• 160
    dinleyin ulan develer.

    spor kategorisindeki ve bilhassa futbola dair biyografi&otobiyografileri raflarda sıklıkla görüyorum. fakat hiçbirisini güvenip de okuyamadım. sonuçta orijinal birer yazar olmadıkları ve hemen hepsinin yabancı futbol adamları tarafından yazıldığından dolayı tercüme edildiğini de düşününce bu fikrimde sabit kaldım. internette de bu kitaplarla alakalı detaylı ve tavsiye niteliğinde referans bir metin de bulamadığım için bu amme hizmetini sizlere sunuyorum. içlerinde muhakkak unuttuğum, almadığım veya görmediğim kitaplar da vardır, fakat bu çalışma birkaç haftalık bir emeğin sonucu olarak neticelenmektedir. kitapların bazıları idefix, d&r, remzi'den alıntıyla karışık kendi yorumlarım; bazıları ise yabancı kitap ve alışveriş sitelerinden alıntı olan metinlerin çevirilerinden oluşmaktadır.

    not: kitapların bir bölümünün türkçe hali de bulunmaktayken, bir kısmının malesef orijinal dili dışında türkçe'ye çevirisi yoktur. fakat hepsinin ingilizce hali bulunmakta.

    ccc otobiyografi ccc

    the smell of football - mick rathbone

    mick rathborne, henüz 16 yaşında toy bir gençken birmingham city altyapısında dahil olduğunda her erkek çocuğunun hayalinden birisi olan şeyi başarmıştı. fakat, takımın ve çocukluğunun kahramanı trevor francis'in, onun istediği şekilde pas atamadığını farkettiğinde, düşlediği her şeyin o kadar da güzel olmayabileceğini anlamıştı. the smell of football, rathborne'un futbol dolu bir hayat kurmak için nasıl harekete geçtiğinin vahşice çekici bir hikayesidir. a takıma seçilmekten, antrenmanda yaralanılmaya çalışılan potansiyelli bir gençten; wayne rooney, louis saha ve tim cahill'in sevdiği, tedaviden sorumlu everton fc'de tıp şefi olan tecrübeli profesyonele.

    i'm not really here - paul lake

    paul lake, muazzam bir potansiyele sahip, genç bir oyuncudu. genç sayılabilecek bir yaştayken, kendisini gheorghe hagi ve paul gascoigne'e karşı tutma görevi ile başbaşa bırakıldı. onun dünyası ayaklarındaydı, tıpkı diğer futbolcular gibi. ancak, yaşadığı bir sakatlık ile kariyerinin yeşil sahalarda değil de, klinik merkezlerinde geçmesi üzerine olan hikayesi anlatılıyor.

    i am zlatan ibrahimović - zlatan ibrahimović

    "bir ferrari olabilecekken neden bir fiat olasın?"

    zlatan gezegenine hoş geldiniz. o daha küçük bir çocukken boşanan balkanlardan göçen bir ailenin çocuğu olarak kenar mahallelerde kendi kendine yetmeyi öğrendi. müslüman bir boşnak olan babası memleketindeki savaşı unutmak için içerken annesinin yuvası da karmaşa içindeydi. futbol zlatan'ın kaçabileceği tek şeydi. sokak futbolu ve çalımlarda ustalaşan zlatan, çalıntı bisikletlerle antrenmanlara giden serseri bir yetenekti. gol üstüne gol atarak kimsenin beklemediği bir dehaya ve yirmili yaşlarının başında da uluslararası bir fenomene dönüştü.

    kendi benzersiz stiliyle zlatan ibrahimoviç yaşadığı her sıkıntıyı, her golü, antrenmanlardaki her kavgayı ve ajax, juventus, inter, barselona, milan ile paris saint germain gibi dünyanın en büyük kulüplerini zirveye nasıl taşıdığını anlatıyor. zlatan’ın kitabı yalnızca isveç’te 700.000 kopya sattı. isveç dışında 15 ülkede basıldı. bu özelliğiyle zadie smith’in beyaz diş’inden beri avrupa’da en iyi satan göçmen hikâyesi oldu.

