5718
içerisinde seyrettiğim tüm maçlardan müthiş keyif aldığım, pek çok tarihi geceye ve başarıya 15 senede ev sahipliği yapmış olan stadımız.
15. açılış yıldönümünde güzel şeyleri anmak kötüleri anmaktan aslında daha kolay. nice zaferler, tarihi akşamlar, unutulmaz atmosferler, stadyumun ambiyansı, taşınmamız ile birlikte türk futbolunun kaderinin değişmesi gibi pek çok şeyden bahsetmek mümkün. ama bugün, aklımıza geldiği ölçüde 15 koca senede çözülemeyen problemleri de saymak mümkün ise konuya buradan bakmak daha zor ve yapılması gerekeni. yeşil sahada kazanılan başarılar ve tarihi geceler bir kenara, ali sami yen arena'nın yıllardır çözümü için en ufak adım atılmayan büyük sorunları var.
- neredeyse 20 sene önce projesine başlanıldığında o dönem için çığır açan, bugün için nispeten sıradanlaşan açılır kapanır çatı halen yapılmış değil. derme çatma girdiğimiz stadyum hem çatısı hem de dış cephesine çatı nedeniyle müdahale edemiyor oluşumuz nedeniyle aslında projesine göre halen daha derme çatma. https://www.galatasaray.org/...i-makasi-takildi/100 ilgili kulüp paylaşımında da görüleceği üzere o dönem dünyada yalnızca 6 stadyumda bulunan bu devrimsel teknolojiye göre dizayn edilen stadyum, bu teknolojiden mahrum 15. senesini doldurdu. çatıya ise mekanizmaya 15 senede sıra gelemeden güneş panelleri koyuldu.
çatı konusunda görülen davada ise bilirkişi heyetinin raporuna göre çatının yapılması halinde hali hazırda az güneş ışığı alan çimlerin neredeyse hiç ışık almaz hale geleceği ve 13 milyon dolarlık yapım maliyeti dışında çimlerin bakım maliyetinin de astronomik ölçüde artacağına değinilmiş. bu açıdan baktığımızda da stadın projesinin ve yapımının temelden hatalı olduğunu söylemek mümkün.
- 15 senedir stadyum içindeki zeminin istikrarlı olarak 1 sene düzgün ve kullanılabilir şekilde kaldığına şahitlik edemedik. sürekli bozulan, yeniden yapılan, geçici çözümlerle dönemsel olarak ayakta tutulmaya çalışılan ve neredeyse her yağıştan sonra tarla haline gelen bir zeminle de mücadele veriyoruz. bu problem hem projenin kendisiyle hem projeden eksik kalan kapanır çatı gibi mekanizmaların tamamlanmamasıyla hem de stadyumun bulunduğu konum ile doğrudan alakalı. ayrıca alternatif çözümler için de dönem dönem bazı yönetimler eğilse de genel bir çözüm arayışına girildiğini hiç hatırlamıyorum.
- zamanında bu entry'e girizgah yaptığımda depolanan taslakta stadın hem içinin hem dışının sönük olduğunu yazmışım. iç ambiyans için ışıklandırma, yeni skorbordlar, koltukların boyanması gibi adımlar 15. senede atılsa da dışarıdan hala cezbedici bir görüntüye kavuşamadı stadımız. okuduğumuz kadarıyla öyle bir durum var ki dışıyla alakalı iş stadyum mimarına kadar gidiyor.
- ulaşım sorunundan uzun uzadıya bahsetmeye gerek bile yok. 15 sene önce açıldığı zamana göre bugün daha iyi koşulları ve metrosu olsa da maça gidip gelmek yüksek tempolu bir spor gibi. çevresinde vadi istanbul dışında maç önü vakit geçirilecek bir yer olmaması da cabası. taraftarımız cefa çekmeye 15 senede alıştı ama otoparkı, ulaşımı, toplu taşıması çözülemeyecek problemler halinde ve artık kanıksanmış durumda.
- kapasitesinin büyültülmesi mümkün değil. bu da doğrudan aslında proje ile alakalı. çatı, akustik yapı gibi nedenlerle yekpare halde inşa edilen stadımızı yerinde büyütmek gibi bir imkanımız yok. ya stadyum yıkılıp baştan yapılacak, ya da son 2-3 senedir konuşulduğu üzere koltuk araları küçültülerek daha konforsuz ama biraz daha fazla taraftar kapasitesi kazanılacak. 15 senede kapasitesi yetmez hale gelen ve halen ücra sayılacak bir konumda bulunan bu stadyumda 10 bin kişilik kapasite daha artsa da yine kapasite tartışmaları önümüzdeki yıllarda sıkça yaşanacaktır.
- konumuna tekrardan özel olarak değinmek gerekir. bugün şehrin çok daha dışında ama seyrantepe'den çok daha iyi olacak pek çok konum vardır. trafik çilesi, kışın soğuğu, yağış alması, stadyumun konuşlandığı yer, çevresinin insani aktivitelerden uzaklığı gibi pek çok nedenle bu konum galatasaray büyüklüğündeki bir camiayı maç günlerinde ağırlamaya uygun değil. istanbulun en dışına doğru atılım ve yatırımla başka bir stadyum yapılsa daha mutlu olunur uzun vadede.
tüm problemlerine rağmen efsane ali sami yen'den taşındıktan sonra bu kadar alışacağımız ve başarılarla donatacağımız bir mabede sahip olmamız ayrı bir özel hikaye. stadımızın nice güzel senelerde, sorunlarından mümkün olduğunca arınmış halde ve çok daha büyük başarılara ev sahipliği yapmasını dilerim.
