2731
çok fazla algıyla yönetilen bir toplum olduğumuzu yüzümüze vuran futbolcumuz. adam şampiyonlar liginde bütün istatistiklerde neredeyse zirve yapmış bir isim. yanındaki abdülkerim hiçbirinde ilk 10'da bile değil. davinson abdülkerim'in de açığını kapatmaya çalışıyor. zaten gözüyle izleyenler görecektir. şöyle ki; artık iş öyle bir boyuta geldi ki, en ufak hatası kollanır oldu. top kafasının üstünden mi geçti, yanından mı geçti, attığı pas rakibe mi gitti vs. ne bulursa insanlar hemen tepki vermeye başladı. bizim toplumda en nefret ettiğim şey bu. algıyla adam yemek. formsuz bu adam diyorlar, bu adam bu kadar formsuzsa bu takım şampiyonlar ligi olsun, lig olsun niye o kadar az gol yiyor hemen her maç. rakipler de orta sahayı rahatça geçiyor bu arada. okan buruk'un sürekli saçma sapan ön alan presi yaptığı sistemde geriye koşmaktan helak olmasına rağmen, halen mücadeleye aynı iştahla devam ediyor olması bile benim için takdiri hak ediyor. kaldı ki kalitesi ile fazlasıyla fark yaratan da bir isim. ayrıca yolunun türkiye'ye düşmesi bizim için çok büyük bir şans. insanlarımız maalesef günü yaşayan, geçmişi çabuk unutan, geleceği hiç umursamayan tipler. bu yüzden elindeki kadrodaki yıldız isimlerin farkında değiller. her futbolcuya aynı kafayla bakıyorlar. o yüzden de davinson'un dünya standartlarında bir futbolcu olduğunun bilincinde bile değiller. işte bu okan buruk döneminin cazibesi de bu. her önüne gelen büyük topçuyu transfer edebildiğin için büyük futbolcu algısı normalleşti. davinson'da bunun kurbanlarından birisi. prime van dijk transferi yapabilecek konforu veriyor kulüp çünkü.


