11
(bkz: berabere kalmak)
90'lı yıllarda, 4 büyükler ile anadolu kulüpleri arasında, son günlerin moda tabiriyle, "makas daha açık" ken, onlara karşı oynanan maçlarda, ha yenilmişsin, ha berabere kalmışsın, yaşanan hüzün anlamında birbirinden pek farkı olmazdı.
günümüze gelirsek, özellikle yabancı sınırının maksimum 14 olarak uygulandığı son 4-5 sezondur, yine özellikle iyi ve doğru yönetilen anadolu kulüplerinin doğru oyuncu tercihlerinde bulunması ile makas daha daralmış oldu.
artık büyük takımlar bırakın deplasmanları, kendi evlerinde dahi öyle elini kolunu sallayarak kolay kolay maç kazanamaz oldu.
zaten 2-3 maç galibiyet serisi yapan takımlar bir anda kendini puantajda birkaç sıra yukarı atabilmeye başladı.
özetle, elbette içerde dışarda kazanmak ilk hedef ve çok önemli, ancak artık yenemediğin maçlarda yenilmemek de inanılmaz derecede önemli.
misal, berabere kalsaydık dahi yine hocayı, takımı, oyuncuları ve yönetimi yerden yere vuracağımız 2020-2021 sezonu 4. ve 5. haftalarında oynanan, sırasıyla, kasımpaşa ve alanyaspor maçlarında yenilmeyip en azından 1'er puan alsaydık, bu akşam oynanacak sivasspor maçına rakiplerle olan puan farkını azaltma hedefiyle değil, liderliği almak için çıkacaktık, bu kadar basit aslında.
(bkz: 8 kasım 2020 sivasspor galatasaray maçı)
not: evet, maç sonları anlık olarak çok kızıyoruz ama beraberlikler uzun vadede çok kötü skorlar değiller bence (yenemiyorsan tabi), yoksa 2-0 öndeyken maç 2-2 tamamlanıyorsa, tabiki bu eleştirilir, bahsettiğim beraberlikler bunlar değil...
90'lı yıllarda, 4 büyükler ile anadolu kulüpleri arasında, son günlerin moda tabiriyle, "makas daha açık" ken, onlara karşı oynanan maçlarda, ha yenilmişsin, ha berabere kalmışsın, yaşanan hüzün anlamında birbirinden pek farkı olmazdı.
günümüze gelirsek, özellikle yabancı sınırının maksimum 14 olarak uygulandığı son 4-5 sezondur, yine özellikle iyi ve doğru yönetilen anadolu kulüplerinin doğru oyuncu tercihlerinde bulunması ile makas daha daralmış oldu.
artık büyük takımlar bırakın deplasmanları, kendi evlerinde dahi öyle elini kolunu sallayarak kolay kolay maç kazanamaz oldu.
zaten 2-3 maç galibiyet serisi yapan takımlar bir anda kendini puantajda birkaç sıra yukarı atabilmeye başladı.
özetle, elbette içerde dışarda kazanmak ilk hedef ve çok önemli, ancak artık yenemediğin maçlarda yenilmemek de inanılmaz derecede önemli.
misal, berabere kalsaydık dahi yine hocayı, takımı, oyuncuları ve yönetimi yerden yere vuracağımız 2020-2021 sezonu 4. ve 5. haftalarında oynanan, sırasıyla, kasımpaşa ve alanyaspor maçlarında yenilmeyip en azından 1'er puan alsaydık, bu akşam oynanacak sivasspor maçına rakiplerle olan puan farkını azaltma hedefiyle değil, liderliği almak için çıkacaktık, bu kadar basit aslında.
(bkz: 8 kasım 2020 sivasspor galatasaray maçı)
not: evet, maç sonları anlık olarak çok kızıyoruz ama beraberlikler uzun vadede çok kötü skorlar değiller bence (yenemiyorsan tabi), yoksa 2-0 öndeyken maç 2-2 tamamlanıyorsa, tabiki bu eleştirilir, bahsettiğim beraberlikler bunlar değil...