    ibrahimovic, kitapta malmö’deki etnik bir gettodan bir dünya yıldızı olma yolunda yaşadıklarını anlatıyor. zlatan boşnak bir babanın ve hırvat bir annenin çocuğu olarak doğuyor. ailesi daha sonra boşanıyor. eğer ki “futbolcu otobiyografisi” önyargısından kurtulursanız aslında zlatan’ın hikâyesinin yıllarca evvel yazılmış bir göçmen hikâyesiyle birbirine çok benzediğini fark edeceksiniz.

    my story - sir alex ferguson

    sözünü esirgemeyen sir alex ferguson'ın anılarla dolu renkli yaşam öyküsü, glasgow'un tersaneler semti govan'da başlar. her zaman dürüst ve açık sözlü biri olan ferguson, bu kitapta destansı teknik direktörlük kariyerini enine boyuna ele alıyor ve aberdeen'e eşi benzeri görülmemiş bir avrupa zaferi yaşattığı dönem ile manchester united'da zaferlerle dolu geçen 27 yılını okurlarla paylaşıyor. manchester united, son çeyrek asırda, sportif açıdan küresel bir güç haline gelme yolunda birçok büyük değişim yaşadı. ancak bu engebeli yolda değişmeyen tek şey, teknik direktörleri ve onun yarattığı kaliteli takımların art arda kazandığı başarılar oldu. bu başarılara 2008'de ikinci kez kazanılan şampiyonlar ligi ve 2013 premier lig şampiyonluğu da dâhildi. sir alex, vizyonu, enerjisi ve becerisi sayesinde hem saha içinde hem de saha dışında başarılı olan kadrolar kurdu. ryan giggs, david beckham, nicky butt, paul scholes ve neville kardeşleri yetiştiren akademiyi nasıl kurduğunu onun özenli ve göz alıcı üslubuyla okuyacaksınız. olağanüstü yetenekli bir antrenör olan sir alex, yıldız oyuncularla kurduğu şefkatli ve teşvik edici fakat bir yandan da oldukça disiplinli ilişkileri ayrıntılarıyla aktarıyor.

    leading – sir alex ferguson & michael moritz

    sir alex ferguson'un bir diğer fark yaratan esin kaynağı. sir alex ferguson ve arkadaşı michael moritz tarafından kaleme alınan bu kitapta, önemli kararın değerlendirilmesi, fergie'nin 38 yıllık yönetimi boyunca üstesinden gelmek zorunda kaldığı durumlar ve elbetteki sayısız başarıları var.

    aslında deneyimli teknik adamın stratejileri sadece futbolla alakalı değil. temel dersler, hayatta ve işte, hemen her alanda başarılı olmak için kullanılabilir. sir alex'in, toplantı odasını nasıl yönettiğine, zorluk ve başarısızlıkla başa çıkma yollarına, personel ve oyuncuları işe alma ve onları adapte etme süreçlerine hayran olmamak mümkün değil. tüm futbol severlerin, özellikle hayaller tiyatrosu'na izleyici olarak gelmiş herkesin okuması gereken fantastik bir biyografi türü.

    addicted - tony adams

    birçok bar kavgasına ismi karışan adams, alkollü araç kullanımı nedeniyle 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. 1996 yılında bu bağımlılığı geride bırakarak, futbol karakterindeki gücünü sosyal yaşantısına da yansıttı. 'bağımlı' isimli otobiyografisi en çok satan kitaplar arasında yer aldı.

    yine bu bağımlılıktan dönüşünü pozitif bir etkene çevirerek, sporcular için bağımlılık ve rehabilitasyon merkezi kurdu.

    capitaine - marcel desailly

    özgün futbol yorumcusu ve yazar ali ece’nin çevirisiyle 2003’te ilk olarak ithaki yayınları imzasıyla türkçeye gelen kaptan da ‘beton’ diye tabir edilen bir ‘ağır abi’nin hayat hikâyesi bu sefer profil kitap tarafından spor yazınımıza yeniden eklenmiş oldu.
    fransa milli takımı’nın kaptanlığını da yapmış, fransa 98 ve euro 2000’i şampiyon olarak noktalayan horozlar’ın efsane jenerasyonunda laurent blanc’la birlikte unutulmaz tandemi oluşturan marcel desailly, ilk baskısını 2002’de yapan otobiyografisinde philippe broussard’la birlikte ganalı odenkey veya fransız marcel’i en samimi şekliyle anlatıyor okuyuculara, futbolseverlere.

