• 618
    halim abi rumuzlu abimizin sözlükteki en yakın arkadaşı televizyon molasi aka pacman'di. konuya buradan giriş yapalım. bir vakit bu tv molasi rumuzlu arkadaş halim abi'nin muslera ile ilgili yazdığı "çok kötü kaleci, kendisi gs kalecisi olmaz, uruguay'ın en zayıf halkası, dünya kupasının en kötü kalecilerin, alacağı parayı haketmiyor, 1 seneye kalmaz teneke bağlar kovarız kendisini" gibisinden onlarca yazıya karşılık "kendisi başkaları gibi yazdıklarını silmez çünkü dansöz değil" gibisinden bir entry girmişti. oysa halim abi'nin muselara gelmeden önce ve geldikten sonra yazıp da sildiği birçok entrysi vardı. yani tv molasi farkında olmadan sözlükteki en yakın arkadaşına dansöz demişti. zaten daha sonra kendisi de cinsiyetçi söylemleri yüzünden sözlükten uzaklaştırıldı. halim abi'yle ilgili yazdığım bir yazıdan sonra halim abi de özel mesajla bana küfür etmişti. hatta daha sonraki mesajlaşmalarımızda beni tehdit etmek için "kimsin sen karı mısın, erkek misin söyle de bilelim" diye mesaj atmıştı. yani kısacası bu arkadaşların ortak özellikleri sürekli sözlükte cinsiyetçi ifadeleri kullanmalarıydı. allah aşkına abi laydboy nedir mesela? bu halim abi arkadaşımız kendi gibi düşünmeyenlere birkaç entryde laydboy filan demişti. abi kaç yaşındasın ya, bu üslup nedir? ben en çok şeye gülmüştüm mesela, hıncal uluç'u eleştirmişti birkaç yazar burda, hemen halim abi "göt yalayan romantik kızlara koyan yazar" yazmıştı hıncal'ın başlığına. abi tamam hakaret et, küfür et de neden sürekli cinsiyetçi küfürler? romantik kızlar ne ya. bu nasıl bir ifade?

    mesela fanboy kelimesine gelelim. bu kelimeyi sözlük terminolojisine sokan kişidir halim abi. yazdığı entrylerin yüzde 90'ında filan kendisi gibi düşünmeyenlere sürekli fanboy derdi. sözlüğün kalitesi düşüren bu iğrenç kelimenin sözlükte birçok yazar tarafından kullanılmasının ve entrylerde düşen üslup kalitesinin baş mimarlarındandır mesela halim abi. ona göre kendisi gibi düşünmeyen herkes düşmandır. kendisi gibi düşünmeyen herkesten nefret eder. kendisi gibi düşünmeyen herkese dilediği gibi hakaret edebilir. kendisi gibi düşünmeyenlere dilediği gibi küfür edebilir. mesela bana göre bir zamanlar sözlüğün en iyi yazarlarından biri olan ykaraca'ya da özel mesajla küfürler savurarak adamı sözlükten kaçırmıştı. bunun gibi kaçırdığı birçok insan vardır muhtemelen. benim anlamadığım moderasyon sürekli küfür ve hakaret eden bu şahsa neden bu kadar tolerans tanıdı? ayrıcalığı neydi ki bu abinin?

    gelelim halim abi'nin yazılarına. halim abi ortaya fikir sun(a)maz. halim abi ortaya düşüncelerini dök(e)mez. bir tane bile uzun ve analiz içerikli entrysini okuyamazsınız. o kadar çok şey savunur ama savunduğu şeyleri sadece aksi düşüncedeki kişilere hakaret ederek dile getirir. şu, bu sebepten, bu yüzden tarzı analiz ya da bilgi içeren yazılar yazabilecek kapasitede değildir kendisi. 4 binden fazla yazı yazmış, destan yazdığı entry sayısı sadece 4. entrylerini çoğu kendisi gibi düşünmeyen yazarlara cevap vermek amacıyla girilmiş. sürekli sözlük yazarlarına yönelik dolaylı bir şekilde başlıklar altında "kıç yalayıcılar, mide bulandırıcı mikroplar, iğrenç fanboylar, kuduran laydboylar, salya saçarak saldıranlar" tarzı entryler girerdi.

