62
hava şartlarıymış, zeminmiş, yok rüzgâr yok soğukmuş… bunları bir kenara bırakalım. 2003–2004 sezonunda neredeyse her maça gittim. o zamanlar 18 yaş altıyız, arabamız yok; otobüsle gider, maç başlayana kadar eşek gibi beklerdik. berbat bir sezon geçirmiş olmamıza rağmen, galatasaray için çekilen her çileye değer.
bu yüzden bu maçta, ilk düdükten son düdüğe kadar gırtlaklarımız patlarcasına bağırmalıyız. ortada bir final var ve fenerbahçe’nin elinden alınması gereken bir kupa var.
leroy sané gibi bir yıldızımız var ama zemin ve hava koşulları yeteneklerini kısıtlayabilir. barış gibi bir füzemiz var ama rüzgâra karşı performansı belirsiz. gol atarsak tansiyonu düşürmeden, akıllı ve dikkatli oynamalıyız. gol yersek asla dağılmamalıyız.
hakem, fenerbahçe’nin her bire bir mücadelesinde topu fener’e verecek. bize yapılan faulleri görmezden gelecek. itiraz edersek de sarı kartı çıkaracak.
anlayacağınız, bu maç tam anlamıyla bir kör dövüşü. yönetim bu maçla ilgili bir prim açıklamadı. fenerli iş insanları ise muhtemelen bu akşam prim için toplanır.
umarım hazırızdır.
bu yüzden bu maçta, ilk düdükten son düdüğe kadar gırtlaklarımız patlarcasına bağırmalıyız. ortada bir final var ve fenerbahçe’nin elinden alınması gereken bir kupa var.
leroy sané gibi bir yıldızımız var ama zemin ve hava koşulları yeteneklerini kısıtlayabilir. barış gibi bir füzemiz var ama rüzgâra karşı performansı belirsiz. gol atarsak tansiyonu düşürmeden, akıllı ve dikkatli oynamalıyız. gol yersek asla dağılmamalıyız.
hakem, fenerbahçe’nin her bire bir mücadelesinde topu fener’e verecek. bize yapılan faulleri görmezden gelecek. itiraz edersek de sarı kartı çıkaracak.
anlayacağınız, bu maç tam anlamıyla bir kör dövüşü. yönetim bu maçla ilgili bir prim açıklamadı. fenerli iş insanları ise muhtemelen bu akşam prim için toplanır.
umarım hazırızdır.