    the man in the middle - howard webb

    meşhur bir hakem olan howard webb'in uzun zamandır beklenen otobiyografisi. doğal ve sakin otoritesiyle birlikte, hem oyuncular hem de yöneticiler üzerinde iyi bir izlenim bıraktı ve en zorlu fikstürlerde akıllara ilk gelen hakem olarak kazındı. ve şimdi webb, sahadaki tarafsız taraf olarak yaşadıklarını, heyecanlarını ve üzüntülerini bizlere bu eserinde kendi fikirleriyle anlatıyor.

    a life in football: my autobiography - ian wright

    arsenal efsanesi, ingiltere milli takımı forveti ve televizyon duayeni ian wright, modern futbolun en ilginç ve en önemli figürlerinden biridir.

    güney londra takımı efsanelerinden biri olarak günümüze yaptığı yolculuk, hemen her arsenal taraftarının hayalidir. pazar sabahı sırf futbol yorumlamak için crystal palace'a; 'boring, boring arsenal'den wenger devrimi'ne; cumartesi öğleden sonraları prime time yayınlarına; hapisteki bir taraftardan gençlere ilham veren kişiye değin, bu renkli ve çeşitli hayatını anlatıyor.

    head to head - jaap stam

    manchester united ve hollanda milli takımı oyuncusunun başarı öyküsü. stam, soyunma odasından, patronu sir alex ferguson da dahil olmak üzere old trafford'daki oyunculara ve kişiliklere karşı güçlü bir bakış açısı sağlıyor, ingiliz oyununu, hollanda kulüpleri ve uluslararası futbol ile karşılaştırıyor.

    dünyanın en iyi stoperlerinden biri olarak tanınan jaap stam, manchester united'ın 1998/99 sezonndaki tazelik kazanan sezonunda büyük bir etkiye sahipti ve hem kulüp seviyesinde hem de hollanda için yaptığı performanslarla ilgili beğeni toplamıştı.

    ilk kitabında stam, dünyanın en büyük ve en ünlü futbol kulübü için oynamanın nasıl bir şey olduğunu; ryan giggs, david beckham ve roy keane ile aynı soyunma odasını paylaşmanın nasıl bir şey olduğunu aktarıyor kitabında. old trafford'daki ilk günlerinde karşılaştığı sorunların hikayesi ve o sırada basından "para kaybı" olarak silindiği yolun hikayesi de var.

    mourinho - jose mourinho

    15 seneyi aşkın icra ettiği teknik direktörlük görevi, daha öncesindeki antrenörlük geçmişi, eşi matilde faria, roman abramovich, pep guardiola, didier drogba, frank 'frankie' lampard, john terry, deco, dmitriy alenichev, lionel messi, javier zanetti, cristiano ronaldo ve diğerleri... bir yanda ailesi, diğer yanda kimisiyle baba-evlat, kimisiyle ise kindar bir komşu ilişkisi kurulmuş bir futbol çehresi. ve bunlarla beraber kutsal bir kariyer. mourinho tarafından seçilen ve daha evvel hiçbir yerde yayınlanmayan 120 adet özel fotoğrafın da bulunduğu özel seri ile raflarda yerini aldı.

    big sam: my autobiography - sam allardyce

    sam allardyce, neredeyse 40 yıldır bir antrenör ve yönetici olarak, ingiliz futbolunda en tanınmış figürlerden biridir. temmuz 2016 yılında ingiltere milli takımı patronluğuna getirilmeden önce, çok farklı takımlarda teknik patron olarak çalıştı. hayatının son 42 yılını anlatan allardyce, futbol kariyeri boyunca hemen her şeyi gördü. sevdiği oyuna 1973'te ilk kez dahil olduğu andan itibaren olağanüstü renkli hikayesini anlatırken, oyuncu ve yöneticilerin değişen yüzü hakkında ilginç bir şekilde konuşmaktadır. özgeçmişi, karakteri, dürüstlüğü ve sert fikirleriyle birlikte çatışan yüzünü de otobiyografisinde göstermektedir.

    cennette bir yıl - andrés iniesta

    direkt kitabının arkasında, iniesta'nın kendi yazısıyla kitabı tanıtsam galiba daha iyi olacak!

    "herkesin beni tanıdığını düşünmeyin. şampiyonlar ligi'ni kazandıktan kısa bir süre sonra başıma gelen bir şeyi anlatacağım. bir restaurant'ta sevgilim ve kız kardeşimle, bize bir masa ayarlaması için garsonun gelmesini bekliyorduk. yanıma gelen bir kadın, "sen garson musun?" diye sordu. şaka yaptığını düşünerek, "evet hanımefendi," dedim. "bana bir fanta verir misin?" dedi. sevgilim ve kız kardeşimle birlikte ağzımız açık kaldı. ona garson olmadığımı, şaka yaptığımı söylemekle yetindim. özür dileyerek masasına gitti. arkadaşlarının gülmelerini ve kadıncağızın şaşkınlığını izledik. sanırım arkadaşları beni tanıyorlardı. hepimiz çok eğlendik. saçlarımı boyasaydım ya da türlü tuhaflıklar yapsaydım kadın beni tanırdı. ama ben öyle biri değilim. dikkat çekmeyi sevmem. benimle gurur duymanız için çalışmaya ve kendimi zorlamaya devam edeceğim. benim için önemli olan şeylere sadık kalacağım: çalışmak, çalışmak, çalışmak ve elimdeki nimetin farkında olmak.ipin ucunu bırakmamak gerek. yarın için bugünden çalışmalıyım."

    champions league dreams - rafa benítez

    champions league dreams, liverpool ile şampiyonlar ligi serüvenine odaklanan rafa benítez'in dikkat çekici futbol öyküsünü anlatıyor. rafa, taraftarların kendilerine gurur verdiklerini hissettikleri bir dönem olan anfield kulübünün altın çağında, iki şampiyonlar ligi finali, üç yarı final ve beş çeyrek finalin zaferini ve umudunu kucaklayan merak uyandırıcı avrupa maceraları ile hayranlarına ustalıkla ulaşıyor. üst düzey bir yöneticinin düşünce ve karar verme sürecini, en büyük kupa olan avrupa kupasının kazanılması ve bu başarısı için bir master-plan hazırlamasını, ardından yürütmesini içtenlikle okuyacağız gibi duruyor.

    commitment - didier drogba

    dünya futbolunda önemli bir yere sahip, ingiltere premier lig takımı chelsea ile özdeşleşmiş ve galatasaray’da 1,5 yıl oynamış futbolcu didier drogba’nın otobiyografisi butik yayıncılık etiketiyle çıktı. batı afrika ülkesi fildişi sahili’nde doğup küçük yaşta fransa’ya giden drogba çocukluk yıllarından itibaren, özellikle de fransa’da profesyonel futbolcu olan “idolüm” dediği ve futbol tutkusunu ateşleyen amcası sebebiyle, futbola kendini adamış bir isim. futbolcu kimliğinin yanısıra kurduğu vakıf ile hayırseverlik kimliğiyle de tanınan drogba bir sporcunun hem profesyonel hem de sosyal hayatta örnek olabileceğini gösteren bir kişi. bu kitaptan elde edilecek tüm gelir de didier drogba vakfı’na bağışlanıyor. otobiyografisinde futbola ve futbolculuğa ilişkin paylaştığı bilgilerin yanısıra küçük yaşlarda doğduğu ülkesinden, evinden ve ailesinden kopmanın kendisinde yarattığı psikolojinin hayatına ve birçok dönemde aldığı kararlara etkisinden, duygusallığından ve utangaçlığından gayet samimiyetle bahsediyor. drogba, futbol kariyerinde parçası olduğu takımları, transfer süreçlerini, teknik direktörlerle ilişkilerini – özellikle josé mourinho ile kurduğu bağı, kritik maçlarda maçın kaderini değiştirdiği gollerini, parçası olduğu takımların aldığı kupaları, o zamanki duygu ve düşüncelerini de katarak kitabında detaylı anlatıyor. gençlik yıllarında bir futbol akademisinin parçası olmadığından “olabileceğimin en iyisi olmak için diğer herkesten çok çalışarak kendi kendime öğrendim” diyen drogba çocukluğunda saatlerçe durmaksızın futbol oynadığını, antreman saatleri dışında da ne kadar çok çalıştığını anlatıyor. başarısını bu adanmışlığa bağlıyor. kitabın birçok yerinde drogba’nın kendine has espirili anlatımına şahit olmak mümkün. türkiye’de geçirdiği döneme ait bölümde galatasaray formasıyla çıktığı ilk maçta attığı gol sonrası yaşadıklarını ifade ederken; “taraftarların tepkisini asla unutmayacağım – çıldırdılar. futbolculuk hayatımda bazı müthiş taraftarlar görmüş ve duymuştum ama bu taraftarlar kesinlikle çılgındı.” diye ekliyor.