    burası bir sözlük sayfası. herkes düşüncelerini dile getiriyor. isteyen istediğini savunur, istediğini de eleştirir. bu ne nefret? örneğin en son hamza hamzaoğlu'nu savunanlara "galatasaraylı değiller, hatta adam değiller, hepsinin ayağına taş bağlayıp sallayacaksın denize, geberteceksin" tarzı bir entry girmişti. abi bu mu düşünce özgürlüğü? bu mu fikir belirtme?

    gelelim halim abi'nin en önemli özelliğine. halim abi kendisi gibi düşünmeyenlerden ne derece nefret ediyorsa fikirlerinin uyuştuğu yazarlarla da iletişimi son derece kuvvetliydi. örneğin kendisi gibi düşünen yazarların hepsinin başlıkların altında halim abi'nin "gerçek galatasaraylı, adam gibi adam galatasaraylı, über süper galatasaraylı, fanboyları kudurtan galatasaraylı" tarzında gram samimiyet içermeyen ama destek toplamak amacıyla girdiği onlarca yazısı vardır. örneğin halim abi başlığa eleştirel bir şeyler yazdığınızda bu sürekli övdüğü yazarlardan 3-5 tanesi hemen özel mesaj atar ve ne hikmetse birbirinin benzeri şeyler yazarlardı. artık nasıl örgütlüyorlarsa birbirlerini, illallah gelmişti hepsinden. ilginç bir tayfaları var anlayacağınız. arkasından yakılan ağıtın sebebi de bu sanırım.

    benim için pacman denilen kişiyle olan yakın arkadaşlığı bile başlıbaşına referans. mesela pacman nickli yazar twitter sayfasından nerdeyse tüm galatasaraylı sporculara, teknik çalışanlara ana avrat sövüyor. adam melo'ya, sneijder'e bile sövüyor. yetmiyor tüm sözlüğe ve sözlük yazarlarına sövüyor. işte bu adam halim abi'nin bu sözlükteki en yakın arkadaşlarından biriydi. zaten kafa olarakta üslup olarakta birbirlerinden hiç farklı değiller.

    bence bugün burada sorgulanması gereken şey halim abi'nin neden pilot yapıldığı değil, bunca zaman o kadar küfür etmesine rağmen neden sözlükte tutulduğudur. modlar neden bu kadar tolare ettiler kendisi. yok tayfacılık yapacaksak, sırf fikirlerimiz aynı diye herkese küfürler saçan kişiyi savunacaksak hiç kimse sözlüğün kalitesi neden düşüyor diye şikayet etmemeli bence.

    son olarak gelelim bana. neden yazdım bu kadar yazıyı. bundan birkaç yıl önce hiçbir şekilde küfür ve hakaret etmediğim halde halim abi'yi eleştirdim diye bana özel mesajla ettiği küfürlerden dolayı kendisi dikkatimi çekmişti. açıkcası sözlüğe çok şey kattığımı iddia eden bir yazar değilim. senelerdir kendi halime ufak tefek yazıp çiziyorum. benimle aynı düşünmüyor diye de hiçbir başlık altına kimseye cinsiyetçi söylemlerle küfürler savurmuyorum. ben bu siteyi galatasaray'la ilgili haber ve bilgi almak için kullanıyorum. ama bu tarz hakaret içerikli yazıları okumak da istemiyorum. sanırım birçok yazar da bu konuda benimle aynı fikirdedir. yani bu durumdan rahatsız olan sessiz bir çoğunluk var. sadece biraz tarafsız olarak olaya bakarsanız bunu rahatlıkla görebilirsiniz.

    hepimiz galatasaraylıyız. bu yüzden ben bu platforma özellikle de galatasaraylılara küfür ve hakaret eden kişilerin yazılarını okumak istemiyorum.

    halim abi ve zihniyetine buradan güle güle diliyorum.

    edit: daha yazıyı yazalı birkaç saat olmadı gecenin bu saatinde bile birçok yazardan mesaj aldım. hepsi benimle aynı fikirde olduklarını bildiren içerikte mesajlar. diyorum ya sessiz çoğunluk esasında herşeyin farkında. fakat yeni türkiye düzeninde olduğu gibi sesi çok çıkan, daha çok bağıran, daha çok küfür eden, daha çok ötekileştiren, daha çok nefret eden haklı oluyor. tıpkı siyasal iktadar gibi. hem suçlu hem güçlü olmak durumu yani. işte halim abi'nin tam olarak yansıması bu. yeni türkiye'de artık her yerdeler. ama sessiz çoğunluk her şeyi görüyor. sanırım bu yazı da sessiz çoğunluğun sesi oldu.