5066
illa ki duymuşsunuzdur, basketbolda ''uzun mu kısa mı?'' sorusuyla alakalı yıllardır söylenen esprili bir laf vardır: ''maç sonunda kısalar yorulur ancak uzunlar kısalmaz.'' bunu söyleme sebebim şu ki bizim taraftar sanırım bazı maçlarda torreira'nın uzamasını bekliyor. çünkü hep benzer noktalarda benzer şekillerde eleştiriliyor.
şimdi önce şunu söyleyeyim: juventus rövanşında* belki de galatasaray kariyerinin en kötü oyununu oynamıştır. zaten çok nadiren kötü oynayan bir makine bu adam ancak bu sefer gerçekten kötüydü ve dahası kötü oyunu skora da yansıdı. tamamen ona yıkamamakla birlikte yaptırdığı penaltı amatörce, 3. gol öncesi yaptığı faul daha amatörceydi. genel manada da oyun içinde kayıptı. bunu önündeki sara'ya, lemina'nın çok fazla gömülmesine falan da illa ki bağlayabilirsin. neticede takımdan bağımsız değil bu işler. sara önde baskıya giderken kayboluyor, lemina geriye gömülüyor. thuram, locatelli gibi canavarlarla merkezde torreira uğraşıyor gibi gibi. ona da bağlamayalım, direkt kötü oynadı diyelim geçelim çünkü ben maç özelinde bir şey söylemek istemiyorum.
torreira, fiziksel özellikleri ve buna bağlı oyun tarzı nedeniyle zaten yaptıkları ve yapamadıkları çok net olan bir isim. yapamadığı şeyleri oyunu daha az bildiği için veya teknik kapasitesi gereği yapamıyor değil adam. boyunu uzatamadığı için yapamıyor.
torreira ne yapar? torreira kusursuz bir baskı oyuncusudur. çift motorla oynuyormuşçasına bir enerjiyle oynar. çok çalışkandır. rakibin tehlikeli bölgesinde çok fazla top kazanır. kısa olduğu için ayakları çok çabuktur, çok dengelidir, çok nadiren top kaybı yapar. saha içinde tercihleri genellikle çok doğru ve istikrarlıdır. ayağı da çok temizdir. aynı zamanda da müthiş bir sporcu, müthiş bir profesyoneldir.
torreira neyi yapamaz? torreira, topla veya topsuz mesafe kat edemez. çünkü bacakları kısadır. sadece dar alanlardan topu kaçırabilir ancak mesafeler uzadıkça ne rakibini yakalayabilir ne de topla uzayabilir. yine ufak tefek bir adam olduğu için çok fazla alan kaplayamaz, hava toplarında haliyle dezavantajlıdır. geniş alanlarda ve omuz omuza ikili mücadelelerde sıkıntı yaşar.
galatasaray'ın çok dengesiz durduğu, ilerde topu çok çabuk kaybettiği, geride doğru yerleşemediği ve kompakt duramadığı her maçta torreira sıkıntı yaşıyor. ister ilerde bas, ister geride bekle. oyunu daraltamadığın zaman ilk patlayan oyuncu torreira oluyor. çünkü sen o zaman 1.65 boyundaki adama ''hadi bakalım thuram'ı yakala, locatelli'yi yakala, zaman zaman merkeze kırılan mckennie'yi yakala'' demiş oluyorsun. torreira, takımdan bağımsız bu adamlarla birebir eşleştiği zaman zaten çocuğu gibi duruyor yanında. topu ayağına aldığında sana bariz bir dezavantaj yaşatmıyor bu anlarda, sadece ekstra katamıyor ancak top rakipteyken bu kadar dengesiz olma şansın yok torreira sahadaysa.
sen, oyunun merkezinde torreira varken kimlerin kimlerin kafasına bastın. kimleri rakip sahaya gömdün, torreira da hep o maçların yıldızı oldu. senin izlerken ''ulan ne basıyoruz be'' dediğin oyunun ana kolonu bu adam. torreira ile geride bekleyemez misin? beklersin. onun da örnekleri var ancak hepsinde sen zaten takım olarak geride oyunu iyi daraltıp alanları çok güzel kapatmışsın.
tekrar söylüyorum juventus deplasmanında bu durumdan bağımsız gerçekten çok kötü bir torreira vardı ancak demek istediğim şu ki adamın sınırları zaten çok net. yani elma yiyip kivi tadı alamazsın. 3.5 yıldır bu adam her maçta sahada, artık öğrenmiş olmamız lazım.