    the king - denis law

    işte o kutsal üçlü'den birisi, denis law. george best ve bobby charlton ile ingiltere 70 ve 80'lerini kasıp kavurdu. law da iskoçya'nın en iyi oyuncularından biriydi. bu kitabıyla ve hayaller tiyatrosunun önünde duran heykeliyle 'kral' olarak adlandırılan efsane isim, deneyimlerini kendi yorumuyla anlatarak, seyircilere olayların iç yüzünü de seriyor.

    blessed - george best

    george best... çoğu zaman en büyük ingiliz oyuncu ve ilk kez seçilen playboy futbolcusu olarak tanımlanır. george best, yaşadığı ve yaşattıkları ile inanılmaz bir karakterdi. inanılmaz yetenekleri, onunla birlikte olağandışı bir şöhret ve başarı getirdi. ancak best, şöhretle baş edemedi. bu kitap yalnızca futbola dair değil, alkol ve kadın hikayelerini de bol miktarda içerir.

    "ona koçluk yapmayın, o bir deha." sir matt busby

    efsane futbolcu, vefatından 3 sene önce satışa çıkardığı kitabıyla ingiltere'yi, futbolu, kadınları ve içinde yaşadığı buhran ve heyecanları bizlere kendi yorumu ile aktarıyor.

    my story - steven gerrard

    710 maç, 9 kupa, sayısız gol ve heyecan dolu bir kırmızı kariyer. gerrard'ın kariyerinin özetiydi ya aslında bu; adrenalin. istanbul'da tarih yazdıkları maçın serüvenine de büyük bir yer ayırdığı kitapta, özellikle sadakatinin ve işine saygısının ne denli önemli olduğunu anlayacağımız bir eser bıraktı bize steve g. michael owen, luis suarez, jamie carragher, jose mourinho, sir alex ferguson ve elbette rafael benítez de kendilerine yer buluyor bu kitapta. 22 yıllık tartışmasız bir kariyer sahibi ingiliz oyuncu, geçtiğimiz aylarda futbola noktayı koymuştu.

    no nonsense - joey barton

    joey barton'u tanıdığını zannedenler tekrar düşünsünler. dünya futbol tarihinde emsali olmayan bir adam çünkü. ingiltere milli takımı, manchester city, newcastle united, queens park rangers, marsilya, burnley ve şimdi glasgow rangers için önemli bir oyuncu olarak devam ediyor. ancak kariyeri hep tartışmalara sahne oldu. 2008'de dabo'ya saldırmaktan cezaevine sepetlenişinin ardından, hayatının yeniden değerlendirilmesi için bir şans yakalamış bir adamdan bahsediyoruz. fakat eşeğe altın semer vurmuşlar, eşek aynı eşek. vallahi emre pırıl pırıl bir adammış bunun yanında :(

    from nowhere, my story - jamie vardy

    sheffield'da sıradan bir genç olan jamie vardy, haftada 30£ kazanan bir işçiydi. önündeki birkaç sene de yine bundan farklı olamazdı -siz öyle sanın- herhalde. çocukluğnda tuttuğu takım tarafından gençken reddedilen jamie, şansını kaybettiğini düşünüyordu. fakat pub köşelerinde içip, ingiltere 5. liginde futbol oynamaktan ve stocksbridge park'ta yevmiyeli bir çalışan olarak bulunmaktan daha fazlasını yapabilir miydi?

    fc halifax town (37 maç 27 gol) ve fleetwood town'da (36 maç 31 gol) dikkatleri üzerine çekince leicester city'ye taşındı. yaptığı şeyin izahı yok, zira 5000/1 veren bir olasılıkan söz ediyoruz.

