• 1387
    torreira’nın 8 numarada neden oynamaması gerektiğini gösteren bir maç oldu. 8 numara sahada sürekli hareketli olması gereken, markajdan sürekli kurtulabilen gerek, hatlar arasında gerekse kanatlara açılarak sürekli kendini boşa atan, çok baskı yediğinde hızlı pas ya da dribling ile baskı kırabilen, şutu olan, derin top atabilen bir futbolcu olmalı. bunun yanında 2’li mücadeleden de kaçmamalı ve ayakta kalmalı.

    biz tam da bu oyuncuyu konya deplasmanında deli gibi yorup, torreira’dan 8 numaralık bekledik. thuram, koopmainers gibi 2 tane üst düzey motor kendisini maalesef sırt çantasına dönüştürdü. zaten bu tempoda maçı da bitiremedi. yanlış bir tercihti.

    torreira nefis bir 6 numara, koşu mesafesi daraldıkça kısa mesafede hızlanmasıyla diri kalarak 2’li sıkıştırmalarda full konsantre ve rahatsız edici bir çar, topla çıkarken bel kıran dönüşleriyle topun sağa sola hızlı gidip gelmesini sağlayan çok spesifik bir oyuncu. sara ile muazzam bir 2’li oluyorlar ligde.

    ancak davinson’un dalgınlığı, apo’nun ağırlığı, baskı yediğimiz maçlarda lemina gibi bir oyuncuya muhtaç kılıyor. bu defolardan oluşacak defans arasındaki boşlukları atletizm ve gücüyle dolduruyor. ancak torrik ve lemina beraber oynadıklarında, 2’si de max 6,5 oynayabildikleri için, göbekte baskı yediğimizde pas yapamaz ve sürekli topu şişirir hale getiriyorlar takımı. orta sahada atlet takımların döneni doğal olarak alması dolayısıyla sirkülese oluyorsun. hele rakip 3’lü oynuyor ve sen hala mantıksızca 2’li basıyorsan üstüne bir de rakibe rahat pas yaptırıyor, 5 küsür gol beklentisi veriyorsun.

    sara 8 numaradır. 10 numarada oynaması için özel maç planı ya da maça özel bir an olmalıdır. 10 numarada baskılarda gecikmekte, dar alanlarda da baskıdan dolayı topla istediklerini yapamamaktadır. galatasaray geçen sene sara 10 numaradayken şampiyon olmuştur, pozisyon vermemiştir ancak zor da pozisyona girmiştir. maçların çoğu duran topla çözülmüştür.

    8’de koşu kapasitesiyle daha geniş alanlarda markajdan kurtulabilip, topla hünerlerini gösterirken takımı da rahatlamaktadır. fiziksel olarak iyi olduğunda da yeterli mücadeleyi verebildiğini görüyoruz.

    yunus’un neden 10 numarada oynadığı bu maçla daha da belirginleşti, baskılarda çok etkin ancak bu takım peynir ekmek gibi modern 10 numarayı neden istiyor onu da anladık. kısa alanlarda çabuk hızlanabilen, baskı zamanlamasını doğru ayarlayabilen, topa dokunarak çalım atabilecek, baskı yerken top ayağına geldiğinde saklayabilecek, faul alabilecek, bir ters topla takımı rahatlatacak, osimhen’i besleyebilecek, şut açısı bulduğunda zımbalayacak bir adam lazım. rakibinde var, asensio. tarihinde var sneijder… bu profil olmadan, bu düzende rahat maç izlemek zor. yunus da olsa sara da olsa ilkay da olsa maç maç performansımız değişir. rakibin durumuna göre iyi ya da kötü görünüz.

    takım olarak çok iyi baskı yapmak çok önemli bir özellik ama rakip sana baskı fırsatı vermeyip, topu sana şişirip basmaya kalktığında kitleniyorsun. kaostan medet umuyorsun.

    bu maçta bizi bu kadar kıran şey topu kullanamamaktı. çok açık. biraz top çevirebilseydik momentumu kırabilirdik.

    takım bu sezonu hayal kırıklığıyla bitirmek istemiyorsak hemen taktiği gözden geçirmeliyiz.

    benim çözüm önerim sola lang, sağa sane, 8’e sara geçmeli. santrafor arkasında da sallai ya da barış kullanılmalı. kanatlarda 2 tane içe & dışa kırabilen ve topu iyi kullanan, asist beklentisi yüksek özellikte oyuncu, içeride 2 tane sürekli koşu atan ve baskı kalitesi hiç düşmeyen 2 futbolcu. bekler de dışarıdan ve içeriden önündekiyle senkronize. bu kadro kalitesiyle paralize edersin rakipleri bence. ilkay-ngaha sara’yı, yunus ve asprilla da kanatları rotasyona sokar. beklerin rotasyonu belli. 6’da belli lemina-torreira… akar gidersin.

    bunu böyle yapar mıyız bilmiyorum ama bu düzende maalesef sezonu bitiremeyiz. bu maç ve konyaspor maçı bunu çok açıkça gösterdi. rakiplerimizi yenilmez olmadığımıza ikna etti. yenilmez auramızı yeniden kazanmak için bir şeyleri modifiye etmeliyiz, sök tak yapmalıyız.

    bağlantı kurgusu futbolda her şeydir. sen bir matematik yapmasan da futbolun matematiği vardır. kurguyu ne kadar kaliteli yaparsan sonucunu o kadar alırsın. yaptım oldu, dizdim bittiyle olmuyor. her zaman panzehirini buluyorlar.

    (bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın