• 298
    mevkisinde dünyanın en iyilerinden mi? şüphesiz.

    peki en iyisi mi? çoğuna göre evet, benim için hiç kuşku yok.

    has endülüs çocuğu olan sergio, sevilla-camas'da 1986 mart ayında dünyaya gelir. dünya futboluna adını duyurduğu sevilla futbol takımı altyapısına 1996 yılında babasının elinden tutarak kaydolur. çok bereketli bir yaş grubu olan 1986-88 doğumlu oyuncular arasında jesus navas, puerto perez ve rahmetli antonio puerta ile birlikte a takıma yükselirler. onu a takıma alan antrenörü joaquín caparrós'un yeri de başkadır.

    "gerçek şu ki, birçok özel ve yetenekli antrenör ile çalışma olanağı buldum. pellegrini, zidane, ancelotti, del bosque ve aragones gibi sayısız başarılara imza atmış teknik adamlar futbol kariyerime doğrudan etki ettiler. hepsine minnet borçluyum. fakat içlerinde joaquín caparrós'u ayrı bir yere koymam gerekiyor. beni sevilla'da küçük yaş kategorilerinde oynarken bile takip eden, a takıma da ilk alan kişi kendisidir. kariyerimde attığım her adımın başında esasında o var."

    2004-2005 sezonu, sergio ramos'un, real madrid başkanı florentino perez'e "başkanım beni al!" adlı kompozisyonu

    https://streamable.com/zzfa

    geldiği yeri, kendisini buralara getirenleri unutmayan ramos, çalıştığı antrenörler arasında yaptığı top 3 listesinde de caparros, aragones ve ancelotti'yi koyuyor. aslında çalıştığı antrenörlerden iki tanesini burada saymıyor. bilinçli mi, yoksa aklına ilk geldiği isimleri söylediği için midir, bilinmez; beraber şampiyonluk da yaşadıkları jose mourinho ve bernd schuster'i saymaz.

    özellikle jose mourinho-iker casillas tartışmalarında casillas'ın arkasında cephe tutan sergio ramos, casillas'ın formasını diego lopez'e kaybettiği sezon kendisini bu tartışma içerisinde bulur. takımın kaptanı ve en eski oyuncusunun bir anda takımdan kesilmesine kayıtsız kalamaz. nedenini sorduklarına ise "mourinho antrenör, casillas kaptan, ben de ikinci kaptanım. elbette bu konu hakkında görüşlerimi bildirmeliyim" diyerek bir anlamda baruta ateşle yaklaşıyor. tabi mourinho'nun aklında her ne kadar casillas'ı silmek varsa da, ramos ile olan ilişkilerini zedelemiyor. en azından durum portekizli adına böyle. sergio ramos tabi ne düşünmüştür, bilinmez. fakat mourinho'nun bu tarz tartışmalarının ve akabinde oyuncu ilişkilerinin zedelenmesi ile takımı uçurumdan aşağı sürüklemesi de daha önce gördüğümüz şeyler. en son chelsea'de çalıştığı zamanlarda hazard, costa ve fabregas ile oldukça soğuk bir yaklaşım içerisindeydi. iddialar o ki, fabregas ve hazard'ın, takımın başarısız olmasını ve nihayetinde mourinho'nun ayrılmasını zorladıkları yazılıyordu ada basınında. bu açıdan bakıldığında 2012-2013 sezonunda casillas ve ramos'un, mourinho'nun ipini çektiklerini düşünmek pek de olasılık dışı olmayacaktır. bakıldığında bir manada servet çetin'lik yapmış. bu yüzden onu bir kalemde silecek miyiz, elbette hayır. mourinho da ne kappelikler yaptı zamanında, etme bulma dünyası işte!

    nitekim italyan hoca carlo ancelotti ile beraber la décima'nın kazanılması, real madrid cephesinde mourinho'nun ayrılışının ve italyan hoca tercihinin ne kadar doğru olduğunu bizlere gösteriyor.* tabi bazı şeyler asla eskiye de dönmüyor. her ne kadar real madrid şampiyonlar ligi'ni kazansa da, aslında mourinho, casillas tercihinde haklıydı. çünkü casillas gerçekten formundan yavaş yavaş eksiliyor, real madrid kalesini koruyabilecek reflekslerini kaybetmeye doğru gidiyordu. zaten 2015 yazında ispanyol eldiven, 1999 yılından bu yana aralıksız 16 sezon koruduğu kalesini keylor navas'a, kariyerini de porto'ya doğru açmıştı. hatta bu ayrılıktan sonra ramos'un da louis van gaal'in çalıştırdığı manchester united'a transferi gündeme gelir. ramos'un da kafası karışmıştır pekala. hatta ingilizler'e göre man utd, önce 61 milyon pound sonra da real madrid'in de istediği ispanyol kaleci david de gea + 30 milyon pound gibi kabul edilebilecek bir teklif ile madrid'i yoklar. fakat hem madrid cephesi, hem de ramos ayrılığa pek sıcak bakmaz. zaten de gea transferi de bambaşka bir skandala mevzu olacaktır. tıpkı bizim grosskreutz vukuatı gibi. nihayetinde ramos da yuvasında birinci kaptan olarak devam etmeyi tercih eder.

    casillas'ın vedası

    https://www.youtube.com/watch?v=O9Sjn9C90ik

    van gaal öncesinde de yoklanmıştır aslında ramos'un transfer durumu. sir alex ferguson'un kariyerinin son dönemlerinde kadrosunda görmek istediği isimlerden birisiydi çünkü. ronaldo'nun peşinden sarhoş aşık gibi koşturan real madrid, alex ferguson'un istediği sergio ramos'un da dahil olduğu bir takas artı para teklifi ile ronaldo için kapıyı çalar. fakat iskoç çalışıtırıcının ronaldo sevgisi, ramos hayranlığından üstün gelince bu transfer gerçekleşmez. tabi merak edenler için belirtmekte fayda var; real madrid, ronaldo için mahamadou diarra + robinho + sergio ramos + 50 milyon eurocuk cüzi bir teklif yapmıştır. ronaldo'nun da ertesi sezon 94 milyon euro'ya transferi gerçekleştiği düşünülünce, aslında bu teklifin reddedilmesi bir anlamda kayıp gibi duruyor kırmızılar adına. fakat robinho ve diarra'nın o günden sonraki kariyer çizgisini de düşündüğümüzde pek de bir şey değişmemiş gibi gözüküyor.

    http://www.libertaddigital.com/...de-euros-1276331173/

    ramos'a dönelim.
    bir oyuncu nasıl bu kadar lider karakterli, saha içerisinde takımı için savaşıyor diye sorarsanız, kendisini üç kelime ile betimliyor; sadakat, profesyonellik ve yetenek.

    bu arada, yetenek demişken...

    https://www.youtube.com/watch?v=gEmt0IQijXA

    idolü, fernando hierro ve paolo maldini. aynı zamanda arjantinli forvet claudio caniggia'nın da hayranıymış. sırf arjantinli'ye benzemek ve onun gibi olabilmek adına yaklaşık 8 sene boyunca uzun saçlı olarak karşımıza çıktı. "arsız oyun tarzı ve saçları ile benim için bir simge, adeta bir efsaneydi" diyor onun için.

    bu arada maldini demişken, italyan efsane veliahtını sergio ramos olarak belirliyor. onu bir gün ac milan takımında görmeyi arzuladığını, ac milan ile bir şampiyonlar ligi kupası kaldırırken hayal ettiğini belirtiyor.

    ikilinin 2009'daki bir buluşmasından

    http://gss.gs/GHX.jpg

    saha içinde olduğu gibi, saha dışında da cesur bir tavrı var. basın toplantıları ve röportajlarında oldukça açıksözlü birisi olduğunu görüyoruz. milano'da yapacakları ve penaltılarla kazanacakları 2015-2016 şampiyonlar ligi finali öncesinde kendisiyle yapılan röportajda, kazandıkları el décimo, yani 10. şampiyonlar ligi zaferi için düşünceleri sorulduğunda şöyle yanıtlıyor;

    "kariyerimin ilk şampiyonlar ligi kupasını kazandığım o maçı hiç unutmayacağım, tıpkı ilk sevişmenizi unutamayacağınız gibi. benim için harika bir deneyimdi."

    şu yorumu bir türk futbolcunun trt'ye yaptığını düşünüyorum da... ne uğramadığı sansür kalır, ne sosyal medyadan yemediği hakaretamiz tweet'ler, ne de cehape zihniyetinden birisi olduğu :(

    kariyerinde kazandığı kupalardan en önemli ikisi, herkesin tahmin edebileceği gibi 2010 dünya kupası ve 2014'teki lizbon zaferi. her ikisini de bacaklarına kazıtmış.

    http://gss.gs/QxG.jpg

    hobileri arasında playstation oynamak ve boğa güreşi izlemek var. eylül 2012'de tanıştığı ispanyol güzel pilar rubio ile evliliğinin meyvesi olan sergio ramos rubio ve marco ramos rubio adlı iki oğlu bulunuyor.

    son zamanlarda sergio ramos denilince akıllara son dakika golcüsü olduğu geliyor hemen. nasıl gelmesin ki, şu istatistiğe bir bakar mısınız?

    --- alıntı ---

    ramos, kariyeri boyunca en fazla golü, 76-90. dakikalar ile uzatmalarda buldu. takımının üç puana ulaşabilmek için baskı kurduğu anlarda hücuma çıkarak savunma oyuncularının korkulu rüyası haline gelen ramos, 76-90. dakikalarda 11, uzatma dakikalarında ise 3 olmak üzere maçların son bölümlerinde 14 gole imza attı.

    --- alıntı ---

    şüphe yok ki, en anlamlısı da bu oldu

    http://i.huffpost.com/...O-RAMOS-facebook.jpg

    ramos'u galatasaray'da görmeyi çok isterdim, fakat galatasaray'a, hele ki şu andaki zaman ve koşullarda gelmesi gerçekten çok zor. şartlar zorlanırsa belki madrid devlet hastanesi'nden, bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesi'ne sevkinin yapılması lazım. ondan sonra belki türkiye'ye yolu düşebilir :(

    fakat gerek quality turkish media'dan kaptıklarım, gerekse senaryo hazırlayabilme maharetim sayesinde bu adamın galatasaray ile adının geçtiği bir haberi anlatmak istiyorum.

    bilindiği üzere wesley sneijder, 2007-2009 yılları arasında real madrid'de forma giymiş bir oyuncu. oynadığı iki sezon boyunca takım arkadaşlığını yaptığı sergio ramos ile de iyi bir arkadaş olmuşlar. hatta deplasmanlarda arjen robben ile aynı odayı paylaştıklarını da geçen senelerde okumuştum, artık bilemiyorum ne kadar doğru, ne kadar yanlış. fakat 2015 yılında santiago bernabéu kupası'nın oynandığı maç, 18 ağustos 2015 real madrid galatasaray maçında aralarında geçen şu diyaloğu da aktarmak istiyorum;

    http://as.com/...39936723_782179.html

    sergio ramos, eski takım arkadaşı wesley sneijder'e, gece takımla madrid'de kalıp kalmayacağını, elini başına götürerek yaptığı uyuma hareketi ile soruyor. wesley de yine aynı jest ve mimikler ile gece kalmayıp, istanbul'a döneceklerini anlatıyor.

    http://gss.gs/7vM.jpg

    evet, bence muhteşem bir haber oldu, hemen ramos'u galatasaray'a yazalım, değil mi ali naci? :(

    yalnız, bir tesadüf eseri gördüğüm şu entry için yazıklar olsun diyorum. değil ofsaytlamak, direkt ihbar ettim, hatta pazartesi savcılığa suç duyurusunda bulunacağım :(

    (bkz: #873941)

    demek ki ramos gelse bile evlatlarla kıyas edilecekti he...

    bu da sergio ramos'un tatil, antrenman ve günlük uğraşlarından oluşan bir kuple. yalnız o idmanların herhangi birini 3 dk boyunca semih ve hakan balta yapsalar muhtemelen futbolu bırakır, bir daha sporla da uğraşmazlar :(

    https://www.youtube.com/watch?v=34zWJjgBVWc

    bir de arkadaş, sen yunan tanrısı mısın, erkek güzeli misin? bu ne karizmadır, ne yakışıklılıktır?

    http://gss.gs/KNO.jpg

    http://gss.gs/cUN.jpg

    http://gss.gs/Bv7.jpg

    http://gss.gs/R57.jpg

    yazımı, (bkz: galatasaray sözlük ile ılık dakikalar) başlığına yönlendirerek bırakıyorum :(