• 2
    koş koş futbolunda bizim için bir karşılığı olmayan terim. barış ve yunus'un önüne atılan toplarla sürekli olarak yüksek nabızda ve rulete dönen bir hücum hafızası oluştu. aslında yunus sol iç oynadığında bir nebze bunun önüne geçebiliyoruz ama barış'ın kanadını kullandığımızda zorlama dripling ve yerden etkisiz ortaları aynı şekilde kalemize geri dönüyor. bu da sete dönemeden sürekli olarak dinamik kontralar ve her an rakibe geri dönme fırsatını altın tepside sunuyor.

    hani meşhur bir tabir var ya! ilacı zehirden ayıran dozudur diye... bizim için de benzer durum söz konusu. hücumdaki doğaçlama oyunlar ve zorlamalarla çözdüğümüz maçlar olsa da kalemize gelen toplar da bir yan etkisi maalesef.

    ekonomik oynamak denildiğinde (bkz: 7 aralik 2011 galatasaray fenerbahce maci)'nda bir sekans geliyor aklıma... emre çolak'ın kısa verkaçlarla sahayı dolaştığı ve sonunda elmander'in sağ çaprazdan vurarak dışarıya çıkan pozisyon. tıpkı orada olduğu gibi rakibe hiçbir şansının olmadığını hissettirmen lazım. tabii orada emre çolak - selçuk - melo - engin gibi set oyunu için ideal bir dörtlü vardı ama galatasaray'ın ana rotasyonunda böyle bir ikame futbolcunun olmaması ve sadece barış alper ve yunus'un doğaçlamaları üzerinden bir oyun kurgusunun varlığı da can sıkıcı.

    koş koş futboluna devam ettiğimiz sürece aynı şeyleri yaşamaya devam ederiz maalesef.
App Store'dan indirin Google Play'den alın

Güvenlik hatası! (Ref)