• 25
    üç buçuk milyon nüfusa sahip ve finansal olarak avrupa ülkerinin çok gerisinde olmalarına rağmen dünya futboluna francescoli, forlan, suarez, cavani, godin gibi bir çok yıldız sunan ülkedir. peki bunun sırrı eğitim dışında nedir? bu insanların meşin yuvarlak ile tanışma öyküleri ingiliz sömürgesine dayanıyor. o zaman yerel halk bu oyunu bize de öğretin diyorlar ve futbol hayatları oluyor. olimpiyat oyunlarında ki zaferlerle birlikte aslında dört tane dünya kupası şampiyonluğu kazanıyorlar.

    uruguay, şili ile birlikte diğer latin amerika ülkerine göre daha yaşanabilir bir yer ve 20.yy'ın başlarında siyahiler'de beyaz ırk gibi özgür biçimde futbol oynuyor. hatta bunu diğer ülkeler ayıplıyorlar. ek olarak 1920'li, 30'lu yıllarda brezilya'da siyahiler futbol oynamak için yüzlerine pudra sürerlerdi.

    uruguay milli maçlarını izlerken yada ülkemizde ki urguaylıları seyrederken göze çarpan ilk şey hırsları, kaybetmemek için ellerinden geleni fazlasıyla yapmalarıdır. hatırlayın lugano sahada her türlü çirkefliği yapardı, muslera gol yedikten sonraki yüz ifadesi capslere konu oldu. suarez, chiellini'nin sırtını ısırdı. bu karakteristik özellikleri genlerinde var.

    1972 yılında uruguay genç rugby takımı seyahat ederken uçakları and dağlarına düşüyor. 45 kişilik kafileden kaza esnası 12 kişi ölüyor ve kalanlar iki ay boyunca, bulunana kadar dondurucu soğukta hayatta kalma savaşı veriyorlar. bu savaşta 16 kişi hayatta kalmayı başarıyor. daha sonra yapılan araştırmalar ve konuşmalar sonucunda hayatta kalan 16 kişi, koltuk derileri ile ölenlerin cesetlerini yiyerek hayatta kaldıklarını itiraf ediyorlar. and dağları tüm urguaylıların karakterlerine işledikleri ve futbol'da başarılarında ki mental bir araç oluyor.