21855
yönetimle ters düşmesi, onları savunması, basınla ve transferlerle olan görüşlerinin tümünü eleştiri konusu yaparken, düzeltilebilecek şeyler olduğunu bilip, çok üzerinde durmadığım, ama galatasaray futbol takımının saha içi futboluna verdiği büyük zararlar konusunda asla affımın olmadığı teknik direktör.
dünkü kayserispor maçının 65. dakikasında yine çıldırdım ekran başında. hoca sen niye rakibin gardını düşürdüğümüz maçta, 5'e 6'ya gidilecekken sahaya kilo fazlası olan, hareketsiz, pırıltısız, motivasyonsuz 2 tane adamı atıyorsun? kaan ayhan bu takıma neden giriyor? kaç zamandır söylüyorum, bu adamın kontratında minimum dakika oynama şartı varsa çıkın söyleyin yahu, biz de diyelim ki, tamam 3-0 olan maçta girecek artık yoksa tazminat ödeyeceğiz adama. icardi oyuna neden giriyor, biz neden çift forvete dönüyoruz ve osimhen neden kanat oynamak zorunda kalıyor. kayseri 10 dakika topu aldı bizden. çünkü ileride 2 tane adam var artık ve savunmada da en fazla 1 metre sağına ve soluna hareketlenen 1 tane adam var. kaleci hariç 10 kişiye değil 7 kişiye oynamaya başladılar. abdülkerim'i illa çıkarmak mı istiyorsun, kaan ayhan'ı alma oyuna yahu, alma. lemina da mı çıkmış, git kazımcan'ı oynat stoperde, stoper oynamayı bilmiyorsa da orada oynat 3-0 öndeyken, onunla 3-1 olsun ama kaan ayhan'ı alma. adamın seviyesi şu anda 1. lig bile değil. bugün kariyerine başladığı schalke'de futbolu bırakmaya dönse, 39 yaşındaki edin dzeko'yu alan schalke, bu adama, bundesliga'ya yükselme mücadelesinde bize zarar verir diye 1 yıllık veteran sözleşmesi bile vermez. biz bu adamı niye oyuna sokuyoruz. git altyapıdan bir oyuncu al, 16 yaşında çocuğu al.
icardi tarafına hiç girmiyorum, oraya da bir bu kadar yazarım, ama cidden taraftarın sinir uçlarıyla göz göre göre oynamayı nasıl başarıyor anlayamıyorum. sahada koşan, çalışan öyle ya da böyle skoru 3-0'a getirmiş bir takım var. sonra çıkıp diyor ki, sağolun çocuklar, şimdi benim gönlümün torpillisi 2 adamı sahaya alıyorum, sağolun sahneyi hazırladınız. bu şeye benziyor. gün boyu harika bir tatlı hazırlıyorsunuz konuklarınıza, her şey hazır, tatlı artık demleniyor ve birisi gelip tatlıya son olarak bir avuç tuz atıyor.
dünkü kayserispor maçının 65. dakikasında yine çıldırdım ekran başında. hoca sen niye rakibin gardını düşürdüğümüz maçta, 5'e 6'ya gidilecekken sahaya kilo fazlası olan, hareketsiz, pırıltısız, motivasyonsuz 2 tane adamı atıyorsun? kaan ayhan bu takıma neden giriyor? kaç zamandır söylüyorum, bu adamın kontratında minimum dakika oynama şartı varsa çıkın söyleyin yahu, biz de diyelim ki, tamam 3-0 olan maçta girecek artık yoksa tazminat ödeyeceğiz adama. icardi oyuna neden giriyor, biz neden çift forvete dönüyoruz ve osimhen neden kanat oynamak zorunda kalıyor. kayseri 10 dakika topu aldı bizden. çünkü ileride 2 tane adam var artık ve savunmada da en fazla 1 metre sağına ve soluna hareketlenen 1 tane adam var. kaleci hariç 10 kişiye değil 7 kişiye oynamaya başladılar. abdülkerim'i illa çıkarmak mı istiyorsun, kaan ayhan'ı alma oyuna yahu, alma. lemina da mı çıkmış, git kazımcan'ı oynat stoperde, stoper oynamayı bilmiyorsa da orada oynat 3-0 öndeyken, onunla 3-1 olsun ama kaan ayhan'ı alma. adamın seviyesi şu anda 1. lig bile değil. bugün kariyerine başladığı schalke'de futbolu bırakmaya dönse, 39 yaşındaki edin dzeko'yu alan schalke, bu adama, bundesliga'ya yükselme mücadelesinde bize zarar verir diye 1 yıllık veteran sözleşmesi bile vermez. biz bu adamı niye oyuna sokuyoruz. git altyapıdan bir oyuncu al, 16 yaşında çocuğu al.
icardi tarafına hiç girmiyorum, oraya da bir bu kadar yazarım, ama cidden taraftarın sinir uçlarıyla göz göre göre oynamayı nasıl başarıyor anlayamıyorum. sahada koşan, çalışan öyle ya da böyle skoru 3-0'a getirmiş bir takım var. sonra çıkıp diyor ki, sağolun çocuklar, şimdi benim gönlümün torpillisi 2 adamı sahaya alıyorum, sağolun sahneyi hazırladınız. bu şeye benziyor. gün boyu harika bir tatlı hazırlıyorsunuz konuklarınıza, her şey hazır, tatlı artık demleniyor ve birisi gelip tatlıya son olarak bir avuç tuz atıyor.