    "şimdi hatırlıyorum da, fabrikadan mesai çıkışı, pazar sabahı pubda tanıştığım arkadaşlarımla buluşarak, aralarında afrika'daki dünya kupasında karşı ülkem için oynayanlara karşı çılgınca salladığım anlar da var. diğer bir kısmı ise hayallerle ilgili şeyler. hiçbir zaman kolay bir yolculuk olmamıştı, bazıları yetenekli olduğumdan bile şüpheliydi ve bazen bana yardım etmemeleri konusunda kendimi suçlu bulmuştum, ancak sahaya adım attığımda kimse futbola olan tutkumu ya da taahhüdümü sorgulamıyordu. insanların bilmediği çok şey var ve umarım umarım ilham verici bir hikaye olacağından hepsini paylaşmayı dört gözle bekliyorum." jamie vardy

    the second half - roy keane

    keane'in sahada ne kadar zeki bir orta saha olduğunu biliyorduk. aynı şeyleri edebiyatta da yapabileceğinden emin değildik, ancak kitaseverleri şaşırttı. saha içerisine nasıl hakimse, kalemine de o kadar sahip bir yazarmış aynı zamanda irlandalı.

    fakat o kadar garip bir adam ki, bu kadar yetenekli olmasına rağmen, bazı şeyler konusunda garip bir tutumu da varmış. ipswich town formasının mavi olduğunu anca antrenmana çıkmak üzereyken anlamış. sunderland'i çalıştırırken, robbie savage'ın transferinden son dakikada vazgeçmiş. sebebi de, telefon mesaj müziğinin abba grubunun hiç de sevmediği bir şarkısı olmasıymış! bu ve diğer tüm garip takıntılarını da kitabında anlatıyor irlandalı teknik adam.

    the boss - bill struth

    glasgow rangers fc'nin en başarılı yönetici bill struth, aynı zamanda 'gerçek struth' olarak da biliniyordu (truth struth). 30'dan fazla büyük ve orta dereceli kupa kazandı. kulübün en büyük oyuncularından bazılarını da takıma dahil edip yıldız yaparak, ekibi 34 yıldır yönetti. (1920–1954)

    "bir ranger olmak, böylesine güzel bir yerde, futbolun tapınağında olduğu anlamına gelen kutsal güveni hissetmektir" bill struth

    red: my autobiography - gary neville

    ünlü 'sınıf 92' nin ayrılmaz bir parçası olan gary neville, bazubandını erken yaştan itibaren koluna taktı. 'kırmızılı' oyuncu, old trafford'da uzun süre ikamet edenlerden birisiydi. onun 'kırmızı' hikayesi de, kronolojik bir sırayla anlatılıyor. gary, kendi kariyerinin iniş çıkışlarını vurgulayarak, çocukluk takımı için başarı merdivenlerini ve bu yolda çektiği sancılı süreci soluksuz okunacak bir dille hayranlarına sunuyor.

    92 sınıfı'nın 'yıldızları, 'giggsy', 'scholesy', 'becks', 'butty' ve kardeş phil de bu romanda baş aktörler arasında.

    the autobiography - paolo di canio

    bir deli mi sihirbaz mı? di canio için beslenilen duygular hep uç taraflardaydı. ya hayranıydınız, ya da düşmanlarından yalnızca biri. fakat ne olursa olsun, her zaman dikkat çekici birisi oldu. oynadığı her kulüpte favori oyuncu, her takımda problemli bir tipti. özellikle west ham united'da.

    my story - neymar jr

    genç brezilyalı, santos fc tarafından brezilya'nın orta sokaklarından kurtarılmış bir cevher. bu özel oyuncunun zor karakteri, kendisinin ve ailesinin olağanüstü hikayesiyle, neymar'ın nasıl brezilya'nın sevgilisi olduğunu gösteriyor. en dipten yalnızca kararlılık ile çıkan bir latin gencinin hikayesi elbette dikkate değer.

