29
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
bahsi geçen maçtaki skandal oyun ve kupanın kaybedilmesinden daha fazla beni sinirlendirmeyi başarmış konudur. futbol bu en nihayetinde. kazanmak kadar kaybetmek de var.
ama sen her fırsatta yolunacak kaz gibi gördüğün taraftara sana ihtiyac duyduğu ilk anda köpek muamelesi çekersen bu terbiyesizliğin alasıdır. hadi bize köpek çekildi üzerine bir de karşı tarafın taraftarına verdiği kıymeti de görünce insanın sinirleri daha çok bozuluyor.
taraftar kar kış yağmur çamur demiyor euro bazında bakıldığında avrupa da her sene yarı final çeyrek final oynayan takımların fiyatlarında kombine ya da maç bileti alıyor. zaten maç sırasında verdiği destek tüm avrupa da konuşuluyor. dünyanın neresine gidilirse gidilse bile bizim tribünler hep tamamen dolu. gsstoreun hertürlü rezilligine ve döviz bazında bakıldığında bile son derece fahiş fiyatlandırmalara rağmen lisanslı ürünler satış rekorları kırıyor. sormazlar mı adama ya bir kere bu adamların size işi düştü çöp poşetini razı gördünüz bu adamlara hiç mi utanmanız yok sizin diye?
ayrıca 20 sene 30 sene öncesini örnek verip taraftara sallayan arkadaşlara da ayrıca üzüldüm. örnek verilen dönemlerde taraftarlık yolunacak kaz olmak değildi. benim cebimdeki paraya göz dikmiyordu yönetimler. ben öğrenci halimle harçlık biriktirip forma alabiliyordum, başka şehirden bilet alıp maça gelebiliyordum. şimdi kendi maaşımla store'dan t-shirt alırken 5 kere düşünüyorum. parasına da kıyıyorsun yeri geldiğinde takımıma kazanç diyorsun seni enayi yerine koyup 1 liralık kaliteyi 5 liraya utanmadan satıyor sana.
herşeye rağmen en önemli sorun yukarıda dediğim gibi fb nin taraftarına verdiği değer. ben tv başında utandım. binbir rezilliğe rağmen o maça giden, o kepaze futbol oynanırken 2-0 geriye düşüldüğünde takıma verdiği desteği verirken ben tv başında taraftardan utandım.
o yönetimdeki güya kalantorlar utanmış mıdır? hiç zannetmem.
bahsi geçen maçtaki skandal oyun ve kupanın kaybedilmesinden daha fazla beni sinirlendirmeyi başarmış konudur. futbol bu en nihayetinde. kazanmak kadar kaybetmek de var.
ama sen her fırsatta yolunacak kaz gibi gördüğün taraftara sana ihtiyac duyduğu ilk anda köpek muamelesi çekersen bu terbiyesizliğin alasıdır. hadi bize köpek çekildi üzerine bir de karşı tarafın taraftarına verdiği kıymeti de görünce insanın sinirleri daha çok bozuluyor.
taraftar kar kış yağmur çamur demiyor euro bazında bakıldığında avrupa da her sene yarı final çeyrek final oynayan takımların fiyatlarında kombine ya da maç bileti alıyor. zaten maç sırasında verdiği destek tüm avrupa da konuşuluyor. dünyanın neresine gidilirse gidilse bile bizim tribünler hep tamamen dolu. gsstoreun hertürlü rezilligine ve döviz bazında bakıldığında bile son derece fahiş fiyatlandırmalara rağmen lisanslı ürünler satış rekorları kırıyor. sormazlar mı adama ya bir kere bu adamların size işi düştü çöp poşetini razı gördünüz bu adamlara hiç mi utanmanız yok sizin diye?
ayrıca 20 sene 30 sene öncesini örnek verip taraftara sallayan arkadaşlara da ayrıca üzüldüm. örnek verilen dönemlerde taraftarlık yolunacak kaz olmak değildi. benim cebimdeki paraya göz dikmiyordu yönetimler. ben öğrenci halimle harçlık biriktirip forma alabiliyordum, başka şehirden bilet alıp maça gelebiliyordum. şimdi kendi maaşımla store'dan t-shirt alırken 5 kere düşünüyorum. parasına da kıyıyorsun yeri geldiğinde takımıma kazanç diyorsun seni enayi yerine koyup 1 liralık kaliteyi 5 liraya utanmadan satıyor sana.
herşeye rağmen en önemli sorun yukarıda dediğim gibi fb nin taraftarına verdiği değer. ben tv başında utandım. binbir rezilliğe rağmen o maça giden, o kepaze futbol oynanırken 2-0 geriye düşüldüğünde takıma verdiği desteği verirken ben tv başında taraftardan utandım.
o yönetimdeki güya kalantorlar utanmış mıdır? hiç zannetmem.

