698
yarım saatte çözebileceğimizi düşündüğüm maçtı. yanıldım kendi adıma. olur öyle. kötü oynadık, ilk golü atanın kazanacağı bir maça çevirdik. attık ofsayt dediler. yedik ve iş bitti. bu sene şampiyonluk yarışının düğümü bizim stadımızda çözülecek. şampiyonlar liginde devam ettiğimiz senaryoda hayırlı bir mağlubiyet bile almış olabiliriz. işi ciddi tutmamız gerektiğini fark etmiş olduk.
okan buruk’a tek kızdığım nokta ise icardi’yi 45’te oyundan alması. ben icardi’nin hem büyük bir lüks haline geldiğini hem de osimhen alternatifi haline gelmesinin teknik olarak imkansız olduğunu düşünüyorum. takıma osimhen’le böyle yokken bambaşka bir futbol oynamalısınız demeniz imkansız. kontrat falan yenilenmesini de büyük hata olarak görüyorum.
ancak takımda bu denli ağırlığı olan bir adamı 45’te oyundan alma sebebi nedir yahu? ne bekliyordukta yapmadığı için aldık? icardi oynadığında tempomuzun düşeceğini ve ön alan baskımızın etkisizleşeceğini zaten bilmiyor muyduk? daha üç gün önce çok daha önemli bir maçta, çok daha ciddi defo yaratan yunus’u çıkarmadın hocam.
karara sadece teknik olarak baksak ilk yarı yüksek eforla oynayan konyanın skoru alsa da almasa da çekileceğini biliyorduk. yani bizim icardi’ye ihtiyacımız olan süre ilk 45 değil ikinci 45’ti bu açıdan. ön alanda fizik kalite istiyorsak yunus yerine barış’ı icardi yanına yollayabilirdik. ya da madem bu maç temposuz oynanacak yunus yerine ilkay’la seti çeşitlendirmeye çalışabilirdik. kısacası hem dengeler hem teknik açıdan çözümü icardi ile aramalıydık. icardi’siz çözüm arayacaksakta ilk 45’te aramalıydık bunu. icardi’nin getireceği defoları artık sağır sultan öngörebilir çünkü.
okan hocanın neden geniş kadro ile çalışmak istemediğinin de bir doğrulamasını yaşıyoruz. hocam 45’ten itibaren çorbaya çevirdi takımı. ilk yarı kötü ikinci yarı başı kesik tavuk olduk. beni endişelendiren tek konu bu maça dair.
okan buruk’a tek kızdığım nokta ise icardi’yi 45’te oyundan alması. ben icardi’nin hem büyük bir lüks haline geldiğini hem de osimhen alternatifi haline gelmesinin teknik olarak imkansız olduğunu düşünüyorum. takıma osimhen’le böyle yokken bambaşka bir futbol oynamalısınız demeniz imkansız. kontrat falan yenilenmesini de büyük hata olarak görüyorum.
ancak takımda bu denli ağırlığı olan bir adamı 45’te oyundan alma sebebi nedir yahu? ne bekliyordukta yapmadığı için aldık? icardi oynadığında tempomuzun düşeceğini ve ön alan baskımızın etkisizleşeceğini zaten bilmiyor muyduk? daha üç gün önce çok daha önemli bir maçta, çok daha ciddi defo yaratan yunus’u çıkarmadın hocam.
karara sadece teknik olarak baksak ilk yarı yüksek eforla oynayan konyanın skoru alsa da almasa da çekileceğini biliyorduk. yani bizim icardi’ye ihtiyacımız olan süre ilk 45 değil ikinci 45’ti bu açıdan. ön alanda fizik kalite istiyorsak yunus yerine barış’ı icardi yanına yollayabilirdik. ya da madem bu maç temposuz oynanacak yunus yerine ilkay’la seti çeşitlendirmeye çalışabilirdik. kısacası hem dengeler hem teknik açıdan çözümü icardi ile aramalıydık. icardi’siz çözüm arayacaksakta ilk 45’te aramalıydık bunu. icardi’nin getireceği defoları artık sağır sultan öngörebilir çünkü.
okan hocanın neden geniş kadro ile çalışmak istemediğinin de bir doğrulamasını yaşıyoruz. hocam 45’ten itibaren çorbaya çevirdi takımı. ilk yarı kötü ikinci yarı başı kesik tavuk olduk. beni endişelendiren tek konu bu maça dair.