şimdi önce şunu söyleyeyim: juventus rövanşında* belki de galatasaray kariyerinin en kötü oyununu oynamıştır. zaten çok nadiren kötü oynayan bir makine bu adam ancak bu sefer gerçekten kötüydü ve dahası kötü oyunu skora da yansıdı. tamamen ona yıkamamakla birlikte yaptırdığı penaltı amatörce, 3. gol öncesi yaptığı faul daha amatörceydi. genel manada da oyun içinde kayıptı. bunu önündeki sara'ya, lemina'nın çok fazla gömülmesine falan da illa ki bağlayabilirsin. neticede takımdan bağımsız değil bu işler. sara önde baskıya giderken kayboluyor, lemina geriye gömülüyor. thuram, locatelli gibi canavarlarla merkezde torreira uğraşıyor gibi gibi. ona da bağlamayalım, direkt kötü oynadı diyelim geçelim çünkü ben maç özelinde bir şey söylemek istemiyorum.
torreira, fiziksel özellikleri ve buna bağlı oyun tarzı nedeniyle zaten yaptıkları ve yapamadıkları çok net olan bir isim. yapamadığı şeyleri oyunu daha az bildiği için veya teknik kapasitesi gereği yapamıyor değil adam. boyunu uzatamadığı için yapamıyor.
torreira ne yapar? torreira kusursuz bir baskı oyuncusudur. çift motorla oynuyormuşçasına bir enerjiyle oynar. çok çalışkandır. rakibin tehlikeli bölgesinde çok fazla top kazanır. kısa olduğu için ayakları çok çabuktur, çok dengelidir, çok nadiren top kaybı yapar. saha içinde tercihleri genellikle çok doğru ve istikrarlıdır. ayağı da çok temizdir. aynı zamanda da müthiş bir sporcu, müthiş bir profesyoneldir.
torreira neyi yapamaz? torreira, topla veya topsuz mesafe kat edemez. çünkü bacakları kısadır. sadece dar alanlardan topu kaçırabilir ancak mesafeler uzadıkça ne rakibini yakalayabilir ne de topla uzayabilir. yine ufak tefek bir adam olduğu için çok fazla alan kaplayamaz, hava toplarında haliyle dezavantajlıdır. geniş alanlarda ve omuz omuza ikili mücadelelerde sıkıntı yaşar.
galatasaray'ın çok dengesiz durduğu, ilerde topu çok çabuk kaybettiği, geride doğru yerleşemediği ve kompakt duramadığı her maçta torreira sıkıntı yaşıyor. ister ilerde bas, ister geride bekle. oyunu daraltamadığın zaman ilk patlayan oyuncu torreira oluyor. çünkü sen o zaman 1.65 boyundaki adama ''hadi bakalım thuram'ı yakala, locatelli'yi yakala, zaman zaman merkeze kırılan mckennie'yi yakala'' demiş oluyorsun. torreira, takımdan bağımsız bu adamlarla birebir eşleştiği zaman zaten çocuğu gibi duruyor yanında. topu ayağına aldığında sana bariz bir dezavantaj yaşatmıyor bu anlarda, sadece ekstra katamıyor ancak top rakipteyken bu kadar dengesiz olma şansın yok torreira sahadaysa.
sen, oyunun merkezinde torreira varken kimlerin kimlerin kafasına bastın. kimleri rakip sahaya gömdün, torreira da hep o maçların yıldızı oldu. senin izlerken ''ulan ne basıyoruz be'' dediğin oyunun ana kolonu bu adam. torreira ile geride bekleyemez misin? beklersin. onun da örnekleri var ancak hepsinde sen zaten takım olarak geride oyunu iyi daraltıp alanları çok güzel kapatmışsın.
tekrar söylüyorum juventus deplasmanında bu durumdan bağımsız gerçekten çok kötü bir torreira vardı ancak demek istediğim şu ki adamın sınırları zaten çok net. yani elma yiyip kivi tadı alamazsın. 3.5 yıldır bu adam her maçta sahada, artık öğrenmiş olmamız lazım.


