman fobisi diyeceği bayern, manu, ajax deplasmanları neden iyi? büyük takıma motive oluyorlar diyeceğim juventus maçı neden kötü? burada fark eşleşmenin iki maçtan oluşuyor olması. bu çok ilginç bir durum.
burada artık galatasaray'ın deplasmanda oyunu öldürmeyi, demlendirmeyi keşfetmesi, becerebilmesi lazım. evet biliyorum, torriera, lemina hatta davinson iç saha topçuları. gerekiyorsa transfer buna göre yapılsın, gerekiyorsa taktiksel bir çözüm bulunsun. ama 4 yıldır bir takım çift maç eleme usulü eşleşmelerin tamamında deplasmanda tel tel dökülüyorsa bunun tesadüf olma ihtimali yok.
umarım aslan hocam bu işe de bir çözüm bulur ve avrupa'da bir adım daha ileri atarız.
ancak hala avrupa özelinde çıkarmamız gereken dersler var. onlardan birinden bahsetmek istedim.
burada deplasmanlarda skorlardan ziyade iyi-kötü oyundan bahsedeceğim.
grup veya lig aşamalarında deplasmanlarda manchester united, bayern münih, ajax, hatta kaybettiğimiz ajax gibi iyi oynadığımız maçlar varken, berabere kaldığımız az alkmaar, kaybettiğimiz monaco ve frankfurt deplasmanlarının ilk yarıları gibi standart oyunlar ve rfs, malmö kopenhag gibi çok kötü oynadığımız deplasmanlar mevcut. yani kısaca, ister şampiyonlar ligi olsun ister avrupa ligi, deplasmanda lig aşamasında, ,gruplarda bazen iyi bazen kötü bazen normal oynuyoruz. standart bir takım tablosu.
ancak gel gör ki iş eleme aşamasına geldiğinde, iki ayaklı eşleşme olduğunda tablo çok farklılaşıyor. ister ilk maç deplasmanda olsun ister içerde. deplasmanda iki ayaklı maçta kesin kötü oynuyoruz. tek bir istisnası mevcut o.lubjana deplasmanı.
galatasaray okan buruk ile iki ayaklı maç yaptığı tüm avrupa deplasmanlarında çok kötü oyun oynadı. zalgris, molde, sparta prag, young boys, az alkmar ve juventus. tamamı rezalet maçlar.
bunun bir sebebi olmalı. iki ayaklı eşleşmede deplasmanda bir takım 4 yıl boyunca kötü oynuyorsa ve grup ve lig aşamalarında tablo bundan farklıysa bunun sebebi ve çözümü bulunmalı. deplasman fobisi diyeceği bayern, manu, ajax deplasmanları neden iyi? büyük takıma motive oluyorlar diyeceğim juventus maçı neden kötü? burada fark eşleşmenin iki maçtan oluşuyor olması. bu çok ilginç bir durum.
burada artık galatasaray'ın deplasmanda oyunu öldürmeyi, demlendirmeyi keşfetmesi, becerebilmesi lazım. evet biliyorum, torriera, lemina hatta davinson iç saha topçuları. gerekiyorsa transfer buna göre yapılsın, gerekiyorsa taktiksel bir çözüm bulunsun. ama 4 yıldır bir takım çift maç eleme usulü eşleşmelerin tamamında deplasmanda tel tel dökülüyorsa bunun tesadüf olma ihtimali yok.
umarım aslan hocam bu işe de bir çözüm bulur ve avrupa'da bir adım daha ileri atarız.


