70
oraya giden taraftarı yağmurdan korumak dışında her işe yarayan çöp poşeti.
o gece daha maç oynanırken işi gücü bırakıp bunu dile getirenlere "yönetimin değil federasyonun uygulaması. bir telefon açıp doğrusunu öğrenmek iki dakikanı almaz" diye tepeden konuşup manipülasyon yapanları da okudu bu gözler.
aynı şekilde, haklı ve samimi tepkiler bir yana, birilerine girişmek için bekleyen ama uygun zemin bulamayan akbaba cinsi kanaat önderlerinin de zincirlerinin çözülmesine vesile olmuştur.
o yere göğe sığdıramadığımız galatasaray biraz da böyledir. franck ribery gibi adamı kaçırmak pahasına 100. yıl balosuna fransız sanatçı getirilir. muhasebe günü geldiğinde balonun organizasyonu, ribery gibi adamın kaçırılmasına galip gelir.
amatör şubeleri yönetenler her sezon al gülüm ver gülüm işlerle, kötü kadroları büyük maliyetlerle kurup taraftara sinir krizi geçirtir. ancak ne zaman ki sezon ortasına denk gelen yılbaşı etkinliklerinde cemiyettekiler "ay sizin takımın hali ne öyle ahahaha" yapınca apar topar eli yüzü düzgün topçular indirilir de sezonun namusu kurtulur.
bu battal boy çöp poşetini dağıtma işi de muhtemelen bu tarz bir çekişme sonrası kelle alacaktır. garibim taraftar da bizim baskımıza dayanamayıp aldılar diye düşünüp kendine paye verecektir...
oysa, tamamen götten sallıyorum senaryoyu, yönetimdeki/organizasyondaki x bir kişinin yükseldiği bir cemiyet üyesinin arkadaş grubunda bu işin dalga konusu olması yapılacak tüm eleştiri ve protestolardan daha etkili bir dinamik olacaktır.
o gece daha maç oynanırken işi gücü bırakıp bunu dile getirenlere "yönetimin değil federasyonun uygulaması. bir telefon açıp doğrusunu öğrenmek iki dakikanı almaz" diye tepeden konuşup manipülasyon yapanları da okudu bu gözler.
aynı şekilde, haklı ve samimi tepkiler bir yana, birilerine girişmek için bekleyen ama uygun zemin bulamayan akbaba cinsi kanaat önderlerinin de zincirlerinin çözülmesine vesile olmuştur.
o yere göğe sığdıramadığımız galatasaray biraz da böyledir. franck ribery gibi adamı kaçırmak pahasına 100. yıl balosuna fransız sanatçı getirilir. muhasebe günü geldiğinde balonun organizasyonu, ribery gibi adamın kaçırılmasına galip gelir.
amatör şubeleri yönetenler her sezon al gülüm ver gülüm işlerle, kötü kadroları büyük maliyetlerle kurup taraftara sinir krizi geçirtir. ancak ne zaman ki sezon ortasına denk gelen yılbaşı etkinliklerinde cemiyettekiler "ay sizin takımın hali ne öyle ahahaha" yapınca apar topar eli yüzü düzgün topçular indirilir de sezonun namusu kurtulur.
bu battal boy çöp poşetini dağıtma işi de muhtemelen bu tarz bir çekişme sonrası kelle alacaktır. garibim taraftar da bizim baskımıza dayanamayıp aldılar diye düşünüp kendine paye verecektir...
oysa, tamamen götten sallıyorum senaryoyu, yönetimdeki/organizasyondaki x bir kişinin yükseldiği bir cemiyet üyesinin arkadaş grubunda bu işin dalga konusu olması yapılacak tüm eleştiri ve protestolardan daha etkili bir dinamik olacaktır.

