18
21 şubat 2026 konyaspor galatasaray maçı'ndaki sürpriz mağlubiyetten sonra aklıma düştü, 1999-2000 yılındaki puan durumuna baktım. 34 maçta 7 beraberlik 3 mağlubiyet almışız, ligi 79 puanla bitirmişiz ve ikinci beşiktaş'a 4 puan fark atmışız. 4 yıl üst üste şampiyonluğun son senesi, uefa kupası kazandığımız, ingiliz ispanyol italyan hiç fark etmeden devirdiğimiz zirve sezonumuzda hagili, hakan şükürlü, okanlı, emreli, taffarelli kadromuzla 10 maçta puan kaybetmişiz yani. üstelik bir maçta daha puan kaybetme lüksümüz varmış. ligin yapısı buna izin veriyormuş. biz de bunu avantaja çevirip avrupa'yla ligi bir güzel dengede götürebilmişiz. türkiye kupası da cabası.
bu sezon itibariyle ligin bitimine 11 hafta kala puan kaybettiğimiz maç sayısı 6. ligin sonuna kadar 4-5 maç daha puan kaybetsek şampiyonluk zaten mümkün olmuyor, bununla birlikte lig ikinciliği bile elden gidebiliyor. 4 yıldır aynı terane. 4 yıldır tarih yazıp rekor üstüne rekor kırmaktan başka yolumuz yok şampiyonluk için.
takımlar arasında güç dengesinin çok bozulması, fenerbahçe'nin inanılmaz boyutlarda kayırılması ve her sezonun suni bir yarışa dönüştürülmesi çok şey götürüyor bizden. normalde puan kaybetme lüksümüz çok daha fazla olmalıyken, konya maçında hakem müdahalesi olmaksızın yenilsek bile bunu dert etmeyip avrupa'ya odaklanmamız gerekirken sırf pastanın tamamı galatasaray'a gitmesin, küçük kardeşler de para kazanabilsin diye ayaklarımızdan tutup bütün güçleriyle aşağı çekiyorlar.
bir bıraksalar belki yarı final, final göreceğiz avrupa'da. işler 2000'deki gibi yolunda giderse belki dünyanın en büyük kupasını getireceğiz ülkeye. bizim sayemizde onlar da büyüyecek, gelişecek. sırf uefa kupası kazanan galatasaray'la yarışmaya çalışırken bile tarihlerinde görmedikleri yıldız oyunculara kavuştular, sırf erden timur'u ve transferlerini taklit etmeye çalışırken bile vizyonlarını geliştirdiler. avrupa'da tarih yazan bir galatasaray sayesinde kendileri de çok büyüyecek ama izin vermiyorlar bir türlü.
bizi durdurmaya çalışırken kendilerini de en az bizi çektikleri kadar aşağı çekiyorlar aslında. bir yandan her şeyimizi deli gibi taklit ederken bir yandan da lokomotif olarak onlara güzel bir yıl açmamızı engelleyerek kendi geleceklerini baltalıyorlar. biz hem kendimize hem onlara kazandıracak bir yolda gitmeye çalışırken onlar ülke futbolunu kaybet - kaybet politikasına mahkum ediyorlar.
ne diyeyim, allahlarından bulsunlar. zaten eninde sonunda buluyorlar da. * *
bu sezon itibariyle ligin bitimine 11 hafta kala puan kaybettiğimiz maç sayısı 6. ligin sonuna kadar 4-5 maç daha puan kaybetsek şampiyonluk zaten mümkün olmuyor, bununla birlikte lig ikinciliği bile elden gidebiliyor. 4 yıldır aynı terane. 4 yıldır tarih yazıp rekor üstüne rekor kırmaktan başka yolumuz yok şampiyonluk için.
takımlar arasında güç dengesinin çok bozulması, fenerbahçe'nin inanılmaz boyutlarda kayırılması ve her sezonun suni bir yarışa dönüştürülmesi çok şey götürüyor bizden. normalde puan kaybetme lüksümüz çok daha fazla olmalıyken, konya maçında hakem müdahalesi olmaksızın yenilsek bile bunu dert etmeyip avrupa'ya odaklanmamız gerekirken sırf pastanın tamamı galatasaray'a gitmesin, küçük kardeşler de para kazanabilsin diye ayaklarımızdan tutup bütün güçleriyle aşağı çekiyorlar.
bir bıraksalar belki yarı final, final göreceğiz avrupa'da. işler 2000'deki gibi yolunda giderse belki dünyanın en büyük kupasını getireceğiz ülkeye. bizim sayemizde onlar da büyüyecek, gelişecek. sırf uefa kupası kazanan galatasaray'la yarışmaya çalışırken bile tarihlerinde görmedikleri yıldız oyunculara kavuştular, sırf erden timur'u ve transferlerini taklit etmeye çalışırken bile vizyonlarını geliştirdiler. avrupa'da tarih yazan bir galatasaray sayesinde kendileri de çok büyüyecek ama izin vermiyorlar bir türlü.
bizi durdurmaya çalışırken kendilerini de en az bizi çektikleri kadar aşağı çekiyorlar aslında. bir yandan her şeyimizi deli gibi taklit ederken bir yandan da lokomotif olarak onlara güzel bir yıl açmamızı engelleyerek kendi geleceklerini baltalıyorlar. biz hem kendimize hem onlara kazandıracak bir yolda gitmeye çalışırken onlar ülke futbolunu kaybet - kaybet politikasına mahkum ediyorlar.
ne diyeyim, allahlarından bulsunlar. zaten eninde sonunda buluyorlar da. * *