    why soccer matters - pelé

    futbol; ​​kuşakları, kültürleri, dilleri ve ırkları aşan bir oyundur. 'güzel oyun' olarak değerlendirilir ve dünyanın en çok izlenen ve katılan sporudur. futbol taraftarları arasında ortak bir tartışma, 'tüm zamanların en büyük oyuncusu kim?' sorusu hep vardır. bunlardan azımsanamayacak bir kitle de cevabı bu kitabın yazarı edson arantes do nascimento pelé olarak veriyor.

    pelé, gerçek bir futbol efsanesi, saha içinde ve dışında bir spor adamı. emekli olduğu günden beridir de brezilya futbolunun bir büyükelçisi. pek tabi, şöhretini, nüfuzunu ve futbolunu kullanarak büyük bir lider. 'neden futbol önemlidir' bölümünde pelé, anılarını ve deneyimlerini ilk kez aktarıyor. kendi hesabına göre 1283 gol atan brezilyalı efsane, her brezilyalı ve genç futbolcular için örnek bir rol model.

    cloughie: walking on water – brian clough

    futbolun tarihini baz alırsak, istatistiksel olarak en başarılı menajerler arasında en başlarda görürüz brian clough'u. "cloughie: water on walking" adlı eser de bu inanılmaz insanın hayat hikayesidir. middlesbrough ve sunderland'daki futbolculuk geçmişinden sonra, derby county ve nottingham forrest'la olağanüstü kariyerini satırlara döküyor.

    bu kitap ayrıca, kendi felsefesini, 70'lerin büyük leeds united kadrolarıyla karşılaştırarak tartışıyor aslında. clough'ın iyi bir futbol menajeri olmasını sağlayan şey, hakkındaki görüşleri karşı inanılmaz dikkatli ve saygılı oluşu. kendisi gibi bir yöneticinin britanya topraklarına gelmediğini, bu gidişle pek de rastlayamayacağımızı söylemek isteriz. 70'li ve 80'li yıllara damga vuran bu büyük karakterin, özellikle nott forest ile yaptıklarına inanamayacaksınız!

    my turn: the autobiography - johan cruyff

    johan cruyff demek barcelona demek. johan cruyff demek ajax demek, hollanda demek, total futbol, tiki taka demek. cruyff demek, futbol demek aslında. bugün barcelona'dan bayern münchen'e, manchester city'den ajax'a kadar neredeyse bütün büyük takımların futbol mantalitesinin yaratıcısı bu dahi adamdı. 1973'teki ilk la liga'sı, üç kez kazandığı ballon d'or'u, 1974'te batı almanya'ya karşı mağlubiyeti, hepsi bu rehberde. 2016 mart'ında kaybettiğimiz johan cruyff, 1999 yılında 20. yüzyılın en iyi avrupalı futbolcusu olarak seçilmişti.

    back from the brink: the autobiography - paul mcgrath

    paul mcgrath, aston villa ve manchester utd'da oynamış, 1990'lara damgasını vurmuş ünlü bir irlandalı oyuncuydu. ayrıca 1994 yılında yılın pfa futbolcusu ve sezonun villa oyuncusu ödüllerinin de dahil olduğu dört ödül de kazandı. fakat bu kitap, futbol kariyerine sadece kronolojik bir bakış açısının ötesinde bir şey. dublin'de yetim kalmış, karışık bir yarış çocuğunun hikayesi. aynı zamanda ırkçılık ve alkol bağımlılığı belası ile de uğraşmış. yazar, bütün bunları olabildiğince tarafsız olarak anlatmaya çalıştığını da belirtiyor bizlere.

    my manchester united years - sir bobby charlton

    busby babes'in kutsal üçlüsünden sonuncusu, bobby charlton. kulüpte 754 karşılaşma oynamış bir united efsanesi idi. charlton, avrupa kupası, fa kupaları ve lig başlıklarını kazanma konusundaki hatıralarını aktarıyor. yine münih felaketinin de kitabında oldukça yer ayrılmış bölümlerden birisi olduğunu söylemek gerekiyor. duygusal ve kahramanca bir eser olduğunu da ayrıca eklemekte fayda var.

    stillness and speed: my story - dennis bergkamp

    uçamayan hollandalı, hollanda'da topun peşinden koşturan, hayalinde dünya kupası'nda cruyff'un formasını giyen bir oyuncu olma hayali kuran onlarca yaşıtlarından biriydi çocukken. kitabında bu hikayeyle başlayıp, ajax a takımına yükselişine, 2003-2004 yılındaki namağlup şampiyonluktan arsene wenger ile olan ilişkisine; o kadronun yıldızları thierry henry, robert pires, patrick vieira, ve sol campbell ile olan takım arkadaşlıklarına dair hemen her şeyi paylaşıyor. başarısız geçen italya macerası da kariyerinde olduğu gibi, kitabının da mihenk taşlarından birisi olmuş.

