5477
kulüp ve hatta futbol takımı özelinde genlerine büyük travmalar yapışmış olan takımdır. bakın 20 sene kazanamadık kadıköy'de ve bir noktadan sonra "bu sefer de olmayacak" psikolojisiyle gittik hep. itiraf edelim belli bir süre hep "0" yazdık o deplasmana. hep 4 puan önde çıkmak istedik oraya. çoğunda da çıktık ama bak o da ayrı mesele. neyse çok dağılmayalım. şimdi o seri sürerken koskoca sezonun sadece 1 haftasında yaşadıklarımızı hatırlayın ve bu adamların bütün sezonu bu ruh haliyle yaşadıklarını düşünün. bütün sezon boyunca "olacak olacak ama bir yerde illa ki tıkanacağız" diye düşünüyorlar. bugün öğle saatlerinde hepsi bizim malatya'ya, beşiktaş'ın da göztepe'ye kaybetmesi durumunda kendilerinin de kayseri'ye puan vereceklerinden emindiler. kaybederlerdi de. kulübün genlerine işlemiş artık, kurtulamıyorlar. yıllardır söyleyip durdukları öğrenilmiş çaresizliği yaşıyorlar dibine kadar. hadi bizimkisi tek maçlıktı bir şekilde kazanıp geçtik. bunlar nasıl toparlayacaklar gerçekten bilmiyorum. sezon planlamalarını tamamiyle bu etki üzerine düşünmeleri lazım. yoksa erol, aykut, emre gibi durum genlerine işlemiş adamlarla debelenip dururlar.

