• 400
    tıpkı istanbul'un öbür yakasındaki kardeşi istanbul park gibi bir dönemi, toplumsal iş yapış biçimini ve devlet/bürokrasideki zihniyeti yansıtan yapı.

    gündeme geldiği dönem türkiye'nin yüzünü avrupa'ya döndürdüğü yıllardı. parası neyse en iyisini yaparız zihniyetiyle, parc des princes'in tasarımcılarıyla anlaşılarak "elini korkak alıştırma" diyerek projesi hazırlatılan bir stadyumdur.

    istanbul park'ı tasarlamak için de bu işin ilahlarından hermann tilke ile anlaşılmış, ona da aynı şekilde "elini korkak alıştırma" denerek ortaya muhteşem bir tasarım çıkarma imkanı tanınmıştı.

    stadyum bittiği zaman doğru düzgün yolu geçtim kilometrelerce çapında yerleşin yoktu. koca koca kayaların patlatılmasıyla açılan yarıkların tabanına dökülen yamuk yumuk bir asfaltla 80 bin insanın otoyola bağlanması bekleniyordu.

    formula 1 pistinin tamamlanıp da takvimde düzenli yer aldığı dönemdeki yarışlarda akşam haberlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları "halk formulaya akın etti, vatandaş yarışa gidemiyor" teması ile yayınlanırdı.

    bu stada iki tane şampiyonlar ligi finali verilmiştir. ilk şampiyonlar ligi finali ile ilk türkiye grand prix'i aynı yaza denk gelmiştir. o dönem türkiye'sinin, devletinin, bürokrasisinin şimdiki ile her yönden ayrıldığı noktaları vardır.

    ikinci şampiyonlar ligi finali de tesadüf şekilde takvimde son dakika açılan bir yere türkiye grand prix'inin sıkıştırıldığı döneme denk gelmiştir.

    olimpiyat stadı boş kalmasın ve taraftarsız semt takımları senede 1-2 büyük maçta gişe geliri yapsın diye hemen her haftasonu bomboş tribünler önünde oynanan sıkıcı maçlara ev sahipliği yapıyor.

    müthiş bir tasarım ekibine tasarlatılmasına rağmen, doğru düzgün fizibilite yapılmadan kondurulan yerinden dolayı herhangi bir olimpik etkinliğe ev sahibi yapması imkansız.

    zira hava şartlarından dolayı geçerli derece yapılabilecek gün sayısı muhtemelen sıfırdır.

    kardeşi istanbul park da "zengin" arabacıların arada pist günleri adı altında girip tur atması haricinde atıl şekilde durmaya devam ediyor. takvimde ani bir yer açılmadığı sürece formula yarışı yapılması, devletin tutumu sebebiyle imkansız...

    avrupa'nın sayılı stad mimarlarından birini getirip olimpiyat stadı yaptırmak, ancak bunu aradan geçen 30 yılda bile hala şehre uzak bir yere yaptırmak, hem muhteşem görünen hem her ihtiyaca cevap veren bir tasarımın etrafını 30 senede adam edememek, rüzgardan dereceler geçersiz kalıyor diye 80 bin kişilik tesisi 8 bin taraftarlı takımlara bırakmak ancak türk olmakla ve türkiye ile açıklanabilir...
App Store'dan indirin Google Play'den alın