    -----------------------------------------------------------------------------------------

    ccc biyografi ccc

    jürgen klöpp paperback - elmar neveling

    "liverpool halkının ve dünyadaki diğer liverpool taraftarlarının, liverpool ile nasıl yoğun bir ilişkisi var, bir bilseniz. normal bir kulüp değil, özel bir kulüp." jürgen klöpp

    arsene wenger gibi yenilikçi ve jose mourinho gibi popülist davranışları seven jürgen klöpp, aslında bir yanda da karakteristik bir alman. alman yazar elmar neveling, karizmatik hocanın bayern münchen hegamonyası altındaki düzeni tek elden deviren hikayesini, borussia dortmund'u borç bataklığından alıp, arka arkaya iki bundesliga şampiyonluğuna ve 2013 yılındaki şampiyonlar ligi finaline nasıl ulaştırdığını, ardından liverpool'a ihtişam dolu günlerini geri getireceği düşüncesiyle liverpool'a nasıl geldiğini bizlere aktarıyor. işte normal biri olan jürgen klöpp'un ve onun futbolcu dehasının kesin hikayesi.

    fever pitch - nick hornby

    esasen diğerlerinden daha farklı ama, çok önemli bir futbol biyografisi türü. fever pitch, aslında bir taraftarın gözünden kulübe yöneltilen bir bakış açısını yanısıtıyor. 1992 yılında yayınlanan kitap, en önemli futbol biyografileri arasında yer alıyor.

    bu eğlenceli kitap, "saplantılı" hayranlarının kendi kulüplerini desteklemek için geçirdikleri uzun soluklu taraftarlık deneyimini gösteriyor.

    a life too short - ronald reng

    robert enke, en üst düzeyde futbol oynayan bir alman uluslararası kaleciydi. hemen her uluslararası futbol oyuncusu gibi hayatı sefa içinde yaşamak varken, neden intihar etti peki?

    enke'nin yakın arkadaşı ronald reng, ölümüne neden olan faktörleri bu kitapta paylaşıyor. eski barcelona ve benfica kalecisinin, trenin önüne atlamasına neden olan şeyleri öğrendiğinizde şok olacaksınız. oyuncu intihar ettiğinde yalnızca otuz iki yaşındaydı.

    bu kitapta zaferlerden daha çok trajedi ve dram bulacaksınız.

    messi - guillem balague

    rosario-arjantin'de doğup büyüyen messi, barcelona'nın as kadrosuna ilk kez 17 yaşında dahil oldu. ilk sezonunda birkaç maçta oynamaya başlayan genç star, 06/07 sezonunda ilk kez düzenli olarak oynayan biri haline geldi. sonra 08/09 sezonunda tüm kulvarlarda 38 gol ile ulaşılması güç bir sayıya ulaştı. aslında fazla anlatmaya da gerek yok kendisini. her geçen gün farklı bir rekora imza attığına şahit oluyoruz. işte bu rekor adamın ailesi, çocukluğu, barcelona altyapısı günleri, kazandığı ödül ve kupalar, rijkaard, guardiola, xavi, ronaldinho, diğer takım arkadaşları ve elbette idolü maradona ile olan hatırları bu kitapta!

    another way of winning - guillem balague

    'pep guardiola, barcelona'yı her zaman en büyük olarak düşündü ve bu enteresan olmayan düşünceyi biyografi olarak nasıl açıklayabilirdim, inanın hala bilmiyorum. zira okudukça ben bile şaşırıyor, inanmakta güçlük çekiyorum.' guillem balague

    guillem balague'nin kitabında, pep guardiola'nın barcelona'ya nasıl 'güzel oyun' oynattığını ve gıpta edilecek başarılara sahip olduğunu açıkça görebiliriz.