15. açılış yıldönümünde güzel şeyleri anmak kötüleri anmaktan aslında daha kolay. nice zaferler, tarihi akşamlar, unutulmaz atmosferler, stadyumun ambiyansı, taşınmamız ile birlikte türk futbolunun kaderinin değişmesi gibi pek çok şeyden bahsetmek mümkün. ama bugün, aklımıza geldiği ölçüde 15 koca senede çözülemeyen problemleri de saymak mümkün ise konuya buradan bakmak daha zor ve yapılması gerekeni. yeşil sahada kazanılan başarılar ve tarihi geceler bir kenara, ali sami yen arena'nın yıllardır çözümü için en ufak adım atılmayan büyük sorunları var.
- neredeyse 20 sene önce projesine başlanıldığında o dönem için çığır açan, bugün için nispeten sıradanlaşan açılır kapanır çatı halen yapılmış değil. derme çatma girdiğimiz stadyum hem çatısı hem de dış cephesine çatı nedeniyle müdahale edemiyor oluşumuz nedeniyle aslında projesine göre halen daha derme çatma. https://www.galatasaray.org/...i-makasi-takildi/100 ilgili kulüp paylaşımında da görüleceği üzere o dönem dünyada yalnızca 6 stadyumda bulunan bu devrimsel teknolojiye göre dizayn edilen stadyum, bu teknolojiden mahrum 15. senesini doldurdu. çatıya ise mekanizmaya 15 senede sıra gelemeden güneş panelleri koyuldu.
çatı konusunda görülen davada ise bilirkişi heyetinin raporuna göre çatının yapılması halinde hali hazırda az güneş ışığı alan çimlerin neredeyse hiç ışık almaz hale geleceği ve 13 milyon dolarlık yapım maliyeti dışında çimlerin bakım maliyetinin de astronomik ölçüde artacağına değinilmiş. bu açıdan baktığımızda da stadın projesinin ve yapımının temelden hatalı olduğunu söylemek mümkün.
- 15 senedir stadyum içindeki zeminin istikrarlı olarak 1 sene düzgün ve kullanılabilir şekilde kaldığına şahitlik edemedik. sürekli bozulan, yeniden yapılan, geçici çözümlerle dönemsel olarak ayakta tutulmaya çalışılan ve neredeyse her yağıştan sonra tarla haline gelen bir zeminle de mücadele veriyoruz. bu problem hem projenin kendisiyle hem projeden eksik kalan kapanır çatı gibi mekanizmaların tamamlanmamasıyla hem de stadyumun bulunduğu konum ile doğrudan alakalı. ayrıca alternatif çözümler için de dönem dönem bazı yönetimler eğilse de genel bir çözüm arayışına girildiğini hiç hatırlamıyorum.
- zamanında bu entry'e girizgah yaptığımda depolanan taslakta stadın hem içinin hem dışının sönük olduğunu yazmışım. iç ambiyans için ışıklandırma, yeni skorbordlar, koltukların boyanması gibi adımlar 15. senede atılsa da dışarıdan hala cezbedici bir görüntüye kavuşamadı stadımız. okuduğumuz kadarıyla öyle bir durum var ki dışıyla alakalı iş stadyum mimarına kadar gidiyor.
- ulaşım sorunundan uzun uzadıya bahsetmeye gerek bile yok. 15 sene önce açıldığı zamana göre bugün daha iyi koşulları ve metrosu olsa da maça gidip gelmek yüksek tempolu bir spor gibi. çevresinde vadi istanbul dışında maç önü vakit geçirilecek bir yer olmaması da cabası. taraftarımız cefa çekmeye 15 senede alıştı ama otoparkı, ulaşımı, toplu taşıması çözülemeyecek problemler halinde ve artık kanıksanmış durumda.
- kapasitesinin büyültülmesi mümkün değil. bu da doğrudan aslında proje ile alakalı. çatı, akustik yapı gibi nedenlerle yekpare halde inşa edilen stadımızı yerinde büyütmek gibi bir imkanımız yok. ya stadyum yıkılıp baştan yapılacak, ya da son 2-3 senedir konuşulduğu üzere koltuk araları küçültülerek daha konforsuz ama biraz daha fazla taraftar kapasitesi kazanılacak. 15 senede kapasitesi yetmez hale gelen ve halen ücra sayılacak bir konumda bulunan bu stadyumda 10 bin kişilik kapasite daha artsa da yine kapasite tartışmaları önümüzdeki yıllarda sıkça yaşanacaktır.
- konumuna tekrardan özel olarak değinmek gerekir. bugün şehrin çok daha dışında ama seyrantepe'den çok daha iyi olacak pek çok konum vardır. trafik çilesi, kışın soğuğu, yağış alması, stadyumun konuşlandığı yer, çevresinin insani aktivitelerden uzaklığı gibi pek çok nedenle bu konum galatasaray büyüklüğündeki bir camiayı maç günlerinde ağırlamaya uygun değil. istanbulun en dışına doğru atılım ve yatırımla başka bir stadyum yapılsa daha mutlu olunur uzun vadede.
tüm problemlerine rağmen efsane ali sami yen'den taşındıktan sonra bu kadar alışacağımız ve başarılarla donatacağımız bir mabede sahip olmamız ayrı bir özel hikaye. stadımızın nice güzel senelerde, sorunlarından mümkün olduğunca arınmış halde ve çok daha büyük başarılara ev sahipliği yapmasını dilerim.

